<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel>
    <title>BURSANETHABER</title>
    <link>https://www.bursanethaber.com/</link>
    <description>Hızlı ve güvenilir haberler.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bursanethaber.com/rss" type="application/rss+xml" rel="self"/>
    <language>tr_TR</language>
    <copyright>Copyright 2026, BURSANETHABER</copyright>
    <lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 04:34:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <item>
      <title><![CDATA[Tedavide modaya değil, doktora güvenin]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/tedavide-modaya-degil-doktora-guvenin-h4937.html</link>
      <description><![CDATA[Son yıllarda kas ve iskelet sistemi hastalıklarının tedavisinde sıkça duyulan PRP, Ozon, Kök Hücre ve Egzozom gibi uygulamalar, hastalar arasında büyük bir merak uyandırırken beraberinde bilgi kirliliğini de getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emre Latifoğlu, sosyal medyanın yarattığı "mucize çözüm" algısına karşı hastaları uyararak, bu yöntemlerin gerçek sınırlarını ve bilimsel dayanaklarını açıkladı.</p>

<p>Geleneksel poliklinik sorularının yerini popüler teknolojik uygulamaların aldığını belirten Dr. Emre Latifoğlu, bu değişimde sosyal medyanın rolüne dikkat çekti. Sosyal medyada paylaşılan kısa ve çarpıcı başlıkların PRP, Ozon, Egzozom ve Kök Hücre gibi tedavileri olduğundan daha güçlü ve kesin çözümler gibi gösterebildiğini söyleyen Uzm. Dr. Latifoğlu, şöyle konuştu :</p>

<p>"Son yıllarda fiziksel tıp polikliniklerinde konuşulan konular değişti. Eskiden ‘ağrılarıma sıcak mı soğuk mu iyi gelir?’ diye sorulurken, artık hastalar doğrudan şunu soruyor: ‘Hocam PRP yaptırsam geçer mi?’, ‘Ozon bana çare olur mu?’, ‘Kök hücreyle eklem tamamen yenileniyor mu?’, ‘Egzozom en yeni yöntemmiş, en iyisi o mu?’ Bu soruların artmasının en önemli nedenlerinden biri sosyal medya. Kısa videolar ve çarpıcı başlıklar, bu tedavileri olduğundan daha güçlü ve kesin çözümler gibi gösterebiliyor. Oysa işin aslı daha gerçekçi bakmayı gerektiriyor.</p>

<p>PRP, ozon, kök hücre ve egzozom gibi uygulamaların ortak noktası, vücudun kendi iyileşme mekanizmalarını desteklemeye çalışmalarıdır. Yani bunlar ağrıyı anında kesen ilaçlar ya da bozulan yapıyı mekanik olarak düzelten ameliyatlar gibi değildir. Daha çok, hasarlı dokunun daha etkin ve daha hızlı iyileşmesi için vücuda ‘yardımcı bir güç’ vermeyi amaçlarlar. Bu nedenle etkileri kişiden kişiye, hatta aynı kişide bile hastalığın evresine, uygulama zamanına, uygulama tekniğine, kullanılan tıbbi malzeme niteliğine göre değişebilir.”</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>YÖNTEMLER ARASINDAKİ FARKLAR VE GERÇEKLER</strong></span></p>

<p>Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emre Latifoğlu, sıkça karıştırılan ve merak edilen uygulamaları şöyle özetledi:</p>

<p>“PRP (Platelet Rich Plasma): Kişinin kendi kanından elde edilmesi güven vericidir. Tendon ve kas zorlanmalarında destekleyicidir ancak ileri derece kireçlenmelerde tek başına mucize beklemek gerçekçi değildir. Ozon Tedavisi: Vücudun antioksidan mekanizmasını tetikler. Ancak her yöntem her hasta için uygun değildir; doğru doz ve doğru teşhis (endikasyon) kritiktir. Kök Hücre: En çok yanlış anlaşılan yöntemdir. Kök hücreler hasarlı bölgeyi doğrudan doldurup dokuyu eski haline getirmez; asıl etkileri iyileşmeyi destekleyen sinyaller göndermektir. Egzozom: Kök hücrenin iyileştirici mesajlarını taşıyan mikroskobik kesecikler kullanılır. Teorik olarak hedefli bir yaklaşım olsa da klinik kullanımı henüz gelişme aşamasındadır. ‘Yeni’ olması, otomatik olarak ‘en etkili’ olduğu anlamına gelmez.”</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>"HİÇBİRİ EGZERSİZİN VE HAREKETİN YERİNİ TUTMAZ"</strong></span></p>

<p>Bu tedavilerin başarısının "doğru hasta, doğru zaman ve doğru beklenti" üçgenine bağlı olduğunu vurgulayan Latifoğlu, yaşam tarzının önemini hatırlattı:</p>

<p>"Hiçbir modern uygulama fiziksel tıp yöntemlerinin, egzersizin, hareketin ve yaşam tarzı düzenlemelerinin yerini tutmaz. Sosyal medyadaki başarı hikayeleri sürecin tamamını yansıtmayabilir. Tıpta tek bir doğru yoktur, kişiye özel yaklaşım vardır."</p>

<p>Hastaların tedavi seçerken "En yenisi hangisi?" yerine "Benim durumum için hangisi uygun?" sorusunu sorması gerektiğini belirten Dr. Emre Latifoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Modaya kapılmadan, bilimsel kanıtlarla ve gerçekçi beklentilerle ilerlemek hem hastanın hem de hekimin yolunu aydınlatacaktır.”</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/tedavide-modaya-degil-doktora-guvenin-h4937.html</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 23:21:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2026/03/tedavide_modaya_degil_doktora_guvenin_h4937_7f08d.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşırı şeker diş sağlığını tehdit edebilir]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/asiri-seker-dis-sagligini-tehdit-edebilir-h4936.html</link>
      <description><![CDATA[Bayramlarda artan tatlı ve şeker tüketimi, ağız ve diş sağlığı açısından bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (Eyrice ADSM) Diş Hekimi Dt. Esmanur Eyrice Üçekiz, özellikle bayram ziyaretlerinde sık tüketilen şekerli gıdaların diş çürüklerine zemin hazırlayabileceği konusunda uyarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayram sofralarında ve ziyaretlerde ikram edilen şeker, çikolata ve tatlıların ağız sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirten Dt. Esmanur Eyrice Üçekiz, şekerli gıdaların ağız içindeki bakterilerle birleşerek asit oluşumuna neden olduğunu söyledi. Oluşan bu asitlerin zamanla diş minesine zarar verebildiğini ifade eden Üçekiz, gün içinde sık tüketilen şeker ve çikolataların diş yüzeyinde uzun süre kalmasının çürük oluşumunu hızlandırabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Dt. Esmanur Eyrice Üçekiz, bayramda tatlı tüketiminin tamamen bırakılmasının gerekmediğini ancak ölçülü olunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Dt. Üçekiz, “Bayramlarda şeker ve tatlı tüketimi oldukça artıyor. Hastalarımıza tatlıyı tamamen bırakmalarını değil, ölçülü tüketmelerini öneriyoruz. Şekerli gıdalar tüketildikten sonra dişlerin fırçalanması, bu mümkün değilse ağzın su ile çalkalanması diş sağlığını korumaya yardımcı olur” dedi.</p>

<p>Özellikle yapışkan şekerler ve karamelli tatlıların diş yüzeyine daha fazla tutunduğunu belirten Üçekiz, bu tür gıdaların çürük riskini artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bayram süresince ağız ve diş bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini de hatırlatan Dt. Esmanur Eyrice Üçekiz, “Bayram boyunca da günde en az iki kez diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve düzenli ağız bakımı alışkanlıklarının sürdürülmesi gerekiyor. Doğru ağız hijyeni ile hem diş sağlığımızı koruyabilir hem de bayramın keyfini sağlıklı bir şekilde çıkarabiliriz” ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/asiri-seker-dis-sagligini-tehdit-edebilir-h4936.html</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 23:11:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2026/03/asiri_seker_dis_sagligini_tehdit_edebilir_h4936_e866c.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medicabil Hastanesi’nden ‘Yeşil Ameliyathane’ hamlesi]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/medicabil-hastanesinden-yesil-ameliyathane-hamlesi-h4909.html</link>
      <description><![CDATA[Medicabil Hastanesi Başhekim, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Prof. Dr. Aysun Yılmazlar, JARSS Anestezi Dergisi’nde yayımlanan ‘Sürdürülebilir, Yeşil ve Yalın Ameliyathane için Azot Protoksitten Vazgeçme zamanı mı?’ başlıklı makalesiyle sağlık sektöründe çevresel sürdürülebilirliğe dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Yılmazlar, ameliyathanelerde uzun yıllardır kullanılan azot protoksit gazının güçlü bir sera gazı olduğunu belirterek çevresel etkilerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Atmosferde 114 yıl kalabilen bu gazın, karbondioksite kıyasla yaklaşık 300 kat daha yüksek küresel ısınma potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Yılmazlar, bir saatlik kullanımın saatte 95 kilometre hızla giden bir aracın bir saatte oluşturduğu sera gazı etkisine eşdeğer olduğunu aktardı. Küresel sera gazlarının yaklaşık yüzde 6’sını oluşturan azot protoksitin ozon tabakasına da zarar verdiğine dikkat çekti.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekobakis.com/images/upload/1-Medicabil_Hastanesi_BaYhekim_Anesteziyoloji_ve_Reanimasyon_UzmanY_Prof._Dr._Aysun_YYlmazlar.jpg" style="width:385.99px; height:408.984px" /></p>

<p>Dünyada pek çok anestezi derneğinin çevresel etkileri azaltmaya yönelik adımlar attığını belirten Yılmazlar; American Society of Anesthesiologists, European Society of Anaesthesiology and Intensive Care ve Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği’nin kullanımın sınırlandırılmasını önerdiğini söyledi. Sürdürülebilir ameliyathane anlayışının artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu kaydetti.</p>

<p>Medicabil Hastanesi’nde 2023 ve 2024 yıllarında yürütülen planlamalarla azot protoksit kullanımı aşamalı olarak azaltıldı ve Aralık 2024 itibarıyla tamamen sonlandırıldı. Damar yoluyla verilen anestezik ilaçlar ve medikal hava ile gerçekleştirilen ameliyatlarda hasta güvenliğinden ödün verilmediğini belirten Yılmazlar, herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığını açıkladı.</p>

<p>Uygulama sayesinde bir yıl içinde 348 tonun üzerinde sera gazı emisyonu azaltıldı. Ayrıca gaz tedarik ve depolama süreçlerinin ortadan kalkmasıyla iş akışı sadeleşti, maliyetler düştü.</p>

<p>“Zarar vermeme ilkemiz çevreyi de kapsamalıdır” diyen Prof. Dr. Yılmazlar, ameliyathanelerde yeşil dönüşümün zorunlu olduğunu vurgulayarak, benzer uygulamaların yaygınlaşması halinde sürdürülebilirlik adına önemli kazanımlar elde edilebileceğini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/medicabil-hastanesinden-yesil-ameliyathane-hamlesi-h4909.html</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 12:06:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2026/03/medicabil_hastanesinden_yesil_ameliyathane_hamlesi_h4909_ead1b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAPİDER’de sağlıklı yaşam semineri]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/yapiderde-saglikli-yasam-semineri-h4906.html</link>
      <description><![CDATA[Yatırım Profesyonelleri ve İş Birliği Derneği (YAPİDER), üyelerini farklı alanlarda uzman isimlerle buluşturmaya devam ediyor. YAPİDER Söyleşileri’nde bu ayın konuğu Op. Dr. Nuray Kuzukıran oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Sağlıklı yaş almak bir seçimdir” başlıklı sunumuyla yatırım profesyonellerine seslenen Dr. Kuzukıran, uzun ve kaliteli yaşamın bilinçli tercihlerle mümkün olduğunu vurguladı.</p>

<p>Programın açılışında konuşan YAPİDER Başkanı Sevcan İlici, yoğun iş temposunun sağlık konusunun geri plana atılmasına neden olabildiğine dikkat çekerek, “Yatırım profesyonelleri olarak yoğun ve stresli çalışma temposu içinde zaman zaman sağlık konusunu ihmal edebiliyoruz. Bu nedenle Op. Dr. Nuray Kuzukıran’ın vereceği değerli bilgileri önemsiyoruz” dedi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Foto-1_6.jpeg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“OZONTERAPİ, VÜCUDUN İYİLEŞME KAPASİTESİNİ HAREKETE GEÇİRİR”</strong></span></p>

<p>Sunumunda ozonterapi, longevity ve medikal estetik başlıklarını ele alan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, ozonterapinin bir destek tedavisi olarak değil, vücudu kendi iyileşme kapasitesini artırmaya teşvik eden biyolojik bir uyarı sistemi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Op. Dr. Kuzukıran, “Ozonterapi doğru dozda, doğru endikasyonla ve eğitimli hekimler tarafından uygulandığında güvenli bir yöntemdir” dedi.</p>

<p>Ozonterapinin bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, anti-aging ve longevity programları, sporcu performansının artırılması ve toparlanma süreçleri, kronik yorgunluk, romatizmal hastalıklar, diyabetik ayak ve yara iyileşmesi ile bel ve boyun fıtıklarında destekleyici olarak kullanılabildiğini belirten Op. Dr. Kuzukıran, kişiye özel planlamanın önemine işaret etti.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Foto-4_2.jpeg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“LONGEVİTY BİR MUCİZE DEĞİL, YAŞAM TARZI STRATEJİSİDİR”</strong></span></p>

<p>Uzun ve sağlıklı yaşam kavramının yalnızca bir trend olmadığını dile getiren Op. Dr. Nuray Kuzukıran, longevity tıbbının bütüncül bir yaklaşımı esas aldığını söyledi.</p>

<p>“Longevity bir mucize yöntemi değil, bilimsel verilerle desteklenen, sürdürülebilir bir yaşam tarzı stratejisidir. Amaç yalnızca uzun yaşamak değil, enerjik, üretken ve fonksiyonel bir şekilde yaşamaktır” diyen Op. Dr. Kuzukıran, genetik ve epigenetik faktörlerden metabolizmaya, beslenmeden egzersiz fizyolojisine ve stres yönetimine kadar birçok parametrenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Beslenme düzeni, kas kütlesinin korunması, uyku kalitesi ve stres kontrolünün biyolojik yaşlanma sürecini doğrudan etkilediğini vurgulayan Dr. Kuzukıran, sağlıklı yaş almanın bilinçli tercihlerle mümkün olduğunun altını çizdi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“AMAÇ DOĞAL VE DENGELİ BİR GÖRÜNÜM”</strong></span></p>

<p>Açıklamalarında medikal estetik uygulamalara da değinen Dr. Kuzukıran, bu alanı “Cerrahi gerektirmeden, bilimsel yöntemlerle görünümü iyileştirme, yaşlanma belirtilerini azaltma ve cilt sağlığını artırma sanatı” olarak tanımladı.</p>

<p>“Amaç yalnızca ‘genç görünmek’ değil, doğal, sağlıklı ve dengeli bir görünüm elde etmektir” ifadelerini kullanan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, botoks, dolgu uygulamaları, mezoterapi ve önleyici estetik yaklaşımlar hakkında da katılımcılara bilgi verdi.</p>

<p>YAPİDER Söyleşileri, üyelerin sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/yapiderde-saglikli-yasam-semineri-h4906.html</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 00:24:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2026/03/yapiderde_saglikli_yasam_semineri_h4906_cd540.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[21. Nöroloji Günleri Uludağ’da yapılacak]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/21-noroloji-gunleri-uludagda-yapilacak-h4903.html</link>
      <description><![CDATA[Bursa’da geleneksel hale gelen bilimsel buluşmalardan biri olan 21. Uludağ Nöroloji Günleri, 5–8 Mart 2026 tarihleri arasında Karinna Hotel’de gerçekleştirilecek. Etkinlik, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı tarafından düzenleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin farklı illerinden 160 nöroloji uzmanını bir araya getirecek sempozyumda; Uyku Bozuklukları, Nöromüsküler ve Demiyelinizan Hastalıklar, Hiperkinetik Hareket Bozuklukları ile Baş Ağrısı ve Epilepsi başlıkları ele alınacak. Nörolojinin güncel ve klinik pratiğe doğrudan yansıyan alanlarında bilgi paylaşımı yapılacak toplantı, bilimsel programının zenginliğiyle dikkat çekiyor.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“BİLİMSEL GELİŞMELERİ BİRLİKTE DEĞERLENDİRECEĞİZ”</strong></span></p>

<p>Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Necdet Karlı, Uludağ Nöroloji Günleri’nin yıllar içinde güçlü bir akademik platforma dönüştüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Geleneksel hale gelen ve her yıl önemli sayıda katılımcı ile gerçekleştirdiğimiz Bursa Uludağ Nöroloji Günleri’nde, bu yıl da nörolojinin çeşitli dallarındaki gelişmeleri birlikte değerlendirmek için ülkemizin farklı tıp fakültelerinden çok değerli bilim insanları ile bir arada olacağız. Amacımız hem güncel bilgileri paylaşmak hem de meslektaşlarımız arasında bilimsel etkileşimi güçlendirmek.”</p>

<p>Bilimsel program kapsamında 7 panel, 2 kurs ve 1 pratik uygulama oturumu düzenlenecek. Ayrıca 3 uydu sempozyum, bir sözel bildiri oturumu, 24 poster bildiri ve 23 sözel bildiri sunumu ile nörolojinin farklı alanlarında yürütülen çalışmalar tartışmaya açılacak.</p>

<p>Programın organizasyonunu yapan Burkon Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Eker de, “Uzun süredir organizasyonunu gerçekleştirdiğimiz Uludağ Nöroloji Günleri’nin bu yıl da bilime, nöroloji camiasına ve şehir ekonomisine katkı sağlayacağına eminiz” şeklinde konuştu.</p>

<p>Uludağ’ın kış atmosferinde gerçekleştirilecek olan 21. Uludağ Nöroloji Günleri hem bilimsel içeriği hem de akademik paylaşım ortamıyla nöroloji camiasını bir kez daha Bursa’da buluşturacak.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/21-noroloji-gunleri-uludagda-yapilacak-h4903.html</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 00:00:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2026/03/21_noroloji_gunleri_uludagda_yapilacak_h4903_012d0.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne adaylarına oruç önerisi]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/anne-adaylarina-oruc-onerisi-h4902.html</link>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Nuray Kuzukıran, gebelik döneminde oruç tutmanın her anne adayı için farklı sonuçlar doğurabileceğini belirterek, bu sürecin mutlaka hekim değerlendirmesiyle planlanması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelikte vücudun normalden çok daha fazla enerji, protein, sıvı ve mineral tükettiğine dikkat çeken Op. Dr. Nuray Kuzukıran, uzun süreli açlık ve susuzluğun bazı anne adayları tarafından tolere edilebildiğini ancak bazı gebelerde ciddi riskler oluşturabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Gebelik sürecinde annenin metabolizması hem kendi ihtiyaçlarını hem de bebeğin gereksinimlerini karşılamak üzere yoğun çalışır” diyen Kuzukıran, özellikle ilk aylarda bulantı ve kusma yaşayan, son aylarda ise artan kan hacmi ve sıvı ihtiyacı nedeniyle zorlanan anne adaylarında uzun süreli açlığın halsizlik, tansiyon düşmesi ve kan şekeri dengesizliğine yol açabileceğini vurguladı. Kuzukıran, “Bu tablo sadece anneyi değil, bebeğe giden kan akımını da etkileyebilir” dedi.</p>

<p>En sık karşılaşılan risklerden birinin hipoglisemi olduğunu belirten Kuzukıran, “Uzun açlığa bağlı kan şekeri düşüklüğü baş dönmesi, bayılma hissi, çarpıntı ve yoğun halsizlikle kendini gösterebilir. Ayrıca yetersiz sıvı alımı dehidratasyona ve idrar yolu enfeksiyonlarına zemin hazırlayabilir. Yaz aylarına denk gelen oruç dönemlerinde bu risk çok daha belirgin hale gelir” açıklamasında bulundu.</p>

<p>Her gebeliğin yüksek riskli olmadığını da hatırlatan Kuzukıran, sağlıklı, kilo kaybı yaşamayan, kansızlığı bulunmayan ve düzenli doktor kontrolünde olan bazı anne adaylarının, hekim onayı ve doğru beslenme planıyla oruç tutabileceğini belirtti. “Burada belirleyici olan bireysel sağlık durumudur. Genel bir ‘tutulabilir’ ya da ‘tutulamaz’ yaklaşımı doğru değildir” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>KİMLER İÇİN RİSK DAHA YÜKSEK?</strong></span></p>

<p>Gebelik şekeri bulunanlar, tansiyon problemi yaşayanlar, çoğul gebelik taşıyanlar, bebekte gelişme geriliği saptananlar, kansızlığı olanlar ve erken doğum riski bulunan anne adayları için orucun genellikle önerilmediğini kaydeden Kuzukıran, şu uyarıyı yaptı:</p>

<p>“Yoğun bulantı-kusma yaşayan ya da yeterli kilo alamayan gebelerde uzun süre aç kalmak mevcut tabloyu ağırlaştırabilir. Bu gruptaki anne adaylarının mutlaka doktorlarına danışmadan oruç kararı almamaları gerekir.”</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>ORUÇ TUTACAK ANNE ADAYLARINA UYARILAR</strong></span></p>

<p>Oruç tutmaya karar veren gebeler için bazı temel kuralların hayati önem taşıdığını belirten Kuzukıran, iftar ile sahur arasında bol sıvı tüketilmesi, protein ağırlıklı ve uzun süre tokluk sağlayan besinlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Gün içinde ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılması gerektiğini de vurgulayan Kuzukıran, “Baş dönmesi, çarpıntı, baygınlık hissi ya da bebek hareketlerinde azalma gibi belirtiler ortaya çıkarsa oruç mutlaka sonlandırılmalıdır” dedi.</p>

<p>Op. Dr. Nuray Kuzukıran, sözlerini “Anne sağlığı bebeğin sağlığıdır. Bu nedenle dini hassasiyetler kadar tıbbi gerçeklerin de dikkate alınması gerekir” diyerek tamamladı.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/anne-adaylarina-oruc-onerisi-h4902.html</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 23:54:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2026/03/anne_adaylarina_oruc_onerisi_h4902_6b88f.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sessiz tehlike: Osteoporoz]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/sessiz-tehlike-osteoporoz-h4901.html</link>
      <description><![CDATA[BURTOM Biyofiz Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Merve Dede Akpınar, kemik erimesi olarak bilinen osteoporozun, özellikle kadınlarda menopoz sonrası dönemde yaygınlaştığını belirterek, hastalığın genellikle belirti vermeden ilerlediğini ve bu yüzden “sessiz hastalık” olarak tanımlandığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Akpınar, erken tanının kırıkları önlemede hayati önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Kemik yoğunluğunun azalmasıyla birlikte kemiklerin kırılgan hale gelmesine yol açan osteoporozun, uzun yıllar hiçbir belirti vermeden ilerlediğini ifade eden Uzm. Dr. Merve Dede Akpınar, hastaların çoğunun ilk kırık yaşanana kadar hastalığının farkında olmadığını söyledi.</p>

<p>“Özellikle 50 yaş üzeri kadınlarda görülen ani boy kısalması, kamburlaşma ya da sırtta oluşan sürekli ağrılar, osteoporozun ilk sinyalleri olabilir. Ancak çoğu zaman bu belirtiler yaşlılığa bağlanarak göz ardı edilir. Oysa erken dönemde yapılacak kemik yoğunluğu ölçümleri, hastalığın ilerlemesini durdurmak için çok değerlidir” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>KIRIKLAR HAYAT KALİTESİNİ AZALTIYOR</strong></span></p>

<p>Osteoporozun en büyük riskinin kemik kırıkları olduğuna dikkat çeken Dr. Akpınar, “Kalça, omurga ve bilek kırıkları, osteoporozun en yaygın ve en ciddi sonuçlarıdır. Bu tür kırıklar yaşlı bireylerin hareket kabiliyetini kısıtlar, bağımsızlığını kaybetmesine hatta yatağa bağımlı hale gelmesine neden olabilir. Bazı durumlarda kırıklar yaşamı tehdit edecek komplikasyonlara yol açabilir” diye konuştu. Bu nedenle özellikle risk grubunda olan kadınların, menopoz sonrası düzenli olarak kemik taramalarını yaptırması gerektiğini belirtti.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>SAĞLIKLI KEMİKLER İÇİN ÖNLEM ALIN</strong></span></p>

<p>Osteoporozun önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Dr. Merve Dede Akpınar, şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“Yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı, düzenli fiziksel aktivite, sigara ve alkol gibi kemik sağlığını olumsuz etkileyen alışkanlıklardan uzak durmak çok önemlidir. Yük taşıyan egzersizler, yürüyüş, pilates veya dans gibi aktiviteler kemik yoğunluğunu korumada etkilidir. Ayrıca bazı kronik hastalıklar ve uzun süreli kortizon kullanımı da osteoporoz riskini artırabilir, bu nedenle bu tür durumlarda hekim kontrolü daha da önem kazanır.”</p>

<p>“Osteoporoz sadece yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir,” diyen Dr. Akpınar, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Her kemik ağrısı yaşlılıktan kaynaklanmaz. Osteoporozla ilgili belirtiler fark edildiğinde geç kalmadan doktora başvurmak gerekir. Erken tanı ve düzenli takip ile osteoporozun ilerlemesi yavaşlatılabilir, kırık riski önemli ölçüde azaltılabilir. Sağlıklı ve aktif bir yaşlılık için kemik sağlığımızı ciddiye almalıyız. Kemiklerinizi ihmal etmeyin, sessizce gelen bu tehlikeye karşı harekete geçin.”</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/sessiz-tehlike-osteoporoz-h4901.html</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 23:49:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2026/03/sessiz_tehlike_osteoporoz_h4901_da342.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayat Hastanesi 48 yaşında]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/hayat-hastanesi-48-yasinda-h4895.html</link>
      <description><![CDATA[Türkiye sağlık sektörünün köklü kuruluşlarından Hayat Hastanesi, 48. yılını geride bırakmanın gururunu yaşıyor. Kurulduğu günden bu yana ‘insana dokunan sağlık’ vizyonuyla hizmet veren Hayat Hastanesi, bilgi birikimi, tecrübesi ve hasta odaklı yaklaşımıyla sağlıkta kalite çizgisini sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul, 48. yıl vesilesiyle yaptığı açıklamada sağlık hizmetine bakış açılarını değerlendirirken, “Hayat Hastanesi olarak 48 yıldır sağlık hizmetini yalnızca bir tedavi süreci değil, güvene dayalı bir yol arkadaşlığı olarak görüyoruz. Hasta odaklı yaklaşımımız, modern teknoloji yatırımlarımız ve uzman kadromuzla sağlıkta sürdürülebilir kaliteyi hedefliyoruz” dedi.</p>

<p>Uzm. Dr. Ahmet Özkul, bugüne kadar kendilerine güvenen hastaların desteğinin en büyük motivasyon kaynağı olduğunu vurguladı. Sağlık hizmetinde kalite standartlarını sürekli yukarı taşımayı amaçladıklarını belirten Özkul, “Bugüne kadar bize güvenen tüm hastalarımızdan aldığımız güçle, sağlıkta kalite standartlarını yükseltmeye devam ediyoruz. Hayat Hastanesi olarak hedefimiz; bugün olduğu gibi gelecekte de güvenilir, yenilikçi ve insan odaklı sağlık hizmetinin öncüsü olmaktır” şeklinde konuştu.</p>

<p><img class="detayFoto " src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/WhatsApp-Image-2022-04-26-at-11.18.11-1.jpeg" style="width: 693.997px; height: 460px;" /></p>

<p>Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Modern tıbbi altyapısı, gelişmiş tanı ve tedavi imkânları ile multidisipliner hizmet anlayışını bir araya getiren Hayat Hastanesi, geçen 48 yılda güçlü kurumsal hafızası ve etik değerlere bağlı sağlık hizmeti anlayışıyla sektörde güvenin simgesi haline geldi.</p>

<p>Yenilenen teknolojik yatırımları ve uzman hekim kadrosuyla çağdaş tıbbın olanaklarını hastalarıyla buluşturan hastane, sürdürülebilir kaliteyi temel öncelik olarak konumlandırıyor.</p>

<p>Güçlü kurumsal yapısı, nitelikli insan kaynağı ve sürekli yenilenen sağlık yatırımlarıyla Hayat Hastanesi; güven, kalite, modern teknoloji ve hasta memnuniyeti ekseninde sektördeki konumunu pekiştirmeyi sürdürüyor.”</p>

<p>Uzm. Dr. Ahmet Özkul sözlerini, “48 yıldır hayatlara dokunan Hayat Hastanesi, yarının sağlık standartlarını bugünden inşa etme vizyonuyla hizmet yolculuğuna kararlılıkla devam ediyor” diyerek tamamladı.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/hayat-hastanesi-48-yasinda-h4895.html</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 13:03:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2026/02/hayat_hastanesi_48_yasinda_h4895_e48d0.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayat Hastanesi, İngiltere’ye odaklandı]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/hayat-hastanesi-ingiltereye-odaklandi-h4894.html</link>
      <description><![CDATA[Son dönemde sağlık turizmine yönelerek Kosova’nın başkenti Priştine’de bir irtibat ofisi açan, ayrıca  Malezya&#039;nın Johor eyaletinde bir hastane açılması için iş birliği protokolü imzalayan Hayat Sağlık Grubu şimdi de İngiltere’ye odaklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hayat Hastanesi, sağlık turizmi alanındaki uluslararası tanıtım ve iş geliştirme faaliyetleri kapsamında, 14–15 Şubat 2026 tarihlerinde Birleşik Krallık’ın başkenti Londra’da, Queen Elizabeth II Centre’da düzenlenen 3. Londra Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarı’na katılım sağladı.</p>

<p>T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen ve Türk ile yabancı sağlık kurumlarını İngiltere pazarıyla doğrudan buluşturmayı hedefleyen organizasyon; B2B görüşmeler ve konferanslarla sektör temsilcilerine önemli iş birliği fırsatları sundu.</p>

<p>Fuara, Hayat Hastanesi adına Hastane Müdürü Nurten Molla ile Uluslararası Hasta Hizmetleri Müdürü Yasemin Gilaner Acın katıldı. Etkinlik süresince İngiltere’den ve farklı ülkelerden gelen çok sayıda hasta ve firma temsilcisiyle birebir görüşmeler gerçekleştirildi; Hayat Hastanesi’nin hasta odaklı hizmet anlayışı, uzman hekim kadrosu ve modern tedavi olanakları uluslararası katılımcılara tanıtıldı.</p>

<p>Fuarı değerlendiren Hastane Müdürü Nurten Molla, İngiltere’nin yüksek gelir grubuna sahip ve sağlık bilinci yüksek nüfusunun sağlık turizmi açısından önemli bir potansiyel oluşturduğunu kaydetti. İngiltere’de ulusal sağlık sisteminde (NHS) yaşanan uzun bekleme sürelerinin Türkiye’yi sağlık turizminde güçlü bir alternatif haline getirdiğini, bu kapsamda Hayat Hastanesi’nin özellikle cerrahi müdahaleler, ortopedi, diş ve estetik alanlarında hızlı, güvenilir ve kaliteli hizmet sunan bir merkez olarak dikkat çektiğini dile getiren Nurten Molla şunları söyledi :</p>

<p>“Açılışı Türkiye Cumhuriyeti Birleşik Krallık Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş tarafından yapılan organizasyon, Hayat Hastanesi’nin yanı sıra Bursa’nın da uluslararası sağlık turizmi alanında tanıtımına katkı sağladı.</p>

<p>Hayat Sağlık Grubu olarak; son dönemde Avrupa, Afrika ve Asya kıtalarındaki çeşitli ülkelerden gelen hastalara da hizmet vermeye başladık. Bu kapsamda geçen yıl Kosova’nın başkenti Priştine’de bir irtibat ofisi açtık.</p>

<p>Asya tarafında ise, Malezya’nın önde gelen bir sağlık kuruluşuyla iş birliği protokolü imzaladık. İmzalanan anlaşma kapsamında, Malezya'nın Johor eyaletinde 303 yatak kapasiteli ileri teknolojiyle donatılmış yeni hastane, Hayat Hastanesi markasıyla hizmet verecek. Hastanenin tüm yönetimi ise Hayat Sağlık Grubu tarafından üstlenilecek.</p>

<p>Hayat Hastanesi olarak, tüm bu çalışmalarla Asya, Afrika ve Avrupa pazarlarındaki bilinirliğimizi artırmayı, uluslararası hasta ağını genişletmeyi ve Türkiye’nin sağlık turizmindeki güçlü konumunu daha ileriye taşımayı hedefliyoruz.”</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Foto-1_3.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/hayat-hastanesi-ingiltereye-odaklandi-h4894.html</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 09:58:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2026/02/hayat_hastanesi_ingiltereye_odaklandi_h4894_bb5f0.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Görme bozukluğu öğrenmeyi engelliyor]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/gorme-bozuklugu-ogrenmeyi-engelliyor-h4865.html</link>
      <description><![CDATA[Dış dünyayı algılamamızın en temel yolu olan göz sağlığı, sadece görme yetisini değil; öğrenme kapasitesinden genel vücut sağlığına kadar pek çok alanı doğrudan etkiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BURTOM Konur Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Betül Şahan, gözlerin vücudun dış dünyaya açılan pencereleri olduğunu belirterek, düzenli muayenenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Çocukluk döneminde görme sisteminin gelişim üzerinde etkili olduğunu ve görme bozukluklarının öğrenmeyi ve bilişsel gelişimi engellediğini belirten Uzm. Dr. Şahan, yetişkinlik çağında da göz sağlığının, genel sağlık için kritik bir öneme sahip olduğunu dikkati çekerek, “Göz sağlığımızdaki en ufak bir problem ya da görme yetisinde hafif bir azalma bile yaşam kalitesini ciddi bir şekilde etkileyebilir ve günlük yaşamı zorlaştırabilir” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜNÜN ARKASINDA GÖZ BOZUKLUKLARI OLABİLİR</strong></span></p>

<p>Dr. Betül Şahan, özellikle çocukluk döneminde görme sisteminin gelişim üzerindeki etkisine vurgu yaptı. Şahan, “0-2 yaş arasındaki öğrenmenin %80’i, derslik ortamındaki öğrenmenin ise %75-90’ı görerek gerçekleşir” diyerek çarpıcı veriler paylaştı:</p>

<p>“Yapılan araştırmalar, her 100 çocuğun 25’inde öğrenme güçlüğü olduğunu göstermektedir. “Öğrenme güçlüğü yaşayan bu çocukların yüzde 75’inde, süreci zorlaştıran görme bozuklukları tespit edilmiştir. Bir çocukta görme sistemi düzgün çalışmıyorsa bu durum çocuğun öğrenme ve bilişsel gelişimi için var olan potansiyelini kullanmasını engeller.”</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>GÖZ MUAYENESİ BİRÇOK HASTALIĞIN ERKEN HABERCİSİ</strong></span></p>

<p>Hayat boyunca genetik ve çevresel faktörler ile yaş ve var olan hastalıkların göz sağlığımızı tehdit edebildiğini, bu yüzden düzenli ve kapsamlı göz muayenesinin sağlıklı yaşamın önemli bir parçası olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Şahan, “Tüm göz hastalıklarında erken teşhis, doğru teknolojilerle yapılan kapsamlı bir muayene ile mümkün olmaktadır” diye konuştu.</p>

<p>Kapsamlı bir göz muayenesinin sadece göz hastalıklarını değil, vücuttaki birçok sistemik rahatsızlığı da ele verdiğini belirten BURTOM Konur Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Betül Şahan, muayene sırasında şu hastalıkların erken tanısının mümkün olabildiğini ifade etti :</p>

<p>“Nörolojik Hastalıklar: Alzheimer, Multiple Skleroz (MS), Parkinson ve sinir felçleri. Sistemik Hastalıklar: Şeker hastalığı (Diyabet), hipertansiyon ve bazı kanser türleri. Diğer: Beyin tümörleri, romatolojik hastalıklar ve AIDS gibi bulaşıcı hastalıklar. “</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>NE SIKLIKLA MUAYENE OLMALIYIZ?</strong></span></p>

<p>Hiçbir şikayet olmasa dahi rutin kontrollerin aksatılmaması gerektiğini belirten Dr. Şahan, şu takvimi önerdi:</p>

<p>“Bebek ve Çocuklarda: Yenidoğan dönemi, 3. ay, 1, 3 ve 5 yaşları. Okul Çağı ve Yetişkinlerde: Yılda en az bir kez. Risk Gruplarında: Doktorun belirleyeceği daha sık aralıklarla. “</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>GÖZ SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN KURALLAR</strong></span></p>

<p>Dr. Betül Şahan, günlük hayatta uygulanabilecek koruyucu önlemleri şöyle sıraladı:</p>

<p>“Düzenli Muayene: Gözlük veya lens numaralarınızı güncel tutun. Ekran Molası: 20 dakikada bir 20 saniye boyunca 6 metre uzağa bakarak gözlerinizi dinlendirin. UV Koruması: Güneş gözlüğü takmayı alışkanlık haline getirin. Beslenme: A vitamini, Lutein ve Omega-3 (havuç, ıspanak, balık, ceviz) yönünden zengin beslenin. Zararlı Alışkanlıklar: Sigara içmeyin. Uyku Düzeni: Her gece 7-8 saat uyumaya özen gösterin. Hijyen: Özellikle lens ve kirpik temizliğine dikkat edin. Fiziksel Koruma: Travma riskine karşı koruyucu gözlük kullanın. Doğru Ekipman: Sadece doktorunuzun önerdiği gözlük veya lensi kullanın. Ertelemeyin: En ufak bir şikayette uzman doktora başvurun.”</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/gorme-bozuklugu-ogrenmeyi-engelliyor-h4865.html</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 00:32:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2026/02/gorme_bozuklugu_ogrenmeyi_engelliyor_h4865_858b4.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Epilepsi anne olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/epilepsi-anne-olmaya-engel-degil-h4862.html</link>
      <description><![CDATA[Epilepsi hastası kadınların anne olamayacağı yönündeki yaygın yanlış inanışlara dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, epilepsinin sağlıklı bir gebeliğe engel olmadığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>10 Şubat Uluslararası Epilepsi Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Kuzukıran, doğru tedavi ve düzenli takiple epilepsisi olan kadınların büyük çoğunluğunun sağlıklı bebekler dünyaya getirebildiğini ifade etti.</p>

<p>Gebelik sürecinde epilepsi tedavisinin kesinlikle kesilmemesi gerektiğini belirten Op. Dr. Nuray Kuzukıran, ilaçların hekim kontrolü dışında değiştirilmesinin ciddi riskler doğurabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Kuzukıran, “Gebelikte epilepsi tedavisinin kendi kendine bırakılması ya da dozlarının değiştirilmesi son derece sakıncalıdır. Kontrolsüz nöbetler, hem anne hem de bebek için kullanılan ilaçlardan çok daha büyük tehlike oluşturur” dedi.</p>

<p>Sağlıklı bir gebelik süreci için disiplinler arası takibin önemine işaret eden Kuzukıran, gebeliğin mutlaka nöroloji ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının iş birliğiyle planlanması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>İlaçların düzenli kullanılmasının, dozların doktor kontrolünde ayarlanmasının ve folik asit desteğinin ihmal edilmemesinin kritik olduğunu belirten Kuzukıran, düzenli kontrollerin de gebelik sürecinin güvenli ilerlemesinde belirleyici rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “Doğru bilgi, doğru takip ve yeterli destekle epilepsi ile sağlıklı bir gebelik mümkündür. Önemli olan korkularla değil, bilimsel verilerle hareket etmektir” ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/epilepsi-anne-olmaya-engel-degil-h4862.html</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Feb 2026 23:58:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2026/02/epilepsi_anne_olmaya_engel_degil_h4862_a00da.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tanıda yapay zekâ dönemi]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/tanida-yapay-zek-donemi-h4836.html</link>
      <description><![CDATA[Başta Bursa olmak üzere yaklaşık 15 ildeki tıbbi görüntüleme ve tanı merkezleri, tıp merkezleri ve diğer sağlık birimleriyle hizmet veren sektörünün güçlü markası BURTOM Sağlık Grubu, yapay zekâ destekli yeni nesil MR ve Bilgisayarlı Tomografi (BT) cihazlarıyla tanıda en teknolojik gelişmeleri hastalara sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Burtom Sağlık Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Özel BURTOM Nilüfer Görüntüleme Hizmetleri, yapay zeka destekli teknoloji yatırımıyla hastalara daha hızlı çekim, daha net görüntüler, daha düşük radyasyon dozu, daha doğru ve erken tanı ile çok daha konforlu bir görüntüleme deneyimi sunuyor.<img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/BURTOM-BB-1.jpeg" /></p>

<p>Özel BURTOM Nilüfer Görüntüleme Hizmetleri’nden yapılan açıklamada; modern tıpta görüntüleme cihazlarının hem hastalıkların önlenmesi hem de erken teşhisinde kritik rol oynadığına dikkat çekilerek, röntgen, ultrason, MR ve tomografi gibi yöntemlerin hastalıkların henüz başlangıç aşamasında tespit edilmesini sağladığı belirtildi.</p>

<p></p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“ERKEN TANI EN ÖNEMLİ ADIM”</strong></span></p>

<p>“Erken tanı, doğru tedavinin en önemli adımı” ifadesi kullanılan açıklamada, tıbbi cihaz teknolojisindeki gelişmelerin; erken tanıya olanak sağlayarak tedavi başarısını artırdığı, kısa ve etkili tedavi süreçleriyle iyileşme süresinin azaldığı, hastaların güvenli bir şekilde evlerinde de takip edilebildiği, yaşam kalitesinin arttığı ve hastalıkların önlendiği kaydedildi.</p>

<p>BURTOM’un bu bilinçle, en güncel tıbbi teknolojileri hastalarla buluşturarak tanı süreçlerini daha güvenilir ve etkili hale getirdiği, böylelikle teknoloji odaklı büyümenin sağlandığı ifade edilen açıklama şöyle devam etti :</p>

<p>“Merkezlerimizde en güncel medikal teknolojileri kullanmaya özen gösteriyoruz. Laboratuvar ve tanı süreçlerimizde bilimsel standartlara uygun, güvenilir sonuç üretmek temel ilkemizdir. Ayrıca evde bakım kapsamında kullanılan tıbbi cihazların temini, teknik destek, hasta eğitimi ve takip süreçlerini içeren özel hizmetler sunuyoruz. Teknolojik yatırımlar hem sağlıkta kaliteyi yükseltiyor, hem de hastaların yaşam kalitesine doğrudan katkı sağlıyor.</p>

<p>Burtom Nilüfer bünyesine kazandırılan yapay zekâ destekli cihazlar, tanısal doğruluğu artıran ve hasta konforunu önceleyen birçok yenilik sunuyor.</p>

<p>Akıllı görüntü rekonstrüksiyonu ile daha net, yüksek çözünürlüklü ve gürültüsüz görüntüler, MR’de %30–70’e varan hız artışı, BT’de daha hızlı spiral tarama, BT’de radyasyon dozunun otomatik optimizasyonu ile daha güvenli çekim, daha az kontrast madde kullanımı ile özellikle böbrek hastaları ve yaşlılar için güvenli tarama, hareket artefaktlarını azaltan yapay zekâ algoritmaları ile çocuk ve yaşlı hastalarda bile yüksek kalitede görüntü, küçük lezyonları tespit eden karar destek sistemleri sayesinde radyologlara ikinci göz desteği sağlanıyor.</p>

<p>Bu avantajlar sayesinde görüntüleme süreçleri hem hızlı hem de daha güvenilir hale gelirken, gereksiz tekrar çekimlerin önüne geçiliyor, iş akışı hızlanıyor ve daha fazla hastaya etkin hizmet sunulabiliyor.</p>

<p>Yapay zekâ destekli MR ve BT cihazlarımızla artık daha hızlı çekim, daha net görüntüler, daha düşük radyasyon, daha doğru ve erken tanı ve daha konforlu bir görüntüleme deneyimi sunuyoruz. Burtom Sağlık Grubu olarak Bursa’nın sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye devam ediyoruz.”</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/tanida-yapay-zek-donemi-h4836.html</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 21:26:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2026/02/tanida_yapay_zek_donemi_h4836_b6331.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Grip vakalarında ciddi artış]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/grip-vakalarinda-ciddi-artis-h4829.html</link>
      <description><![CDATA[Kış mevsiminin etkisiyle birlikte çocuklarda influenza (grip) vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican, özellikle okul ve kreş çağındaki çocuklar arasında hızla yayılan bu oldukça bulaşıcı solunum yolu enfeksiyonuna karşı aileleri uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gribin sıradan bir halsizlikle karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Sevgican, “İnfluenza, basit bir soğuk algınlığı değildir. Daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bu hastalıkta, erken belirtilerin fark edilmesi, geç kalmadan hekime başvurulması ve korunma yollarının bilinmesi büyük önem taşır” dedi.</p>

<p>Dr. Ufuk Sevgican, çocuklarda en sık görülen belirtilerinin yüksek ateş, halsizlik, bitkinlik ve iştahsızlık, baş, boğaz, kas ve eklem ağrıları, burun akıntısı, tıkanıklığı ile öksürük olduğunu belirtirken, küçük çocuklar ve bebeklerde ise; ishal ve huzursuzluk gibi sindirim sistemi bulguları, emmede azalma, kusma, sürekli ağlama ve huzursuzluğun gribin habercisi olabileceğini kaydetti.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>TEDAVİ SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER</strong></span></p>

<p>Belirtilerin görülmesi durumunda mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğini hatırlatan Sevgican, tedavinin temelinin "destekleyici bakım" olduğunu belirtti :</p>

<p>“İstirahat ve Sıvı: Bol sıvı alımı ve yeterli istirahat iyileşmenin anahtarıdır. İlaç Kullanımı: Ateş düşürücüler doktor önerisiyle ve doğru dozda kullanılmalıdır. Gerekli durumlarda antiviral ilaçlar reçete edilebilir. Antibiyotik Uyarısı: Grip virüs kaynaklı olduğu için antibiyotikler rutin olarak kullanılmaz; ancak bakteriyel bir enfeksiyon eklenirse tercih edilir. Ortam Hijyeni: Çocuğun bulunduğu oda düzenli olarak havalandırılmalıdır.”</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>GRİPTEN KORUNMANIN EN ETKİLİ YOLU: AŞI</strong></span></p>

<p>BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican, hastalığın yayılmasını önlemek ve çocukları korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“Aşılanma: Uzmanlar, influenzadan korunmanın en etkili yolunun grip aşısı olduğunu vurgulamaktadır. Özellikle risk grubundaki çocukların her yıl aşılanması önerilir. Hijyen ve Mesafe: El hijyenine dikkat edilmeli, hasta kişilerle temas edilmemeli ve kalabalık ortamlarda maske kullanılmalıdır. Yaşam Biçimi: Bağışıklığı güçlendirmek için sağlıklı, dengeli ve doğal beslenme ile yeterli uyku çok önemlidir. Havalandırma: Salgın dönemlerinde kapalı ve kalabalık ortamlardan kaçınılmalı, yaşam alanları sık sık havalandırılmalıdır.”</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/grip-vakalarinda-ciddi-artis-h4829.html</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 00:21:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2026/02/grip_vakalarinda_ciddi_artis_h4829_d618f.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Artroskopik cerrahi ile omuz ağrılarına son]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/artroskopik-cerrahi-ile-omuz-agrilarina-son-h4827.html</link>
      <description><![CDATA[Omuz ağrıları, hareket kısıtlılığı ve günlük yaşam kalitesinde belirgin düşüşe yol açan önemli ortopedik sorunlar arasında yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hayat Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, omuz hastalıklarının tanı ve tedavisinde kullanılan omuz artroskopisi yönteminin, günümüzde hem başarı oranı hem de hasta konforu açısından öne çıkan cerrahi yaklaşımlardan biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Omuz artroskopisinin, rotator manşet yırtıkları, omuz sıkışma sendromu, tekrarlayan omuz çıkıkları, labrum (SLAP) lezyonları ve bazı kireçlenme problemlerinin tedavisinde başarıyla uygulandığını belirten Op. Dr. Tercan, bu yöntemin birkaç milimetrelik küçük kesilerden, kamera destekli olarak gerçekleştirilen minimal invaziv bir cerrahi teknik olduğuna dikkat çekti. Bu sayede omuz ekleminin ayrıntılı şekilde görüntülenebildiğini ve gerekli cerrahi müdahalenin hassasiyetle yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p>Omuz artroskopisinin hastalara önemli avantajlar sunduğunu vurgulayan Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, “Bu yöntemle açık ameliyatlara kıyasla çok daha küçük kesi izleri oluşuyor, ameliyat sonrası ağrı belirgin şekilde azalıyor ve iyileşme süreci hızlanıyor. Minimal doku hasarı sayesinde enfeksiyon riski düşerken, estetik açıdan da daha iyi sonuçlar elde ediliyor. Doğru hasta seçimi ve uygun rehabilitasyonla yüksek başarı oranlarına ulaşmak mümkün oluyor. Çoğu hastamız aynı gün ya da kısa sürede taburcu edilebiliyor” dedi.</p>

<p>Artroskopik cerrahi sonrası sürecin en az ameliyat kadar önemli olduğunu dile getiren Op. Dr. Tercan, kişiye özel planlanan fizik tedavi ve rehabilitasyon programlarının omuzun hareket açıklığının ve kas gücünün yeniden kazanılmasında kilit rol oynadığını belirtti. Erken tanı ve uygun cerrahi tekniklerle, uzun süredir devam eden omuz ağrılarının önemli ölçüde azaltılabildiğini kaydetti.</p>

<p>Op. Dr. Fatih Volkan Tercan, açıklamasının sonunda, “Omuz bölgesinde ağrı, güçsüzlük ya da hareket kısıtlılığı yaşayan bireylerin vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesine başvurması, hem tedavi başarısını artırır hem de daha hızlı bir iyileşme süreci sağlar” diyerek hastaları erken başvurunun önemine dikkat çekti.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/WhatsApp-Image-2026-01-24-at-18.58.41.jpeg" /><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/WhatsApp-Image-2026-01-24-at-18.58.41-2.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/artroskopik-cerrahi-ile-omuz-agrilarina-son-h4827.html</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 00:12:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2026/02/artroskopik_cerrahi_ile_omuz_agrilarina_son_h4827_3d42a.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burtom’dan geleceğin sağlık vizyonu]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/burtomdan-gelecegin-saglik-vizyonu-h4823.html</link>
      <description><![CDATA[Bursa’da 1994 yılında bir tanı merkezi olarak kurulan ve bugün Türkiye’nin 15 ilinde kapsamlı bir sağlık ekosistemine dönüşen Burtom Sağlık Grubu, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla alanının öncüsü olmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık sektöründeki 32. yılını, tanı ve tedavi süreçlerini geliştiren dijital dönüşüm ve altyapı yatırımlarıyla taçlandıran Burtom Sağlık Grubu, 2026 yılından itibaren büyüme stratejisini "verimlilik esaslı genişleme" olarak belirledi.</p>

<p>Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erol Kılıç, tanı teknolojilerindeki yapay zekâ uygulamalarından onkolojideki milimetrik tedavi yöntemlerine ve %100 yenilenebilir enerji kullanımına kadar grubun çalışmalarını açıkladı.</p>

<p>Hizmet ağını, teknolojinin en son uygulamalarını devreye alarak geliştirdiklerini anlatan Dr. Erol Kılıç, Burtom’un başarısının temelinde "tanı odaklılık" prensibinin bulunduğunu belirterek, "Burtom’un hikâyesi 32 yıl önce doğru tanıyı, doğru zamanda sunma vizyonuyla başladı. Bugün 850 kişilik büyük bir kadroya ulaşsak da 'tıbbi görüntüleme' bizim hâlâ ana damarımızdır. Yatırımlarımızda sadece bina kapasitemizi artırmayı değil, klinik karar süreçlerine doğrudan katkı sağlayacak ileri teknoloji entegrasyonunu daha da geliştirmeyi hedefliyoruz” dedi.</p>

<p>Yeni nesil PET-CT yatırımının bu anlayışın bir ürünü olduğuna işaret eden Dr. Kılıç, “Bu cihazımız sadece teşhiste hata payını minimize etmekle kalmıyor; daha az radyasyon yayılımı ve daha kısa çekim süresiyle hastaya konfor sağlarken, yıllık 7 MWH enerji tasarrufuyla da doğayı koruyor. Bizim için sağlık hizmeti, sadece bugünü değil, gelecek nesillerin yaşam alanını da korumayı kapsayan bir bütündür" diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ RADYOLOJİ</strong></span></p>

<p>Modern tıpta görüntüleme cihazlarının erken teşhisteki kritik rolüne değinen Dr. Kılıç, merkezlerindeki yapay zekâ (YZ) kullanımının sağladığı somut faydaları üç ana başlıkta topladı :</p>

<p>“Görüntü Kalitesi ve Erken Teşhis: YZ algoritmaları, geleneksel yöntemlerle gözden kaçabilecek en küçük patolojileri ve lezyonları saptayarak özellikle felç ve dejeneratif hastalıkların teşhisini kolaylaştırıyor. Radyologlarımıza adeta ‘ikinci bir göz’ desteği sunuyoruz.</p>

<p>Hasta Deneyimi ve Hız: Yapay zekâ destekli 3 Tesla MR cihazlarımız, tarama sürelerini yüzde 70’e varan oranlarda kısaltıyor. Bu, özellikle kapalı alan korkusu olan hastalar, yaşlılar ve çocuklar için büyük bir devrim niteliğinde.</p>

<p>Güvenli Tarama: Bilgisayarlı Tomografi (BT) çekimlerinde radyasyon dozu yapay zekâ tarafından otomatik olarak optimize ediliyor. Daha az kontrast madde kullanımıyla, böbrek hastalarımız için de riskleri minimize eden güvenli bir tarama protokolü uyguluyoruz.”</p>

<p>Dr. Kılıç ayrıca, hastaneye gelemeyen hastalar için sundukları evde sağlık hizmetlerinin kapsamını da genişlettiklerini; taşınabilir dijital röntgen, EKG ve ultrason cihazlarıyla klinik kalitesinde hizmeti hastanın yatağına kadar götürdüklerini vurguladı.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>ONKOLOJİDE MİLİMETRİK HASSASİYET</strong></span></p>

<p>Kanserle mücadelede en kritik aşamanın doğru evreleme ve kişiselleştirilmiş tedavi olduğunu belirten Dr. Kılıç, onkoloji birimlerindeki teknolojik kapasiteye dikkat çekti :</p>

<p>"Nükleer tıp birimlerimizdeki PET/CT sistemleri, tedavi yanıtını izlemede bize büyük avantajlar sağlıyor. Bu süreci, 7 milyon dolarlık bir yatırımla devreye aldığımız Tomoterapi cihazıyla birleştiriyoruz. Tomoterapi, BT tabanlı görüntüleme ile yoğunluk ayarlı radyoterapiyi (IMRT) tek bir platformda buluşturuyor. Cihaz 360 derece dönerek ışınlama yaparken tümörü milimetrik olarak hedefler. Bu hassasiyet sayesinde sağlıklı dokular maksimum düzeyde korunur; yan etkiler azalır ve özellikle baş-boyun, beyin ve çocukluk çağı tümörlerinde klinik başarı oranlarımız hissedilir derecede artar."</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>YÜZDE YÜZ YEŞİL ENERJİ İLE DOĞA DOSTU SAĞLIK</strong></span></p>

<p>Burtom’un sürdürülebilirlik vizyonunun sadece tıbbi cihazlarla sınırlı kalmadığını söyleyen Dr. Kılıç, İnegöl’de hayata geçirdikleri Güneş Enerji Santrali’nin (GES) grubun toplam elektrik ihtiyacının yüzde 100’ünü karşılandığını ifade etti.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>GELECEK PROJEKSİYONU</strong></span></p>

<p>2026 yılından itibaren büyüme stratejilerini "verimlilik esaslı genişleme" olarak tanımlayan Dr. Erol Kılıç, Burtom’u sadece bir hizmet sağlayıcı değil, uluslararası standartlarda bir sağlık ekosistemi haline getireceklerini belirtti.</p>

<p>Gelecek 10 yıllık dönemde sağlık turizmi, geriatri (yaşlı bakımı), longevity (uzun ömür) ve bütüncül tıp alanlarına odaklanacaklarını, Bursa’nın termal kaynaklarını modern tıpla birleştirerek dünyaya açmayı planladıklarını dile getiren Dr. Kılıç, “Sayısal büyümeden ziyade, spesifik alanlarda uzmanlaşmış nitelikli sağlık profesyonellerini bünyemize katarak değer yaratmaya devam edeceğiz" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/burtomdan-gelecegin-saglik-vizyonu-h4823.html</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Jan 2026 23:52:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2026/01/burtomdan_gelecegin_saglik_vizyonu_h4823_c7ba0.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından kadınlara hayati hatırlatma!]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/uzmanindan-kadinlara-hayati-hatirlatma-h4805.html</link>
      <description><![CDATA[Ocak ayı boyunca yürütülen Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında değerlendirmelerde bulunan Hayat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Fatma Serra Sezer, rahim ağzı kanserine karşı düzenli tarama testleri ile HPV aşısının hayati öneme sahip olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Serviks kanserinin erken dönemde teşhis edilmesi halinde tedavi başarısının yüzde 90’ın üzerine çıktığını belirten Op. Dr. Fatma Serra Sezer, bu kanser türünün düzenli kontroller sayesinde büyük oranda önlenebilir olduğuna dikkat çekti. Buna rağmen Türkiye’de hâlâ geç evrede tanı alan vakalarla karşılaşıldığını ifade eden Op. Dr. Sezer, farkındalığın artırılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>EN YAYGIN NEDEN HPV ENFEKSİYONU</strong></span></p>

<p>Rahim ağzı kanserinin başlıca nedeninin Human Papilloma Virüsü (HPV) enfeksiyonu olduğunu aktaran Op. Dr. Sezer, HPV’nin toplumda yaygın olduğunu ve bireylerin büyük bir kısmının yaşamlarının herhangi bir döneminde bu virüsle karşılaşabildiğini söyledi. Düzenli olarak yapılan smear ve HPV testlerinin, kansere dönüşme potansiyeli taşıyan hücresel değişiklikleri erken aşamada ortaya koyduğunu dile getirdi.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>21 YAŞINDAN SONRA KONTROLLER İHMAL EDİLMEMELİ</strong></span></p>

<p>Kadınların 21 yaşından itibaren ya da cinsel olarak aktif olduktan sonra düzenli jinekolojik muayenelerini aksatmaması gerektiğini belirten Op. Dr. Fatma Serra Sezer, tarama testlerinin genellikle kısa sürede ve ağrıya neden olmadan uygulanabildiğini kaydetti. Erken evrede saptanan lezyonların ise basit ve etkili tedavi yöntemleriyle tamamen ortadan kaldırılabildiğini söyledi.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>HPV AŞISI GÜÇLÜ BİR KORUMA SAĞLIYOR</strong></span></p>

<p>HPV aşısının yalnızca kadınlar için değil, erkekler için de önemli bir koruyucu uygulama olduğunu vurgulayan Hayat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Fatma Serra Sezer, aşının özellikle serviks kanserine yol açan yüksek riskli HPV tiplerine karşı güçlü bir bağışıklık sağladığını ifade etti. Aşının ideal olarak cinsel yaşam başlamadan önce yapılmasının önerildiğini, ancak ileri yaşlarda da koruyuculuğunu sürdürdüğünü belirtti.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>“FARKINDALIK HAYAT KURTARIR”</strong></span></p>

<p>Ocak ayının kadınların kendi sağlıklarını yeniden gözden geçirmeleri için önemli bir fırsat sunduğunu söyleyen Op. Dr. Fatma Serra Sezer, tüm kadınlara düzenli kontrollerini yaptırmaları, HPV aşısı hakkında bilgi almaları ve bedenlerinden gelen uyarı sinyallerini ciddiye almaları çağrısında bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/uzmanindan-kadinlara-hayati-hatirlatma-h4805.html</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Jan 2026 23:51:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2026/01/uzmanindan_kadinlara_hayati_hatirlatma_h4805_826f5.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ortopedik şikayetlerde diz ağrıları ilk sırada]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/ortopedik-sikayetlerde-diz-agrilari-ilk-sirada-h4803.html</link>
      <description><![CDATA[BURTOM Konur Cerrahi Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mehmet Akif Çuhadar, her yaştan insanı etkileyen yaygın sorunlardan biri olan diz ağrılarının ortopedi polikliniklerine yapılan başvurular arasında ilk sırada yer aldığını belirterek, “Diz ağrısına eşlik eden eklemde şişlik, kızarıklık, sertlik, ateş gibi belirtiler varsa ve diz ağrısı günlük aktiviteleri engelliyorsa rahatsızlık ilerlemeden doktora başvurulması gerekir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Op. Dr. Mehmet Akif Çuhadar, menisküs yırtıkları, ön çapraz bağ kopmaları, diz kapağı kıkırdak sorunları ve diz kireçlenmesi gibi sık görülen rahatsızlıklar hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Op. Dr. Çuhadar, diz ekleminin yapısı gereği büyük bir yük taşıdığını ve iç-dış menisküsler ile ön–arka çapraz bağların eklem stabilitesinde kritik rol üstlendiğini aktararak, ani burkulma ve dönme hareketleri sırasında en sık menisküs yırtıklarının görüldüğünü ifade etti. Menisküs yırtıklarının; ağrı, takılma hissi, merdiven inip çıkarken zorlanma ve bazı hastalarda eklemde kilitlenme gibi belirtilerle kendini gösterdiğini belirten Op. Dr. Çuhadar, tanıda fizik muayene ve MR görüntülemenin birlikte değerlendirildiğine dikkat çekti.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>MENİSKÜSTE ARTROSKOPİK CERRAHİ</strong></span></p>

<p>Günümüzde menisküs tedavisinde çoğunlukla artroskopik (kapalı) cerrahinin tercih edildiğini vurgulayan Op. Dr. Çuhadar, diz içine küçük kesilerden yerleştirilen kamera ve özel cerrahi aletler sayesinde hem tanının doğrulandığını hem de yırtık bölgenin onarıldığını, çoğu vakada yırtık kısmın çıkarıldığını; iyileşme potansiyeli olan seçilmiş olgularda ise menisküs tamirinin mümkün olduğunu kaydetti.</p>

<p>Özellikle sporcularda yaygın görülen ön çapraz bağ kopmalarına da değinen Op. Dr. Çuhadar, dizde şiddetli şişlik, boşalma hissi ve kontrol kaybının tipik bulgular arasında yer aldığını ifade ederek, kesin tanının MR ile doğrulandığını, aktif yaşam sürdüren ve dizde instabilite yaşayan hastalarda ön çapraz bağ rekonstrüksiyonunun artroskopik yöntemlerle gerçekleştirildiğini belirtti. Bu ameliyatlarda hastanın kendi tendonlarının kullanıldığı bilgisini paylaştı.</p>

<p>Diz kapağı kıkırdak aşınmalarının da önemli bir sorun olduğunu dile getiren Op. Dr. Çuhadar, merdiven çıkma, uzun süre oturma ve çömelme gibi hareketlerde artan ön diz ağrısının bu tabloyu işaret ettiğini söyleyerek, kilonun kıkırdak üzerindeki baskıyı artırdığını hatırlatarak, uygun egzersiz programları, özel dizlikler ve kıkırdak yapısını destekleyici tedavilerin başarılı sonuçlar sunduğunu aktardı.</p>

<p>İleri yaşta daha sık görülen diz kireçlenmesinin eklem deformitesine, hareket kısıtlılığına ve dinlenme ağrılarına neden olabildiğini; tedavi sürecinde egzersiz, kilo kontrolü, ilaç uygulamaları, enjeksiyon tedavileri ve fizik tedavinin önemli yer tuttuğunu ifade eden Op. Dr. Çuhadar, ileri düzey kireçlenmelerde ise total diz protezi ameliyatının gündeme geldiğini, bu cerrahiyle hasarlı eklem yüzeylerinin çıkarılıp yerine özel protezlerin yerleştirildiğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/ortopedik-sikayetlerde-diz-agrilari-ilk-sirada-h4803.html</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Jan 2026 23:42:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2026/01/ortopedik_sikayetlerde_diz_agrilari_ilk_sirada_h4803_44b3a.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa BUSADER’den Sağlıklı Yaşam Semineri]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/bursa-busaderden-saglikli-yasam-semineri-h4802.html</link>
      <description><![CDATA[Bursa Sağlık ve Eğitim Gönüllüleri Derneği’nin (Bursa BUSADER), geleneksel aylık kahvaltı etkinliği, üyelerin yoğun katılımıyla Podyum Davet’te gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Etkinliğe; Birleşik Uluslararası Sağlık ve Eğitim Gönüllüleri Dernekleri Federasyonu (BUSADER) Başkanı Zerrin Özgüle, Bursa BUSADER’in önceki dönem başkanları, Rumelili Yönetici İşadamları ve Sanayiciler Derneği (RUMELİSİAD) Başkanı Murat Evke ile Bursa BUSADER üyeleri katıldı.</p>

<p>Etkinlikte bu ay Bursa BUSADER’e katılan 8 yeni üyeye törenle rozetleri takıldı. Bu vesile ile yeni dönemin başlangıcı olan 20 Haziran 2025 tarihinden bu yana derneğe 36 yeni üye dahil oldu.</p>

<p>Etkinlikte Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doktor Selâmi Kocagil, sağlıklı ve uzun yaşamın sırlarına ilişkin bilgilendirmede bulundu.</p>

<p>Kocagil’in sunumu ilginç verileri de beraberinde getirdi.</p>

<p>Sağlıklı ve uzun yaşamın, 3 ayda bir aralıksız 3 gün aç kalma formülünden geçtiğine işaret eden Kocagil, bazı deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmaların DNA’nın resetlenebileceği gerçeğini ortaya koyduğunu, çalışmaların başarıyla sonuçlanması durumunda organ yenilenmesi sürecinin de başlayabileceğini ileri sürdü.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>MESLEKİ VE KİŞİSEL GELİŞİM</strong></span></p>

<p>Etkinliğin açılışında konuşan Bursa BUSADER Başkanı Dr. Fatma Akalp, üyelerinin sosyal, mesleki ve kişisel gelişimlerine katkı sağlayıcı etkinliklere büyük önem verdiklerini söyledi.</p>

<p>Geleneksel aylık kahvaltı etkinliklerine alanında uzman isimleri konuk ettiklerini belirten Dr. Akalp, “Bedenen ve ruhen sağlıklı, iyi, mutlu hissettiren yaşam biçimi olarak da tanımlayabileceğimiz sağlıklı yaşam olgusu, özellikle yoğun stresli günümüzün şehir hayatında önem arz eden konuların başında geliyor. Sağlıklı bedene ve ruh yapısına sahip olamadığımız sürece, hayatımızı anlamlı kılan pek çok aktiviteden de uzak kalmış oluruz. Bu gerçekten hareketle bu ayki etkinliğimize, sağlıklı yaşamın gerekleri ve uzun yaşamın sırları konusunda çalışmaları bulunan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doktor Sayın Selâmi Kocagil’i davet ettik. Davetimize icabet ettikleri için kendilerine teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>BUSADER HATIRA ORMANLARI GENİŞLİYOR</strong></span></p>

<p>Konuşmasında Bursa BUSADER’in faaliyetlerinden de söz eden Dr. Akalp, önümüzdeki şubat ayında Bursa Balabancık’ta 10 bin fidan dikimi gerçekleştireceklerini vurguladı. Bursa BUSADER olarak BUSADER Federasyonu’nun “Yeniden Yeşermek İçin Buradayız” Projesi kapsamında oluşturulan BUSADER Hatıra Ormanları ile ağaçlandırma çalışmalarına büyük önem verdiklerine değinen Dr. Akalp, Bursa BUSADER’in çevre duyarlılığına olan hassasiyetine dikkat çekti.</p>

<p>Şubat ayında gerçekleştirecekleri fidan dikimi töreninde bağışçılara teşekkür plaketi de takdim edeceklerini vurgulayan Bursa BUSADER Başkanı Dr. Akalp, kahvaltı etkinliğinin tıp fakültesi öğrencilerinin stetoskop dinleme cihazı ihtiyaçları temini yararına gerçekleştiğini ifade etti.</p>

<p>Dr. Akalp, stetoskop dinleme cihazı ile ilgili daha önceden başlatmış oldukları bağış kampanyasına üyelerinin katkı sağlayabileceklerini de sözlerine ekledi.</p>

<p>Bursa BUSADER Başkanı Dr. Fatma Akalp konuşmaların ardından, BUSADER ailesine katılan 8 yeni üyeye, “hoşgeldiniz” dileklerinde bulunarak üyelik rozetlerini taktı.</p>

<p>Bursa BUSADER Başkanı Dr. Fatma Akalp programın sonunda, konuşmacı konuk Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doktor Selâmi Kocagil’e teşekkür plaketi takdim etti.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Bursa-BUSADER-Başkanı-Dr.Fatma-Akalp.jpeg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Bursa-BUSADER-5.jpeg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Bursa-BUSADER-3.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/bursa-busaderden-saglikli-yasam-semineri-h4802.html</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Jan 2026 23:37:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2026/01/bursa_busaderden_saglikli_yasam_semineri_h4802_6f240.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BURTOM Sağlık Grubu 2026 rotasını belirledi]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/burtom-saglik-grubu-2026-rotasini-belirledi-h4791.html</link>
      <description><![CDATA[BURTOM Sağlık Grubu Genel Müdürü Serdar Küplü, 2026 stratejik planında öncelikli gündem maddesinin sağlık turizmi olacağını belirterek, uluslararası hasta departmanının kapasitesinin artırılmasının hedeflendiğini, ayrıca demografik değişimleri dikkate alarak, yaşlı bakım ve geriatri alanındaki entegre tesis yatırımları için fizibilite çalışmaları sürdüreceklerini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küplü, 10 yıllık projeksiyonda ise BURTOM’u, konvansiyonel sağlık hizmeti sunan bir yapıdan, entegre sağlık çözümleri üreten, teknolojiyi merkeze alan ve uluslararası standartlarda hizmet ihraç eden bir sağlık ekosistemine dönüştürmeyi hedeflediklerini açıkladı.</p>

<p>Başta Bursa olmak üzere yaklaşık 15 ildeki tıbbi görüntüleme ve tanı merkezleri, tıp merkezleri ve diğer sağlık birimleriyle ayda 200 bini aşkın kişiye hizmet veren BURTOM Sağlık Grubu, 2025 yılını kurumsal yapısını güçlendirdiği, hizmet standardını yükselttiği ve operasyonel verimliliğini maksimuma taşıdığı bir “konsolidasyon dönemi” olarak tamamlarken, 2026 yılında verimlilik esaslı bir büyüme stratejisi izleyerek, tüm paydaşlar için değer yaratan, güvenilir ve öncü bir sağlık kuruluşu olma misyonunu kararlılıkla sürdürecek.</p>

<p>BURTOM Sağlık Grubu Genel Müdürü Serdar Küplü, 2025 performansını ve 2026 vizyonunu değerlendirirken, hem kurumun hem de Türkiye sağlık sektörünün geleceğine dair mesajlar verdi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sirketbultenleri.com/images/upload/BURTOM_SaYlYk_Grubu_Genel_Muduru_Serdar_Kuplu.jpg" style="width:370.99px; height:596.979px" /></p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>2025: KURUMSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN PEKİŞTİĞİ YIL</strong></span></p>

<p>2025’in BURTOM için özel bir anlam taşıdığını belirten Serdar Küplü, 30. yılın yalnızca geçmiş başarıların kutlandığı bir dönem olmadığını vurgulayarak, “Bu yılı, kurumsal yapının güçlendirildiği, hizmet kalitesinin standardize edildiği ve operasyonel verimliliğin en üst seviyeye taşındığı stratejik bir dönem olarak ele aldık. Hedeflerimize ulaştığımız ve kurumsal sürdürülebilirliğimizi pekiştirdiğimiz bir yıl oldu” dedi.</p>

<p>Aylık 200 bin kişiyi aşan hasta trafiğinin ciddi bir yönetim ve altyapı gerektirdiğini belirten Küplü, 2025’te sadece tedavi edici hizmetlerde değil, koruyucu sağlık ve erken tanı alanlarında da talebin hızla arttığını, bu nedenle teknolojik altyapı ve insan kaynağının eş zamanlı güçlendirildiğini ifade etti.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE İNSAN KAYNAĞINDA YENİ SEVİYE</strong></span></p>

<p>BURTOM’un 30. yıl kapsamında yalnızca teknolojik modernizasyon değil, insan kaynağının gelişimine yönelik de önemli adımlar attığını, dijital dönüşüm yatırımlarını, kurumsal eğitim ve gelişim programlarıyla birlikte yürüttüklerini belirten Serdar Küplü, “Personelimizin yetkinliklerini artıran eğitim programları, şeffaf yönetim yaklaşımı ve adil performans sistemi; kurumsal aidiyeti güçlendiren en önemli unsurlar. Bu sayede personel devir hızımız sektör ortalamasının altında seyrediyor” ifadelerini kullandı</p>

<p>Küplü, yaşanan zorlu ekonomik koşullarda büyümeyi sürdürebilen BURTOM’un başarısının arkasında finansal disiplin, rasyonel yönetim ve orta–uzun vadeli stratejik planlama bulunduğunu, mevcut konjonktürde kısa vadeli çözümler yerine sürdürülebilir planlamaya bağlı kaldıklarını ve verimliliği artıran alanlara odaklandıklarını vurguladı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.sirketbultenleri.com/images/upload/WhatsApp_Image_2025-12-24_at_16.37.57.jpeg" style="width:370px; height:370px" /></p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>2026: SAĞLIK TURİZMİNDE ATILIM VE YAŞLI BAKIMINDA YENİ YATIRIMLAR</strong></span></p>

<p>BURTOM’un 2026 yatırım programında önceliği sağlık turizminin oluşturduğunu bildiren Küplü, uluslararası hasta departmanının kapasitesini artıracaklarını belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Sağlık turizmi bizim için stratejik bir büyüme alanı. 2026’da bu alanda daha büyük bir uluslararası erişim hedefliyoruz. Ayrıca, demografik değişimleri dikkate alarak yaşlı bakım merkezleri ve geriatri odaklı entegre tesisler için de fizibilite çalışmalarını sürdürüyoruz.”</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>YENİ MERKEZLER VE KAPASİTE ARTIŞI GÜNDEMDE</strong></span></p>

<p>BURTOM Sağlık Grubu Genel Müdürü Serdar Küplü açıklamasında, yaklaşık 15 ilde faaliyet gösteren grubun 2026’da büyüme stratejisinin “verimlilik esaslı genişleme” üzerine kurulu olduğunu, mevcut merkezlerde teknolojik donanım ve hizmet kapasitesinin artırılmasının öncelikli hedef olarak belirlendiğini, bunun yanı sıra stratejiyle uyumlu yeni lokasyon yatırımlarının da gündemde olduğunu aktardı.</p>

<p>Küplü, 850 kişilik kadrosu bulunan BURTOM’un, 2026’da istihdam politikasını nitelikli ve yetkinlik bazlı bir yaklaşımla yöneteceğini dile getirerek, “Sayısal büyümeden ziyade, spesifik uzmanlık alanlarında nitelikli sağlık profesyonellerinin organizasyonumuza katılmasını hedefliyoruz” diye konuştu.</p>

<p>Küplü, “30 yıllık kurumsal hafızamızla, etik değerlerden ödün vermeden hizmet üretmeye devam edeceğiz. Tüm paydaşlarımız için değer yaratan, güvenilir ve öncü bir sağlık kuruluşu olma misyonumuzu kararlılıkla sürdüreceği” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>GELECEK 10 YILIN VİZYONU: ENTEGRE SAĞLIK EKOSİSTEMİ</strong></span></p>

<p>BURTOM’un 10 yıllık projeksiyonuna ilişkin bilgi de veren Küplü, BURTOM’u konvansiyonel sağlık hizmeti sunan bir yapıdan, entegre sağlık çözümleri geliştiren, teknolojiyi merkezine alan ve uluslararası standartlarda hizmet ihraç eden bir sağlık ekosistemine dönüştürmeyi hedeflediklerini açıkladı.</p>

<p>Sağlık sektörüne yönelik değerlendirmede de bulunan Küplü, 2025’i Türkiye sağlık sektörü açısından “Sürdürülebilirlik Sınavı” olarak tanımladı. Medikal enflasyonun sektörün en önemli sorunu olduğunun altını çizerek, 2026 için öne çıkan riskler arasında nitelikli insan kaynağı kıtlığı, artan işgücü maliyetleri ve döviz dalgalanmalarına bağlı medikal gider risklerinin olduğunu anlattı.</p>

<p>Bunlara rağmen 2026’nın Türkiye için tarihi bir fırsat barındırdığını da vurgulayan Serdar Küplü, “Sağlık turizminde artık giriş seviyesi işlemlerden kompleks tedavilere geçiyoruz. Türkiye, 2026’da ‘ucuz alternatif’ değil, ‘kaliteli sağlık merkezi’ olarak konumlanabilir” diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/burtom-saglik-grubu-2026-rotasini-belirledi-h4791.html</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Dec 2025 23:18:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/12/burtom_saglik_grubu_2026_rotasini_belirledi_h4791_84f77.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nükleer Tıpta Yeni Nesil Teknoloji Bursa’da]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/nukleer-tipta-yeni-nesil-teknoloji-bursada-h4779.html</link>
      <description><![CDATA[Bursa’nın önde gelen sağlık kuruluşlarından BURTOM Sağlık Grubu, sürdürülebilirlik yaklaşımı doğrultusunda geçen yıl İnegöl’de hayata geçirdiği GES yatırımının ardından enerji verimliliğini ve tanısal kapasiteyi artıracak önemli bir teknoloji yatırımını daha hayata geçirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Grup, GEFF Türkiye II programının sağladığı teknik destek ve 400 bin Euro’luk finansman ile PET-CT cihazını yüksek enerji verimliliğine sahip yeni bir modelle yeniledi.</p>

<p>Onkolojik tanı, tedavi planlaması ve tedavi yanıtının ölçümünde kritik rol oynayan PET-CT teknolojisine sahip yeni cihazın, hasta başına yüzde 51 daha az enerji tüketmesi, daha az bakım gerektirmesi ve birim zamanda yaklaşık yüzde 33 daha fazla hastaya hizmet vermesi bekleniyor. Bu yatırımla projenin yılda yaklaşık 7 MWh elektrik tasarrufu ve 2 ton CO₂ emisyonu azaltımı sağlaması da öngörülüyor.</p>

<p>Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından geliştirilen ve Türkiye’de yeşil ekonomiye geçişi destekleyen önemli programlardan biri olan GEFF Türkiye II’nin öncülüğündeki PET-CT yenileme yatırımı, program kapsamında sağlık sektöründe yapılan ilk tıbbi ekipman finansmanı olma özelliği taşıyor.</p>

<p>EBRD Hissedarlar Özel Fonu tarafından desteklenen program, yeşil teknolojilere yapılan yatırımları teşvik ederek enerji verimliliği, kurumsal iklim yönetişimi ve karbon azaltımına yönelik çözüm önerileri sunuyor.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>“ENERJİ VERİMLİ TEKNOLOJİLERE YATIRIMLARIMIZ SÜRECEK”</strong></span></p>

<p>BURTOM Sağlık Grubu’ndan yapılan açıklamada, yatırımın sadece teknolojik değil, aynı zamanda çevresel duyarlılık açısından da büyük önem taşıdığını vurgulanarak “Sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltirken çevresel etkilerimizi azaltmayı önceliklerimizin başında görüyoruz. Geçen yıl İnegöl’de hayata geçirdiğimiz GES yatırımımızın ardından PET-CT cihazımızı da enerji verimliliği yüksek yeni nesil bir modelle yenileyerek önemli bir adım daha attık. Karbon ayak izimizi azaltmaya kararlıyız. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarımızı artırarak devam ettireceğiz” dendi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.kadiningundemi.net/images/upload/2-_2.jpg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/nukleer-tipta-yeni-nesil-teknoloji-bursada-h4779.html</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Dec 2025 14:38:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/12/nukleer_tipta_yeni_nesil_teknoloji_bursada_h4779_47a40.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burtom’dan Mudanya’da Sağlıklı Yaşam Semineri]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/burtomdan-mudanyada-saglikli-yasam-semineri-h4775.html</link>
      <description><![CDATA[Burtom Biyofiz Mudanya Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Önder Koçak, Mudanya Yardım Sevenler Derneği’nde düzenlenen söyleşide obezite, sigara bırakma yöntemleri, biorezonans uygulamaları ve hipnoz terapisi üzerine kapsamlı bir bilgilendirme yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte Dr. Koçak, modern yaşamın neden olduğu risk faktörlerini, tedavi yaklaşımlarını ve kişiye özel yöntemlerin önemini ele aldı.</p>

<p>Sunumunda obeziteyi tetikleyen çok yönlü faktörlere dikkat çeken Dr. Koçak, beslenme bozuklukları, sedanter yaşam, endüstriyel gıda tüketimi, psikojenik etkiler, genetik yapı ve hormonal bozuklukların tedavi sürecinde birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Uykusuzluk, kentleşme, ilaç kullanımı ve kültürel alışkanlıkların da obeziteyi besleyen önemli unsurlar olduğunu belirtti.</p>

<p>Etkinlikte ayrıca biorezonansın sigara bırakma ve kilo kontrolünde destekleyici bir yöntem olarak nasıl kullanıldığına dair bilgiler paylaşan Uzm. Dr. Önder Koçak, hipnozun ise bilincin açık, farkındalığın yüksek olduğu özel bir odaklanma haliyle kişide yerleşmiş duygu, davranış ve alışkanlıkların yeniden düzenlenmesini amaçlayan bilimsel bir yöntem olduğunun altı çizildi.</p>

<p>Uzm. Dr. Önder Koçak, bütüncül yaklaşımın her hastada farklı şekilde uygulanması gerektiğini ifade ederek, “Hayat yaşandığı kadar vardır; önemli olan sağlıklı, aktif ve kaliteli bir yaşam sürdürebilmektir” mesajını verdi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Burtom-Basın-Bulteni-1.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/burtomdan-mudanyada-saglikli-yasam-semineri-h4775.html</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Dec 2025 23:21:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/12/burtomdan_mudanyada_saglikli_yasam_semineri_h4775_2cf0c.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cyber-Nöro Robotik Yürüme Teknolojisi tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/cyber-noro-robotik-yurume-teknolojisi-tanitildi-h4770.html</link>
      <description><![CDATA[Bursa ve çevresindeki illere 2011 yılından bu yana sağlık hizmet veren ve JCI ve ISO başta olmak üzere aldığı belgelerin yanı sıra Yalın Hastane, Sağlık Okulu, Bebek Dostu Hastane gibi projeleriyle adından söz ettiren Özel Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi bünyesinde Cyber-Nöro Robotik Yürüme Rehabilitasyon Ünitesi kuruldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cyber-Nöro Robotik Yürüme Rehabilitasyon Ünitesinde, MS, serebral palsi, omurilik felci, inme gibi rahatsızlıklar robotik yürüme teknolojisiyle tedavi ediliyor.</p>

<p>Düzenlediği basın toplantısıyla çalışmaları hakkında açıklamalarda bulunan Özel Medicabil Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, “Bugün yalnızca teknolojik gelişmeleri izlemek yeterli olmamaktadır. Aynı zamanda insan niyetinin, biyolojisinin ve makinenin kesiştiği noktada ortaya çıkan yeni bir tedavi paradigmasına tanıklık etmek gerekmektedir. Bu paradigma, iyileşmenin sınırlarını yeniden çizerken “Cybernics” yaklaşımını merkezine almaktadır” dedi.</p>

<p>Bu dönüşümün kalbinde Japonya’da geliştirilen Hibrit Yardımcı Uzuv (Hybrid Assistive Limb – HAL) sisteminin yer aldığını söyleyen Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, “Bu sistem yani Hibrit Yardımcı Uzuv, kullanıcının cilt yüzeyindeki biyosinyalleri algılayarak hareket niyetini yorumlayabilen, dünyada ilk kez giyilebilir bir sibernetik dış iskelet olarak geliştirilmiştir. Bu sistem, hastanın sadece hareketini değil, niyetini algılayarak birlikte hareket eder” şeklinde konuştu.</p>

<p>Cybernicx yetkililerinden Uzm. Dr. Mehmet Akdemir ile birlikte düzenlediği basın toplantısında Hibrit Yardımcı Uzuv sistemi uygulamasına ilişkin bilgilendirmelerde bulunan Özel Medicabil Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, HAL’in Cybernicx disiplininden doğduğunu ve bu yaklaşımın mühendislikten daha fazlasını sunan nörobilim, robotiğin ve insan iradesinin birleşimi olduğunu söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Bilgen bilgilendirmesinin devamında, “HAL’in en büyük farkı, hastanın niyetini algılayarak tedaviyi kişiselleştirmesi ve öğrenen bir sistem oluşturmasıdır. HAL, aynı zamanda FDA onaylı bir tedavi aracıdır. Cerrahi gerektirmez, ilaç içermez ve evde dahi uygulanabilir” dedi.</p>

<p>Cybernicx yetkililerinden Uzm. Dr. Mehmet Akdemir de düşünce gücüyle çalışan giyilebilir cyborg robotu ile ilgili teknik açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevaplandıran Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen ve Uzm. Dr. Mehmet Akdemir daha sonra basın mensuplarına Cyber-Nöro Robotik Yürüme Rehabilitasyon Ünitesini gezdirdi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/3Prof.Dr.Omer-Faruk-Bilgen-ve-Uzm.Dr.Mehmet-Akdemir.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/2_63.jpg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/cyber-noro-robotik-yurume-teknolojisi-tanitildi-h4770.html</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Dec 2025 17:11:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/12/cyber_noro_robotik_yurume_teknolojisi_tanitildi_h4770_b1106.JPG" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda omurga sağlığına dikkat]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/cocuklarda-omurga-sagligina-dikkat-h4763.html</link>
      <description><![CDATA[BURTOM Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emre Latifoğlu, günlük yaşamın içinde fark edilmeyen küçük alışkanlıkların yıllar içinde büyük duruş (postür) sorunlarına dönüşebildiğini, özellikle okul çağındaki çocuklarda, yanlış oturma pozisyonları, uzun süreli ekran kullanımı ve ağır çantaların omurga sağlığını tehdit ettiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Emre Latifoğlu, duruş bozuklukları ve skolyozun (omurga eğriliği) erken fark edilmesinin çocukların gelecekteki yaşam kalitesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>Dijital Çağın Bedeli: Eğilen Sırtlar</strong></span></p>

<p>Uzm. Dr. Emre Latifoğlu, dijital çağla birlikte çocuklarda omurga sağlığı problemlerinde gözle görülür bir artış yaşandığını ifade ederek, “Uzaktan eğitim ve uzun süreli ekran kullanımı, çocuklarda ‘telefon boynu’, ‘kambur oturuş’ gibi duruş bozukluklarını artırdı. Büyüme çağındaki çocukların omurgası esnek bir yapıya sahip olduğu için yanlış pozisyonlarda uzun süre kalmak, kalıcı eğriliklere yol açabiliyor” dedi.</p>

<p>Skolyozun çoğu zaman sinsi ilerlediğini vurgulayan Uzm. Dr. Emre Latifoğlu, ailelerin çocuklarında omuzlardan birinin daha yüksek durması, kalça seviyesinde asimetri, giysilerin bir tarafının sürekli yukarı toplanması ve öne eğilme sırasında sırtta bir tarafın kabarık görünmesi gibi belirtilere dikkat etmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bu belirtilerin fark edilmesi durumunda, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanı tarafından yapılacak muayene ve skolyoz grafisiyle erken tanı konulabileceğini belirten Uzm. Dr. Emre Latifoğlu, erken tanının tedavide büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>“Büyüme döneminde tespit edilen skolyozda, özel egzersizler ve korselerle eğrilik ilerlemeden kontrol altına alınabiliyor” diyen Uzm. Dr. Emre Latifoğlu, fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları tarafından kişiye özel hazırlanan programların, duruş bozukluklarının düzeltilmesinde ve skolyozun ilerlemesini önlemede etkili olduğunu kaydetti.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“Koruyucu alışkanlıklar tedavi kadar önemli”</strong></span></p>

<p>Schroth ve SEAS gibi skolyoza özel egzersiz yöntemlerinin, omurga çevresi kaslarını güçlendirirken çocuklarda beden farkındalığını da artırdığını belirten Uzm. Dr. Emre Latifoğlu, şöyle konuştu :</p>

<p>“Koruyucu alışkanlıklar da tedavi kadar önemli. Çocukların her 30–40 dakikada bir pozisyon değiştirmesi, ekran karşısında boyun ve sırt desteğinin sağlanması, ergonomik masa, sandalye ve monitör kullanımı, sırt çantasının her iki omuzla taşınması ile günlük egzersiz veya spor (özellikle yüzme, pilates) yapılması duruş bozukluğunu önler.”</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“Toplumsal Farkındalık Hayati Öneme Sahip”</strong></span></p>

<p>Duruş bozukluklarının yalnızca estetik değil, uzun vadede kalp ve akciğer fonksiyonlarını da etkileyebilen ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirten Uzm. Dr. Emre Latifoğlu, şu çağrıda bulundu :</p>

<p>“Omurga sağlığını korumak dik durmakla başlar, ama farkında olmakla sürer. Aileler, öğretmenler ve sağlık profesyonelleri olarak çocuklarımızı bu konuda bilinçlendirmemiz gerekiyor. Okullarda yapılacak rutin taramalar ve ergonomi bilinci kazandıran eğitimler, gelecekte sağlıklı nesiller yetiştirmenin anahtarıdır.”</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/cocuklarda-omurga-sagligina-dikkat-h4763.html</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 23:14:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/12/cocuklarda_omurga_sagligina_dikkat_h4763_178fc.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Hastalık aynı olsa da her hasta farklıdır”]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/hastalik-ayni-olsa-da-her-hasta-farklidir-h4758.html</link>
      <description><![CDATA[Hayat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Servet Yetgin, toplumda oldukça yaygın görülen hemoroid hastalığının artık geleneksel yöntemlerin ötesinde, kişiye özel planlanan modern tedavi seçenekleriyle daha hızlı ve konforlu şekilde yönetilebildiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hemoroidin kanama, ağrı, kaşıntı ve dışkılama zorluğuna yol açarak günlük yaşamı önemli ölçüde bozabildiğine dikkat çeken Op. Dr. Yetgin, “Hemoroid yalnızca bölgesel bir rahatsızlık değildir; yaşam kalitesini, sosyal hayatı ve psikolojik durumu etkileyen bir hastalıktır. Bu nedenle tedavi yaklaşımımızda hastalığın evresini ve hastanın bireysel ihtiyaçlarını detaylı şekilde değerlendiriyoruz” dedi.</p>

<p>Güncel Tedavi Yöntemleri Artık Hastaya Göre Şekilleniyor</p>

<p>Hemoroid tedavisinde artık tek bir yöntemle sınırlı kalınmadığını, bunun yerine hastalığın boyutu ve şikâyet düzeyine göre en uygun teknolojinin seçildiğini belirten Op. Dr. Servet Yetgin, bazı hastalarda lazer yöntemi ile hemoroid dokusuna kontrollü ısı enerjisi verilerek doku küçültülürken, özellikle kanamanın yoğun olduğu durumlarda Doppler ultrason eşliğinde hemoroidi besleyen damarların bağlanmasıyla kanamanın etkin şekilde kontrol altına alınabildiğini aktardı.</p>

<p>Op. Dr. Servet Yetgin, radyofrekans uygulamalarının ise ameliyatsız alternatifler arasında yer aldığını, kontrollü ısı desteğiyle özellikle erken ve orta evre iç hemoroidlerde başarılı sonuçlar elde edildiğini ifade etti. Son yıllarda daha fazla gündemde olan mikrodalga (microwave) tedavisinin de hemoroid dokusunda hızlı ve kontrollü küçülme sağlayarak hasta konforuna katkı sunduğunu dile getirdi.</p>

<p>İleri evre vakalarda cerrahi yaklaşımların da devreye girdiğini vurgulayan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Servet Yetgin, LONGO (Stapler Hemoroidopeksi) tekniğinin anatomik yapıyı koruyan, iyileşme sürecini hızlandıran cerrahi seçeneklerden biri olduğunu söyledi. Daha erken evredeki hastalarda ise lastik bant ligasyonu (RBL) ile hemoroid paketlerinin zaman içinde küçülmesinin sağlanabildiğini ekledi.</p>

<p>Hastalar Geç Kalıyor: Erken Başvuru Uyarısı</p>

<p>Modern tedavi alternatiflerinin genişlemesine rağmen en önemli noktanın doğru hasta seçimi olduğunun altını çizen Op. Dr. Yetgin, “Her hastada hemoroidin seyri farklıdır. Yöntemi belirlerken sadece hastalığın evresi değil, hastanın yaşı, yaşam alışkanlıkları ve varsa ek hastalıkları da değerlendiriyoruz. Bu kişiye özel yaklaşım, hem tedavinin başarısını hem de hastanın tedavi sürecindeki konforunu belirgin şekilde artırıyor. Maalesef hastaların önemli bir kısmının şikâyetleri ilerlemedikçe hekime başvurmuyor. Çekingenlik ya da zamanla geçeceği düşüncesi, hastalığın daha ileri evrelere ilerlemesine neden oluyor. Oysa erken uygulanacak tedaviler çok daha pratik, hızlı ve yüz güldürücü sonuçlar sunuyor.” diyerek topluma erken muayene çağrısında bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/hastalik-ayni-olsa-da-her-hasta-farklidir-h4758.html</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Nov 2025 23:12:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/11/hastalik_ayni_olsa_da_her_hasta_farklidir_h4758_b24f7.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BURTOM, Sağlık Turizmi Zirvesi’ne katıldı]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/burtom-saglik-turizmi-zirvesine-katildi-h4748.html</link>
      <description><![CDATA[Başta Bursa olmak üzere yaklaşık 15 ildeki tıbbi görüntüleme ve tanı merkezleri, tıp merkezleri ve diğer sağlık birimleriyle ayda 200 bini aşkın kişiye hizmet veren sektörünün güçlü markası BURTOM Sağlık Grubu, Bursa’da Merinos AKKM’de düzenlenen Uluslararası Sağlık Turizmi Zirvesi’ne katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zirve’de BURTOM Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Erol Kılıç’a Onur Ödülü verildi.</p>

<p>Sağlık, ticaret ve turizm alanında iş birliği fırsatlarını artırma amacıyla düzenlenen “Uluslararası Sağlık Turizmi, Ticaret ve Turizm Zirvesi” 21–23 Kasım 2025 tarihleri arasında Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapıldı. Ayder Grup organizasyonu ve Uluslararası Ticaret ve Sağlık Turizmi Federasyonu’nun (UTSAF) desteğiyle gerçekleştirilen üç günlük programda farklı ülkelerden sağlık sektörü temsilcileri, yatırımcılar ve kamu kurumları bir araya geldi.</p>

<p>Hastaneler, termal tesisler, medikal turizm acenteleri, oteller, sigorta şirketleri ve sağlık ekipman üreticilerinin bir arada olduğu Zirve kapsamında yapılan B2B görüşmeleri ile yeni iş birliklerine zemin oluşturuldu.</p>

<p>BURTOM Sağlık Grubu, Zirve’ye stand bazında katılarak sağlık turizmine yönelik çalışmalarını ziyaretçilerle paylaştı. Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Erol Kılıç, termal kaynakları, donanımlı sağlık kuruluşları ve ulaşım olanaklarıyla öne çıkan Bursa’nın, son yıllarda sağlık turizmi alanında dikkat çeken şehirler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Şehrin, hem sağlık hem de kültür ve doğa turizmi açısından sunduğu çeşitliliğin, bu tür uluslararası organizasyonların düzenlenmesine uygun bir zemin oluşturduğunu ifade eden Uzm. Dr. Kılıç, Zirve’nin, Bursa’nın sağlık turizmi alanındaki potansiyelini uluslararası ölçekte tanıtımına ve sektörün gelişimine katkı sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Uzm. Dr. Kılıç, BURTOM Sağlık Grubu’nun, yalnızca tanı ve görüntüleme hizmetlerindeki teknolojik yatırımlarıyla değil, aynı zamanda sağlık turizmi alanındaki çalışmalarıyla da büyümesini sürdürdüğünü dile getirdi.</p>

<p>Bugün başta Balkan ülkeleri, Orta Doğu ve Kuzey Afrika olmak üzere pek çok coğrafyadan hasta kabul eden BURTOM’un, 2026 yılıyla birlikte bu alana daha da yoğunlaşacağını söyleyen Uzm. Dr. Kılıç, “Bursa’nın sağlık turizmi çekim gücünü büyütmeyi hedefliyoruz. BURTOM olarak, özellikle ileri görüntüleme teknolojileri, hızlı tanı süreçleri ve termal sağlık olanaklarını bir arada sunan yapımızla Türkiye’nin bölgesel bir sağlık merkezi olmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz.”</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/burtom-saglik-turizmi-zirvesine-katildi-h4748.html</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Nov 2025 22:34:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/11/burtom_saglik_turizmi_zirvesine_katildi_h4748_93d92.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yere sağlam basın]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/yere-saglam-basin-h4746.html</link>
      <description><![CDATA[Burtom Biyofiz Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Serhat Gençdoğan, ayak sağlığının tüm beden sağlığıyla yakından ilişkili olduğuna dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Gençdoğan, “Ayak sağlığı tüm iskelet sistemi için temel öneme sahip. Yanlış basış diz, kalça ve bel problemlerine kadar uzanan ciddi rahatsızlıklara yol açabilir” dedi.</p>

<p>Uzm. Dr. Gençdoğan, yürüyüşün yalnızca bir ayak hareketi değil, baştan ayağa bütün kas-iskelet sistemini etkileyen karmaşık bir denge mekanizması olduğunu belirterek, “Yürüme, topuk temasıyla başlar ve parmak ayrılışıyla tamamlanır. Bu döngü boyunca yere uyguladığımız kuvvet, omurga hizamızdan enerji tüketimimize kadar her şeyi etkiler. Kısacası, yere nasıl bastığımız tüm bedenimizi ilgilendirir” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>Yanlış basış bel ve diz sağlığını etkiliyor</strong></span></p>

<p>Ayak tabanındaki kavisin kişiye özel bir yapıya sahip olduğunu belirten Uzm. Dr. Gençdoğan, bu yapının bozulmasının zincirleme rahatsızlıklara yol açabileceğini ifade ederek, “Ayak kavsinin çökmesi ya da aşırı yükselmesi; topuk dikeni, diz kireçlenmesi, kalça ağrısı ve hatta bel fıtığı şikâyetlerini artırabilir. Çünkü ayaktaki basış bozuklukları dengeyi, yürüyüşün doğal akışını ve omurga hizasını bozar” dedi.</p>

<p>Yanlış zeminlerde yürümek, uygunsuz ayakkabı tercihleri ve fazla kilo gibi faktörlerin de yürüme döngüsünü bozduğunu belirten Uzm. Dr. Gençdoğan, özellikle koşu bandı gibi zeminin doğal esnekliğini yansıtmayan ortamlarda uzun süre egzersiz yapılmamasını önerdi.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>Her ayak bir parmak izi kadar özel</strong></span></p>

<p>Ayak sağlığına yönelik tedavi ve desteklerin mutlaka kişiye özel olması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Gençdoğan, “Yumuşak malzemeden üretilen standart tabanlıklar genellikle çözüm sunmaz. Çünkü her insanın ayak kavsi, parmak izi gibi kendine özgüdür” dedi.</p>

<p>Burtom Sağlık Grubu’nun, hastalarına bilgisayar destekli ayak analizi ve kişiye özel ortopedik tabanlık hizmeti sunduğunu ifade eden Uzm. Dr. Gençdoğan, “FootBalance sistemi ile 10 dakika içinde yapılan analiz sayesinde hastanın ayak tipi belirleniyor ve ona özel ortopedik tabanlık hazırlanıyor. Bu tabanlıklar ayak kavsini destekleyerek doğru basışı sağlıyor, omurga ve eklem sağlığını korumaya yardımcı oluyor” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>Bursa’da ilk kez Burtom’da</strong></span></p>

<p>FootBalance teknolojisinin Bursa’da ilk kez Burtom Sağlık Grubu bünyesinde kullanıldığını belirten Uzm. Dr. Gençdoğan, “Ayak analizi sonucunda hazırlanan kişiye özel tabanlıklar, yürüyüş ve dengeyi düzeltmekle kalmıyor, aynı zamanda vücudun genel postürünü de iyileştiriyor. Sağlıklı bir yaşamın temeli, yere sağlam basmaktan geçiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>Unutmayın: Sağlık hareketle başlar</strong></span></p>

<p>Ayak ağrısı, topuk yanması veya yürümede dengesizlik fark edildiğinde vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Serhat Gençdoğan son olarak, ayak sağlığını korumak için; fazla kilolardan kaçınılması, ayağa uygun, ortopedik tabanlı ayakkabıların tercih edilmesi, sert ve düzensiz zeminlerde uzun süre çıplak ayakla yürünmemesini önerdi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/yere-saglam-basin-h4746.html</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Nov 2025 22:55:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/11/yere_saglam_basin_h4746_f7a77.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Gereksiz antibiyotik ölümcül olabilir”]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/gereksiz-antibiyotik-olumcul-olabilir-h4735.html</link>
      <description><![CDATA[Burtom Özlüce Tıp Merkezi Dahiliye Uzmanı Dr. Filiz Gündüzer, toplumda en sık görülen sağlık sorunlarının başında gelen enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde yoğun olarak antibiyotiklerin kullanıldığını, ancak gereksiz ve yanlış antibiyotik kullanımının, insanlığı tehdit eden ciddi bir sağlık sorununa yol açtığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uz. Dr. Gündüzer, “Antibiyotiklerin bilinçsiz kullanımı bakterilerde direnç gelişimine neden olmakta; bu da basit enfeksiyonların bile tedavisini zorlaştırmaktadır” dedi.</p>

<p>Uzm. Dr. Gündüzer, gereksiz yere yaygın ve yanlış kullanıldığında antibiyotiklere karşı hızla direnç gelişebildiğini, antibiyotik direncinin bakterilerin antibiyotik varlığında dahi çoğalabilmesi anlamına geldiğini belirterek, “Bugün dünyada ve ülkemizde dirençli bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlar, ölümcül sonuçlar doğurabiliyor. Eğer antibiyotik kullanımı kontrol altına alınmazsa, kolaylıkla tedavi edilebilecek bir enfeksiyon hastalığı bile direnç nedeniyle ölümcül olabilir. İnsanlık antibiyotik öncesi çağa geri dönme riskiyle karşı karşıya kalabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“Nezle ve gripte antibiyotiğe gerek yok”</strong></span></p>

<p>Nezle ve grip gibi antibiyotik tedavisine hiç gerek olmayan virüsler ile oluşan hastalıklarda bile ülkemizde yaygın olarak antibiyotiklerin yanlış biçimde kullanıldığını söyleyen Uzm. Dr. Gündüzer, “Ne yazık ki ülkemizde bu tür hastalıklarda dahi antibiyotiklerin yaygın biçimde kullanıldığını görmekteyiz. Oysa bu durum sadece gereksiz yere direnç gelişimini hızlandırmaktadır. Bizim ülkemiz ve dünya genelinde antibiyotik direnç gelişimini önlemek ve yanlış kullanım oranlarını düşürmek için antibiyotikleri doğru kullanma konusunda toplum olarak farkındalığımızı ve duyarlılığımızı artırmamız şarttır” diye konuştu.</p>

<p>Antibiyotik direncine karşı farkındalığın artırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Burtom Özlüce Tıp Merkezi Dahiliye Uzmanı Dr. Gündüzer, Avrupa Parlamentosu’nun 2008 yılında 18 Kasım tarihini ‘Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü’ olarak ilan ettiğini hatırlattı. Akılcı antibiyotik kullanımı için önerilerde bulunan Uzm. Dr. Gündüzer, şunları söyledi:</p>

<p>“Hekim reçetesi olmadan antibiyotik kullanılmamalıdır. Grip ya da nezle gibi virüs kaynaklı enfeksiyonlarda antibiyotiklerin tedavide yeri yoktur. Hasta kendisini iyi hissetse bile, tedavi hekimin belirttiği süreden önce sonlandırılmamalıdır.”</p>

<p>Antibiyotiklerin yalnızca bakteri kaynaklı enfeksiyonlarda önerilmesi ve bu konuda hastaların doğru bilgilendirmesi gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Gündüzer, “Grip ve nezle gibi virüslere bağlı solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisinde antibiyotiklerin yeri olmadığını hastalara iyice anlatmalı, hasta ısrar etse bile bu gibi durumlarda antibiyotik önerilmemelidir” şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/gereksiz-antibiyotik-olumcul-olabilir-h4735.html</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Nov 2025 10:05:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/11/gereksiz_antibiyotik_olumcul_olabilir_h4735_2971d.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BTÜ’de Uzm. Dr. Ahmet Özkul söyleşisi]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/btude-uzm-dr-ahmet-ozkul-soylesisi-h4734.html</link>
      <description><![CDATA[Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul, Bursa Teknik Üniversitesi’nde ‘BTÜ Konuşmaları’ programına konuk olarak katıldı. Uzm. Dr. Ahmet Özkul söyleşide ‘Sağlığa ve Topluma Adanmış Bir Ömür’ü anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul’un söyleşisi öğrencilerden yoğun gördü. Uzm. Dr. Ahmet Özkul söyleşisine kitabın tanıtımıyla başladı.</p>

<p>Bir işin ehli olma gerekliliğini vurgulayan Uzm. Dr. Özkul, “Kitabı yazma amacım; bu ülkede sıradan bir Anadolu esnafının çocuğunun bile iyi eğitim veren kıymetli okullar sayesinde, hem iyi bir meslek hem de iyi bir ticari hayata sahip olabileceğini göstermekti. Yeni yetişen gençlere bu sayede özgüven aşılayabileceğimi düşünüyorum” dedi.</p>

<p>Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul, “Bir girişimcinin öne çıkan özellikleri; yaptığı iş konusunda sabırlı, kendine güvenen, ısrarcı ve çalışkan olmasıdır” dedi. Yaşamının herkes için örnek teşkil edebileceğinin altını çizen Uzm. Dr. Özkul, sosyalleşmenin önemini birden fazla kez vurguladı.</p>

<p>Bursa Teknik Üniversitesi’nin çok sayıda başarılı iş insanı ve akademisyeni davet ederek gerçekleştirdiği ‘BTÜ Konuşmaları İlham Veren Konuklar’ın 5. sezonunda konuşan Uzm. Dr. Özkul, “Girişimci, risk alarak yenilik veya geliştirme yapan kişidir. Diğer bir deyişle fırsatları gözleyen kişiye girişimci denir. Burada ben Tıp Fakültesinde öğrenci olduğum süreçte de sağlık sektöründe bir hastane açmayı düşünüyordum. Bu sanırım biraz da benim esnaf bir babanın oğlu olmamla alakalı. Ticari düşünerek ve çok çalışarak başarılı olabilirsiniz,” dedi.</p>

<p>Etkinliğin sonunda Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul’a plaket takdiminde bulundu.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/IMG_1449.jpg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/btude-uzm-dr-ahmet-ozkul-soylesisi-h4734.html</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Nov 2025 00:07:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/11/btude_uzm_dr_ahmet_ozkul_soylesisi_h4734_df962.JPG" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı”]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/akciger-kanseri-farkindalik-ayi-h4732.html</link>
      <description><![CDATA[Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Güler Yürekli, kasım ayının “Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı” olması dolayısıyla yaptığı açıklamada, akciğer kanserinin dünya genelinde hem erkeklerde hem de kadınlarda kansere bağlı ölümlerin en sık görülen nedeni olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Yürekli, akciğer kanserinin tüm kanser ölümlerinin yaklaşık yüzde 20’sinden sorumlu olduğunu belirterek, “Her yıl meme, kolon ve prostat kanserinden yaşamını yitiren hastaların toplamından daha fazla kişi, akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybediyor. Ancak bu hastalık büyük ölçüde önlenebilir bir kanser türüdür.” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>Sigara, hâlâ en büyük risk faktörü</strong></span></p>

<p>Akciğer kanserinin, akciğer dokularında yer alan hücrelerin genetik yapı bozukluğu sonucu kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıktığını belirten Dr. Yürekli, “Sigara ve tütün ürünleri, akciğer kanserinin en önemli nedenidir. Hastalığın görülme sıklığının yüzde 85’inden fazlası doğrudan tütün kullanımına bağlıdır. Bunun yanında asbest, radon gazı ve bazı kimyasallara uzun süreli maruziyet de riski artırır” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>Belirtiler çoğu zaman geç fark ediliyor</strong></span></p>

<p>Dr. Yürekli, akciğer kanserinin erken evrelerinde belirti vermeyebileceğini, bu nedenle hastaların çoğunun tanı aldığında ileri evrede olduğunu ifade ederek, “Hastalığın en sık görülen belirtileri; devamlı yoğun öksürük, göğüs, omuz ve sırt ağrısı, kanlı balgam, nefes darlığı, ses kısıklığı, yutma bozukluğu, boyun ve yüzde şişlik, göz kapağında düşme, hışıltılı solunum, tekrarlayan bronşit veya zatürre atakları, açıklanamayan kilo kaybı, hafıza kaybı, kas erimesidir. Bu şikâyetler özellikle sigara öyküsü olan kişilerde ciddiye alınmalı ve vakit kaybetmeden bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>Tanıda ileri görüntüleme ve biyopsi yöntemleri kullanılıyor</strong></span></p>

<p>Tanı sürecinde hastanın tıbbi öyküsünün yanı sıra akciğer grafisi, bilgisayarlı tomografi ve biyopsi yöntemlerinin kullanıldığını belirten Yürekli, “Gerekli durumlarda PET-BT, MR veya kemik sintigrafisi gibi ileri görüntüleme tekniklerinden de yararlanıyoruz. Bu sayede hem hastalığın tipi hem de vücutta yayılım derecesi belirlenebiliyor” bilgisini paylaştı.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>Tedavide kişiye özel yaklaşım şart</strong></span></p>

<p>Akciğer kanseri tedavisinde tümörün tipi, evresi ve hastanın genel durumu göz önünde bulundurularak cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulandığını söyleyen Uzm. Dr. Yürekli, “Erken evrede tanı konulan hastalarda cerrahi tedaviyle yüz güldürücü sonuçlar almak mümkün. Ancak ileri evredeki hastalarda tedaviyle yaşam süresini ve yaşam kalitesini artırmaya odaklanıyoruz.” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“Sigarayı bırakmak, en güçlü korunma yöntemi”</strong></span></p>

<p>Akciğer kanserinin büyük oranda önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Dr. Yürekli, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Sigaraya başlamamak ve içenlerin en kısa sürede bırakması, akciğer kanserinden korunmanın en etkili yoludur. Ayrıca işyerlerinde asbest, radon ve zararlı kimyasallara maruz kalan kişilerin profesyonel koruyucu ekipman kullanması da hayati önem taşır. Unutmayalım, erken tanı hayat kurtarır.”</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/akciger-kanseri-farkindalik-ayi-h4732.html</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Nov 2025 23:53:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/11/akciger_kanseri_farkindalik_ayi_h4732_0a10f.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayat Hastanesi diyabete dikkat çekti]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/hayat-hastanesi-diyabete-dikkat-cekti-h4718.html</link>
      <description><![CDATA[Dünya Diyabet Günü&#039;ne dikkat çekmek isteyen Hayat Hastanesi Yöneticileri ve sağlık çalışanları, Cumhuriyet Caddesi boyunca vatandaşların alkışları arasında yürüdü. Daha sonra ellerindeki yeşil balonları, gökyüzüne saldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa'da sağlık çalışanları, geleneksel hale getirdikleri diyabet yürüyüşüne vatandaşlar da dahil oldu. Kimi elinde telefonla o anları ölümsüzleştirirken, kimi ise alkışlarıyla sağlıkçılara destek oldu. Gerçekleştirilen yürüyüş, vatandaşların da dikkatini çekerken, Cumhuriyet Caddesi sonunda ise yeşil balonlar gökyüzüyle buluştu.</p>

<p>Diyabetin Türkiye'de görülme sıklığı gittikçe artan, ciddi organ yetmezliğine yol açan ve hayat kalitesini olumsuz etkileyen bir hastalık olduğunu belirten Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekimi Uzm. Dr. Fatih Özkul, "Diyabete dikkat çekmek adına her yıl düzenlediğimiz bu yürüyüş, her geçen yıl kalabalıklaşıyor. Yaptığımız farkındalığın, farkına varıldığını görüyoruz. Diyabet halk arasında şeker hastalığı olarak bilinmektedir. Ancak adı tatlı, kendi acıdır. Önemsenmeyen ve ciddiyeti farkında olunmayan bir hastalıktır. Diyabete karşı, harekete geçmeliyiz. 10 bin adım atmalıyız. Sadece diyabete değil, kan şekeri, ruh hali ve kiloya da faydası da vardır. Tüm vatandaşların hareket geçmesini ve sağlığına özen göstermesini önemsiyoruz" dedi.</p>

<p>İç Hastalıkları Uzmanı Sümeyye Memet, "Diyabet dediğimizde sadece kan şekeri yüksekliği değil, kalp göz ve sinir sistemini de etkileyen sağlık sorunlarını da göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Kronik bir hastalıktır. Erken teşhis, düzenli takip ve tedaviyle önlenebilecek bir hastalıktır. Sağlık çalışanları olarak her bireyin düzenli kan şekeri kontrolü yaptırmasını istiyoruz. Diyabetle en güçlü silahımız bilinç ve farkındalıktır" diye konuştu.</p>

<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nazmiye Şentürk ise "Şeker, artık büyük bir sorun olmaya başladı. Artık yüzde 10 oranında anne adaylarında görülüyor. Anne adayları, gebelik şekerinden korkmamalıdır. Ancak genç kalmaktan korkmak gerekiyor. Erken teşhis, hayat kurtarır. Hamile kalmadan önce, şekere baktırarak küçük bir adım atın. Küçük adımlarla, büyük sonuçlar alın" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/HAYAT-HASTANESİ-BB-4_1.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/hayat-hastanesi-diyabete-dikkat-cekti-h4718.html</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Nov 2025 09:33:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/11/hayat_hastanesi_diyabete_dikkat_cekti_h4718_e210b.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık teknolojisinde “yerli üretim” çağrısı]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/saglik-teknolojisinde-yerli-uretim-cagrisi-h4695.html</link>
      <description><![CDATA[Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Medikal Ürünler İmalatı Meslek Komitesi Başkanı ve Eyrice Dental Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Türkay Eyrice, Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltması için yerli üretim ve Ar-Ge yatırımlarının önemine dikkat çekerek, “Ülkemizin kendi medikal cihazlarını üreten, kendi yazılımlarını geliştiren, kendi markalarını dünyaya taşıyan genç mühendislere ihtiyacı var” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkay Eyrice, Kocaeli Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü öğrencileriyle bir araya geldi. Eyrice, yaptığı konuşmada Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltması için yerli üretim ve Ar-Ge yatırımlarının kritik önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Üreten Türkiye hedefinde, yerli teknolojileri geliştiren, kendi cihazlarını tasarlayıp dünyaya satan genç mühendisler çok önemli bir rol üstlenecek” diyen Eyrice, biyomedikal mühendisliğinin insan yaşamına doğrudan dokunan stratejik bir alan olduğunu vurguladı.</p>

<p>Sağlık teknolojilerinde yapay zekâ, biyomalzeme, protez tasarımı, medikal robotlar ve sensör teknolojilerinin geleceğin en stratejik alanlarını oluşturduğunu belirten Türkay Eyrice, şunları söyledi :</p>

<p>“Tahminlere göre ülkemizde yaklaşık 20 bin farklı tıbbi cihaz ve sistem sağlık kurumlarında kullanılmakta. Ancak bu cihazların büyük bölümü hâlâ yurt dışından ithal ediliyor. İşte bu noktada sizlere, yani geleceğin biyomedikal mühendislerine çok önemli bir sorumluluk düşüyor. ‘Bu ülkenin kendi medikal cihazlarını üreten, kendi yazılımlarını geliştiren, kendi markalarını dünyaya taşıyan genç mühendislere ihtiyacı var. Türkiye, üreten ve ihraç eden bir medikal teknoloji ülkesi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bu vizyonu gerçeğe dönüştürecek olan sizlersiniz.”</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.yerlivemilliuretim.com/images/upload/20251021_145125.jpg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>“YERLİ DİŞ PROTEZİ ÜRETİMİNDE DÜNYA LİGİNDEYİZ”</strong></span></p>

<p>1999 yılında küçük bir laboratuvarla yola çıktıklarını belirten Eyrice, bugün dört şirketten oluşan Eyrice Dental Grubu’nun ağız ve diş sağlığı alanında Türkiye’nin öncü kuruluşlarından biri haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Bursa TEKNOSAB’da temelleri atılan yeni üretim tesislerinin, yaklaşık 15 milyon dolarlık yatırımla tamamlanacağını anlatan Eyrice, fabrikanın yıllık 2 milyon diş protezi üretim kapasitesine sahip olacağını söyledi.</p>

<p>Eyrice şöyle konuştu:</p>

<p>“Enerjisini kendi üreten, tıbbi atıklarını kendi bertaraf eden, yapay zekâ destekli üretim sistemlerine sahip çevreci bir fabrika kuruyoruz. Bu yatırımla Türkiye, ABD, Hindistan ve Çin’in ardından, yüksek teknoloji ile diş protezi üretebilen dördüncü ülke olacak.”</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.yerlivemilliuretim.com/images/upload/20251021_144331.jpg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>YAPAY ZEKÂ VE DİJİTALLEŞME ÜRETİMİN MERKEZİNDE</strong></span></p>

<p>Eyrice, yeni tesisin tamamen dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojileriyle donatıldığını belirterek, 3 boyutlu tarama sistemleri, CAD-CAM destekli tasarımlar ve robotik üretim hatları sayesinde kişiye özel, hatasız ve hızlı üretim imkânı sağlandığını söyledi.</p>

<p>Eyrice, bu sistemlerin tasarımında ve doğruluk analizlerinde biyomedikal mühendislerinin bilgi birikiminin büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİ: ÖĞRENCİLERE AÇIK KAPI</strong></span></p>

<p>Eyrice Dental Grubu’nun TEKNOSAB’daki yeni fabrikasının sadece bir üretim tesisi değil, aynı zamanda bir eğitim ve Ar-Ge merkezi olarak da planlandığını belirten Eyrice, üniversitelerle yapılacak iş birlikleri sayesinde öğrencilerin staj ve proje geliştirme süreçlerinde aktif yer alacağını açıkladı.</p>

<p>Yaklaşık 1.000 kişiye istihdam sağlayacak tesisin, genç mühendisler için uygulamalı bir öğrenme ortamı yaratacağını ifade eden Eyrice, “Eyrice Dental Grubu olarak kapımız sizlere her zaman açık. Bilgi paylaşımı, staj ve proje iş birlikleri konusunda desteğe hazırız” dedi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/20251021_150708.jpg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>“GERÇEK ÖĞRENME ÜRETMEKLE BAŞLAR”</strong></span></p>

<p>Konuşmasında gençlere mesaj da veren Eyrice, “Ben maddi imkansızlıklar nedeniyle üniversite eğitimi alamamış bir girişimci olarak bugün burada sizlerle olmaktan gurur duyuyorum” diyerek, başarıya giden yolda azim, öğrenme isteği ve üretme cesaretinin önemini vurguladı :</p>

<p>“Eğer hayalin varsa, bilgiye meraklıysan, çalışmaktan çekinmiyorsan, karşına çıkan her engel aslında bir basamaktır. Okuldayken sadece derslerle sınırlı kalmayın; üretin, deneyin, hata yapın, yeniden deneyin. Gerçek öğrenme orada başlıyor.”</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/saglik-teknolojisinde-yerli-uretim-cagrisi-h4695.html</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Oct 2025 16:32:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/10/saglik_teknolojisinde_yerli_uretim_cagrisi_h4695_8e1d2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burtom, sağlığı hastaların evine taşıyor]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/burtom-sagligi-hastalarin-evine-tasiyor-h4687.html</link>
      <description><![CDATA[Kronik hastalar, yaşlılar, ameliyat sonrası bakıma ihtiyaç duyanlar ve hareket kısıtlılığı olanlar gibi birçok farklı kesimin yaşam kalitesini artıran evde sağlık ve bakım hizmetleri ülkemizde giderek yaygınlaşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık kurumları, evde sağlık ve bakım hizmeti kapsamında her yaştan bireye, uzman doktor ve deneyimli ekipleriyle ev ortamında kapsamlı sağlık ve bakım hizmetleri sağlıyor.</p>

<p>Burtom Sağlık Grubu, pandemi süreciyle birlikte oluşan talepler üzerine bünyesinde kurduğu Evde Sağlık ve Bakım Merkezi ile hastaların ihtiyacı olan hizmetleri hastane konforunu aratmayacak şekilde evlere taşıyor.</p>

<p>Sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaşması ve yaşam kalitesinin artırılması amacıyla, Burtom Sağlık Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Evde Sağlık ve Bakım Merkezi, hastaların tanı, tedavi ve takip süreçlerini ev konforunda, güvenli ve bütüncül bir yaklaşımla sunuyor.</p>

<p>Burtom Evde Sağlık ve Bakım Mesul Müdürü Dr. Fehmi Türker, evde sağlık hizmetlerinin ülkemizde 2005 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından düzenleme altına alındığını hatırlatarak, bu hizmetlerin dünya genelinde uzun süredir devlet politikalarıyla desteklendiğini belirtti.</p>

<p><br />
Türker, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi:</p>

<p>“Bugün birçok ülkede evde sağlık hizmetlerinin hızla yaygınlaşmasının birçok nedeni var. Evde bakım hizmetleri, hastanın kendi ev konforunda ailesiyle birlikte olmasını sağlar; bu da hastaların psikolojik olarak rahat ve huzurlu olmalarını sağlayarak iyileşmelerini hızlandırır. Enfeksiyon riskinin daha az olması, daha güvenli bir tedavi ve iyileşme süreci sunar. Ayrıca hastanede kalış süresini azaltarak tedavi hizmetlerini daha ekonomik hale getirir.”</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>PANDEMİ SÜRECİ EVDE SAĞLIK HİZMETLERİNE OLAN İHTİYACI ARTIRDI</strong></span></p>

<p>Koronavirüs pandemisinin, sağlık hizmetlerine erişim alışkanlıklarını köklü biçimde değiştirdiğini vurgulayan Dr. Türker, “Pandemi döneminde, enfeksiyon endişesi nedeniyle pek çok kişi hastanelere gitmekte tereddüt etti. Özellikle kronik hastalığı bulunan, düzenli tedaviye ihtiyaç duyan ya da yatağa bağımlı bireyler için evde sağlık ve bakım hizmetlerinin önemi bu süreçte çok daha net anlaşıldı” dedi.</p>

<p>Bu dönemde oluşan talebe yanıt olarak Burtom Sağlık Grubu’nun, kendi bünyesinde Evde Sağlık ve Bakım Merkezi’ni kurduğunu belirten Türker, “Hedefimiz, hastane konforunu aratmayacak düzeyde, profesyonel sağlık hizmetlerini bireylerin evine taşımak oldu.” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>KAPSAMLI VE BÜTÜNCÜL HİZMET ANLAYIŞI</strong></span></p>

<p>Burtom Evde Sağlık ve Bakım Merkezi; her yaştan bireye, deneyimli sağlık ekibiyle, evde danışmanlık, muayene, tedavi ve takip işlemleri dahil kapsamlı hizmetler sunuyor. Evde hemşirelik uygulamaları (serum, enjeksiyon, sonda değişimi, yara bakımı), tetkik hizmetleri, evde röntgen ve ultrason, laboratuvar testleri, fizik tedavi ve rehabilitasyon, anne–bebek takibi ve diyetisyen danışmanlığı gibi hizmetler, hastaların kendi yaşam alanlarında gerçekleştiriliyor.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>KORUYUCU SAĞLIK YAKLAŞIMIYLA YERİNDE TAKİP</strong></span></p>

<p>Tedavi edici hizmetlerin yanı sıra koruyucu sağlık yaklaşımını da benimsediklerini belirten Dr. Türker, “Sağlıklı bireylerin ev ve iş yerlerinde check-up değerlendirmeleri, laboratuvar tahlilleri ve radyolojik incelemelerini yerinde gerçekleştiriyoruz. Böylece erken teşhis ve düzenli sağlık takibi konusunda aktif rol alıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>“KALİTE STANDARTLARIMIZI HASTALARIN YAŞAM ALANLARINA TAŞIYORUZ”</strong></span></p>

<p>Dr. Fehmi Türker, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Burtom Evde Sağlık ve Bakım Merkezi olarak amacımız, kişilerin sağlık ihtiyaçlarını ve beklentilerini kendi yaşam alanlarında, konfor ve yaşam kalitelerini koruyarak karşılamak; tıbbi bakım hizmetlerini güvenilir, ulaşılabilir ve sürdürülebilir bir şekilde sunmaktır. Burtom Sağlık Grubu’nun kalite standartlarını hastalarımızın yaşam alanlarına taşıyoruz.”</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/burtom-sagligi-hastalarin-evine-tasiyor-h4687.html</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Oct 2025 13:33:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/10/burtom_sagligi_hastalarin_evine_tasiyor_h4687_847c4.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her kadın kendi ritminde menopozu yaşar]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/her-kadin-kendi-ritminde-menopozu-yasar-h4686.html</link>
      <description><![CDATA[Hayat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zeynep Çankaya, menopozun yalnızca biyolojik bir dönem olmadığını, her kadının bu süreci kendi ritminde yaşadığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Menopozun, kadının doğurganlık döneminin sona erdiği, son adet kanamasının ardından başlayan doğal bir biyolojik süreç olduğunu söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zeynep Çankaya, menapozun genellikle 45-55 yaş aralığında görülürken, Türkiye’de ortalama menopoz yaşının 45-50 civarında olduğunu belirtti.</p>

<p><br />
Açıklamasında, menopozu üç temel evreye ayırarak değerlendirmenin daha doğru olacağını belirten Op. Dr. Zeynep Çankaya, “Bunlar, Premenopoz- Menopoz öncesi geçiş dönemi, hormonal değişimlerin başladığı yıllar. Menopoz (Perimenopoz)- Adet döngüsünün düzensizleştiği ve sona ermeye başladığı dönem. Postmenopoz- Adetlerin tamamen kesildiği, menopoz sonrası yıllardır” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#ff0000;">BELİRTİLER HER KADINDA FARKLIDIR</span></strong></p>

<p>Hayat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zeynep Çankaya, menopoz belirtilerinin her kadında farklı seyrettiğini dile getirirken şunları söyledi:</p>

<p>“Menopoz süreci kadın bedeninde kişiye özel bir değişimdir. Bazı kadınlar bu dönemi hafif atlatırken, bazılarında sıcak basmaları, uykusuzluk, sinirlilik, konsantrasyon kaybı gibi erken dönem belirtiler yoğun şekilde görülebilir. Daha ileri dönemde ise kemik erimesi ve kalp-damar hastalıkları gibi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Bu nedenle düzenli kontroller büyük önem taşır. Menopoz, kadının yaşam döngüsündeki doğal ama derin bir duraktır. Bu süreç yalnızca hormonlarla değil, duygularla da ilgilidir. Kadın bedeni her evrede farklı bir dil konuşur; menopoz da bu dillerden biridir. Bu nedenle her kadının deneyimi kendine özgüdür ve ‘tek tip’ bir çözümden söz etmek doğru olmaz.”</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>DESTEK VE BİLİNÇ SÜRECİN KALİTESİNİ BELİRLİYOR</strong></span></p>

<p>Op. Dr. Zeynep Çankaya, menopoz döneminde kadının hem yakın çevresinden hem de uzman desteğinden güç alması gerektiğini vurgularken de, “Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, yeterli uyku ve psikolojik destek; bu dönemi çok daha konforlu hale getirir. En önemlisi de kadınların kendilerini bu süreçte yalnız hissetmemeleri gerekir. Menopoz, bir bitiş değil; yeni bir başlangıçtır. Menopoz, kadının yaşam yolculuğunda doğal bir dönüm noktasıdır. Bilinçli adımlar ve doğru destekle bu süreci daha sağlıklı, huzurlu ve güçlü geçirmek mümkündür. Her kadın kendi ritminde menopozu yaşar; önemli olan bu ritmi anlamak ve ona saygı duymaktır” dedi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/her-kadin-kendi-ritminde-menopozu-yasar-h4686.html</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Oct 2025 13:23:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/10/her_kadin_kendi_ritminde_menopozu_yasar_h4686_4d126.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pıhtıyı farket! Yürümeye ve nefes almaya devam et!]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/pihtiyi-farket-yurumeye-ve-nefes-almaya-devam-et-h4675.html</link>
      <description><![CDATA[Türkiye’de her yıl 30 bin kişi tromboz hastalığı sebebiyle hayatını kaybediyor. “Sessiz katil” olarak nitelendirilen tromboz hastalığına karşı düzenli sağlık kontrolleri öneren Hematoloji Uzmanı Dr. Zafer Serenli Yeğen, “Obezite ve sigaradan uzak durmak. Sağlık yürüyüşleri ve en önemlisi sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek gerekir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, tromboz yani kan pıhtılaşmasını modern çağın en ağın en yaygın ve tehlikeli sağlık sorunlarından biri olarak nitelendiriyor. Her yıl dünyada 30 milyon, Türkiye’de ise 30 bin insan tromboz sebebiyle hayatını kaybediyor. "Dünya Tromboz Günü" sebebiyle açıklamalarda bulunan Doruk Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Hemotoloji Uzmanı Dr. Zafer Serenli Yeğen, “Milyonlarca insanın yaşamını etkileyen damar tıkanıklıklarına karşı toplumsal bilinç oluşturmalıyız. Her yıl milyonlarca insan tromboz sebebiyle yaşamını yitiriyor. Bu sayı, meme ve akciğer kanserinden ölen hasta sayısı toplamından daha fazladır. Pıhtı yaş, cinsiyet ve ırk ayrımı yapmadan herkesi etkileyebilir. Uzun süre hareketsizlik, pıhtı oluşumu için önemli bir risk faktörüdür” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>DÜZENLİ KONTROL VE SAĞLIKLI YAŞAM</strong></span></p>

<p>Tromboza karşı erken tanı ve uygun tedavinin hayati önem taşıdığına dikkati çeken Dr. Serenli Yeğen, tromboz riskini arttıran faktörleri şu şekilde sıraladı:</p>

<p>“Hareketsizlik, obezite ve sağlıksız beslenme, sigara kullananma, cerrahi operasyonlar ve hastanede uzun süreli yatış, kanser hastalıkları ve tedavileri ileri yaş, genetik faktörler, gebelik ve hormon replasman tedavileri, östrojen içeren doğum kontrol haplar tromboz riskini artırıyor. Peki, trombozdan korunmak mümkün mü? Elbette ki mümkün. Araştırmalar pıhtıya bağlı ölümlerin en az yarısının önlenebilir olduğunu gösteriyor. En önemlisi sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek. Düzenli fiziksel aktivite yaparak hareketsiz yaşamdan kaçınmak, sağlıklı beslenmek: Bol sebze-meyve tüketmek, şeker ve tuz alımını kısıtlamak, bol su içmek, sigaradan uzak durmak, uzun süre hareketsiz kalmamak, özellikle uzun yolculuklarda düzenli hareket etmek ve kilo kontrolüne önem vermek. Bununla birlikte ailenizde erken yaşta kalp hastalığı, ani ölüm, diyabet veya kolesterol yüksekliği gibi sorunlar varsa, mutlaka hekiminizle görüşerek risk değerlendirmesi yaptırmalısınız.”</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/pihtiyi-farket-yurumeye-ve-nefes-almaya-devam-et-h4675.html</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Oct 2025 11:04:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/10/pihtiyi_farket_yurumeye_ve_nefes_almaya_devam_et_h4675_35635.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Biorezonans ile sigarayı bırakabilirsiniz]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/biorezonans-ile-sigarayi-birakabilirsiniz-h4674.html</link>
      <description><![CDATA[Sigara kullanımı, Dünya Sağlık Örgütü’nün Küresel Tütün Salgını Raporu’na göre erken ölüm riskini en çok artıran etken olurken, ilaçsız ve ağrısız bir şekilde sigarayı bırakma olanağı sağlayan biorezonans terapisine ilgi giderek artıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BURTOM Biyofiz Mudanya Tıp Merkezi Dahiliye Uzmanı Dr. Önder Koçak, nikotin bağımlılığının, tekrarlama oranı en yüksek bağımlılıklar arasında yer aldığını belirterek, “Araştırmalara göre; Türkiye’de 15 yaş üzerindeki her 10 kişiden 3’ü sigara kullanıyor. Sigara içenlerin yüzde 70’i bırakmak istese de, bunların ancak yüzde 35’i teşebbüs ediyor, sonuçta yüzde 5’ten azı başarılı olabiliyor” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>“SİGARA HEM SİZE HEM SEVDİKLERİNİZE ZARAR VERİYOR”</strong></span></p>

<p>Sigaranın; kalp-damar hastalıkları, akciğer kanseri, mide rahatsızlıkları ve KOAH gibi birçok ciddi sağlık sorununa yol açtığına dikkati çeken Dr. Koçak, “Sigara, sadece içenlere değil, sevdiklerine de zarar veriyor. Bırakmaya karar verenler için biorezonans terapisi doğru bir yöntem. Bu yöntemle hem nikotin bağımlılığından kurtulabilirler hem de bedenlerinin doğal dengesine kavuşmasına yardımcı olabilirler” şeklinde konuştu.</p>

<p>Biorezonans terapisinin, sigarayı bırakmak isteyenler için son dönemin en etkili yöntemlerinden biri olarak öne çıktığını söyleyen Dr. Önder Koçak, biorezonansın; vücudun elektromanyetik frekanslarını kullanarak bağımlılıklara yol açan maddeleri tespit etmeyi ve etkisiz hale getirmeyi amaçlayan bir yöntem olduğunu kaydetti.</p>

<p>Dr. Koçak, yöntemin işleyişini “Tiryaki, eğer sigarayı bırakmaya karar verirse Biorezonans yönteminde başarı mümkün. Biorezonans, nikotinin yaydığı frekansı tespit ederek ters frekansla iptal eder. Vücut, bu yeni mesajla nikotini böbrekler ve deri yoluyla dışarı atmaya başlar. Böylece kişi sigara içme isteğini kaybeder ve yoksunluk belirtileri önemli ölçüde azalır” ifadeleriyle özetledi.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>YÜKSEK BAŞARI ORANI</strong></span></p>

<p>Dr. Koçak, biorezonansın, tamamen ağrısız, iğnesiz ve ilaçsız bir yöntem olarak öne çıktığını, yapılan araştırmaların, katılımcıların yüzde 70’inden fazlasının tek seansta, yüzde 90’ının ise ikinci seansta sigarayı bırakabildiğini gösterdiğini, bağımlı kişinin kısa bir süre de olsa kendi iradesi ile ve doktorun gözetiminde ilaç ya da hipnoz desteğine ihtiyaç duyabileceğini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/biorezonans-ile-sigarayi-birakabilirsiniz-h4674.html</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Oct 2025 10:53:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/10/biorezonans_ile_sigarayi_birakabilirsiniz_h4674_3e390.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ruh sağlığı ve kaygının önemini Osmangazi’de konuşuldu]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/ruh-sagligi-ve-kayginin-onemini-osmangazide-konusuldu-h4669.html</link>
      <description><![CDATA[Osmangazi Belediyesi 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde stres ve kaygı konulu seminer düzenledi. Düzenlenen seminerde alanında uzman psikologlar
ruh sağlığının önemi ve herkesin ortak problemlerinde biri olan kaygıyla başa çıkabilme yöntemlerini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Kent Konseyi ve Çekirge Rotary Kulübü, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nü kutlamak için “Stresli Dünyada Kaygıyı Yönetmek” konulu seminer düzenledi. Prof. Dr. Alp Gurbet’in moderatörlüğünü yaptığı Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde düzenlenen programda Uzman Klinik Psikolog Selin Çelen ve Uzman Klinik Psikolog Begüm Ece Çalışkan, Stresli bir dünyada kaygı ve stresle başa çıkma yöntemleri hakkında katılımcılara bilgiler verdi. Osmangazi’de yaşayan vatandaşların yoğun katılım gösterdiği programda 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günüde kutlandı.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“BAŞA EDİLEMEYEN DUYGULAR ZAMANLA FİZİKSEL SORUNLARA YOL AÇIYOR”</strong></span></p>

<p>10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nü kutlamak için bir araya geldiklerini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Begüm Ece Çalışkan, “10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü bugün dünyada ruh sağlığının önemini kutladığımız bir gün burada hem ruh sağlığının önemi ve herkesin ortak problemlerinde biri olan kaygı hakkında konuştuk. Stresli bir dünyada kaygıyı nasıl yönetebiliriz, stresle nasıl baş edebiliriz hakkında bilgiler verdik. Stres günlük hayatımızda hayatımız da bizim tehdit altında hissettiğimiz normal bir duygu aslında işlevsel olabilir ve kullanabiliriz ama kullanamadığımız işlevimizi bozduğu yerlerde biraz daha onun etrafını doldurarak stresin kaynağını ve nereden geldiğini anlayarak bununla baş etme stratejilerini anlattık. Dünyada herkesin stres seviyesinin arttığını biliyoruz. İstatistik olarak bu eski zamanlara göre çok daha fazla, zamanının büyük çoğunluğunu kazanmak üzere geçiren kişilerde stres çok daha fazla gözüküyor. Dışarı atılmayan başa edilemeyen duygular zamanla fiziksel sorunlara yol açıyor” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“KAYGILARIN BAŞARIDA SAĞLAYABİLİR BAŞARIMIZI GÖLGELEYEDEBİLİR”</strong></span></p>

<p>Fiziksel sağlığın önemli olduğu kadar ruh sağlığının da önemine dikkat çektiklerini belirten Uzman Klinik Psikolog Selin Çelen, “Kaygılar çeşitli fiziksel hastalıklara sebebiyet verebilir ama sağlıklı yanları da var bunlar performansımızı sağlayan bir şey mesela sınav stresi bizim başarılı olmamıza da sebep olabilir, yada hedeflediğimiz bir şey bir şekilde kaygılı olduğumuz da ona daha kolaylıkla ulaşabilmemizi sağlıyor. İşlevsellik dışına çıktığımızda onu gölgelediği vakitte bu noktada kaygı daha tehlikeli bir boyuta geliyor ve başarımızı gölgeliyor” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“YAŞADIĞIMIZ STRES KAYGIYA VE ENDİŞEYE DÖNÜŞEBİLİYOR”</strong></span></p>

<p>Dünyada stres altında yaşadıklarını söyleyen Prof. Dr. Alp Gurbet, “Yaşadığımız stres kaygıya ve endişeye dönüşebiliyor. Çok kaygılı ve stresliysek bunları nasıl yönetebiliriz, hakkında Uzman Klinik Psikolog arkadaşlarımız katılıcılara bilgiler verdi” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“İNSANI MERKEZ ALAN HER PROJEDE YER ALMAYA DEVAM EDİYORUZ”</strong></span></p>

<p>Dünya Ruh Sağlığı Günü için bir araya geldiklerini sözlerine ekleyen Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Fatma Çil Yılmaz, “Ruh sağlığı sadece bireysel değil toplumumuzu da ilgilendiren çok önemli bir konu insan olarak ne kadar mutlu olursak toplumumuza o kadar faydalı oluruz. Biz Osmangazi Kent Konseyi olarak insanı merkez alan her projede yer almaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“RUHUMUZ BEDENİMİZİN EN DEĞERLİ HAZİNESİDİR”</strong></span></p>

<p>İyi sağlığın zihinsel ve duygusal dengenin korunması ile mümkün olduğunu söyleyen Çekirge Rotary Kulübü Başkanı Yüksel Aşnı, “Ruhumuz bedenimizin en değerli hazinesidir. Ruh sağlığı ve ruh hastalıklarınıntoplumda farkındalığını ve anlaşılırlığını artırmak amacıyla 1992 yılından buyana her yıl 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü olarak kutlanmaktadır. Bizde bu anlamlı günü kutlamak için bir araya geldik” dedi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/ruh-sagligi-ve-kayginin-onemini-osmangazide-konusuldu-h4669.html</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Oct 2025 23:16:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/10/ruh_sagligi_ve_kayginin_onemini_osmangazide_konusuldu_h4669_a3a7c.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Unutkanlıkla gelen hastalık : Demans]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/unutkanlikla-gelen-hastalik-demans-h4642.html</link>
      <description><![CDATA[BURTOM Biyofiz Tıp Merkezi Nöroloji Uzmanı Dr. Şule Karaarslan, yaşlılıkta sık rastlanan unutkanlığın her zaman demans ya da Alzheimer hastalığına işaret etmediğini, ancak belirtilerin hafife alınmasının önemli sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirterek, erken tanının büyük önem taşıdığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Yaşlılarda unutkanlık normaldir” düşüncesinin toplumda yaygın olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Şule Karaarslan, bu yaklaşımın riskli olabileceğini belirterek, “Evet, hepimiz zaman zaman isimleri, tarihleri veya bazı olayları unutabiliriz. Ancak önemli olan bu durumun sıklığı, sürekliliği ve yaşamı ne kadar etkilediğidir. Demans ve Alzheimer gibi hastalıklar, özellikle yakın belleği etkileyerek kişinin günlük yaşamını zorlaştırır. Bu nedenle yaşlılıkta her unutkanlığı doğal kabul etmemek gerekir” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>ERKEN TANI İLE DAHA UZUN VE KALİTELİ YAŞAM</strong></span></p>

<p>Demansta erken tanının önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Şule Karaarslan, “Alzheimer demansı, demans türleri arasında en sık görülenidir. Yakın geçmişte yaşananları unutmak, aynı soruları tekrar tekrar sormak, kelime bulmada zorluk yaşamak, günlük işleri yaparken zorlanmak, iletişimde azalma en önemli belirtiler arasındadır. Bu bulgular görüldüğünde zaman kaybetmeden bir nöroloji uzmanına başvurulmalıdır. Erken evrede tanı konulan hastalarda hem ilaç tedavileri hem de yaşam tarzı düzenlemeleriyle ilerleme yavaşlatılabilir, hastalar daha uzun ve kaliteli bir yaşam sürebilir” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>YAŞLILIKTIR DEMEYİN, UZMAN GÖRÜŞÜ ALIN</strong></span></p>

<p>Uzm. Dr. Karaarslan, benzer bulguların her zaman Alzheimer’a işaret etmeyebileceğini de belirterek şunları söyledi :<br />
“Vitamin B12 eksikliği, tiroit bozuklukları, depresyon ya da normal basınçlı hidrosefali gibi bazı hastalıklar da unutkanlıkla başlayabilir. Erken dönemde tanı konduğunda bu hastalıkların çoğu tedavi edilebilir. Dolayısıyla unutkanlığı ‘yaşlılıktandır’ diyerek görmezden gelmemek gerekir.”</p>

<p>Unutkanlığa karşı alınabilecek önlemler hakkında da bilgi veren Uzm. Dr. Karaarslan, “Diyabet, hipertansiyon, depresyon, işitme kaybı gibi risk faktörlerinin kontrol altına alınması, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve doktorunuzun önereceği zihinsel aktivitelerle bilişsel rezerv korunabilir hatta artırılabilir. Beynimiz de vücudumuz gibi yaşlanır; ama sağlıklı yaş almak elimizde” ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/unutkanlikla-gelen-hastalik-demans-h4642.html</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Sep 2025 18:35:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/09/unutkanlikla_gelen_hastalik_demans_h4642_5aeef.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[&quot;Rahim ağzı kanseri aşıyla önlenebiliyor&quot;]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/rahim-agzi-kanseri-asiyla-onlenebiliyor-h4638.html</link>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, HPV yani Human Papilloma Virüsünün, kadın-erkek ayrımı gözetmeksizin milyonlarca kişiyi etkileyen, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir virüs olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Op. Dr. Nuray Kuzukıran, özellikle rahim ağzı kanseri başta olmak üzere birçok kanser türünün ve genital siğillerin başlıca nedenlerinden biri olarak kabul edilen HPV’nin, büyük bir tehdit oluşturduğunu ve en etkili savunmanın aşı olduğunu dile getirdi.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>HPV NEDİR VE NASIL BULAŞIR?</strong></span></p>

<p>Op. Dr. Nuray Kuzukıran, HPV’nin (Human Papilloma Virus), 200’den fazla tipi bulunan yaygın bir virüs olduğunu belirtirken, “Cinsel yolla bulaşan en yaygın virüslerden biri olan HPV’nin bazı türleri belirti vermezken, bazıları ise genital siğiller veya kansere yol açabiliyor. En tehlikeli türler olarak kabul edilen HPV Tip 16 ve Tip 18, rahim ağzı kanserlerinin yüzde 70’inden fazlasından sorumludur. HPV, cinsel temas ve deri teması yoluyla bulaşabiliyor” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>AŞI İLE KORUNMAK MÜMKÜN</strong></span></p>

<p>HPV enfeksiyonu çoğu zaman belirti vermeden bağışıklık sistemi tarafından temizlendiğini, ancak bazı kişilerde genital siğiller ile rahim ağzı, vajina, vulva, penis, anüs ve boğaz kanserleri gelişebildiğini ifade eden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, HPV’ye karşı geliştirilen aşıların önemine dikkat çekerek şu açıklamalarda bulundu:</p>

<p>"HPV aşısı, tıbbın kansere karşı geliştirdiği en etkili önleyici yöntemlerden biridir. Özellikle cinsel hayata başlamadan önce yapılan aşı, kişinin yaşam boyu virüsten korunmasını sağlayabilir. Ancak bu, cinsel olarak aktif bireylerin aşıdan fayda görmeyeceği anlamına gelmez. Her yaşta koruyucu etkisi vardır."</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>UNUTMAYIN: ERKEN TANI, AŞI VE BİLİNÇ</strong></span></p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ), HPV’ye bağlı kanserlerin ortadan kaldırılması için HPV aşısının yaygınlaştırılmasını önerdiğini de dile getiren Op. Dr. Nuray Kuzukıran, açıklamasının sonunda, “Kadınlar, rahim ağzı kanseriyle mücadelede en güçlü silahlara sahip: düzenli smear testleri ve HPV aşısı. Erken tanı ve koruyucu sağlık önlemleri, hayat kurtarır" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#ff0000">SERVİKS SMEAR TESTİ</span></strong></p>

<p>Rahim ağzı kanserinin dünyada her yıl yüz binlerce kadının hayatını etkileyen ancak erken tanı ile yüzde 100’e yakın oranda önlenebilir bir kanser türü olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “Bu güçlü koruma, yalnızca birkaç dakikalık Serviks Smear Testi ile sağlanabiliyor. Smear testi, rahim ağzından alınan hücre örneklerinin mikroskop altında incelenmesiyle yapılan bir tarama testidir. Amaç, henüz kansere dönüşmemiş hücresel değişiklikleri erkenden tespit etmek ve önleyici tedbirler almaktır. Test, genellikle ağrısız ve hızlıdır. Kadın doğum muayenesi sırasında alınır ve işlem yalnızca birkaç dakika sürer” dedi.</p>

<p>21 yaşından itibaren her kadın, cinsel hayatı başladıysa 3 yılda bir Smear testi yaptırması gerektiğini söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, 30 yaşından sonra, HPV testiyle birlikte yapılırsa bu süre 5 yıla çıkabilir. Gelişmiş ülkelerde bu testin yaygınlaşması sayesinde rahim ağzı kanseri oranları büyük oranda düştü. Aynı başarıyı Türkiye’de de sağlamak için öncelikle kadınların bilinçlenmesi, ardından da rutin kontrolleri alışkanlık haline getirmesi gerekiyor. Smear testi, hayat kurtarabilecek kadar önemli ama çoğu kadının ihmal ettiği bir sağlık adımı. Her kadın, bu testi bir sağlık sorunu değil, bir kendine değer verme göstergesi olarak görmeli” şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/rahim-agzi-kanseri-asiyla-onlenebiliyor-h4638.html</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Sep 2025 22:50:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/09/rahim_agzi_kanseri_asiyla_onlenebiliyor_h4638_fb82a.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alzheimer hastalığında erken tanı hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/alzheimer-hastaliginda-erken-tani-hayat-kurtariyor-h4637.html</link>
      <description><![CDATA[65 yaş üstü bireylerde en sık görülen demans yani halk arasında bilinen adıyla bunama türü olan Alzheimer hastalığı, özellikle 85 yaşından sonra daha yaygın hale geliyor. Araştırmalara göre, bu yaş grubunda hastalığın görülme oranı %40-50’lere kadar çıkabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Doruk Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Filiz Gözeten Yetiker, Alzheimer hastalığıyla ilgili önemli uyarılarda bulunarak erken teşhisin kritik rolüne dikkat çekti.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“UNUTKANLIK, ALZHEİMER’IN EN BELİRGİN İŞARETİDİR”</strong></span></p>

<p>Alzheimer’ın en önemli bulgusunun unutkanlık olduğunu vurgulayan Nöroloji Uzmanı Dr. Filiz Gözeten Yetiker, “Önceleri yakın geçmişe ait olayları unutan hastalar, ilerleyen dönemde geçmiş yaşantılarına dair anıları da hatırlamakta zorlanır. Bu durum, günlük yaşam aktivitelerini etkiler ve kişiyi zamanla başkalarının bakımına muhtaç hale getirir” dedi.</p>

<p>Nöroloji Uzmanı Dr. Yetiker, hastalığın kesin bir tedavisi bulunmadığını ancak erken tanı ve uygun ilaç tedavileriyle sürecin yavaşlatılabildiğini belirtirken, “Böylece hem hastaların yaşam kalitesi korunuyor hem de bakım verenlerin yükü hafifliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“YAŞLILIKLA KARIŞTIRILMAMALI”</strong></span></p>

<p>Unutkanlık ve hafıza problemlerinin yalnızca yaşlılıkla ilişkilendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Nilüfer Doruk Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Filiz Gözeten Yetiker, “Unutkanlık yaşlılığın doğal bir parçası gibi görülmemeli. Erken tanı hem hastalık sürecinde büyük fark yaratır hem de ailelerin yükünü hafifletir” diye konuştu.</p>

<p>Nöroloji Uzmanı Dr. Filiz Gözeten Yetiker, yakın çevresinde unutkanlıkla ilgili sorun yaşayan yakınları olan kişileri uyararak, Alzheimer konusunda ihmalkar davranılmaması ve nöroloji polikliniklerine başvurmaları gerektiğini belirtti.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/alzheimer-hastaliginda-erken-tani-hayat-kurtariyor-h4637.html</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Sep 2025 22:45:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/09/alzheimer_hastaliginda_erken_tani_hayat_kurtariyor_h4637_77a91.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Osmangazi95” projesiyle sağlıklı nesiller yetişiyor]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/osmangazi95-projesiyle-saglikli-nesiller-yetisiyor-h4629.html</link>
      <description><![CDATA[Osmangazi Belediyesi, &quot;Osmangazi95&quot; projesi kapsamında ilçede yaşayan anne ve anne adaylarını evlerinde ziyaret ederek verdiği eğitimlerle ebeveynlik becerilerini güçlendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, çocuk sahibi olma heyecanı yaşayan anne ve anne adaylarına gebeliğin yedinci ayından, bebek doğup 1 yaşına gelene kadar gerçekleştirdiği ev ziyaretleriyle her türlü desteği sağlıyor. Osmangazi Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğüne bağlı ekipler "Osmangazi95" projesi kapsamında gerçekleştirdiği ev ziyaretlerinde bebeğin sağlıklı büyümesi için gerekli bilgilendirmeleri yaparak annelere eğitimler veriyor. Yapılan ziyaretlerde verilen eğitimlerle annelerin ruh sağlığı ve ebeveynlik becerileri güçlendirilerek, bebeğin gelişimi destekleniyor. Ayrıca “Osmangazi95” projesi kapsamında, annelere anne sütünün önemi ve etkin emzirme için doğru emzirme pozisyonları hakkında birebir destek veriliyor.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>YAPTIĞIMIZ ZİYARETLERLE ANNELER KENDİNİ YALNIZ HİSSETMİYOR</strong></span></p>

<p>Hamile olan ve doğum yapmış annelere hem psikososyal destek hem de çocukla arasındaki bağı iyileştirmek için çalışma yaptıklarını ifade eden Sosyolog Sueda Yalçın, “Bu projeyle erken çocukluk döneminin önemini anlatıyoruz. Anne hamileyken 3 defa, doğumdan sonra da 2 haftada bir olmak üzere toplamda 27 defa anneleri evlerinde ziyaret ediyoruz. Ziyaretlerde annelere çocuğa doğru yaklaşımı ve sağlıklı beslenme konularında eğitimler verirken manevi anlamda da destek oluyoruz. Anne bu proje kapsamında yaptığımız ziyaretler sayesinde kendisini yalnız hissetmiyor. Osmangazi Belediyesi olarak erken çocukluğun kritik döneminde annelere yardımcı olarak bilinçli bir çocuk yetiştirmesine yardımcı oluyoruz. Bu proje sayesinde ileride çocuğun sosyal ilişkilerinin ve eğitim düzeyinin yüksek olmasını sağlıyoruz. Osmangazi95 projesi kapsamında, annelere anne sütünün önemi ve etkin emzirme için doğru emzirme pozisyonları hakkında hem ev ziyaretleriyle birebir destek verilmekte hem de düzenlenen seminerler aracılığıyla toplu bilgilendirme yapılmaktadır” dedi.</p>

<p>Osmangazi’de düzenlenen seminerler aracılığıyla da anne ve anne adaylarına toplu bilgilendirmeler yapılıyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/osmangazi95-projesiyle-saglikli-nesiller-yetisiyor-h4629.html</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Sep 2025 16:01:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/09/osmangazi95_projesiyle_saglikli_nesiller_yetisiyor_h4629_95662.JPG" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mevsim geçişlerinde bağışıklığa Ozon terapisi desteği]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/mevsim-gecislerinde-bagisikliga-ozon-terapisi-destegi-h4622.html</link>
      <description><![CDATA[Mevsim geçişleri, vücudun bağışıklık sisteminin en çok zorlandığı dönemler olarak biliniyor. Sıcaklık değişimleri, yorgunluk, bağışıklığın zayıflaması ve enfeksiyonlara yatkınlık bu süreçte daha sık görülürken, alternatif tedavi yöntemleri sağlığı korumada önemli rol oynuyor. Bu yöntemlerin başında ise ozon terapisi geliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hayat Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Muharrem Mert, mevsimsel geçişlerin olumsuz etkilerine karşı ozon terapisinin güçlü bir destek sunduğuna dikkat çekti.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>"OZON TERAPİSİ VÜCUDA ZIRH GİBİ KORUMA SAĞLIYOR"</strong></span></p>

<p>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Muharrem Mert, ozon terapisinin mevsim geçişlerinde özellikle bağışıklık sistemini desteklemesi açısından etkili olduğunu belirtirken, “Ozon terapisi, vücudu adeta bir zırh gibi sararak, bağışıklık sistemini güçlendirir. Hücrelere daha fazla oksijen taşıyarak enerji artışı sağlar, toksinlerin atılımını hızlandırır ve vücut direncini artırır. Özellikle grip, soğuk algınlığı ve halsizlik gibi mevsimsel rahatsızlıklara karşı koruyucu bir kalkan görevi görür” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>OZON TERAPİSİNİN MEVSİMSEL AVANTAJLARI</strong></span></p>

<p>Uzm. Dr. Muharrem Mert’e göre ozon terapisi, sadece fiziksel sağlık üzerinde değil, genel yaşam kalitesi üzerinde de pozitif etkiler yaratıyor. Uzm. Dr. Mert ozon terapisinin öne çıkan faydalarını sıralarken de, “Ozon terapi, bağışıklığı güçlendirir, vücudu enfeksiyonlara karşı daha dirençli hale getirir. Enerji artışı sağlar, yorgunluk ve halsizlik hissini azaltır. Hücre yenilenmesini destekler, doku ve organların daha sağlıklı çalışmasına katkıda bulunur. Detoks etkisi yaratır, toksinlerin atılımını hızlandırır, vücudu temizler” şeklinde konuştu.</p>

<p>Hayat Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Muharrem Mert açıklamasını, “Hastalarımız ozon terapisi sonrası kendilerini daha enerjik, zihinsel olarak daha berrak ve genel anlamda daha zinde hissettiklerini ifade ediyor. Bu da tedavinin hem fizyolojik hem de psikolojik açıdan olumlu sonuçlar verdiğini gösteriyor” diyerek sürdürdü.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>OZON TERAPİSİ SOSYAL BİR DENEYİME DÖNÜŞÜYOR</strong></span></p>

<p>Hayat Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Özkul da, yakın dostu Nail Dural ile birlikte gerçekleştirdiği ozon terapisi seansıyla ilgili olarak, bu uygulamanın sadece sağlığa değil, aynı zamanda sosyal bağların güçlenmesine ve zihinsel canlılığa katkı sunduğunu belirtti.</p>

<p>Bu örnek, ozon terapisinin bireysel bir tedavi olmanın ötesinde, birlikte yapılan bir yaşam alışkanlığı haline gelebileceğini de ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/mevsim-gecislerinde-bagisikliga-ozon-terapisi-destegi-h4622.html</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Sep 2025 14:01:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/09/mevsim_gecislerinde_bagisikliga_ozon_terapisi_destegi_h4622_d990b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obezite cerrahisinde yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/obezite-cerrahisinde-yeni-donem-h4606.html</link>
      <description><![CDATA[Doruk Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Doğukan Durak, obezite cerrahisinde son yıllarda yaygınlaşan tek trokar yöntemi sayesinde hastaların hem sağlık hem de estetik açıdan önemli kazanımlar elde ettiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Obezitenin Türkiye’de giderek artan bir sağlık sorunu haline geldiğini vurgulayan Doç. Dr. Durak, “Sağlık Bakanlığı’nın son verilerine göre Türkiye’de her üç kişiden biri obez. Diyet ve egzersizle başarılı olamayan hastalar için en etkili ve kalıcı tedavi yöntemi ise obezite cerrahisidir” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>TEK KESİYLE YAPILAN AMELİYAT</strong></span></p>

<p>Modern cerrahi yaklaşımların daha az kesiyle yapılan, yani minimal invaziv yöntemlere yöneldiğini belirten Doç. Dr. Durak, bu alandaki en son yeniliğin ‘tek trokar obezite cerrahisi’ olduğunu ifade etti. “Geleneksel tüp mide ameliyatı genellikle 4-5 küçük kesi ile yapılırken, bu yeni yöntemde yalnızca göbek deliğinden yapılan tek bir kesi ile operasyon gerçekleştiriliyor. Cerrahi prosedür klasik tüp mide ameliyatıyla aynı; yalnızca kesi sayısı farklı” dedi.</p>

<p>Tek trokar yöntemiyle yapılan ameliyatların enfeksiyon riskini azalttığını, hastalarda ağrıyı minimuma indirdiğini ve kozmetik olarak daha iyi sonuçlar verdiğini söyleyen Doç. Dr. Durak, “Bu yöntem sayesinde hastalarımız neredeyse hiç ağrı hissetmiyor ve çok daha kısa sürede günlük yaşamlarına ve işlerine dönebiliyor” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>HER HASTA UYGUN DEĞİL</strong></span></p>

<p>Yöntemin her hastaya uygun olmadığını da belirten Doruk Yıldırım Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Doğukan Durak, uygunluk kriterlerini şöyle sıraladı: “Vücut kitle indeksi 35’in üzerinde olup ek hastalığı olanlar ya da vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olanlar bu cerrahi için adaydır. Ayrıca göğüs kafesi ile göbek deliği arasındaki mesafenin kısa olması ve karaciğerin küçük olması da operasyonu teknik olarak kolaylaştıran etkenlerdir.”</p>

<p>Doç. Dr. Durak, tek trokar yönteminin özellikle kozmetik sonuçlarıyla öne çıktığını belirterek, “Obezite cerrahisinde son yıllarda artan bir şekilde tercih edilen bu yöntem, hastaların hem sağlığına daha hızlı kavuşmasını hem de sosyal yaşantılarına çabuk adapte olmasını sağlıyor” dedi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/obezite-cerrahisinde-yeni-donem-h4606.html</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Sep 2025 23:15:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/09/obezite_cerrahisinde_yeni_donem_h4606_cdfdb.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cilt yeniliğinde yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/cilt-yeniliginde-yeni-donem-h4605.html</link>
      <description><![CDATA[Hayat Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Mediha Yılmaz, cilt gençleştirme uygulamaları arasında son yıllarda öne çıkan ‘gençlik aşısı’ hakkında önemli bilgiler verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dermatoloji Uzmanı Dr. Mediha Yılmaz, cilt sağlığını desteklemek ve yaşlanma belirtilerini geciktirmek isteyenlerin tercih ettiği gençlik aşısının aslında bir mezoterapi yöntemi olduğunu söyledi. Açıklamasında gençlik aşısının klasik mezoterapilere kıyasla daha yoğun içeriklere ve daha derin uygulama alanına sahip olduğunu belirten Dr. Mediha Yılmaz, “Gençlik aşısı, deri altına çok ince iğnelerle enjekte edilen yoğun hyaluronik asit içerir. Hyaluronik asit, markaya göre kollajen sentezini uyaran kalsiyum hidroksiapatit ve çeşitli peptidlerle de desteklenebilir” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>CİLT KALİTESİ ARTIYOR, İNCE KIRIŞIKLIKLAR AZALIYOR</strong></span></p>

<p>Gençlik aşısının temel amacının cilt kalitesini artırmak ve yaşlanma sürecini yavaşlatmak olduğuna dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Dr. Yılmaz, “Uygulama sonrası cilt daha parlak, daha sağlıklı görünür. İnce kırışıklıklarda azalma sağlanır. Ayrıca hyaluronik asidin etkisiyle cilt nem desteği kazanır” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>2-3 SEANSLIK UYGULAMAYLA KALICI ETKİ MÜMKÜN</strong></span></p>

<p>Gençlik aşısının etkin sonuçlar vermesi için birkaç seansın gerektiğini ifade eden Hayat Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Mediha Yılmaz, “Bir ay arayla 2 ila 3 seans uygulanmalıdır. Elde edilen etki kalıcıdır ancak yaşlanma devam eden bir süreç olduğu için yılda bir kez hatırlatma seansları öneriyoruz” diyerek düzenli bakımın önemini vurguladı.</p>

<p>Estetik kaygıların ötesinde, sağlıklı ve canlı bir cilt görünümüne kavuşmak isteyen herkesin bu uygulamayı değerlendirebileceğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Mediha Yılmaz, doğru zamanda ve doğru uzman eliyle yapılan işlemlerin cilt sağlığı açısından önemli kazanımlar sunduğunu söyledi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/cilt-yeniliginde-yeni-donem-h4605.html</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Sep 2025 23:09:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/09/cilt_yeniliginde_yeni_donem_h4605_f0faa.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Miyomlar gebeliğe engel mi?]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/miyomlar-gebelige-engel-mi-h4597.html</link>
      <description><![CDATA[Doruk Nilüfer Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Adnan Orhan, kadınlarda sık görülen miyomların hem yaşam kalitesini hem de gebelik sürecini olumsuz etkileyebileceğini belirterek, “Miyomlar iyi huylu tümörlerdir, ancak zamanında tanı ve uygun tedavi ile kontrol altına alınmalıdır” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Miyomların rahmin kas dokusundan köken aldığını ve genellikle yavaş büyüdüğünü ifade eden Doç. Dr. Adnan Orhan, “Bu oluşumlar genellikle kötü huyluya dönüşmez. Kansere çevirme oranı binde bir ila dört arasında olup oldukça düşüktür” şeklinde konuştu.</p>

<p>Miyomların en sık neden olduğu şikayetin anormal kanamalar olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Orhan, “Bazı hastalar düzensiz, bazen şiddetli, bazen fark edilemeyecek düzeyde kanamalar yaşar. Bu durum hem hastayı anemik bırakır hem de yaşam kalitesini bozar” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>DİĞER ORGANLARA BASKI YAPABİLİYOR</strong></span></p>

<p>Miyomların sadece rahmi değil, çevresindeki organları da etkileyebildiğini dile getiren Doç. Dr. Adnan Orhan, “İdrar torbasına baskı yaparak sık idrara çıkma, idrar kaçırma ya da idrar yapamama gibi şikayetlere neden olabilir. Aynı zamanda kabızlık, ishal veya dışkılama hissinin tam geçmemesi gibi sindirim sistemi şikayetlerine de yol açabilir” diye konuştu.</p>

<p>Ani büyüyen miyomların nadiren kansere dönüşebileceğine dikkat çeken Doruk Nilüfer Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Adnan Orhan, bu duruma “Leiomyosarkom” adı verildiğini belirtti.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>GEBELİKTE MİYOM TEHLİKESİ</strong></span></p>

<p>Miyomların gebeliğe engel olmayabileceğini ancak gebeliğin seyrini olumsuz etkileyebileceğini aktaran Doç. Dr. Adnan Orhan, “Miyom gebeliğin başında düşüklere, ilerleyen dönemlerde ise erken doğuma yol açabilir. Bazen 18. haftada düşükle sonuçlanan vakalarla karşılaşıyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<p>Yaşadığı bir olayı örnek veren Doç. Dr. Adnan Orhan, “Bir hastamızda miyomlara bağlı olarak gebeliği çok riskli geçti. Ağrıları dayanılmaz seviyeye gelmesine rağmen 36. haftaya kadar bebeği taşıyabildi. Ancak sezaryen sırasında erken doğum riski nedeniyle bebeği almak zorunda kaldık” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>MİYOM TEDAVİSİNDE MODERN YÖNTEMLER</strong></span></p>

<p>Miyomların tedavisinde kapalı yöntemlerin öncelikli tercih olduğunu belirten Doç. Dr. Adnan Orhan, “Rahmin içindeki miyomlar histeroskopi ile, karın içindeki miyomlar ise laparoskopik yöntemle temizlenebilir. Çok büyük miyomlarda açık cerrahiye başvurabiliyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<p>Sezaryen esnasında miyom ameliyatı yapmanın riskli olduğunu söyleyen Doç. Dr. Orhan, “Miyomlar kanamalı dokular olduğu için bu işlemi genellikle sonraya bırakıyoruz” dedi.</p>

<p>Rahmin tamamen alınmasının her hasta için gerekli olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Orhan, “45-50 yaş altı kadınlarda, özellikle doğurganlık planı olanlarda yalnızca miyomları almayı tercih ediyoruz. Menopoza yaklaşmış ve doğum planı olmayan kadınlarda ise rahmin alınması gündeme gelebilir” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>TANI KOYMAK KOLAY, TEDAVİ PLANI NET</strong></span></p>

<p>Jinekologlar açısından miyom tanısının kolay olduğuna dikkat çeken Orhan, “Muayene esnasında vajinal ya da karından yapılan ultrasonla miyomları rahatlıkla tespit edebiliyoruz. Gerekli durumlarda MR ile 3 boyutlu planlama yaparak ameliyat sürecini ayrıntılı hazırlıyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>BİR HASTANIN İYİLEŞME SÜRECİ: “1 YIL SONRA SAĞLIKLI GEBELİK”</strong></span></p>

<p>Doruk Nilüfer Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Adnan Orhan, kendisine 20. haftada düşük tehdidiyle başvuran bir hastanın hikayesini şu sözlerle paylaştı:</p>

<p>“Hastamızın rahmi 15’e yakın, en büyüğü 10 cm olan miyomlarla doluydu. Rahim büyümüş, bebek gelişememişti ve ne yazık ki düşük gerçekleşti. 6 ay takip ettik, MR ve ultrasonla yerlerini netleştirdik. Ardından tüm miyomlarını ameliyatla temizledik. Bir yıl sonra hastamız yeniden gebe kaldı. Şu anda 32. haftada ve gebeliği sağlıklı bir şekilde ilerliyor.”</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/miyomlar-gebelige-engel-mi-h4597.html</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Aug 2025 00:19:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/08/miyomlar_gebelige_engel_mi_h4597_02cd6.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayat Hastanesi’nden Sağlık Turizmi Atağı]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/hayat-hastanesinden-saglik-turizmi-atagi-h4596.html</link>
      <description><![CDATA[Yaklaşık 50 yıldır Bursa’nın sağlıktaki markası olarak faaliyet gösteren Özel Hayat Hastanesi, sağlık turizminde atağa kalktı. Son dönemde Avrupa, Afrika ve Asya kıtalarındaki çeşitli ülkelerden gelen hastalara da hizmet vermeye başlayan Hayat Hastanesi, sağlık turizmi çalışmaları kapsamında Kosova’nın başkenti Priştine’de bir irtibat ofisi açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hayat Hastanesi, Kosova İrtibat Ofisi kanalıyla başta Kosova olmak üzere Balkan ülkelerindeki hastalara şifa dağıtacak.</p>

<p>Bünyesindeki iki hastanesi, iki tıp merkezi ve bir OSGB'si ile ulusal marka olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Hayat Sağlık Grubu, sağlık turizminde de büyüyor. Bursa’nın Nilüfer ilçesinde faaliyete geçecek üçüncü hastanesinin inşaatına başlayan, kalite çalışmaları kapsamında sağlık hizmetlerinde dünya standartlarını sağlayan kurumlara verilen Joint Commission International (JCI) belgesini almaya hak kazanan Özel Bursa Hayat Hastanesi, sağlık turizminde de Bursa’ya öncülük ediyor. Sağlık turizmi alanındaki çalışmalarıyla dikkat çeken Hayat Hastanesi, bu kapsamda Kosova’nın başkenti Priştine’de bir irtibat ofisi açtı.</p>

<p>Hayat Hastanesi heyeti irtibat ofisi açılış töreni öncesinde Kosova Başbakan Birinci Yardımcısı Besnik Bislimi’yi ziyaret etti. Hayat Hastanesi’ni Kosova’daki girişiminden dolayı tebrik eden Besimi, irtibat ofisini, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yönelik olumlu bir adım olarak değerlendirdi.</p>

<p>İrtibat Ofisi’nin açılışı nedeniyle düzenlenen törene, AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen ve Türkiye’nin Priştine Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Seda Ulukaya’nın yanı sıra Hayat Hastanesi hekimleri ve yöneticileri, Kosova’daki kurum ve kuruluşların temsilcileri ile Kosova vatandaşları katıldı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Hayat-Hastanesi-1.jpg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>ÖZKUL : KOSOVALILAR TÜRKİYE’DEKİ SAĞLIK HİZMETLERİNE GÜVENLE ULAŞACAK</strong></span></p>

<p>Törenin açılış konuşmasını yapan Hayat Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Fatih Özkul, irtibat ofisiyle, köklü tarihi bağları bulunan iki ülke arasındaki ilişkileri daha da kuvvetlendirecek bir adım attıklarını kaydederek, “Kosova’da açtığımız bu irtibat ofisiyle, yalnızca sağlık hizmetlerimize erişimi kolaylaştırmakla kalmayacak, aynı zamanda Türkiye ile Kosova arasındaki dostluk ve iş birliğine yeni bir boyut kazandıracağız” dedi.</p>

<p>Konuşmasında Hayat Sağlık Grubu’nun kuruluşundan bugüne sergilediği başarılı performansı katılımcılara aktaran Uzm. Dr. Özkul, şöyle konuştu :</p>

<p>“Bugün burada, bu başarılarımızı sınır ötesine taşımanın ilk adımını atmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Kosova ofisimiz; hasta bilgilendirme, sağlık danışmanlığı ve tedavi organizasyonu gibi alanlarda rehberlik sağlayacak; kardeşlerimize Türkiye’deki sağlık hizmetlerimize güvenle ulaşmanın en hızlı yolunu sunacak. Bu süreci mümkün kılan tüm paydaşlarımıza, Kosova’daki dostlarımıza, kıymetli meslektaşlarıma ve emek veren herkese yürekten teşekkür ediyorum. Hayat Hastanesi olarak adımızda taşıdığımız gibi, her yerde ve her koşulda hayata değer katmaya devam edeceğiz.</p>

<p>Bu vesileyle, ofisimizin Kosova halkına, bölgemize ve sağlık camiasına hayırlı olmasını temenni ediyor, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.”</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Hayat-Hatanesi-4.jpg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>ÖZEN : HAYIRLI OLSUN</strong></span></p>

<p>AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen ise, Kosova irtibat ofisinin hayırlı olmasını dileyerek başladığı konuşmasında Türkiye ve Kosova arasındaki köklü tarihsel bağlara dikkat çekti. Kendisinin de Kosova kökenli olduğunu dile getiren Özen, “İki ülke arasındaki ilişkiler her geçen gün gelişiyor. Türkiye’den birçok firmanın Kosova’da yatırımları var. Hayat Hastanesi de bugün itibarıyla bu şirketler arasında yerini aldı. Hayat Hastanesi, yarım asra yaklaşan tecrübesi ve deneyimli kadrosu ile Kosovalılara sağlık alanında en nitelikli sağlık hizmetlerini sunacaktır” diye konuştu.</p>

<p>Hayat Hastanesi Kosova İrtibat Ofisi, Gilan Devlet Hastanesi Gn. Md. Yrd. Dr. Hatice Recebi ve Kosova Arnavutluk Makedonya Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Recep Gündüz’ün konuşmalarının ardından açıldı.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>KOSOVA BAŞBAKAN BİRİNCİ YARDIMCISI ZİYARET EDİLDİ</strong></span></p>

<p>Açılış sonrası Hayat Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Fatih Özkul ve beraberindeki heyet, Kosova Başbakan Birinci Yardımcısı Besnik Bislimi’yi makamında ziyaret etti. Ziyarette konuşan Uzm. Dr. Fatih Özkul Hayat Hastanesi ve çalışmaları hakkında Kosova Başbakan Birinci Yardımcısı Besnik Bislimi’ye bilgiler aktardı.</p>

<p>Kosova Başbakan Birinci Yardımcısı Besnik Bislimi de Türkiye ile Kosova arasında kökleri tarihe dayalı kardeşlik bağları bulunduğunu belirtirken, Hayat Hastanesi Kosova İrtibat Ofisi’nin açılışı nedeniyle Hayat Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Fatih Özkul’a tebriklerini iletti.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/hayat-hastanesinden-saglik-turizmi-atagi-h4596.html</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Aug 2025 00:13:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/08/hayat_hastanesinden_saglik_turizmi_atagi_h4596_6b96b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Erken teşhis, tedavi şansını artırıyor”]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/erken-teshis-tedavi-sansini-artiriyor-h4550.html</link>
      <description><![CDATA[Hayat Hastanesi, 2024 yılı boyunca gerçekleştirdiği Check-Up programlarıyla önemli sağlık kazanımlarına imza attı. Hastaneye başvuran 6 bin 510 kişinin detaylı değerlendirmelerinden elde edilen verilere göre, 165 hastada kanser teşhisi konuldu. Bu vakaların büyük bir kısmı erken evrede saptanarak, tedavi süreçlerinde ciddi avantaj sağlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastane bünyesinde Check-Up sonrasında teşhis edilen çeşitli sağlık problemleri doğrultusunda, aynı yıl içinde 860 hastaya cerrahi müdahale gerçekleştirildi. Bu veriler, düzenli sağlık kontrollerinin bireyler için ne denli hayati olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p>Hayat Hastanesi’nin Check-Up Hekimi Dr. Neriman Bakal, check-up uygulamalarının sadece genel sağlık taramasıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda sinsi ilerleyen hastalıkların erken dönemde teşhisinde büyük rol oynadığını belirtti. Dr. Bakal, “Kanser, erken teşhis edildiğinde tedavi başarı oranları ciddi şekilde yükseliyor. Düzenli check-up, sağlıklı bireylerin farkında olmadan taşıdığı riskleri ortaya çıkarabiliyor. 2024 verilerimiz bunu açıkça gösteriyor” dedi.</p>

<p>Check-Up Hekimi Dr. Bakal ayrıca, özellikle 40 yaş üstü bireylerin yılda en az bir kez genel sağlık taramasından geçmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin ise doktorlarıyla risk faktörlerini değerlendirmesi ve kişiye özel tarama programlarına yönelmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>Sağlıkta Geç Kalma, Erken Tanı İçin Adım At!</strong></span></p>

<p>Hayat Hastanesi’nin gelişmiş laboratuvar altyapısı ve uzman hekim kadrosu eşliğinde sürdürülen Check-Up programları, yalnızca istatistiklere değil, doğrudan yaşam kalitesine ve süresine etki ediyor. Günümüzde pek çok kanser türü, düzenli kontroller sayesinde erken evrede saptanabiliyor. Hayat Hastanesi, “erken teşhis hayat kurtarır” ilkesiyle, toplumu düzenli sağlık kontrolleri konusunda bilinçlendirmeye devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/erken-teshis-tedavi-sansini-artiriyor-h4550.html</guid>
      <pubDate>Mon, 26 May 2025 00:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/05/erken_teshis_tedavi_sansini_artiriyor_h4550_194ac.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BURTOM 30. Yaşını kutladı]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/burtom-30-yasini-kutladi-h4520.html</link>
      <description><![CDATA[Başta Bursa olmak üzere yaklaşık 15 ildeki tıbbi görüntüleme ve tanı merkezleri, tıp merkezleri ve diğer sağlık birimleriyle ayda 200 bini aşkın kişiye hizmet veren sektörünün güçlü markası BURTOM Sağlık Grubu 30. yaşını çalışanlarıyla kutladı. Yaklaşık 850 kişilik kadrosuyla geleceğe hazırlanan BURTOM, önümüzdeki dönemde de yine yatırımlarıyla ilklere imza atmaya ve öncü olmaya devam edecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BURTOM Sağlık Grubu, çatısı altındaki 7 şirket, tıp merkezleri, cerrahi tıp merkezi, tıbbi görüntüleme ve tanı merkezleri, nükleer tıp merkezleri, Kamu ve şehir hastanelerinde tıbbi görüntüleme merkezleri, tıbbi tahlil laboratuvarları, estetik ve saç ekim merkezi, ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin yanı sıra evde sağlık ve bakım hizmetleri ile 30 yıldır sağlık hizmetleri sunuyor.</p>

<p>1994 yılında Bursa’da kurulan ve halen yaklaşık 15 ilde modern altyapısı ve kaliteli sağlık anlayışıyla hizmet veren BURTOM Sağlık Grubu’nun 30. yılı kutlama programı geniş bir katılımla Nilüfer Podyum Davet’te gerçekleştirildi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Foto-1-1_7.jpeg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>BAŞARILARLA DOLU 30 YIL</strong></span></p>

<p>Kutlama programının açılışında konuşan BURTOM Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Erol Kılıç, “Başarılarla dolu 30. yılımızı tamamladık. 30 yılda geldiğimiz noktada Bursa’daki en büyük sağlık kurumlarından birisi olduk. Ülke genelinde ayda 200 bin kişiye sağlık hizmeti sunuyoruz. BURTOM Sağlık Grubu olarak, son yıllardaki ekonomik krizlere rağmen sağlık sektöründeki büyüme ve yenilikçi yatırımlarımızı sürdürmekteyiz. Güçlü marka itibarımız sayesinde sektörde öncü konumumuzu korumaktayız.</p>

<p>Hasta memnuniyetini artırmak amacıyla ileri teknolojilere yatırım yapıp, çoğu cihazlarımızda yapay zeka destekli sistemler kullanmaya başladık. Yapay zeka yatırımlarına ve dijitalleşme sürecine son derece önem veriyoruz. Beraberinde, yeşil enerjiye yatırım yaparak hem enerji tüketimimizi azaltmak amacıyla, hem de sosyal sorumluluk anlayışıyla Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesini hayata geçirmiş bulunuyoruz. Sınırlı kaynaklar yerine temiz ve ekonomik enerji kaynaklarına yönelmeyi bir görev olarak benimsiyoruz. GES yatırımıyla, çevre dostu bir enerji kaynağı kullanarak doğayı koruyor ve ülke ekonomisine katkı sağlıyoruz” dedi.</p>

<p>Konuşmasında BURTOM’un 30 yıllık başarısını çalışanlara borçlu olduklarını söyleyen Dr. Erol Kılıç, “Bu başarıyı, hep birlikte omuz omuza verdiğimiz mücadeleye borçluyuz. Bizim esas gücümüz çalışma arkadaşlarımızın başarılarıdır. Bugünlere geldik ama burada kalmayacağız. Ciddi yatırımlar yapacağız” derken de önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini açıkladı.</p>

<p>BURTOM Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Erol Kılıç sözlerini şöyle sürdürdü: “Nüfus yaşlandığı için yaşam evleri, yaşlı bakım merkezleri yapacağız. Ayrıca, sağlık turizmi ile ilgili saç ekimi, estetik uygulamalar, fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine ek olarak yeni hedeflerimiz de bulunuyor. Sağlıklı yaşam, longevity, fonksiyonel ve bütüncül tıp için öncü hizmetlerimiz ve yoğun çalışmalarımız da devam etmektedir. Diğer taraftan, Bursa bir kaplıca şehri ve bunu değerlendirecek ve yeniden canlandıracağız. Tüm merkezlerimizde yapay zekayı kullanmayı yaygınlaştıracağız. Sürekli yenilikçi yatırımlarla büyümeye devam edeceğiz.”</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Foto-1-7_1.jpeg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“SEKTÖRÜMÜZDE LİDERLİĞİ SÜRDÜRÜYORUZ”</strong></span></p>

<p>Çoğunluğu doktor, hemşire, fizyoterapist, radyoloji teknikeri, fizik tedavi teknikeri, laboratuvar teknikeri olmak üzere yaklaşık 850 kişilik kadrosuyla hizmet veren BURTOM Sağlık Grubu Genel Müdürü Serdar Küplü de, “Büyük yapılar ortak hedeflere kenetlenmiş ekip ruhu ile yükselir. Biz de hep birlikte daha fazlasını inşa ediyoruz. Nitelikli insan kaynağı ile ulusal ve uluslararası iş birlikleriyle ve ileri teknolojiyi süreçlere ekleyerek sektörümüzdeki liderliğimizi sürdürüyoruz. 850 kişilik büyük bir marka durumundayız. Bu yolda emek veren, katkı sağlayan herkese çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.</p>

<p>‘Tanıda Öncü, Sağlıkta Güçlü’ sloganıyla faaliyetlerini sürdüren BURTOM Sağlık Grubu’nun 30. yılının kutlandığı ve oldukça yoğun bir katılımla gerçekleşen gecede, kurumda 10-15 yıl süre ile görev yapan 62, 15-20 yıl süre ile görev yapan 18 ve 20-25 yıl süre ile görev yapan 8 çalışana kıdem ödülleri verildi.</p>

<p>Gece, 30. yıl pastasının kesilmesi, hediye çekilişi ve BURTOM Sağlık Grubu’nun çoğunluğu gençlerden oluşan kadrosunun Barış Türkkal Orkestrası’nın seslendirdiği eserler eşliğinde geç saatlere kadar süren eğlencesiyle devam etti.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Foto-1-6_1.jpeg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Foto-1-14.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/burtom-30-yasini-kutladi-h4520.html</guid>
      <pubDate>Thu, 08 May 2025 11:43:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/05/burtom_30_yasini_kutladi_h4520_80e1d.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayat Hastanesi bilimsel toplantılara devam edecek]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/hayat-hastanesi-bilimsel-toplantilara-devam-edecek-h4511.html</link>
      <description><![CDATA[Bursa’nın sağlıktaki markası olarak yaklaşık 50 yıldır faaliyet gösteren, bünyesindeki iki hastanesi, iki tıp merkezi ve bir OSGB’si ile ulusal marka olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Hayat Hastanesi yönetimi, sağlık konusundaki bilimsel toplantıları desteklemeye devam edeceğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Açıklamayı, önceki hafta Hayat Hastanesi’nde gerçekleştirilen, yurt dışından ve Güney Marmara’dan ortopedi ve travmatoloji uzmanlarının yoğun ilgi gösterdiği Skafoid Kemiği Sempozyumu’nun ardından, programı düzenleyenlerden Prof. Dr. Tufan Kaleli'ye teşekkür ziyaretinde bulunan Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul yaptı.</p>

<p>Dünyaca ünlü kadın el bileği cerrahı Fransız doktor Ahlam Arnaout’un da iştirak ettiği, üç oturumda 16 bildirinin sunulduğu sempozyumun başarıyla tamamlandığını söyleyen Uzm. Dr. Ahmet Özkul, Hayat Hastanesi olarak bilimsel ve akademik çalışmaları çok önemsediklerini belirtirken, “Kamu adına değerlerimiz adına, ülkemiz adına, sağlığımız adına benzeri çalışmalara devam ederek bu faaliyetleri geleneksel hale getirmeyi arzu ediyoruz” dedi.</p>

<p>Skafoid Kemiği Sempozyumu düzenleyicilerinden ve Uluslararası El Bileği Merkezleri’nin (IWC) Türkiye’deki tek temsilcisi olan Özel Hayat Hastanesinin el bileği cerrahisi bölüm yöneticisi Prof. Dr. Tufan Kaleli de, önümüzdeki yıl aynı etkinliğin Radius alt uç kırığı temasıyla gerçekleştirmek istediklerini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/hayat-hastanesi-bilimsel-toplantilara-devam-edecek-h4511.html</guid>
      <pubDate>Fri, 02 May 2025 22:59:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/05/hayat_hastanesi_bilimsel_toplantilara_devam_edecek_h4511_b9aff.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayat Hastanesi bilimsel sempozyuma ev sahipliği yaptı]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/hayat-hastanesi-bilimsel-sempozyuma-ev-sahipligi-yapti-h4496.html</link>
      <description><![CDATA[Hayat Hastanesi, Skafoid Kemiği Sempozyumuna ev sahipliği yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yurt dışından ve Güney Marmara’dan ortopedi ve travmatoloji uzmanlarının yoğun ilgi gösterdiği Skafoid Kemiği Sempozyumunda üç oturumda 16 bildiri sunuldu.</p>

<p>Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul’un da katıldığı sempozyumda dünyaca ünlü kadın el bileği cerrahı Fransız doktor Ahlam Arnaout da sunum yaptı.</p>

<p>Toplantı açılışında konuşan Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul böyle bir toplantıya ev sahibi yapmak yapmaktan yana mutluluklarını dile getirdi. Hayat Hastanesi olarak bilimsel ve akademik çalışmaları çok önemsediklerini belirtti ve düzenlenen toplantının geleneksel hale gelmesini temenni ettiklerini ifade etti.</p>

<p>Merkezi Paris’te bulunan Uluslararası El Bileği Merkezleri’nin (IWC) temsilcisi olarak belirlenen Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Medikal Direktörü Uzm. Dr. Fatih Özkul ile de görüşen IRCAD-IWC Üyesi Dr. Ahlam Arnaout, “Hayat Hastanesini çok beğendim. Bu Hastane aynı zamanda IWC’nin resmi temsilcisi. IWC-Bursa'daki el bileği artroskopisi ekipmanlarının kalitesinden gerçekten etkilendim. Bursa‘daki el bileği artroskopisi cihazlarının teknolojik yatırımı mükemmel. El Cerrahisi ekibinin bilimsel seviyesi üst düzeyde. Bu güzel şehirde el bileği cerrahisinde önemli ilerlemeler saptadım. Bu merkezin kurulmasındaki özveri ve emeklerinden dolayı Hayat Hastanesi’nde çalışan çok değerli arkadaşlarım Prof. Dr. Tufan Kaleli ve Doç. Dr. Abdullah Küçükalp'i gönülden kutluyorum. IWAS Kursları Türkiye'de devam ediyor, 3-4 Kasım 2025'te Antalya'da yapılacak etkinlik için Antalya'ya dönmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. Prof. Dr. Tufan Kaleli'yi ve bu yeni cerrahi tekniklere katkıda bulunan tüm Türk meslektaşlarımı yürekten tebrik ediyorum. Bu ziyaret, aynı zamanda arkadaşlarım Doç. Dr. Ali Cavit ve Doç. Dr. Kutay Yılmaz ile de yeniden karşılaşmak için harika bir fırsattı” dedi.</p>

<p>El bileği artroskopisi ameliyatlarını ve konsültasyonlarını da gözlemleyen dünyaca ünlü kadın el bileği cerrahı Fransız doktor Ahlam Arnaout, Güney Marmara'daki ortopedi ve travmatoloji uzmanlarının büyük ilgi gösterdikleri sempozyumda iki konferans verdi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/4_39.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/5_7.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/hayat-hastanesi-bilimsel-sempozyuma-ev-sahipligi-yapti-h4496.html</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Apr 2025 18:35:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/04/hayat_hastanesi_bilimsel_sempozyuma_ev_sahipligi_yapti_h4496_a92ac.JPG" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş teli tarih oluyor]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/dis-teli-tarih-oluyor-h4484.html</link>
      <description><![CDATA[Ortodonti Uzmanı Doç. Dr. Bülent Çatalbaş, ağız ve diş sağlığında estetik kaygıları en aza indiren, konforlu ve etkili bir ortodontik tedavi yöntemi olan şeffaf plaklar hakkında bilgilendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şeffaf plakların geleneksel diş tellerine modern bir alternatif sunduğunu söyleyen Eyrice ADSM Ortodonti Uzmanı Doç. Dr. Bülent Çatalbaş, “Diş sağlığında yenilikçi çözümler sunan kişiye özel hazırlanan şeffaf plak tedavisiyle hem çocukların hem de yetişkinlerin sağlıklı ve estetik bir gülüşe zahmetsizce kavuşmasını sağlıyor” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>GÖRÜNMEZ, KONFORLU VE ÇIKARILABİLİR!</strong></span><br />
Açıklamasında, şeffaf plakların, dişleri ideal konumlarına getirmek üzere dijital ortamlarda kişiye özel olarak tasarlanan, neredeyse fark edilmeden kullanılan ortodontik apareyler olduğunu ifade eden Ortodonti Uzmanı Doç. Dr. Bülent Çatalbaş, bilgilendirmesinde şunları söyledi;</p>

<p>“Metal diş tellerine göre çok daha estetik ve konforlu olan bu sistem, günlük hayatı olumsuz etkilemeden tedavi sürecini tamamlamaya olanak tanır.</p>

<p>Şeffaf plaklar, hastaların yemek yeme, diş fırçalama ve sosyal etkinliklere katılma gibi günlük alışkanlıklarını kısıtlamaz. İstenildiğinde kolayca takılıp çıkarılabilmesi sayesinde ağız hijyenini korumak çok daha kolaydır. Ayrıca plaklar, pürüzsüz yüzeyleri sayesinde ağız içinde yara oluşturmaz; bu da özellikle hassas yapıya sahip bireyler için büyük bir avantaj sunar.</p>

<p>Modern ortodontik teknolojilerle üretilen bu plaklar, tedavi sürecinin başında dijital simülasyonla planlanır ve böylece tedavi sonunda elde edilecek sonuç önceden görülebilir. Bu, hem hekim hem de hasta için süreci daha güvenilir ve motive edici hale getirir.</p>

<p>Estetik kaygısı taşıyan yetişkinler başta olmak üzere her yaş grubundan birey için uygun olan şeffaf plak tedavisi, sağlıklı ve düzgün bir gülüşe ulaşmanın en modern yollarından biridir.”</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>TEDAVİ SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?</strong></span><br />
Tedavi sürecinin dijital ağız tarayıcılarıyla alınan ölçüler doğrultusunda hastaya özel plaklar üretilmesiyle başlandığını söyleyen Eyrice ADSM Ortodonti Uzmanı Doç. Dr. Bülent Çatalbaş bilgilendirmesini şöyle tamamladı: “Her plak seti yaklaşık 7-10 gün kullanılır ve dişler yavaş yavaş hedeflenen konuma ilerletilir. Hastalar, plaklarını yemek yerken veya özel günlerde çıkarabilir, böylece günlük yaşantılarında maksimum konfor elde ederler. Diş çapraşıklığı, aralıklı diş yapısı, kapanış bozuklukları gibi birçok ortodontik problemde şeffaf plak tedavisi uygulanabilmektedir. Özellikle estetik görünümüne önem veren yetişkin bireyler ve okul çağındaki gençler için ideal bir seçenektir.”</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/dis-teli-tarih-oluyor-h4484.html</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Apr 2025 14:10:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/04/dis_teli_tarih_oluyor_h4484_682aa.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Parkinson hastaları çaresiz değil!]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/parkinson-hastalari-caresiz-degil-h4473.html</link>
      <description><![CDATA[Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Dünya Parkinson Günü kapsamında program düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastanenin konferans salonunda gerçekleştirilen programa; Başhekim Doç. Dr. Mehmet Oğuzhan Ay, hastane yönetimi, nöroloji hekimleri, sağlık çalışanları ile hasta ve hasta yakınları katıldı. Programda Parkinson hastalığının belirtileri, risk faktörleri ve tedavi yöntemleri hakkında katılımcılara çeşitli bilgiler aktarıldı.</p>

<p>Programda konuşan Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel, Parkinson hastalığının santral sinir sistemine bağlı dopaminarjik nöronların kaybıyla seyreden bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Hastalığın dünya üzerinde çok sayıda insanı etkinliğini belirten Doç. Dr. Pekel, “Ülkemizde de yaklaşık 150 bin ile 200 bin arası Parkinson hastası olduğu tahmin edilmektedir. Ellerde titreme, hareketlerin yavaşlaması, yürüyüş bozuklukları, denge bozuklukları, düşmelerle seyredebiliyor bu hastalık. Motor semptomlarla beraber; hastada uyku bozuklukları, depresyon, anksiyete gibi semptomlar da görülebiliyor” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>BİRÇOK TEDAVİ SEÇENEĞİ MEVCUT</strong></span></p>

<p>Kronik ve ilerleyici bir hastalık olmasına rağmen hastaların bu konuda çaresiz olmadığını dile getiren Doç. Dr. Pekel, “Çünkü Parkinson hastalığıyla ilgili elimizde çok fazla tedavi seçeneği mevcuttur. İlaç tedavilerine ek olarak beyin pili ameliyatı, iğne tedavisi, halk arasındaki adıyla bağırsak pili ameliyatı gibi ileri evre tedavileri de hastalara sunulmaktadır” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>BEYİN PİLİ AMELİYATLARI BAŞARIYLA UYGULANIYOR</strong></span></p>

<p>Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2018 yılından bu yana Derin Beyin Stimilasyonu ameliyatının (Beyin pili) uygulandığını ve aktif olarak davranış bozukluğu hastalarının değerlendirildiğinin bilgisini veren Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Yıldız ise, “Bunun dışında ileri evre tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Hastalar polikliniğimize müracaat ederek ya da merkezimizin mail adresine mail atarak bizlere başvurabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Sinay Önen ise hastalığa bağlı ortaya çıkabilecek ruhsal belirtiler hakkında katılımcılara çeşitli bilgiler aktardı.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/parkinson-hastalari-caresiz-degil-h4473.html</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Apr 2025 11:53:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/04/parkinson_hastalari_caresiz_degil_h4473_402d8.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlam omurga, sağlıklı hayat demektir]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/saglam-omurga-saglikli-hayat-demektir-h4472.html</link>
      <description><![CDATA[Bursa Özel Hayat Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirurji) bölümü hekimi Op. Dr. Erhan Arslan, bel ve boyun fıtıkları, omurga tümörleri, omurga kırıkları hakkında bilgiler verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sinir sisteminin, beyinden başlayarak omurilik ve çevresel sinirlerle tüm vücudu saran karmaşık bir ağ yapısı olduğunu söyleyen Op. Dr. Erhan Arslan, “Bedenin en karmaşık ve hassas yapılarından biri olan sinir sistemi; düşünce, hareket, duyusal algı ve yaşamsal fonksiyonların düzenlenmesinde merkezi bir rol oynar. Dolayısıyla, beyin ve sinir cerrahisi, hastanın yaşam kalitesini doğrudan etkileyen, yüksek hassasiyet gerektiren müdahaleler içerir. Cerrahların, sinir sisteminin karmaşık yapısına ve işlevine zarar vermeden, hastalıklı dokuyu doğru bir şekilde hedef alması gerekir. Bu alanda kullanılan modern cerrahi teknikler ve gelişmiş görüntüleme yöntemleri, işlemlerin başarı oranını artırırken, hastaların iyileşme sürecini hızlandırır” dedi.</p>

<p>Op. Dr. Erhan Arslan, “Omurlar arasında bulunan disklerin içerindeki sıvı içeriği zamanla ve yaşa bağlı olarak azalır. Bu da yüklenmelere karşı diskin dayanıklılığını azaltır. Uzun süre masa başında çalışmak, uzun sürelerle araç kullanmak, hareketsiz bir yaşam sürmek, uygun olmayan spor faaliyetleri yapmak, düşme, çarpma gibi travmalara maruz kalmak diskte yırtılmalara yol açıp bel ve boyun fıtığına neden olabilir. Bel fıtığı orta-ileri yaş grubunda daha sık görülse de gençlerde hatta çocuklarda bile görülebilir. Erkek ve kadınlarda aynı oranlarda görülse de hamilelikte kısa sürede aşırı kilo alımına bağlı olarak kadınlarda görülme riski artar. Aşırı kilolu olmak bel fıtığı açısından önemli bir risk faktörüdür” şeklinde konuştu.</p>

<p>Omurga ve omurilikle ilgili hastalıklar arasında fıtıklar, omurga tümörleri, dar kanal (spinal stenoz), omurga kırıkları ve skolyoz gibi yapısal bozuklukların yer aldığını ifade eden Bursa Özel Hayat Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirurji) bölümü hekimi Op. Dr. Erhan Arslan, omurga cerrahisi ile omuriliğe baskı yapan yapıların düzeltildiğini söyledi.</p>

<p>“Hastanın ağrı, uyuşma gibi semptomlarının giderilmesi hedeflenir. Özellikle fıtık operasyonlarında mikrocerrahi teknikleri tercih edilerek daha hızlı iyileşme sağlanabilir” diyen Op. Dr. Erhan Arslan açıklamasını şöyle tamamladı:</p>

<p>“Mikrodiskektomik yöntemle iş ve sosyal yaşama dönüş çok daha kısa oluyor.</p>

<p>Bazı hasta gruplarında omurga şikayetlerinin sorumlusu bel fıtığıdır. Şiddetli bacak ağrısı, bacaklarda kuvvet kaybı, tuvaletini kontrol edememe gibi durumlarda cerrahi düşünülmelidir. Mikroskopların gelişmesi ve omurga cerrahisinde kullanılması ile birlikte mikrocerrahi yöntemi başarılı sonuçları beraberinde getirdi. Günümüzde mikrodiskektomi olarak adlandırılan gelişmiş kamera sistemleri ile kapalı omurga ameliyatları yapılmaktadır. Bu yöntemde hastalar 1,5 - 2 cm bir cilt kesisinden genel anestezi altında ameliyat edilir. Operasyon yaklaşık 15,20 dk sürmektedir. Küçük bir kesiden girildiği için etraf dokulara en az zarar ve doku kaybı avantajı sağlanmaktadır. Ameliyattan 2-3 saat sonra yürütülerek ertesi gün taburcu edilmektedir. Ameliyat sonrası ağrı kesiciye bile ihtiyaç duyulmamaktadır.</p>

<p>Op. Dr. Erhan Arslan boyun fıtığı ile ilgili bilgi verirken de, “Bel fıtığında olduğu gibi boyun fıtığında da ameliyat belirli bir hasta grubuna uygulanmaktadır. Şiddetli kol veya boyun ağrısı, kollarda kuvvetsizlik, bacaklarda kuvvetsizlik gibi durumlarda ameliyat düşünülmelidir. Ameliyat süreci genel anestezi altında düzenlenir ve yaklaşık 30 dakika sürer. Boynun ön kısmında 2 cm bir kesi olarak açılır. Özel ameliyat mikroskobu ve mikro cerrahi enstrümanları ile ilgili diske ulaşılır. Burada önce dejenere olmuş disk tamamen omurlar arasındaki konumlarından çıkarılır. Eğer spinal kanal içinde disk materyali (omurga fıtığı) mevcutsa bunlarda temizlenir. Kemikleşmeler de çıkartılır, böylece segman hareketli kalır. Ardından omurlar asıl yüksekliklerine göre ayarlanır ve bu şekilde genişletilmiş ara boşluğa protez yerleştirilir. Boyun oldukça hareketli bir bölge olduğu için konulan bu parça iki omur arasındaki ilişkinin ameliyat sonrası kuvvetlenmesini sağlar. Boyun fıtığı ameliyatından sonra aynı seviyeden tekrar fıtık oluşma ihtimali yoktur ve %100 başarılıdır. İyi değerlendirilmiş, doğru tanı konulmuş ve doğru ameliyatın yapıldığı boyun fıtığı hastalarında sonuç oldukça yüz güldürücüdür. Ameliyattan 2-3 saat sonra yürütülerek ertesi gün taburcu edilmektedir” dedi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/saglam-omurga-saglikli-hayat-demektir-h4472.html</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Apr 2025 11:47:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/04/saglam_omurga_saglikli_hayat_demektir_h4472_f7ce4.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazan Bayramında beslenme önerileri]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/ramazan-bayraminda-beslenme-onerileri-h4456.html</link>
      <description><![CDATA[Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Uzm. Dyt. Merve Bahtiyar, Ramazan Bayramında ve sonrasında sağlıklı beslenme önerilerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeterli ve dengeli beslenme hayatın her döneminde önemli olduğu gibi Ramazan Bayramı ve sonrasında da büyük önem taşıdığını söyleyen Bahtiyat, Ramazan Ayı beslenme düzeninin değiştiği bir dönem olduğu için vücuttan kaybolan enerji ve sıvının bu dönem sonrasında yerine konulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Geleneksel olarak bayramda, yılın hiçbir döneminde olmadığı kadar çok miktarda çikolata ve tatlı tüketimi olduğuna dikkat çeken Uzm. Dyt. Merve Bahtiyar “Bayramda ikram edilen şeker, çikolata ve hamur işleri (börek, baklava vb.) gibi gıdalar kan şekerini hızla yükselten, enerji içeriği yüksek gıdalardır. Bu gıdaları bayramda çok sık tüketmek sindirim sistemi problemlerine ve kan şekerinin hızlı yükselmesine neden olarak çeşitli rahatsızlıklara yol açabilmektedir. Özellikle metabolik hastalığı olan kişiler yani kalp hastalığı, şeker hastalığı, tansiyon gibi rahatsızlığı olan kişiler daha büyük risk taşıdığından, bu kişilerin beslenmelerine daha fazla önem göstermesi gerekmektedir” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>BAYRAM KAHVALTISINA DİKKAT!</strong></span></p>

<p>Ramazan ayında sahur ve iftar şeklinde iki ana öğüne alışan vücudumuz, bayramda artan öğünsayısına hemen uyum sağlamayabileceğini söyleyen Merve Bahtiyar öğün sayısının kademeli olarak arttırmanın vücudumuzun adaptasyonu açısından çok daha konforlu olacağını belirtti. Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Uzm. Dyt. Merve Bahtiyar “Bayram sabahına hafif ve dengeli bir kahvaltıyla başlamak önemlidir. Bayramdaki ikramları düşündüğümüzde zengin öğünler, tatlı ikramları beslenme düzeninizi karbonhidrat ve yağlardan zengin bir hale getirecektir. Bu yüzden proteine ağırlıklı bir beslenmeyi tercih etmek günlük dengeyi kurmakta yardımcı olacaktır” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>TATLI TÜKETİMİ KONTROLLÜ OLMALI</strong></span></p>

<p>Uzm. Dyt. Merve Bahtiyar açıklamasını şöyle tamamladı: “Bayram sofralarının olmazsa olmazı tatlılardır. Ancak tatlı tüketiminde porsiyon kontrolüne dikkat etmek çok önemlidir. Günlük tatlı tüketimini tek porsiyon ile sınırlayarak, mümkün olduğunca sütlü tatlıları tercih edin. Bir porsiyon tatlı; yaklaşık 2 küçük dilim baklava, küçük bir kase sütlü tatlı veya 3-4 küçük kare çikolataya karşılık gelmektedir.</p>

<p>Tatlıları takip eden öğünlerin hafif ama sağlıklı yemeklerden oluşması önem kazanmaktadır. Çikolata ve tatlı tüketiminin aşırı olması nedeniyle ishale, kusmaya neden olabileceği ve doygunluk hissi nedeniyle ana öğün tüketimini kısıtlayacağı için, mümkünse yemekten sonra meyve tatlıları, dondurma ve puding tatlıları tercih etmeye çalışın.</p>

<p>Bayram sonrası beslenme düzenine yavaş ve sağlıklı şekilde dönmek önemlidir. Ara öğünlerde tatlı yerine meyve tüketimi tercih ederek hem tatlı isteğinizi azaltabilir hem de vücudunuza vitamin ve lif desteği sağlayabilirsiniz. Uzun süre aç kalmaktan veya düşük kalorili şok diyetlerden kaçının; dengeli ve yeterli beslenmeye geçiş yaparak sağlığınızı koruyun. Ayrıca, Ramazan ve bayram döneminde bozulan uyku düzeninizi mümkün olduğunca erken uyuyarak ve düzenli uyku saatleri oluşturarak yeniden düzenlemeye çalışın. Düzenli uyku, beslenme ve metabolizmanızın sağlıklı şekilde normale dönmesine yardımcı olacaktır.”</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/ramazan-bayraminda-beslenme-onerileri-h4456.html</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Mar 2025 00:59:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/03/ramazan_bayraminda_beslenme_onerileri_h4456_d3217.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medicabil Hastanesi 2025 hedeflerini belirledi]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/medicabil-hastanesi-2025-hedeflerini-belirledi-h4341.html</link>
      <description><![CDATA[Özel Medicabil Hastanesi’nin Yönetimin Gözden Geçirme (YGG) toplantısı hastane üst yönetiminin katılımıyla iki ayrı oturumda gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplantının açılışında konuşan Özel Medicabil Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, “15 yılı başarıyla geride bıraktık. Bundan sonra sağlık hizmetlerine yönelik çalışmalarımızı daha da yoğunlaştırarak devam edeceğiz. YGG, kalite yönetim sistemi çerçevesinde her yıl gerçekleştirilen en önemli toplantımız olup, bu önem önemli bir kurum kültürü göstergesidir” dedi.</p>

<p>“Ölçmediğinizi yönetemezsiniz ve iyileştiremezsiniz” diyen Prof. Dr. Bilgen, “Artık doğru veriyi toplayan ve değerlendiren, verileri doğru okuyarak anlamlı bilgiye dönüştüren, sonunda aksiyonları planlayan ve bunları gerçekleştiren, çıktıların kuruma kazandırılmasını sağlayan kazanıyor” şeklinde konuştu.</p>

<p>Özel Medicabil Hastanesi alan sorumluları ve üst düzey yöneticileri ile iki ayrı oturumla gerçekleştirilen YGG’de; tüm alan sorumluları ve yöneticiler 2024 yılında gerçekleştirdikleri projelerini, 2025 yalında ise gerçekleştirecekleri projelerini sundular.</p>

<p>Özel Mediciabil Hastanesi’nin YGG toplantısı, Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen’in projeleri değerlendirip, dilek ve temennileri ile sona erdi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/medicabil-hastanesi-2025-hedeflerini-belirledi-h4341.html</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Feb 2025 23:00:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2025/02/medicabil_hastanesi_2025_hedeflerini_belirledi_h4341_fb485.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medicabil bilgilendirme seminerleri sürüyor]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/medicabil-bilgilendirme-seminerleri-suruyor-h4286.html</link>
      <description><![CDATA[Medicabil Nilüfer Hastanesi Klinik Psikoloğu Görkem Polat,  Coşkunöz Holding personeline “Ruhsal Bakım&quot; konulu bilgilendirme semineri gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Coşkunöz Kalıp Makina Fabrikasında düzenlenen bilgilendirme seminerinde fabrika personeliyle bir araya gelen Medicabil Nilüfer Hastanesi Klinik Psikoloğu Görkem Polat, is ve özel hayatta ruhsal sağlığın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Ruhsal açıdan sağlıklı olmayı, bireyin kendisiyle ve çevresindeki insanlarla denge ve uyum içinde olması olarak tanımlayan Görkem Polat, "Bu uyum kesin kurallara bağlı değildir, değişkenlik ve belli ölçülerde esneklik gösterir" dedi.</p>

<p>Ruhsal sağlığı korumanın temelini stresle başa çıkmanın oluşturduğunu belirten Görkem Polat, iyi bir mentale sahip olabilmek için fiziksel sağlığa da dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Medicabil Nilüfer Hastanesi Klinik Psikoloğu Görkem Polat, seminerde ayrıca katılımcıların sorularını cevapladı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/1-Gorkem-Polat.jpg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/medicabil-bilgilendirme-seminerleri-suruyor-h4286.html</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Dec 2024 00:23:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/12/medicabil_bilgilendirme_seminerleri_suruyor_h4286_77160.JPG" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lenfödem’e İlker Çelikcan FTR’de çözüm var]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/lenfodeme-ilker-celikcan-ftrde-cozum-var-h4245.html</link>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin fizik tedavi alanında en köklü sağlık tesislerinden biri olan İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi, halk arasında “Fil hastalığı” olarak da bilinen lenfödem hastalığına karşı sunduğu tedavi hizmet ile Türkiye’nin dört bir yanından gelen hastalara şifa dağıtıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çoğunlukla cerrahi girişimler, kemoterapi veya radyoterapi sonrasında görülen lenfödem, uzuvların anormal derecede şişmesi, yüzük ya da bileziğin sıkması, ciltte gerginlik ve parlaklık gibi çeşitli belirtilerle ortaya çıkıyor. Hastaların durumu geç fark etmesi, tedavinin zorlaşmasına ve daha uzun sürmesine sebep olurken, özellikli tedavi gerektiren bu hastalığa İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nde uluslararası kabul gören tedavi yöntemleri ile çözüm bulunuyor.</p>

<p>Hastanede verilen hizmetlerle ilgili açıklamalarda bulunan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Fatma Özkurt Zengin, lenfatik sistemin vücudun dolaşım sisteminin bir parçası olduğunu dile getirdi. Hücreler arasındaki sıvıyı normal dolaşıma aktararak vücudu bir bakıma temizlemek amaçlı bir sistem olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Zengin, “Lenfödem oluşmasında bu sistemin herhangi bir yönünde bloke olması, çalışmaması anlamındadır. Halk arasında çok fazla bilinen bir durum değildir” dedi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Uzm-Dr-Fatma-Ozkurt-Zengin-1.jpg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>İHMAL ETMEYİN</strong></span></p>

<p>Lenfödemin birincil ve ikincil durumları olduğunun bilgisini veren Uzm. Dr. Zengin, “Birincil formu daha çok genetik olarak ilerler, çocukluktan hatta anne karnından olan formlardır. Çok fazla rastlanmaz, sekonder olanlarsa cerrahi işlemler, radyoterapi sonrası özellikle meme çevresinde meme kanseri sonrası lenflerin alınmasından sonra ortaya çıkar. Meme kanserlerinde yüzde 25 oranında ve biraz ihmale uğramış durumdadır. Kişilerin bu hastalığı biraz ilerledikten sonra fark edip doktora başvurmaları ne yazık ki sorun olan bir durumdur. İhmal edilmeden başvurularda bulunulması önemlidir” şeklinde konuştu.</p>

<p>Hastanın ilk müracaatında başka bir rahatsızlığının bulunmamasına dikkat ettiklerini belirten Uzm. Dr. Zengin, “Tedavisini yazıp fizyoterapiste yönlendiriyoruz. Fizyoterapist de kontrollü bir şekilde kaç seans uygulama olacağına karar veriyoruz. Sonra tekrar kontrole çağırıyoruz. Hastanemizde 2 yıldır bu konuda tedavi yürütülüyor. Toplamda 5 fizyoterapistimiz ekstradan eğitim aldı” diye konuştu.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Fizyoterapist-Salih-Uste.jpg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>HALK ARASINDA BİLİNMİYOR</strong></span></p>

<p>Lenfödem hastalarına gerekli fizik tedavi çalışmalarını gerçekleştiren Fizyoterapist Salih Üste ise, hekimden teşhis alan hastaların değerlendirmesini ve çevre ölçümü yaptıklarını vurguladı. Daha sonra “Lenf masajı” olarak bilinen lenfödem manuel lenfatik drenaj uygulamasını yaptıklarına dikkat çeken Üste, “Kısa gerim bandajı dediğimiz çok tabakalı bandajlama yapıyoruz. Hasta bu bandajlarla 24 saat geçirip tekrar bize geliyor. Bu şekilde 15-30 seans boyunca hastanın durumuna göre tedavi uzayıp kısalabiliyor. Uygulama sonunda hekimle birlikte hastanın basi giysisine geçmesine karar veriyoruz. Hasta basisine geçer ve gündüz takıp gece çıkarır. Hastanın ev ortamında da bu tedaviye devam etmesi gerekiyor. Biz de bunu basitçe anlatıp hastanın evde de yapmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<p>Hastane bünyesinde iki yıldır lenfödem tedavisi hizmeti verdiklerinin altını çizen Üste, “Özellikle kanser sonrası radyoterapi, kemoterapi sonrası kolları ve bacaklarında ya da vücudun çeşitli yerlerinde şişmeler sonucu gelen hastalarımız oluyor. Bu tedavi uzun süredir uygulanıyor ancak halk arasında çok bilinmediği için 10 yıldır tedavisini olamayıp ya da tamamen vazgeçip umudunu kaybeden hastalarımız geliyor. Şehir dışından gelen hastalarımız da oluyor” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>15 YIL SONRA GELEN ŞİFA</strong></span></p>

<p>İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nde lenfödem tedavisi alan 58 yaşındaki Güler Adıyaman ise 15 yıl önce geçirdiği trafik kazası sonrası ayaklarında şişlik oluşmaya başladığını söyledi. Tedavi için birçok hastaneyi gezdiğini ve çözüm bulamadığını belirten Adıyaman, “Oğlum burada tedavi olduğunu öğrenmiş. Herkes şifa istiyorsa buyursun buraya gelsin. Şifasını bulsun. Pazartesi başladım ben tedaviye 5 günde ayaklarımın şişkinlikleri inmeye başladı” ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/lenfodeme-ilker-celikcan-ftrde-cozum-var-h4245.html</guid>
      <pubDate>Sun, 24 Nov 2024 23:12:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/11/lenfodeme_ilker_celikcan_ftrde_cozum_var_h4245_c541e.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medicabil, Dünya Kaizen Yarışması’nda Türkiye’yi temsil etti]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/medicabil-dunya-kaizen-yarismasinda-turkiyeyi-temsil-etti-h4240.html</link>
      <description><![CDATA[Yalın sağlık hizmetlerinde öncü çalışmalar yapan ve geçtiğimiz Haziran ayında ‘Kaizen Award Türkiye 2024’ yarışmasında birinciliği elde eden Medicabil Sağlık Grubu, Brezilya’da düzenlenen Dünya Kaizen Yarışması’nda (Global Kaizen Award) Türkiye’yi başarıyla temsil etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Global Kaizen Award tarafından düzenlenen ve 32 ülkede değişik sektörlerde faaliyet gösteren firmaların kaizen çalışmalarıyla katıldığı organizasyonda, Medicabil Sağlık Grubu hasta bakımı ile tanı ve tedavi hizmetleri alanında yarışan tek kurum oldu.</p>

<p>Yarışmaya katılanlar arasında sunum yapmaya değer bulunan 15 kurumdan birisi olan Medicabil Sağlık Grubu bu yarışmada 7. oldu ve Kaizen çalışmaları, iş mükemmelliğinde verimlilik kazanımlarını ve toplum için daha fazla değer yaratılmasını teşvik eden en iyi uygulamalardan birisi olarak belirlendi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/MEDICABIL-BB-2.jpeg" /></p>

<p>Brezilya’nın Sao Paulo kentinde düzenlenen Global Kaizen Award yarışmasında elde ettikleri başarıdan büyük mutluluk duyduklarını belirten Medicabil Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, “Hasta bakımı ile tanı ve tedavi hizmetleri alanında ülkemizde kaizeni uygulayan tek sağlık kurumu durumundayız. Global yarışmada da başarı elde edeceğimizi biliyorduk” dedi.</p>

<p>Medicabil Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, “2011 yılında hastanemizi Yalın Sağlık felsefesine uygun bir şekilde kurduk. 2016 yılından itibaren de tanıştığımız Kaizen Institute Türkiye ile birlikte çalışmalarımızı yürüttük. Bu çalışmalar doğrultusunda hastanemizde enfeksiyon oranımızın sıfır olması için çalıştık. Hastalarımızın mümkün olduğunca erken taburcu edilmesi ve tedavi ettiğimiz hastalarımızın aynı şikayetle hastanemize tekrar başvurmaması için gerekli tüm çalışmaları yürütüyoruz. Bizim şu anda enfeksiyon oranımız binde 2, yani sıfıra yakın. Bu üç hedefimize neredeyse ulaştık. Hastanemizin işleyişi ve hizmetlerimizde dijitalleşme çalışmalarına büyük önem verdik. Bilim her alanda olduğu gibi sağlık alanında da ilerliyor ve bu ilerlemeye tabi olmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/medicabil-dunya-kaizen-yarismasinda-turkiyeyi-temsil-etti-h4240.html</guid>
      <pubDate>Fri, 22 Nov 2024 00:16:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/11/medicabil_dunya_kaizen_yarismasinda_turkiyeyi_temsil_etti_h4240_8bb05.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamileler mevsim geçişlerine dikkat etmeli]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/hamileler-mevsim-gecislerine-dikkat-etmeli-h4163.html</link>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, mevsim geçişlerinde hamilelerin dikkat etmeleri gerekenler konusunda uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “Mevsim geçiş dönemlerinde oluşan ısı değişimleri, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve vücut direncinde düşmeye yol açan faktörler nedeniyle bir çok mikroorganizma kaynaklı hastalık ve salgın ortaya çıkabilir” dedi.</p>

<p>Mevsim geçişlerinin, özellikle hamileler için bazı riskler taşıyabileceğini ifade eden Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “Özellikle virüs ve bakteri kaynaklı bu hastalıklar kendini çoğu zaman solunum yolu enfeksiyonları olarak gösterir” şeklinde konuştu.</p>

<p>“Hamilelerin virüs ve bakteri kaynaklı hastalıklardan korunmak için hasta bireylerin hasta olmayan bireylerle tokalaşma, öpüşme, ortak kullanılan malzemelerin başkalarıyla paylaşımı gibi direk temastan kaçınılması ve dengeli beslenmeye dikkat edilmesi önerilmektedir” diyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bu dönemlerde günlük beslenme düzenine taze sebze ve meyve eklemek, vitamin desteği yapmak ve uyku düzenine dikkat etmek büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Mevsim geçiş etkilerini minimum seviyede yaşamak için; Bol su tüketmek, uyku düzenine dikkat etmek, beslenme düzenine dikkat etmek (taze sebze ve meyve tüketimini arttırmak), gerektiğinde iyi bir vitamin ve mineral desteği sağlamak için gıda takviyesi almak, günlük aktiviteyi arttırmak ve düzenli spor yapmak, kapalı ortamları iyi havalandırmak ve temiz tutmak yararlı olacaktır.”</p>

<p>Mevsim değişikliklerinin hormonlarla birlikte ruh halini de etkileyebileceğini belirten Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “Bu dönemde stres yönetimi, meditasyon ve rahatlatıcı aktiviteler önemlidir. Hamilelerin kendilerini iyi hissetmeleri, bebeğin sağlığı için de faydalıdır” dedi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/hamileler-mevsim-gecislerine-dikkat-etmeli-h4163.html</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Oct 2024 00:10:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/10/hamileler_mevsim_gecislerine_dikkat_etmeli_h4163_1f115.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medicabil “Yalın Hastane Kongresi” başarıyla tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/medicabil-yalin-hastane-kongresi-basariyla-tamamlandi-h4136.html</link>
      <description><![CDATA[Medicabil Sağlık Grubu tarafından 11. Medicabil Bilimsel Etkinlikleri kapsamında bu sene “Fonksiyonel Tıp ve Yalın Sağlık” konusuyla düzenlenen Yalın Hastane Kongresi, 2. Gün yapılan paneller ve atölye çalışmalarının ardından tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medicabil Sağlık Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Medicabil Yalın Sağlık Enstitüsü tarafından Almira Hotel’de düzenlenen Yalın Hastane Kongresi, 2. Gün gerçekleştirilen panel, atölye çalışmaları, söyleşiler ve sözlü bildirim sunumlarıyla sona erdi.</p>

<p>Program, “Yalın Sağlık Yaklaşımı İle Gerçekleşmiş Tedavi” konusunun konuşulduğu günün tek, kongrenin 4. Paneli ile başladı. Medicabil Nilüfer Hastanesi Başhekimi ve Yalın Sağlık Enstitü Koordinatörü Prof. Dr. Aysun Yılmazlar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde Medicabil Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen “Cerrahın Zihninde Yalın Sağlık Tedavisi”, Medical Point Hastanesi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Özlem Ecemiş “Hastanelerde Etkin, Etkili ve Verimli Yaklaşım”, Prof. Dr. Aysun Yılmazlar “Anestezist Gözü İle Yalın Sağlık Uygulamalar”, Medicabil Hastanesi Radyoloji Uzmanı Dr. Z. Nigar Varlıbaş “Bir Radyoloğun Yalın Sağlığa Bakışı” ve Medicabil Hastanesi Hasta Bakım Hizmetleri Müdürü Dr. Ayşe Yıldırım “Hemşirelikte Yalın Sağlık Uygulamalarının Hasta Bakım Kalitesine Etkileri” konularında konuşmalarını yaptı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/1-Prof.Dr.Omer-Faruk-Bilgen.jpg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“SAĞLIK ÇALIŞANI OLMAK GÖNÜL İŞİDİR”</strong></span></p>

<p>Medicabil Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen yaptığı sunumda yalın uygulamanın insana dokunan bir çalışma olduğunu söyleyerek, “Zamanı en iyi şekilde kullanmak en önemli unsur. Sağlık çalışanı olmak gönül işidir, insana saygıyla başlar. Yalın sağlık uygulamasında hedefimiz enfeksiyon oranının sıfır olması, hızlı iyileşme ve erken taburculuk ile yeniden müracaat oranının azalması olmalıdır. Aşırı ya da az gereksiz her türlü kavramı yok ederek hizmet sunumumuza katma değer sağlama amacındayız” dedi.</p>

<p>Cerrahın zihninde yalın sağlık tedavisinde başarı için kritik faktörlerden de bahseden Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, “Ekip işbirliği, süreç analizi ve hasta merkezli olmak yalın bir cerrahi bölüm oluşturmak için önemli adımlardır. Verimliliğin artması, hasta sonuçlarının iyileşmesi ve cerrahların iş yükünün azalması ise cerrahlar için yalın yaklaşımın getirdiği avantajlardır” diye konuştu. Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, Medicabil Sağlık Grubu olarak yaptıkları yalın uygulamalar hakkında bilgi vererek sunumunu tamamladı.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>ATÖLYE ÇALIŞMALARI YAPILDI</strong></span></p>

<p>İkinci bölümde “Yalın Araçlar ve Uygulamaları” üzerine atölye çalışması yapıldı. Medicabil Hastanesi Kalite Yöneticisi Figen Solmaz Opsar yönetiminde; Medicabil Hastanesi Mali İşler Yöneticisi Halime Ağaoğlu ve Medicabil Hastanesi Kalite Görevlisi Elif Durmuş “İsraflar”, Yeliz Şahin ve Medicabil Hastanesi Ameliyathane Hemşiresi Pınar Aydoğan “6S”, Medicabil Hastanesi İnsan Kaynakları ve Hizmet Satış Yöneticisi Merve Özdemir ve Özel Medicabil Hastanesi Yalın Sağlık Enstitüsü Araştırmacısı Tuğçe Engür Ulusan “Kanban”, Medicabil Sağlık Grubu Operasyonlar Koordinatörü Dr. K. Dilara Torlak ve Medicabil Hastanesi Kalite Görevlisi Elif Durmuş “Pareto Analizi” ve Tuğçe Engür Ulusan “A3 Raporlama” konularında atölye çalışması yaptı.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>UZMANLARDAN SÖYLEŞİ</strong></span></p>

<p>Günün 3. Etkinliğinde ise Medicabil Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen’in sunumuyla “Yalına Dair” söyleşisi yapıldı. Söyleşiye Uludağ Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilçin Tak Meydan, Medical Point Hastanesi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Özlem Ecemiş, Sağlık Bakanlığı Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Başkanı Prof. Dr. Figen Çizmeci Şenel, Kaizen Institute Turkey Genel Müdürü Dr. Muhsin Güneşlik ve Medicabil Nilüfer Hastanesi Başhekimi ve Yalın Sağlık Enstitü Koordinatörü Prof. Dr. Aysun Yılmazlar katıldı.</p>

<p>Medicabil Sağlık Grubu tarafından 11. Medicabil Bilimsel Etkinlikleri kapsamında bu sene “Fonksiyonel Tıp ve Yalın Sağlık” konusuyla düzenlenen Yalın Hastane Kongresi, Prof. Dr. Aysun Yılmazlar ve Dr. K. Dilara Torlak’ın moderatörlüğünde yapılan sözlü bildiri sunumları ile tamamlandı.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/medicabil-yalin-hastane-kongresi-basariyla-tamamlandi-h4136.html</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Oct 2024 23:05:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/10/medicabil_yalin_hastane_kongresi_basariyla_tamamlandi_h4136_b4206.JPG" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEDICABIL’den “Yalın Hastane” kongresi]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/medicabilden-yalin-hastane-kongresi-h4133.html</link>
      <description><![CDATA[Medicabil Sağlık Grubu tarafından 11. Medicabil Bilimsel Etkinlikleri kapsamında bu sene “Fonksiyonel Tıp ve Yalın Sağlık” konusuyla düzenlenen Yalın Hastane Kongresi başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medicabil Sağlık Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Medicabil Yalın Sağlık Enstitüsü tarafından Almira Hotel’de düzenlenen Yalın Hastane Kongresi’nin açılış konuşmasını yapan Medicabil Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, kongreye katılımından dolayı herkese teşekkür ederek, “Sağlık hizmetini verimli kılmak amacıyla ve bunun için her sağlık kurumunun yolunun yalın yaklaşımdan geçeceği inancıyla on birincisini düzenlediğimiz etkinliğimizde sizlerle beraber olmaktan mutluyuz” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“YALIN FELSEFE KÜLTÜRÜ KURUMLARA YERLEŞMELİ”</strong></span></p>

<p>Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, Medicabil Sağlık Grubu olarak yalın sağlık uygulamalarına 14 yıl önce başladıklarını söyleyerek, “Bir sağlık kuruluşu olarak en çok önem verdiğimiz konu yalın sağlık uygulamalarını hastalıkların tanı ve tedavi süreçlerinde uygulamak oldu. Yalın Sağlık uygulamalarını Sağlık Bakanlığı katkılarıyla Türkiye’de bir yerlere getirmemiz lazım. Yalın Sağlık felsefesinin hastanelerde ve uygulama alanlarında görülmesi çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Teknolojinin gelişmesi ile birlikte özellikle yapay zeka konusuna değinen Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, “Yapay zeka uygulamaları hız anlamında önemli katkılar sağlasa da burada da bir israf durumu var. Yalın uygulamayı yapay zeka uygulamalarında da mutlaka yapmak lazım. Yalın uygulama İşin temelindeki sorunları çözecek” şeklinde görüşlerini belirtti. Kongre sayesinde kazanılacak bilgilerin paylaşılmasının önemini de vurgulayan Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, “Sağlık işi gönül işidir. Hastanelerde tüm sağlık çalışanlarının yalın uygulamaya sahip çıkması lazım” diyerek konuşmasını tamamladı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/2-Medicabil-Sağlık-Grubu-Yonetim-Kurulu-Başkanı-Prof.Dr.Omer-Faruk-Bilgen.jpg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“ODAK NOKTAMIZ HASTA VE HASTA YAKINI”</strong></span></p>

<p>Medicabil Nilüfer Hastanesi Başhekimi ve Yalın Sağlık Enstitü Koordinatörü Prof. Dr. Aysun Yılmazlar ise kongre hakkında verdiği bilgilerden sonra yalın sağlık uygulamalarının öneminden bahsetti. Yalın Sağlık uygulamalarının verimlilik konusunda önemli katkılar sağladığını söyleyen Prof. Dr. Aysun Yılmazlar, “Her zaman odak noktamız hasta ve hasta yakınları. Ülkemizde sağlık kuruluşları yeterince gelişkin ancak sağlık hizmetlerinin de en verimli bir şekilde sağlanabilmesi gerekiyor ve bu sistemin verimli olmasını sağlıyor” dedi.</p>

<p>Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun da Medicabil Sağlık Grubu’nun düzenledikleri etkinliklerle Bursa’ya değer kattığını belirterek, yalın uygulama çalışmalarına Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak başladıklarını aktardı. Yalın Acil projesinde sona geldiklerini belirten Prof. Dr. Funda Coşkun, yalın uygulamanın özünde gelinen noktanın insan sadeleşmesi olduğunu da vurgulayarak Medicabil Sağlık Grubu’na katkılarından dolayı teşekkür etti.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı TÜSEB ve TÜSKA Başkanı Prof. Dr. Figen Çizmeci Şenel, sağlık hizmetlerinde birinci önceliğin zarar vermemek olması gerektiğini söyleyerek, “Yalın uygulama da doktordan hastaya kadar herkesin dahil olduğu bir sistemdir. Bu nedenle zor bir süreç ama sonuçları da muazzam oluyor. Bu felsefeyi benimseyerek kültür biçiminde hastanelerin anlayışı içinde var olması çok önemli” şeklinde konuştu. Kongrenin düzenlenmesinden dolayı Medicabil Sağlık Grubu’na teşekkür eden Prof. Dr. Figen Çizmeci Şenel, kongrenin olumlu katkılar sağlayacağına inandığını söyledi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/1-Medicabil-Nilufer-Hastanesi-Başhekimi-ve-Yalın-Sağlık-Enstitu-Koordinatoru-Prof.Dr.Aysun-Yılmazlar.jpg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>ÖRNEK YALIN UYGULAMALAR</strong></span></p>

<p>Medicabil Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen moderatörlüğünde gerçekleşen ilk programda Kaizen Institute Turkey Genel Müdürü Dr. Muhsin Güneşlik, “Endüstriden Sağlığa Yalın” konulu sunum yaptı. Kaizen Institute Turkey olarak yaptıkları faaliyetlerden bahseden Muhsin Güneşlik, Medicabil Sağlık Grubu ile yaptıkları çalışmaları anlattı. Yalın uygulamaların önemine değinen Muhsin Güneşlik, dünyaca ünlü şirketlere yaptıkları örnek çalışmaları anlattı.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>UZMAN KONUKLAR PANELLERDE BULUŞTU</strong></span></p>

<p>Organizasyonun “Fonksiyonel Tıp ve Yalın Sağlık (Sürdürülebilir Sağlık)” konulu ilk paneli Prof. Dr. Aysun Yılmazlar’ın koordinatörlüğünde gerçekleştirildi. Konuklar Medicabil Hastanesi Uzman Doktoru Murat Kemahlı “ICD Bütünsel Bakış için Yeterli mi?”, Medicabil Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Begüm Dağ “Bedenini Yalınlaştır”, Medicabil Hastanesi Wellness Koçu Göknil Biçen Bölükbaşı “Koçum Benim” ve Prof. Dr. Aysun Yılmazlar “Kök Neden Birlikteliği” konularında konuşmalarını yaptı. Panelistler tarafından ayrıca “Yaşam Ağacı” oyunu uygulaması yapıldı.</p>

<p>Programda “Kök Neden ve Hata” konulu ikinci panel ise İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Özlem Ecemiş moderatörlüğünde yapıldı. Medicabil Hastanesi Kalite ve Akreditasyon Yöneticisi Figen Solmaz Opsar “Sağlıkta Hatalar Değerli Mi? Türleri? Önlemleri?”, Prof. Dr. Bilçin Tak Meydan “Bilinçli Farkındalık ve Hasta Güvenliği”, Sağlık Bakanlığı TÜSEB ve TÜSKA Başkanı Prof. Dr. Figen Çizmeci Şenel ise “Güvenlik Raporlama” konularında konuşma yaptı.</p>

<p>Prof. Dr. Aysun Yılmazlar tarafından moderatörlüğü yapılan günün son panelinde ise “Verimlilik İçin Bir Mola” konusu işlendi. Wellbeing Uzmanı ve Biyointegratif Nefes Terapisti Prof. Dr. Vahide Savcı “Vagus Sinirinin Sihiri”, Yoga Terapisti Dr. Neslihan İskit “Ofis Yogası”, Prof. Dr. Sema Baykara “Enerji Sağlığı” ve Medicabil Hastanesi Klinik Psikoloğu Görkem Polat “Klinik Psikolojide Fonksiyonel Yaklaşım” konuşmaları yapıldı.</p>

<p>Kongrenin birinci günü sonunda ise Nefes Egzersizi, Ofis Yogası Uygulamaları ve Enerji Sağlığı Uygulamaları konularında Wellbeing Uzmanı ve Biyointegratif Nefes Terapisti Prof. Dr. Vahide Savcı, Yoga Terapisti Dr. Neslihan İskit ve Prof. Dr. Sema Baykara tarafından atölye çalışması gerçekleştirildi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/medicabilden-yalin-hastane-kongresi-h4133.html</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Oct 2024 09:54:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/10/medicabilden_yalin_hastane_kongresi_h4133_dd047.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Alzheimer hastalığı toplumsal bir sorun”]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/alzheimer-hastaligi-toplumsal-bir-sorun-h4107.html</link>
      <description><![CDATA[Nilüfer Belediyesi, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nde bu konuda farkındalık oluşturmak için “Unutursa Elinden Tut!”  sloganıyla panel ve etkinlik düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Panelde konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Alzheimer’ın çağımızın en büyük hastalıklarından biri olduğunu belirterek, hastalıkla mücadelede desteklerinin devam edeceğini vurguladı.</p>

<p>Nilüfer Belediyesi, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nde hastalığa dikkat çekmek ve toplumda bu konudaki bilinci artırmak etkinlikler düzenledi. Bu etkinliklerden ilki Dünya Alzheimer Günü Paneli oldu. Nazım Hikmet Kültürevi’nde Türkiye Alzheimer Derneği iş birliğiyle “Unutursa Elinden Tut!” temasıyla düzenlenen panele Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin ve Türkiye Alzheimer Derneği Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bakar ile vatandaşlar katıldı.<br />
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, panelin açılışında yaptığı konuşmada Alzheimer hastalığının çağımızın en büyük hastalıklarından biri olduğuna dikkat çekti. Toplumda Alzheimer ile mücadele eden ya da bu hastalığa sahip yakınları olan pek çok insan olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, bu konuda farkındalık oluşturmak için düzenlenen etkinliklerin önemini vurguladı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/ALZHEIMER-GUNU-5.jpg" /><br />
Nilüfer Belediyesi’nin Alzheimer hastalarının bakımı için Lions 118-K Yönetim Çevresi Federasyonu ve hayırsever Dikencik ailesi iş birliğiyle açtığı hasta konuk evinden bahseden Başkan Şadi Özdemir, bu alandaki hizmetlerini artırarak sürdürmek istediklerini dile getirdi. Yaşlı bakım evleri, kreş gibi hizmetlerin sayılarını artırmak için dayanışma çağrısında bulunan Başkan Şadi Özdemir, “Dayanışma içinde olmak, insana, çevreye ve hayvanlara duyarlı olmak Nilüfer’in ve Nilüferliler’in değerleri arasındadır” dedi.<br />
Açılış konuşmasının ardından Dünya Alzheimer Günü Paneli’ne geçildi. Panelin moderatörü Türkiye Alzheimer Derneği Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bakar da Türkiye’de 600 bine yakın, Bursa’da ise 33 bin Alzheimer hastası olduğunu söyledi. Hastalığın yaygınlığına dikkat çeken Prof. Dr. Bakar, "Alzheimer hasta sayısı her on yılda bir ikiye katlanıyor. Bu hastalık sadece kişiyi değil, çevrelerindeki insanları da etkiliyor. Bu nedenle toplumsal bir sorun teşkil ediyor” diye konuştu.<br />
Panelde konuşan diğer uzmanlar arasında nöroloji uzmanı Doç. Dr. Demet Yıldız, psikiyatri uzmanı Doç. Dr. Yusuf Sivrioğlu ile fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı Prof. Dr. Meliha Kasapoğlu Aksoy; Alzheimer hastalarının bakımı, hastalığın ilerlemesini geciktirme yöntemleri ve hastalara nasıl yaklaşılması gerektiği konularında bilgi paylaştılar.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/ALZHEIMER-GUNU-11.jpeg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>KONUK EVİ’NDE RENKLİ GÜN</strong></span><br />
Dünya Alzheimer Günü etkinlikleri günü kapsamında Nilüfer Belediyesi Lions ve Ercan Dikencik Alzheimer Hasta Konuk Evi’nde de renkli bir etkinlik düzenlendi. Çeşitli aktiviteler ve etkinliklerin düzenlediği programa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir de katıldı. Etkinlikte Türkiye Alzheimer Derneği Bursa Şube Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bakar ve yönetim kurulu üyeleri, Uludağ Lions Kulübü Başkanı Esra Kunlar, Uludağ Lions Kulübü geçmiş dönem Başkanı İsmail İşyapan ve çok sayıda davetli katıldı. Hastalarla yakından ilgilenen Başkan Şadi Özdemir, onların daha rahat şartlarda yaşamaları için üzerlerine düşen görevleri yapacaklarını söyledi. Başkan Şadi Özdemir, “Her zaman sizlerin yanında olacağız. Sosyal çalışmalar Nilüfer Belediyesi’nin kimliği haline geldi. Birçok alanda öncülük etmeye devam ediyoruz” dedi.<br />
Türkiye Alzheimer Derneği Bursa Şube Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bakar da Nilüfer Belediyesi ile imzaladıkları protokol ile çok daha geniş kitlelere ulaşacaklarını ifade etti. Uludağ Lions Kulübü Başkanı Esra Kunlar da bugüne kadar olduğu gibi olduğu gibi bundan sonra da Alzheimer hastalarına destek olacaklarını ifade etti</p>

<p>Programda Alzhemir hastaları bir koro oluşturarak şarkılar seslendirdi. Başkan Şadi Özdemir Alzheimer hastalarının çizdiği ve renklendirdiği sergiyi de büyük beğeniyle gezdi. Programın sonunda ise pasta kesimi yapılırken, katılımcıların mutlulukları gözlerinden okundu.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/alzheimer-hastaligi-toplumsal-bir-sorun-h4107.html</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Sep 2024 23:09:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/09/alzheimer_hastaligi_toplumsal_bir_sorun_h4107_48b58.JPG" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa’ya yeni diş hastanesi]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/bursaya-yeni-dis-hastanesi-h4054.html</link>
      <description><![CDATA[25 yıllık geçmişiyle ağız ve diş sağlığı alanında ülkemizin öncü kuruluşları arasında yer alan Eyrice Dental Grubu, Bursa’ya yeni bir diş hastanesi kazandırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mudanya Yolu’ndaki 10 bin m2’lik binada faaliyete geçecek diş hastanesi, alanında tam donanımlı bir sağlık merkezi olarak ülke geneline hizmet verecek. Kısa bir süre sonra kademeli olarak hasta kabul etmeye başlayacak olan Eyrice Diş Hastanesi, Bursa’nın sağlık turizmi potansiyeline de güç katacak.</p>

<p>Türkiye’nin en büyük diş protez üretim kapasitesine sahip olan tesislerinin yanısıra Bursa’nın ilk A Grubu Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi ve TEKNOSAB’da halen inşaatı devam eden fabrikası ile ağız ve diş sağlığı alanında emin adımlarla büyüyen Eyrice Dental Grubu, şimdi de bünyesine bir diş hastanesi katıyor.</p>

<p>Konuyla ilgili bir açıklama yapan Eyrice Dental Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Türkay Eyrice, ağız ve diş sağlığı alanındaki yatırımlarını yeni bir hastane ile taçlandıracaklarını açıkladı. Mudanya Yolu’nda toplam 10 bin m2’lik bağımsız bir binada yer alacak diş hastanesinin 8 farklı uzmanlık alanında hizmet vereceğini söyleyen Türkay Eyrice, “Kısa bir süre sonra kademeli olarak faaliyete geçecek diş hastanemiz, 120 klinik, 6 ameliyathane, 6 sedasyon, suit hasta yatış odaları, acil klinikleri, protez laboratuvarı, tıbbi laboratuvar, sterilizasyon birimleri ve kapsamlı tıbbi görüntüleme hizmetleriyle tam donanımlı bir sağlık merkezi olarak hizmet sunacak” dedi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/IMG_8932.jpg" style="width: 580px; height: 871px;" /></p>

<p>7/24 ileri düzey sağlık hizmeti sunacak diş hastanesinin ayrıca, evde bakım hizmetleriyle de entegre bir sağlık tesisi olarak hizmet vereceğini, böylelikle ağız ve diş sağlığı alanında standartları yükselteceğini dile getiren Eyrice, bu konuda şöyle konuştu :</p>

<p>“Günümüzde diş hekimliği artık konvansiyonel bir sistemle icra edilebilen bir hekimlik alanı olmaktan çıkmıştır. Sekiz uzmanlık alanı olarak ihtisaslaşmış ve tedavi çeşitliliği ileri derecede gelişmiştir. Bu bağlamda, fiziksel koşullar, teknolojik donanım ve organizasyon yapısı bakımından, genel sağlık hizmetleri nasıl hastaneleşmişse, diş hekimliği de bu yönde ilerlemektedir. Kapsamlı bir diş tedavisinin tam donanımlı diş hastanelerinde sunulması gerekmektedir.”</p>

<p>Türkay Eyrice, açıklamasında diş hastanelerinin avantajlarını da şöyle sıraladı :</p>

<p>“Geniş hizmet yelpazesinin aynı çatı altında sunulması, çeşitli branşlarda uzmanlaşmış hekim kadrosunun multidisipliner bir yaklaşımla bir arada çalışması, teşhis ve tedavi süreçlerinin daha hızlı, güvenilir ve konforlu olmasını sağlayan ileri teknolojik altyapı kullanılması, acil müdahale imkanı olması, sterilizasyon ve hijyende yüksek standartlar, kapsamlı tanı ve görüntüleme hizmetlerinin sunulması, tedavi sürekliliğinin ve takibinin yapılması.”</p>

<p>Açıklamasında, bu avantajların ağız ve diş sağlığı açısından artık kaçınılmaz hale geldiğine vurgu yapan Eyrice, “Bu avantajları sağlayacak olan diş hastanemizi en kısa sürede hizmete sunmak için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bursa’nın sağlık turizmi potansiyelini de geliştirecek yeni diş hastanemiz şehrimize ve ülkemize hayırlı olsun” şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/bursaya-yeni-dis-hastanesi-h4054.html</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Sep 2024 11:51:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/09/bursaya_yeni_dis_hastanesi_h4054_2a352.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doruk Sağlık Grubu’ndan kan bağışına büyük destek]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/doruk-saglik-grubundan-kan-bagisina-buyuk-destek-h4047.html</link>
      <description><![CDATA[Doruk Sağlık Grubu Kızılay’la birlikte, daha çok sayıda bağışçıya ulaşabilmek için Doruk Yıldırım ve Doruk Nilüfer Hastanelerinden sonra Doruk Özel Bursa Hastanesi ile kan ve kök hücre bağışı kampanyası düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doruk Özel Bursa Hastanesi personeli, personel yakınları ile çevre sağlık kuruşları ve halkın katılımları ile gerçekleştirilen kampanyada 82 ünite kan ve kök hücre bağışı gerçekleştirildiğini aktaran Doruk Özel Bursa Hastanesi Tıbbi Biyokimya uzmanı Dr. Süleyman Sırrı Gökalp, kan ihtiyacı olan hastalara bu hayati ürünleri tedarik etmekte zorlandıklarını ve ihtiyacı gördükleri için Doruk Sağlık Grubu olarak Kızılay’a ellerinden gelen desteği verdiklerini iletti. Dr. Gökalp, tüm hastane çalışanlarının bu konuda yüksek hassasiyet göstererek bağış kampanyasına katılım sağladıklarını, toplum sağlığı adına aynı duyarlılığı tüm halkımızın göstermesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Kan bağışının önemine vurgu yapan Kızılay Kan Merkezi Organizatörü Burak Lütfü Ümit de halihazırda Bursa genelinde günlük kan ihtiyacı 400 ünite olmasına karşın gönüllü bağışçılar aracılığı ile toplanan kan sayısının ancak bu ihtiyacın yarısını karşılayacak düzeyde olduğu, mevcut stokların hem kamu hem de özel hastanelerdeki ihtiyaca cevap vermekten çok uzak olduğu, bu nedenle daha fazla bağışçıya ulaşılması gerektiği ve Kızılay ekiplerinin bunun için yoğun çaba harcadığını belirtti.</p>

<p>Vatandaşların kan bağışına destek vermelerinin büyük önem arz ettiğini söyleyen Ümit, Doruk Sağlık Grubu ve çalışanlarının bu konudaki çabalarının örnek teşkil ettiğini bildirdi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/1_7.jpeg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/3_11.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/doruk-saglik-grubundan-kan-bagisina-buyuk-destek-h4047.html</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Sep 2024 23:13:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/09/doruk_saglik_grubundan_kan_bagisina_buyuk_destek_h4047_496b2.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halk Sağlığı Haftası’nda toplum bilinçlendiriliyor]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/halk-sagligi-haftasinda-toplum-bilinclendiriliyor-h4040.html</link>
      <description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin 3-9 Eylül tarihleri arasında Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla düzenlediği programlar, birbirinden zengin içerikleriyle vatandaşları sağlık konusunda bilinçlendirmeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Halk Sağlığı ve Sağlıklı Yaşam Şube Müdürlüğü tarafından 'Halk Sağlığı Haftası' kapsamında bir dizi etkinlik düzenleniyor. Bir hafta boyunca vatandaşlar sağlık alanında merak ettikleri konuları uzman isimlerden dinleme fırsatı buluyor. Bursa Kent Konseyi Koza Salonu'nda düzenlenen ‘Anne bebek sağlığı günü etkinlikleri’ kapsamında Ebe Hatice Pamukel tarafından ‘Sağlıklı toplumun temeli; doğuma hazırlık’, Uzm. Dr. Neriman Çelik tarafından ‘HPV, rahim ağzı kanseri ve kanser taramaları’, Prof. Dr. Hilal Özkan tarafından ‘Yenidoğan bebek ve özellikleri’ konularında bilgiler verildi. Seminerlerin ardından Merinos Parkı’nda Ebe Hatice Pamukel eşliğinde nefes egzersizi yapan kadınlar, keyifli anlar yaşadı. Anne adaylarına ise yenidoğan hediyesi verilirken, katılımcılara süt ve yoğurt ikram edildi.</p>

<p><br />
Bursa Hayvanat Bahçesi’nde düzenlenen ‘Çocuk sağlığı günü’ etkinlikleri kapsamında ise Prof. Dr. Mustafa Hacımustafaoğlu tarafından ‘Aşı ile önlenebilir hastalıklar’, Prof. Dr. Erdal Eren tarafından ‘Çocuklarda obezite’, Doç. Dr. Şükrü Çekiç tarafından ‘Çocuklarda astım’ konularında bilgiler verildi. Çocuklarda en sık görülen kronik hastalıklara dikkatin çekildiği seminerde, en önemli etkenin yanlış beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı olduğuna değinildi. Uzmanlar, obezite ile etkili savaşın ancak çocukluk çağında alınacak önlemlerle mümkün olacağını vurguladı. Seminerlerin ardından Hayvanat Bahçesi’ni gezen çocuklar ve aileleri, harika bir zaman geçirdi. Kuş yumurtası boyama ve el yıkama deneyi etkinliğine katılan çocuklara, süt ikram edildi.<br />
Bursa Kent Konseyi Koza Salonu'nda düzenlenen ‘Ruh Sağlığı Günü’ etkinlikleri kapsamında Uzman Klinik Psikolog Yağmur Yalçın ‘Mutlu olma sanatı’ konusunda bilgi verirken, GADEM Bağımlılık bilgilendirmesi de yapıldı. Program sonunda Büyükşehir Belediyesi Orkestra Şube Müdürlüğü sanatçıları tarafından müzik dinletisi sunulurken, huzurevi sakinlerinin hazırladığı sergi de izlenime açıldı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/34631_MTY2ZGJmZW.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/34631_MTY2ZGJmZW_3.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/34631_MTY2ZGJmZW_6.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/34631_MTY2ZGJmZW_8.jpg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/halk-sagligi-haftasinda-toplum-bilinclendiriliyor-h4040.html</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Sep 2024 01:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/09/halk_sagligi_haftasinda_toplum_bilinclendiriliyor_h4040_d5e0e.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Sabahları yorgun uyanıyorsanız sebebi fibromiyalji olabilir”]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/sabahlari-yorgun-uyaniyorsaniz-sebebi-fibromiyalji-olabilir-h4026.html</link>
      <description><![CDATA[Fibromiyaljinin, vücutta yaygın kas ağrıları, gezici ağrılar, uyku bozuklukları, depresyon ve sürekli yorgunluk gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir rahatsızlık olduğunu belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Figen Lokumcu, “Bu hastalıkta sabahları yorgun uyanma, en belirgin semptomlardan biridir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>VM Medical Park Samsun Hastanesi’nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Figen Lokumcu, fibromiyalji hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Fibromiyaljinin tanımını yapan Uzm. Dr. Lokumcu, “Fibromiyalji, vücutta yaygın kas ağrıları, gezici ağrılar, uyku bozuklukları, depresyon ve sürekli yorgunluk gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir rahatsızlıktır” dedi. Uzm. Dr. Lokumcu, “Bu hastalıkta sabahları yorgun uyanma, en belirgin semptomlardan biridir ve birçok hasta, ‘Üzerimden kamyon geçmiş gibi hissediyorum’ şeklinde durumu ifade etmektedir” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“30-50 YAŞ ARASI KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜR”</strong></span></p>

<p>Fibromiyaljinin her yaştan bireyi etkileyebilse de genellikle 30-50 yaş arası kadınlarda daha sık görüldüğünü söyleyen Uzm. Dr. Lokumcu, “Bu hastalık, sadece fiziksel olarak değil, duygusal ve zihinsel olarak da hastaları etkileyerek yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilir. Ancak, her hastalıkta olduğu gibi fibromiyaljide de erken tanı ve tedavi büyük önem taşır. Erken teşhis, hastanın hayat kalitesini artırabilir ve semptomların kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“FİZİK TEDAVİ UYGULANABİLİR”</strong></span></p>

<p>Fibromiyalji tedavisinde birçok farklı yaklaşımın bulunduğunu belirten Uzm. Dr. Lokumcu, “Hastaların yaşam kalitesini artırmak için fizik tedavi, psikolojik destek, diyet düzenlemeleri ve ilaç tedavisi en yaygın yöntemlerdir. Bunların yanı sıra, günümüzde tamamlayıcı ve destekleyici tedavi yöntemleri de etkili sonuçlar vermektedir. Nöral terapi, ozon tedavisi ve glutatyon tedavisi gibi yaklaşımlar, hastaların yaşam kalitesini artırarak semptomların hafiflemesine katkıda bulunabilir” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“ERKEN TANININ ÖNEMİ”</strong></span></p>

<p>Erken tanının öneminden bahseden Uzm. Dr. Lokumcu, “Eğer siz de sabahları yorgun uyanıyor, vücut genelinde ağrılar hissediyor ve yaşam kalitenizin düştüğünü düşünüyorsanız, uzman hekime danışmalısınız. Erken tanı ve uygun tedavi ile fibromiyaljinin olumsuz etkilerini en aza indirmeniz mümkündür” ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/sabahlari-yorgun-uyaniyorsaniz-sebebi-fibromiyalji-olabilir-h4026.html</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Sep 2024 00:21:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/09/sabahlari_yorgun_uyaniyorsaniz_sebebi_fibromiyalji_olabilir_h4026_da58e.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medicabil, Kaizen’de Türkiye 1.’si]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/medicabil-kaizende-turkiye-1si-h3950.html</link>
      <description><![CDATA[Medicabil Sağlık Grubu, kuruluşundan bu yana geçen 14 yılda Yalın Yaklaşım ilkelerini hem tedavi yöntemlerinde hem de hizmet sunumunda titizlikle kullanarak diğer sağlık kurumlarına örnek olurken, geçekleştirdiği Kaizen uygulamalarıyla da ‘Kaizen Award Türkiye 2024’ yarışmasında birinciliği elde etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2024 yılında&nbsp;<strong>Medicabil</strong>&nbsp;Sağlık Grubu tarafından kazanılan&nbsp;<strong>KAIZEN</strong>&nbsp;Awards ödül programları, her sene Dünya’nın her kıtasında yaklaşık 32 ülkede&nbsp;<strong>Kaizen</strong>&nbsp;Institute Ofisleri tarafından organize ediliyor. Ulusal ödül programlarını kazanan firmalar, Global KAIZEN Award programı içerisinde değerlendirilmeye hak kazanıyor. Bu yıl KAIZEN Award Türkiye 2024 birincisi olan "Medicabil Sağlık Grubu" Global KAIZEN Award programı içerisinde değerlendirilmeye hak kazandı.</p>

<p>Yalın Sağlık’ın öncüsü olan Medicabil Sağlık Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, Medicabil Nilüfer Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Aysun Yılmazlar, Yalın Sağlık Enstitüsü Başkanı Duygu Soydan ve Kaizen Institute Turkey Genel Müdürü Dr. Muhsin Güneşlik, ‘Kaizen Award Türkiye 2024’ yarışmasındaki Medicabil Sağlık Grubu’nun birinciliği ile ilgili basın toplantısı düzenledi.</p>

<p><img src="https://www.ekobakis.com/images/upload/MEDICABIL-BASIN-BULTENI_4.jpg" style="height: 425px; width: 637px;" /></p>

<p><b>&nbsp;“Ana hedeflerimize ulaştık”</b></p>

<p>Medicabil Nilüfer Hastanesi’nde gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Medicabil Sağlık Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, “Bu yıl gerçekleştirilen yarışmaya 30’un üzerinde firma ve firma temsilcileri katıldı. Yoğun bir katılımla gerçekleşen program, Kaizen Yalın felsefenin ülkemizde ileri derecede önemsendiğinin bir göstergesiydi. 2011 yılında kurulan hastanemizi Yalın Sağlık felsefesine uygun bir şekilde kurduk. 2016 yılından itibaren de tanıştığımız Kaizen Institute Türkiye ile birlikte çalışmalarımızı yürüttük. Bu çalışmalar doğrultusunda hastanemizde enfeksiyon oranımızın sıfır olması için çalıştık. Hastalarımızın mümkün olduğunca erken taburcu edilmesi ve tedavi ettiğimiz hastalarımızın aynı şikayetle hastanemize tekrar başvurmaması için gerekli tüm çalışmaları yürütüyoruz. Bizim şu anda enfeksiyon oranımız binde 2, yani sıfıra yakın. Bu üç hedefimize neredeyse ulaştık. Hastanemizin işleyişi ve hizmetlerimizde dijitalleşme çalışmalarına büyük önem verdik. Bilim her alanda olduğu gibi sağlık alanında da ilerliyor ve bu ilerlemeye tabi olmamız gerekiyor” dedi.</p>

<p><b>“Sağlık alanında öncü bir çalışma”</b></p>

<p>Kaizen Institute Turkey Genel Müdürü Dr. Muhsin Güneşlik de,&nbsp;Kasım ayında Brezilya’da düzenlenecek Dünya Kaizen yarışmasında (Global Kaizen Award)&nbsp; Türkiye’yi&nbsp;Medicabil Sağlık Grubu’nun temsil edeceğini de bildirerek, “Kaizen kavramı verimliliğin artırılmasına yönelik iyileştirme çalışmalarını kapsar. Biz de halen ülkemizde yüzde 60’lar seviyesinde olan verimliliğin artırılmasına yönelik çalışmalar yapıyoruz” dedi. Özellikle sağlık alanında verimliliğin arttırıldığında para kazanmanın yanı sıra insan sağlığına katkı konulduğunun altını çizen Dr. Muhsin Güneşlik, “Bu ödülün diğer anlamı da şu; Herkes sanayide maliyetlerin düşürülmesi için çalışıyor ancak sağlık alanında yeni bir sistem bu. Bu felsefe ile direkt insana dokunabilirsiniz. Bu ekiple birlikte dünya çapında dereceler alınacağına da inanıyorum” şeklinde konuştu.</p>

<p><img src="https://www.ekobakis.com/images/upload/MEDICABIL-BASIN-BULTENI_2.jpg" style="height: 425px; width: 637px;" /></p>

<p><b>“Odağımız hasta ve hasta yakınları”</b></p>

<p>Basın toplantısında konuşan Medicabil Nilüfer Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Aysun Yılmazlar da, “Her zaman odak noktamız hasta ve hasta yakınları. Kaizen anlayışı hekimlerin ve sağlık çalışanlarının en verimli bir şekilde çalışabilmesini sağlıyor. Ülkemizde sağlık kuruluşları yeterince gelişkin ancak sağlık hizmetlerinin de en verimli bir şekilde sağlanabilmesi gerekiyor ve bu sistemin verimli olmasını sağlıyor” dedi.</p>

<p><b>“Merkezimizde ‘İnsan’ var”</b></p>

<p>Yalın Sağlık Enstitüsü Başkanı Duygu Soydan ise, “Yönetim kurulumuzun bu alanda ortaya koyduğu vizyon sayesinde bütün birimlerimizde Kaizen sistemini uyguluyoruz. Her alanda, özellikle tedavi alanlarımızda bu sistemi uygulamak emek yoğun bir iş. Bizim burada merkeze koyduğumuz değerimiz insandır. Bu alanda farklı alanlarda aldığımız ödüllerle ve bu anlayışımızla ilerleyen yıllarda da gündeme geleceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu</p>

<p>Konuşmaların ardından hastane çalışanları adına duygularını paylaşan Ameliyathane Sorumlusu Yeliz Şahin ile Acil Hemşiresi Osman Ağbaba da alınan ödül ve Kaizen çalışma sistemi hakkındaki görüşlerini belirtti.</p>

<p><img src="https://www.ekobakis.com/images/upload/MEDICABIL-BASIN-BULTENI_1.jpg" style="height: 425px; width: 637px;" /></p>

<p>Programın sonunda Birincilik ödülü Kaizen Institute Turkey Genel Müdürü Dr. Muhsin Güneşlik tarafından, Medicabil Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen ve Medicabil Yalın Sağlık Enstitüsü Koordinatörü Prof. Dr. Aysun Yılmazlar başta olmak üzere Medicabil Sağlık Grubu ekibine takdim edildi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/medicabil-kaizende-turkiye-1si-h3950.html</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Jun 2024 14:47:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/06/medicabil-kaizende-turkiye-1si_f83bf.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cildiniz için güneşten doğru şekilde korunun]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/cildiniz-icin-gunesten-dogru-sekilde-korunun-h3941.html</link>
      <description><![CDATA[Güneşin yaşam kaynağı olduğu kadar insan cildi için ciddi yan etkileri de olduğunu vurgulayan Dermatoloji Uzmanı Dr. Perihan Aladağ Öztürk, güneşten doğru bir şekilde korunarak bu yan etkilerin gelişiminin engellenebileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Çekirge Devlet Hastanesi’nde görevli Dermatoloji Uzmanı Dr. Perihan Aladağ Öztürk, hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte güneş ışınlarına maruz kalma sonucu ciltte oluşabilecek yan etkilere karşı vatandaşları uyardı. Güneşe doğrudan maruz kalınması durumunda ciltte yaşlanma, güneş lekeleri, güneş alerjisi, güneş yanıkları ve deri kanseri gibi durumların yaşanabileceğini dile getiren Uzm. Dr. Öztürk, “İşte bu noktada güneşten korunmanın önemi devreye girmektedir. Güneşten doğru bir şekilde korunarak bu yan etkilerin gelişimini de engelleyebiliriz” dedi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/1_50.jpg" /></p>

<p>Bu doğrultuda güneş ışınlarının en dik geldiği saat 11.00 ile 16.00 arasında mümkün olduğunca güneşte bulunmaktan kaçınılması gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Öztürk, “Sonrasında cilt tipimize uygun en az 30 koruma faktörü içeren güneş koruyucumuzu yaz, kış fark etmeksizin güneşe çıkmadan 20 ya da 30 dakika önce yeterli miktarda uygulayıp her iki, üç saatte bir yenilemeliyiz. Bunun yanında mutlaka şapka, güneş gözlüğü ve gerekli durumlarda şemsiye kullanmalıyız” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>ÇOCUĞUNUZU MUTLAKA KORUYUN</strong></span></p>

<p>Çocuk çağında gelişen güneş yanıklarının ileri yaşlarda deri kanserine davetiye çıkardığına dikkat çeken Uzm. Dr. Öztürk, çocuklar için de şapka, güneş gözlüğü ve çocuk cildine uygun mineral filtreli güneş kremleri kullanımının ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p>

<p></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/cildiniz-icin-gunesten-dogru-sekilde-korunun-h3941.html</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Jun 2024 22:49:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/06/cildiniz_icin_gunesten_dogru_sekilde_korunun_h3941_fa3d9.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eyrice ADSM kaliteye odaklandı]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/eyrice-adsm-kaliteye-odaklandi-h3897.html</link>
      <description><![CDATA[Bursa’nın ilk ve tek A grubu ağız ve diş sağlığı merkezi olan Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (Eyrice ADSM), Sağlık Bakanlığı’nın Kalite Sistemi Heyetini ağırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı Kalite Sistemi Heyeti, Bakanlık tarafından 2007 yılında başlatılan ve sağlık hizmeti sunumunun belirlenen ilke ve standartlar esas alınarak ölçülmesi, değerlendirilmesi ve iyileştirilmesi amacı ile hazırlanan kalite değerlendirme çalışmaları kapsamında Eyrice ADSM’de temaslarda bulundu.</p>

<p>Heyeti ağırlayan Eyrice Dental Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Türkay Eyrice, Bursa’da özel ağız ve diş sağlığı hizmeti sunan ve kalite değerlendirme süreci kapsamında yer alan tek sağlık kuruluş olduklarını söyledi.</p>

<p>Heyetin ziyaretinden çok memnun olduklarını belirten Türkay Eyrice, “Kurumumuzu ziyaret eden Sağlık Bakanlığı Heyeti tarafından kurumuzun kalite standartlarına uyumu kapsamında değerlendirme çalışmaları yapılmıştır. Eyrice ADSM olarak, hastalarımızın en yüksek standartlarda tedaviye ulaşması, nitelikli ve etkili sağlık hizmetlerimizden faydalanabilmeleri için kalite ve akreditasyon sürecimizi aralıksız sürdürüyoruz” dedi.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı’nın Kalite Sistemi Heyeti görüşmelerin ardından Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezini de gezdiler.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/eyrice-adsm-kaliteye-odaklandi-h3897.html</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Jun 2024 12:53:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/06/eyrice_adsm_kaliteye_odaklandi_h3897_50072.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğrenciler glütensiz pizza hazırladı]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/ogrenciler-glutensiz-pizza-hazirladi-h3876.html</link>
      <description><![CDATA[Bursa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, çölyak hastalığına dikkat çekmek amacıyla Havva Aslanoba Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde glütensiz pizza etkinliği gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Glütenin mutfak endüstrisindeki öneminden yola çıkarak planlanan etkinlikte Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’nde görevli Uzm. Dr. Elif Soyer ve Diyetisyen Umur Doğay Önal, çölyak hastalığı ile ilgili çeşitli bilgileri Havva Aslanoba Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Aşçılık Bölümü öğrencileri ile paylaştı. Ardından kırmızı ve beyaz mutfak olarak iki gruba ayrılan öğrenciler, glütenli ve glütensiz olmak üzere iki ayrı pizza hazırladı. Etkinlik sonunda Diyetisyen Önal tarafından pizza tadımı yapılırken, glütensiz pizzanın tat ve lezzet olarak farklı olmadığı kaydedildi.</p>

<p>Çölyak hastalığı ile ilgili bilgiler aktaran Diyetisyen Önal, hastalığın arpa, buğday, yulaf ve çavdarda bulunan glüten isimli proteinin ince bağırsaktaki villusların yapısını bozmasıyla oluştuğuna dikkat çekti. Çölyak’ın kalıtsal bir hastalık olduğu bilgisini veren Önal, “Bu hastalık sonucunda çeşitli emilim bozuklukları gerçekleşmektedir ve bu hastalık yaşamın herhangi bir evresinde ortaya çıkabilmektedir. Çocukluk çağındaki belirtileri, şişkinlik, ishal, büyüme ve gelişme geriliği ile kusma şeklinde ortaya çıkabilir” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>LENFOMA’YA SEBEP OLABİLİR</strong></span></p>

<p>Çölyak hastalığının tek tedavisinin beslenme olduğunun altını çizen Önal, “Glütenden fakir bir beslenme tedavisi, çölyak hastalığından kurtaracaktır. Glüten yerine pirinç, mısır, nohut ve darı tercih edilebilir. Tüm sebze ve meyveler, et çeşitleri, kuru baklagiller, süt ürünleri serbest yiyecekler olarak belirtilebilir. Dikkat edilmezse lenfoma gibi hastalıklara yol açabilmektedir” şeklinde konuştu.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/1_47.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/2_38.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/4_24.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/5_19.jpg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/ogrenciler-glutensiz-pizza-hazirladi-h3876.html</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Jun 2024 22:44:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/06/ogrenciler_glutensiz_pizza_hazirladi_h3876_0eedc.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayat’ta Gündem ‘El Bileği Artroskopisi’ Oldu]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/hayatta-gundem-el-bilegi-artroskopisi-oldu-h3863.html</link>
      <description><![CDATA[Bursa Özel Hayat Hastanesi, İstanbul, Sakarya, Kocaeli ve Konya başta olmak üzere ülkenin dört bir yerinden ortopedi ve travmatoloji uzmanlarının katıldığı “Temel El Bileği Artroskopisi” toplantısına ev sahipliği yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Açılışta konuşan Bursa Özel Hayat Hastanesi Müdürü Nurten Molla, El bileği ameliyatlarının ele alındığı toplantıya ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederken, Bursa Özel Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekim Uzm. Dr. Fatih Özkul da, “Hastanemizin, Güney Marmara’nın uluslararası el bileği merkezleri unvanını alan tek kurum olmasından gururluyuz. Sürekli gelişim ve değişim bakış açımız ile bilimsel çalışmaları her zaman destekliyoruz” dedi.</p>

<p>Bursa Özel Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başhekim Uzm. Dr. Fatih Özkul, başta Prof. Dr. Tufan Kaleli ve Doç. Dr. Abdullah Küçükalp olmak üzere bilimsel toplantının düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“EL BİLEĞİ HASTALIK VE TRAVMALARINI ARTROSKOPİK YÖNTEMLE TEDAVİ EDEN TEK HASTANEYİZ”</strong></span></p>

<p>Daha sonra konuşan Temel El Bileği Artroskopisi toplantısının düzenleyicilerinden Prof. Dr. Tufan Kaleli şu açıklamalarda bulundu: “Bilindiği gibi Hayat Hastanesi IWC’nin (International Wrist Centers-Uluslararası El Bileği Merkezleri) resmi temsilcisidir. İnsan vücudunun çeşitli anatomik boşluklarında yaklaşık 40 yıldır endoskopik cerrahi metotları uygulanıyor. Hatta son 10 senedir robotik ameliyatlar, çeşitli branşlarda, yurt dışında olduğu gibi ülkemizde de başarıyla yapılıyor. El bileği eklemimiz 8 adet küçük, şekilleri birbirinden farklı kemik içeren karmaşık bir eklemdir. El bileğinde robotik ameliyat uygulaması henüz dünyada yok. Ancak küçük, ince optik sistemler kullanarak artroskopik ameliyatlar yapıyoruz. Hayat Hastanesi el bileği artroskopik ameliyat cihazlarını temin etti. Biz de ekip olarak el bileği ameliyatlarını artık kapalı yöntemle yapıyoruz. Halihazırda Güney Marmara’da el bileği hastalık ve travmalarını artroskopik yöntemle tedavi eden tek hastaneyiz.”</p>

<p>Doç. Dr. Abdullah Küçükalp de, “Artroskopik yöntem ile tedavi edilen hastalarımız kısa sürede iyileşmekte ve erkenden normal hayatlarına dönmektedirler. Yöntem az travma edici olduğundan ve cilt kesisi yapılmadığı için ameliyat sonrası ağrı az oluyor. Hastanede yatma süresi çok kısa. Hastane yönetimine hastalarımıza yeni, ileri teknoloji cihazlarlarla hizmet sunma imkanı verdiği için çok teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<p>Temel El Bileği Artroskopisi eğitim bilgilerinin sunulduğu ve tartışıldığı toplantı katılımcıların sorularının cevaplandırılmasıyla sona erdi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/hayatta-gundem-el-bilegi-artroskopisi-oldu-h3863.html</guid>
      <pubDate>Wed, 29 May 2024 18:38:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/05/hayatta_gundem_el_bilegi_artroskopisi_oldu_h3863_6a87f.JPG" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doruk’tan kene uyarısı]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/doruktan-kene-uyarisi-h3823.html</link>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün halk arasında kene tutunması olarak bilinen Kırım Kongo Kanmamalı Ateşi hakkında kırsal kesimde yaşayanların bilgilendirilmesine yönelik çalışmaları kapsamında, Doruk Hastaneleri Enfeksiyon Hastalıkları Hekimi Uzman Dr. Meltem Öner Karaçay, Eğitim Hemşiresi Nebahat Yayla ve Enfeksiyon Kontrol Komitesi Hemşiresi Emine Aydın Mecit ile birlikte Gümüştepe Mahallesinde yaşayanları bilgilendirdiler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kent Ormanı ve Misi Köyü civarındaki kırsal alanda, okul, cami, kahve gibi alanların yanı sıra mahallelerde yaşayanlara kene tutulması hakkında açıklamalarda bulunan Enfeksiyon Hastalıkları Hekimi Uzman Dr. Meltem Öner Karaçay, “Kene ısırığı vakaları Nisan, Mayıs, Haziran aylarında artış göstermektedir. Kırım Kongo Kanmamalı Ateşi (KKKA), Nairovirüslerin neden olduğu ateş, cilt içi ve diğer alanlarda kanama gibi bulgular ile seyreden kene kaynaklı bir enfeksiyondur. Son yıllarda tedavide görülen gelişmelere rağmen, bu enfeksiyonlarda ölüm oranları hala yüksektir. Bu nedenle uyarılara dikkat edilmesi gerekmektedir” dedi.</p>

<p>Doruk Hastaneleri Enfeksiyon Hastalıkları Hekimi Uzman Dr. Meltem Öner Karaçay, Eğitim Hemşiresi Nebahat Yayla ve Enfeksiyon Kontrol Komitesi Hemşiresi Emine Aydın Mecit, kene ısırığı durumunda yapılması gerekenler hakkında bölge sakinlerine açıklamalarda bulunup bilgilendirme broşürü dağıttılar.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/doruktan-kene-uyarisi-h3823.html</guid>
      <pubDate>Tue, 21 May 2024 00:15:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/05/doruktan_kene_uyarisi_h3823_0bf54.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ortodonti uzmanından ailelere uyarı]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/ortodonti-uzmanindan-ailelere-uyari-h3801.html</link>
      <description><![CDATA[Çocuklarda yaygın olarak karşılaşılan ve zamanında tedavi edilmediğinde ileriki yaşlarda ancak cerrahi müdahale ile düzeltilebilen çene darlığı ve çene geriliği konusunda ebeveynlerin dikkatli olmaları gerektiği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (ADSM) Ortodonti Uzmanı Doç. Dr. Bülent Çatalbaş, aileleri uyararak, ortodonti tedavilerinde erken teşhis ve tedavi için 10-12 yaş aralığının çok önemli olduğunu kaydetti.</p>

<p>Ortodontik tedaviye başlama zamanı açısından ergenliğe girilen dönemin büyük önem taşıdığını, hatta üst çene darlığı olan hastalarda mutlaka ergenlik dönemi öncesi ortodontik tedavinin başlaması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Çatalbaş, “Üst çene darlığında en tehlikeli tip tek taraflı darlık vakaları olup, kapanış esnasında alt çenenin sürekli yana kaymasına sebep olmaktadır. Alt çenenin sürekli tek taraflı kapanması ise çene ekleminde baskı ve hasara yol açmaktadır” dedi.</p>

<p>Alt çenenin ileri olduğu vakalarda ise en geç 9-10’lu yaşlarda tedaviye başlanması gerektiğini belirten Doç. Dr. Çatalbaş, “Alt çene geriliğinde dişler kapalı pozisyonda iken dişler arasında bir parmak mesafeden fazla gerilik varsa tedaviye 8-10 yaş aralığında başlamak çok önemlidir. Alt çene geriliği vakalarında ideal tedavi yaşları kız çocuklarında 11-12, erkek çocuklarda ise 13-15 yaş aralığıdır” diye konuştu.</p>

<p>Alt çenenin geriliği ve alt çene ileriliği vakalarında büyüme ve gelişim döneminden önce tedaviye başlanması halinde bu problemlerin hem şeffaf plak tedavisi, hem de diş teli tedavisi ile kolaylıkla çözülebileceğini söyleyen Doç. Dr. Çatalbaş, “Bu yaşlardan sonra ise tedaviler ancak cerrahi müdahale ile yapılabilmektedir. Dolayısıyla bu yaş aralığında çocuğu olan ailelerin, böyle bir durum söz konusu ise büyüme ve gelişim döneminden önce erken teşhis ve tedavi için kontrollerini mutlaka yaptırmaları gerekmektedir. Yaz tatilleri de bunun için uygun bir dönemdir” şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/ortodonti-uzmanindan-ailelere-uyari-h3801.html</guid>
      <pubDate>Wed, 15 May 2024 18:58:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/05/ortodonti_uzmanindan_ailelere_uyari_h3801_96bbd.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa Şehir Hastanesi, “Anne Dostu Hastane” oldu]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/bursa-sehir-hastanesi-anne-dostu-hastane-oldu-h3755.html</link>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından 2015 yılından beri uygulanan Anne Dostu Hastane Programı için gerekli standartları yerine getiren Bursa Şehir Hastanesi &quot;Anne Dostu Hastane&quot; unvanı almaya hak kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mahremiyete dayalı tek kişilik doğum ünitelerinin oluşturulmasını esas alan ve anne adaylarının güvenli, kaliteli doğum hizmetine ulaşmalarını amaçlayan Anne Dostu Hastane Programı için belirlenen kriterleri yerine getiren Bursa Şehir Hastanesi; İnegöl Devlet Hastanesi, Mustafakemalpaşa Devlet Hastanesi ve Gemlik Devlet Hastanesi’nden sonra Bursa’nın 4. “Anne Dostu” hastanesi oldu.</p>

<p>‘Anne Dostu Hastane’ unvanı, Bursa Şehir Hastanesi’ne düzenlenen törenle verildi. Törene; Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Mustafa Çetin, Başkan Yardımcısı Dr. Yunuz Arslan, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkan Yardımcıları Dr. Sevgi Harorlu ve Uzm. Dr. Mehmet Akın'ın yanı sıra hastane Başhekim Yardımcısı Op. Dr. Emine Büküm, hastane yönetimi ve sağlık çalışanları katıldı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/2_30.jpg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>ANNE VE BEBEK ODAKLI HİZMET</strong></span></p>

<p>Törende konuşan Bursa Şehir Hastanesi Başhekim Yardımcısı Op. Dr. Emine Büküm, güvenli ve kaliteli gebelik süreci geçirme ile doğum hizmeti almanın bütün anne adaylarının hakkı olduğunu belirtti. Bursa Şehir Hastanesi’nde doğum hizmeti anne ve bebek odaklı verildiğinin altını çizen Op. Dr. Büküm, “Mahremiyete dayalı tek kişilik odalarımız ile gebelerin kendilerini rahat, konforlu bir ortamda hissedebilmeleri sağlanmaktadır. “Anne Dostu Hastane’’ unvanı çalışmalarında emeği geçen herkese teşekkür ederim’’ dedi.</p>

<p>Tören, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Mustafa Çetin'in, Bursa Şehir Hastanesi Başhekim Yardımcısı Op. Dr. Emine Büküm'e unvan takdimi ile sona erdi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/1_36.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/3_27.jpg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/bursa-sehir-hastanesi-anne-dostu-hastane-oldu-h3755.html</guid>
      <pubDate>Tue, 07 May 2024 23:21:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/05/bursa_sehir_hastanesi_anne_dostu_hastane_oldu_h3755_5140a.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medicabil’den obezite cerrahisi sonrası söyleşisi]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/medicabilden-obezite-cerrahisi-sonrasi-soylesisi-h3731.html</link>
      <description><![CDATA[Medicabil Sağlık Grubu tarafından düzenlenen “Obezite Cerrahisi Sonrası Sağlıklı Yaşam Söyleşisi” programı Hüdavendigar Kent Park’ında gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde küresel tehlike olarak görülen obezite sorununa dikkat çekmek isteyen Medicabil Sağlık Grubu, obezite operasyonu geçiren hastalarıyla birlikte renkli bir etkinliğe imza attı. Medicabil Nilüfer Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Vedat Ofluoğlu, Klinik Psikolog Görkem Polat ve Uzman Diyetisyen Merve Bahtiyar, obezite cerrahisi sonrası yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Vedat Ofluoğlu, Türkiye nüfusunun yüzde 17’sinin obezite sorunu yaşadığını söyleyerek hastalığın; kalp, şeker, tansiyon ve kanser olmak üzere ölümcül sonuçlar doğurduğu belirtti. Cerrahi operasyonun büyük oranda başarılı geçtiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Ofluoğlu, hastaların kısa sürede iyileşme gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Klinik Psikolog Görkem Polat ve Uzman Diyetisyen Merve Bahtiyar ise operasyon sonrası hem psikolojik olarak hem de beslenme olarak uyulması gerekenler hakkında bilgiler verdi. Etkinlikte ayrıca oyunlarla destekli fiziksel aktiviteler gerçekleştirilirken katılımcılar eğlenceli anlar yaşadı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/IMG_9864.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/IMG_9888.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/IMG_9881.jpg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/medicabilden-obezite-cerrahisi-sonrasi-soylesisi-h3731.html</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Apr 2024 13:13:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/04/medicabilden_obezite_cerrahisi_sonrasi_soylesisi_h3731_0ba8b.JPG" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Stresi azaltmak işyerlerindeki verimliliği artırıyor”]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/stresi-azaltmak-isyerlerindeki-verimliligi-artiriyor-h3671.html</link>
      <description><![CDATA[Medicabil Sağlık Grubu, sağlık alanında attığı adımların ve hizmetlerinin yanı sıra kurum içi eğitim çalışmaları ile de öncü ve örnek olmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son olarak Prof. Dr. Şükrü Kartalcı’nın konuşmacı olarak katıldığı programda Medicabil Sağlık Grubu doktorları ve çalışanlarına ‘İşyerlerinde Psikososyal Risk Etmenleri’ konusu anlatıldı. Program öncesinde açılış konuşması yapan Özel Medicabil Nilüfer Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Aysun Yılmazlar, kurum içi eğitim programları ile doktorların, yöneticilerin ve çalışanların mesleki ve kişisel gelişimlerine katkı sunmayı amaçladıklarını söyledi. Farklı konularda alanının uzmanlarının katılımları ile eğitim programlarını sürdüreceklerini belirten Prof. Dr. Aysun Yılmazlar, her alanda sürekli gelişimi esas alan Medicabil Sağlık Grubu olarak öncü çalışmalarını devam ettireceklerini ifade etti.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Foto1-4.jpeg" /></p>

<p>Medicabil Sağlık Grubu çalışanlarına, işyerlerinde çalışan sağlığını etkileyen faktörleri anlatan Prof. Dr. Şükrü Kartalcı, psikososyal risklerin başında stresin geldiğini ve stresin çalışanlara ruhsal ve bedensel zararlar verebildiğini anlattı. İşyerlerinde stresin önlenebilmesi için öncelikle bu durumu tetikleyen faktörlerin doğru tespit edilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Şükrü Kartalcı, çalışma ortamı, iş yoğunluğu, çalışma arkadaşlarının birbirleri ve üstleri ile olan ilişkileri, çalışma saatleri gibi nedenlerle çalışanların bu olumsuz durumu yaşayabileceğini ifade etti. Her insanın strese maruz kalma nedenlerinin ve strese dayanma eşiğinin farklı olduğunu anlatan Prof. Dr. Şükrü Kartalcı, “Maruz kalınan stresle baş edebilmek için çalışanların iş ve özel hayat dengesini doğru bir şekilde koruyabilmesi, iş dışında da zihnen ve bedenen meşgul olabilecekleri farklı uğraşılar bulabilmeleri önemlidir. Kişinin özel hayatını ve sağlığını da etkileyebilen stres etmenini en aza indirebilmek çalışan ve işveren açısından daha verimli sonuçları getirecektir” dedi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Foto1-3.jpeg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Foto1-8.jpeg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/Foto1-7.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/stresi-azaltmak-isyerlerindeki-verimliligi-artiriyor-h3671.html</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Apr 2024 13:29:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/04/stresi_azaltmak_isyerlerindeki_verimliligi_artiriyor_h3671_40130.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadınlara menopoz dönemi bilgilendirmesi]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/kadinlara-menopoz-donemi-bilgilendirmesi-h3640.html</link>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, Nilüfer Konak Mahallesi Muhtarlığı tarafından düzenlenen toplantıda mahalle sakini kadınları menopoz, jinekolojik lazer uygulamaları, kanser ve ozon terapi konularında bilgilendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu’nda gerçekleştirilen ve Konak Mahallesi Muhtarı Hale Çağan ile mahalle sakini kadınların katıldığı toplantıda konuşan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “Menopoza geçiş döneminde yumurtalıklardaki yumurta hücrelerinin tükenmesine bağlı olarak östrojen ve progesteron hormonları arasındaki denge östrojen lehine bozuluyor. Vücutta östrojeni en çok yumurtalıklar üretir. Menopoz sonrasında yumurtalık fonksiyonu çok azaldığı için östrojen düzeyi de çok ciddi miktarda düşer” dedi.</p>

<p>Östrojenin, rahim içinin hücre çoğalmasını sağlamak, beyin hücreleri arasındaki iletişimin sağlanması, hafıza, düşünme keskinliği, odaklanma gibi bilişsel fonksiyonların yürütülmesi ile kalp damar ve cilt sağlığı gibi görevleri olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “Progesteron hormonu östrojenin vücuttaki etkilerini dengeleyen hormondur ve yumurtalıklarda olgunlaşan yumurta çatladıktan sonra yaklaşık olarak adetin 14. günü civarında salınmaya başlar. Vücudumuzdaki östrojen ve progesteron dengesi tüm vücut sağlığımız için önemlidir” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>MENOPOZ DÖNEMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER</strong></span></p>

<p>Konuşmasında, menopoz döneminde hormon tedavisinden daha iyi sonuç almak için yapılması gerekenler hakkında da bilgiler veren Op. Dr. Nuray Kuzukıran şunları söyledi: “Sağlıklı beslenme prensipleri ile yiyecek seçimindeki hatalar düzeltilebilir. Kan şekeri oynaklıkları giderilmeli, yani kana hızlı karışan unlu-şekerli yeme alışkanlıkları bir parça olsun düzelmeli. Tiroid sorunları gözden geçirilmeli. Kabızlık varsa ortadan kaldırılmalı, kanda homosistein düzeyi 6-8 mmol/L ve vitamin B12 düzeyi en az 550 pg/ml olacak biçimde desteklenmeli. Hormon desteğine başlanmadan önce, tercihen son altı ay içerisinde kişinin jinekolojik kontrol muayenesi yapılmış olmalı. Böylece tedaviye başlamadan önce rahimde kanser, polip, myom gibi bir sorun olup olmadığı ortaya konulur. Vajinal smear, mammogram gibi tetkikler tamamlanır. Kemik yoğunluğu kemik mineral dansitometri cihazı ile değerlendirilir.”</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>KANSERDE GERÇEK ERKEN MÜDAHALE</strong></span></p>

<p>Açıklamalarında meme kanserinin engellenmesi için yapılması gerekenlere de dikkat çeken Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “Östrojen metabolitlerine bakarak kişiye özgü östrojen metabolizması değerlendirilebilir. Öğünlerde kırmızı lahana, roka, alabaş turp, buharda hafif pişmiş brokoli ya da karnabahar gibi besinlerle vücuttaki atık temizlenmesini desteklenerek yiyecek seçimlerine dikkat edilebilir. Kanseri henüz hücre düzeyinde iken sınırlamaya çalışan vücut savunmasının elini kolunu bağlayan toksinler saptanabilir ve etkisizleştirilebilir. Bozulmuş östrojen / progesteron dengesini doğal progesteron desteği ile düzeltilebilir” dedi.</p>

<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran açıklamalarında toplantıya katılan kadınlara ozon tedavisinin faydaları ile genital bölge lazer uygulamaları hakkında da bilgiler sundu.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/kadinlara-menopoz-donemi-bilgilendirmesi-h3640.html</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Feb 2024 11:07:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/02/kadinlara_menopoz_donemi_bilgilendirmesi_h3640_9ff5d.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Her 8 kadından birisi meme kanseri riski taşıyor”]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/her-8-kadindan-birisi-meme-kanseri-riski-tasiyor-h3626.html</link>
      <description><![CDATA[Hayat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Servet Yetgin, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi üyelerine meme kanseri hakkında bilgilendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haraççıoğlu Medresesi’nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuşan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Servet Yetgin, meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtardığını söyledi.</p>

<p>Her 8 kadından birisinin meme kanserine yakalanma riski taşıdığını ve her 2 dakikada 1 meme kanseri teşhisi konduğunu ifade eden Op. Dr. Servet Yetgin, “Meme kanseri risk faktörleri arasında, aile öyküsü, genetik, geç yaşta doğum yapmak, erken yaşta adet görmek, geç yaşta menopoza girmek, uzun süre doğum kontrol ilaçları kullanmak, menopoz sonrası hormon tedavisi görmek, alkol ve sigara tüketmek sıralanabilir” dedi.</p>

<p><strong>MEME KANSERİNİN BELİRTİLERİ</strong></p>

<p>Hastaların kendi muayenelerini yapmalarının erken tanıda yüzde 70 oranında etkili olduğunu dile getiren Hayat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Servet Yetgin, meme kanserinin belirtileri ilgili bilgi verirken de, “Ele gelen kitle, meme başında çekilme, çukurlaşma, akıntı, kızarıklık ve döküntü ile cilt değişiklikleri meme kanserinin belirtileri arasında sıralanabilir” şeklinde konuştu.</p>

<p>Meme kanseri teşhislerinde doktor muayenelerinin de önemli olduğunu sözlerine ekleye Op. Dr. Servet Yetgin, meme kanserinde tanı yöntemlerinin mammografi, meme ultrasonu ve biyopsi olduğunu söyledi.</p>

<p>Hayat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Servet Yetgin, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi üyelerine meme kanseri hakkında bilgilendirmelerde bulunurken açıklamalarına şöyle devam etti:</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/1_18.jpg" /></p>

<p><strong>ULTRASON VE MAMMOGRAFİ ÇEKTİRMEKTE FAYDA VAR</strong></p>

<p>“35 Yaşın altındaysanız yılda bir kere ultrason, 40 yaşın üstündeyseniz yılda bir kere mammografi ve ultrason, 35-40 yaş arasında ise bir kez mammografi çektirmekte fayda var.</p>

<p>Mamografi, memenin düşük dozajı özel bir X ışını yardımıyla detaylı bir şekilde görüntülenmesidir. Meme kanseri yavaş gelişir. 1cmlik bir çapa ulaşana kadar geçen süre 5-8 yıldır. Meme kanserini ele gelmeden 2 yıl önce belirler.</p>

<p>Meme kanserinin tedavi yöntemleri de Cerrahi operasyonun ardından Kemoterapi, Radyoterapi ve Hormonoterapidir.”</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/5_10.jpg" /></p>

<p><strong>MEME KANSERİNDEN KORUNMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER</strong></p>

<p>Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Servet Yetgin meme kanserinden korunmak için yapılması gerekenleri sıralarken de, “Aile öyküsünün öğrenilmesi, aşırı kilo almayın, eksojen hormon alınmaması, düzenli egzersiz, erken doğum ve uzun süreli emzirme, stresten uzak durulması, alkol ve sigaradan uzak durulması önemlidir” dedi.</p>

<p>Katılımcıların sorularının cevaplandırılmasının ardından programın sonunda Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi Yönetimi tarafından Hayat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Servet Yetgin’e teşekkür belgesi takdim edildi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/her-8-kadindan-birisi-meme-kanseri-riski-tasiyor-h3626.html</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jan 2024 23:42:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2024/01/her_8_kadindan_birisi_meme_kanseri_riski_tasiyor_h3626_14062.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayat Hastanesi meme kanserine dikkat çekti]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/hayat-hastanesi-meme-kanserine-dikkat-cekti-h3606.html</link>
      <description><![CDATA[Özel Hayat Hastanesi, Meme Kanseri Farkındalığına ilişkin gerçekleştirdiği etkinlikler çerçevesinde bilgilendirme semineri düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>‘Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ etkinlikleri kapsamında organize edilen bilgilendirme seminerinde Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Servet Yetgin meme kanserinin kadın sağlığına olan risklerine vurgu yapıldı.</p>

<p>Hayat Hastanesi toplantı ve seminer salonunda organize edilen seminere, Hayat Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Fatih Özkul, Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Betül Kabalar, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Servet Yetgin, hastane çalışanları ile çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>Bilgilendirme seminerinin açılışında konuşan Hayat Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Fatih Özkul, “Meme kanserini tedavi edebiliyoruz. Meme kanseri önlenebilir bir kanser. Erken fark ettiğimiz zaman, erken tanı koyduğumuz zaman geri dönüşümü çok kolay olan bir hastalık. Bu hastalığa sosyal sorumluluk bilinciyle yaklaşıyoruz. Bu nedenle olabildiğince fazla kadına, insana ulaşmaya çalışıyoruz. Her kanserde olduğu gibi meme kanserinde de erken tanı çok önemlidir. Korkulacak bir şey yok kontrollerimizi aksatmayalım” dedi.</p>

<p>Etkinlikte yaptığı sunumda, meme kanserinin her 8 kadından birinde görülebilen hastalık olduğunu ifade eden Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Servet Yetgin, erken tanı konulmadığında hastalığın ölümle sonuçlanabildiğine işaret etti.</p>

<p>Her kanser türünde olduğu gibi meme kanserinde de erken teşhisin önemli olduğunu vurgulayan Op. Dr. Servet Yetgin, "Kadın olmak meme kanserine yakalanmak için yeterli bir kıstas çünkü kadınlık hormonu dediğimiz östrojen hormonu, meme kanserini tetikleyen etkenlerden biri. Diğeri ise yaş faktörü. 35 yaş üstündeki kadınların düzenli olarak taramadan geçmesi çok önemlidir. Erken teşhis edildiğinde yüksek oranda başarıyla tedavi edilebilmektedir. Burada kadınlar kendi kendilerine meme muayenesini mutlaka öğrenmelidir. Memelerinde herhangi bir değişiklik fark ederlerse vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmalıdır. 40 yaş üstünde olmak, diğer memede meme kanseri hikayesi, ailede meme kanseri hikayesi, erken yaşta adet olmak ya da geç yaşta menopoza girmek, hiç doğum yapmamak veya ilk doğumunu ileri yaşlarda yaşamak, uzun süre doğum kontrol hapı kullanmak, aşırı kilolu olmak meme kanseri riski oluşturmaktadır” şeklinde konuştu.</p>

<p>Etkinlik sonunda organizasyona katılan kadınlara pembe kurdeleler takıldı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/1_13.jpg" /></p>

<p></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/hayat-hastanesi-meme-kanserine-dikkat-cekti-h3606.html</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Nov 2023 11:23:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2023/11/hayat-hastanesi-meme-kanserine-dikkat-cekti_9a7f6.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genital şikayetlere lazerle tedavi dönemi]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/genital-sikayetlere-lazerle-tedavi-donemi-h3581.html</link>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, menopoz döneminde görülen vajinal kuruluk, batma hissi, cinsel ilişki sırasında ağrı ve idrar kaçırma gibi şikayetlerin etkili bir şekilde tedavi edilebildiği vajinal lazer uygulaması hakkında açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tedavi yöntemiyle ilgili “Fraksiyonel lazer uygulaması ile vajinal duvarlar boyunca mikro hasarlar oluşturarak vücudun doğal iyileşme tepkisini uyarıyoruz. Bu şekilde vajinal dokudaki kan akımını artırıp kollajen sentezini uyarıyoruz ve böylece vajen mukozası kalınlaşıp elastikiyetini geri kazanıyor” diyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran şunları söyledi:</p>

<p>İki ya da üç seans halinde 6 hafta arayla yaptığımız lazer uygulaması ile vajinal gençleştirme yani daha sıkı, mukozal ıslaklığını ve elastikiyetini kazanmış vajinal doku elde ediyoruz. Bu şekilde kadınların en sık şikayetlerinden birisi olan istemsiz olarak vajinadan ses gelmesi ya da gaz çıkışı olarak tarif edilen problemin çözümünü sağlayabiliyoruz. Vajinal probun etrafındaki şeffaf spekulum vajina içerisine yerleştirilerek hastanın yaşına ya da ihtiyacına uygun dozlarda enerji uygulayarak bütün vajinal mukoza boyunca lazerle termal hasar oluşturuyoruz. Yaptığımız işlem normal jinekolojik muayene ile benzer bir his oluşturuyor, ağrı ya da acı hissedilmiyor.”</p>

<p>Vajinal lazer uygulamasının kadınlarda sıkça görülen idrar kaçırma probleminin çözümünde de etkili olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “Vajinal dokunun sıkılaşması yoluyla pelvik taban kaslarında destek sağlanması öksürme, hapşırma gibi karın içi basıncı artışıyla idrar kaçırma problemi yaşayan hastaların tedavisine olanak sağlıyor. İlaçlarla tedaviye dirençli, kronik, tekrarlayan vajinal enfeksiyonların tedavisini yapabiliyoruz. Genital bölgede renk koyulaşması yaşayan kişilerde problemin çözümüne yönelik uygulama yapabiliyoruz” dedi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/genital-sikayetlere-lazerle-tedavi-donemi-h3581.html</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Oct 2023 13:50:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2023/10/genital_sikayetlere_lazerle_tedavi_donemi_h3581_15e51.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Okulların açılmasıyla çocukların enfeksiyon geçirme olasılığı yükseliyor”]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/okullarin-acilmasiyla-cocuklarin-enfeksiyon-gecirme-olasiligi-h3554.html</link>
      <description><![CDATA[Hayat Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Osman Gülsever okullar açılırken velilere uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukları ilk defa okula başlayacak ailelere seslenen Uzm. Dr. Osman Gülsever, “Eğer aileniz kalabalık değil ise çocuğunuz bu yaşa kadar diğer çocuklarla çok sosyalleşme ortamı yakalayamadıysa, okulun ilk 2 yılı sık enfeksiyon geçirme olasılığı yüksektir” dedi.</p>

<p>Açıklamasında “Okul yaşına kadar diğer çocuklardan virüs- bakteri benzeri hastalık etkenine maruz kalmamış çocuklarımız birden fazla çocukla kapalı ortamda bir araya geldiğinde hem onlardan değişik virüsler- bakteriler kapar hem de kendi florasındaki virüs- bakterileri onlara verir” diyen Hayat Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Osman Gülsever, “Okul döneminde bir çocuğun yılda 10-12 kez hastalık atlatmasını normal karşılamak gerekir. Bu hastalıkların bazıları hafif kırgınlık- iştahsızlık şeklinde bazıları ateşli olarak olabilir” şeklinde konuştu.</p>

<p>Hayat Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Osman Gülsever Velilerin dikkat etmeleri gereken hususları da şöyle özetledi:</p>

<p>“Okul ve kreşlerde en çok gördüğümüz hastalıklar viral enfeksiyonlardır. Viral enfeksiyonlar en çok, burun tıkanıklığı, vücut ağrısı, baş ağrısı, boğaz ağrısı, ateş şeklinde kendini gösterir.</p>

<p>Tüm hastalıkları dirençli ateş şeklinde mi? Hep aynı yerden mi hastalanıyor (Sürekli sol bademcik enfeksiyonu, sürekli tekrar eden kulak enfeksiyonu gibi). Hastaneye yatış gerektiren hastalık oluyor mu? Tüm bu sorulara cevabınız hayır ise çocuğunuzun genel olarak bir bağışıklık problemi yaşadığını söylememiz doğru olmaz.</p>

<p>Okul dönemi ve kış dönemi başladığı zamanda bazı özellikli çocuklarımıza daha çok dikkat etmemiz gerekiyor. Astım, doğuştan kalp hastalığı, bağışıklık sistemi bozukluğu olan (Takip eden hekimin önerisine bağlı olmak üzere) kış başlangıcında “Mevsimsel Grip Aşısının (İnfluenza Aşısı)” yapılması çok önemli. Mevsimsel Grip aşısı ilk defa yapılacaksa 1 ay ara ile 2 doz, sonraki yıllarda ise yıllık tek doz şeklinde yapılır. Diğer çocuklarımız için ise isteğe bağlı mevsimsel grip aşılarının yapılması, bol sıvı alınmasının teşvik edilmesi, bol C vitamini desteği için meyve yeme alışkanlığının edinilmesi yeterli olacaktır. Tabii ki bu konuda sizi takip eden uzmanın görüşü çok önemlidir.</p>

<p>Unutmamak gerekir ki çocuklarımız okulda eğitim alırken bağışıklık sistemi de eğitilmektedir. Bu dönemde bazen ateşli bazen ateşsiz hastalık atakları olacaktır. Bağışıklık sisteminin olmazsa olmaz konulardan birisi son zamanlarda yapılan araştırmalar ışığında ortaya çıktı ki sağlıklı bir barsak florasının sağlanmasıdır. Sağlıklı barsak florası için sağlıklı beslenme konusunda disiplinli olmak ve daha da önemlisi antibiyotik kullanımı konusunda çok seçici olmak gerekir. Unutmamak gerekir ki aldığımız her antibiyotik faydalı ya da faydasız olduğuna bakmaksızın vücudumuzdaki tüm bakterilere saldırır. Bağırsaklarımızdaki faydalı mikroplar bizim için faydalı birçok vitamin üretirken diğer taraftan zararlı bakterilerin kendi ortamlarında büyümesine izin vermezler ve vücut savunmasında çok önemli yer edinirler. Kullandığımız antibiyotikler ile faydalı mikroplarının sayısının azalması kötü huylu bakterilerin ortamlarda daha kolay çoğalmasına olanak tanıyacaktır. Kış dönemi okul hastalıklarından korunmanın en önemli yöntemi tartışmasız el yıkama alışkanlığıdır. Ortamda bulunan az miktardaki mikrobun yıkanmayan ellerde diğer insanlara geçirmemiz, yemek yeme işlemleri sırasında vücudumuza almamız sonucu hastalıkların artması mümkün olmaktadır. Pandemi sırasında fark ettik ki en az 20 saniye doğru şekilde el yıkama tek başına birçok hastalığı %50, üst solunum yolu enfeksiyonlarını %25 oranında azaltmaktadır.”</p>

<p>Çocuklara el yıkama alışkanlığı kazandırmanın da önemli olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Osman Gülsever açıklamasını, “Çocukların sağlıklı beslenmesi, vitamin D düzeyinin 30 üzerine olması, paket gıdalardan uzak durması ve sigaraya maruz kalmamaları da çok önemlidir” diyerek tamamladı.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/okullarin-acilmasiyla-cocuklarin-enfeksiyon-gecirme-olasiligi-h3554.html</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Sep 2023 18:28:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2023/09/okullarin_acilmasiyla_cocuklarin_enfeksiyon_gecirme_olasiligi_yukseliyor_h3554_754c7.JPG" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcaklarda vücudun sıvı kaybına dikkat]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/sicaklarda-vucudun-sivi-kaybina-dikkat-h3533.html</link>
      <description><![CDATA[Özel Hayat Hastanesi Diyetisyeni Fatma Hallaç sıcak havalarda yaşanan vücuttaki su kaybına karşı uyarılarda bulundu. Diyetisyeni Fatma Hallaç, “Özellikle yaz mevsiminde terleme faktöründen dolayı sıvı ve mineral kaybı çok daha fazla olur. Oluşan sıvı kaybı önlenmezse öncelikle yorgunluk, bitkinlik hissedilir ve daha sonra bu durum çok daha kötü sonuçlara yol açabilir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyetisyen Fatma Hallaç açıklamasında, Vücudun günlük sıvı ihtiyacının mevsime ve hayat koşullarına göre değiştiğini, normal şartlarda vücuttan ter, solunum, sindirim, idrar yolu ile 2-2.5 litre kadar sıvı atımı olduğunu, bu nedenle sağlıklı bir yetişkinin günde en az 2-2.5 litre su tüketmesi gerektiğini hatırlattı.</p>

<p><strong>ÖNCELİKLİ OLARAK SU TERCİH EDİLMELİ</strong></p>

<p>Vücudun sıvı kaybını önlemek için yapılması gerekenlere dikkat çeken Özel Hayat Hastanesi Diyetisyeni Fatma Hallaç şunları söyledi:</p>

<p>Sıvı ihtiyacını karşılamak için en iyi tercih öncelikli olarak su; sonrasında ise ayran, kefir ve maden suyudur. Ayran ve kefir tüketerek hem sıvı hem mineral kaybı önlenebilir. Aynı zamanda yararlı bakteri içeriğinden dolayı bağırsak sağlığını da olumlu yönde etkiler. Özellikle terlediğimiz ve tansiyonumuzun düştüğü yakıcı sıcaklarda tuzlu bir ayran tüketimi güzel bir seçenek olacaktır. Maden suları ise içerdiği fazla miktarda mineral sayesinde vücudun mineral kaybını önler. Yaz aylarında fazla ter kaybı olduğundan özellikle sodyum oranı yüksek maden suları tercih edilebilir. Çay, kahve ve soğuk meşrubatlar gibi kafein içeriği yüksek içecekler her ne kadar harareti alıyor gibi gözükse de aslında idrar söktürücü özelliğinden dolayı vücuttaki sıvı kaybını artırır. Vücudumuz her 1 fincan çayı ve kahveyi atabilmek için 1 su bardağı su harcar. Bu nedenle tüketmek istediğiniz takdirde, içtiğiniz her fincan çay ve kahve için ekstradan 1 su bardağı su içmek bu kaybı önleyecektir”</p>

<p><strong>EGZERSİZ KAYNAKLI SIVI KAYIPLARI İHMAL EDİLMEMELİ</strong></p>

<p>Özellikle yaz aylarında yapılan egzersizlerde su kaybına ekstra dikkat edilmesi gerektiğini de hatırlatan Diyetisyen Fatma Hallaç, “Egzersiz sırasında oluşan susuzluk sonucu kaslar oksijensiz kalır ve vücutta bu ihtiyacı karşılamak adına farklı reaksiyonlar gelişir. Gelişen reaksiyonlar sonucu kaslarda yorgunluk oluşur. Bu gibi problemleri önlemek adına egzersiz öncesi su tüketimi ve egzersiz sırasında da 15 dakika aralıklarla yarım bardak kadar su tüketmek çok önemlidir” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>TAZE MEYVE VE SEBZE SULARI TÜKETİLEBİLİR</strong></p>

<p>Diyetisyen Fatma Hallaç açıklamasını şöyle tamamladı:</p>

<p>“Kilo, diyabet gibi problemleri olmayan sağlıklı bireyler yaz mevsiminde hem vitamin hem mineral içeriği yüksek taze meyve ve sebze suları tüketebilirler. Özellikle potasyum, kalsiyum, fosfor minerallerinden ve c vitamininden zengin olması artan mineral kaybını güzel bir şekilde önleyebilir. Ev yapımı limonatalar buna güzel bir örnektir. Meyveleri taze meyve suyu olarak veya bu suları dondurup sonrasında blender yardımı ile sorbe yaparak da tüketmeniz sizi serinletecek bir seçenek olacaktır. Artan su ihtiyacını sadece içeceklerle değil, sıvı içeriği yüksek besinlerle de giderebilirsiniz. Bu besinlere en güzel örnekler; salatalık, kavun, karpuz, domates, marul gibi yeşil yapraklı sebzeler ve kabaktır. Bol sıvı tüketiminin yanında bu gibi sebze ve meyveler tüketmek, vücudun su ihtiyacını gidermede güzel bir alternatif olacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/sicaklarda-vucudun-sivi-kaybina-dikkat-h3533.html</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Aug 2023 12:06:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2023/08/sicaklarda-vucudun-sivi-kaybina-dikkat_869f5.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doruk Hastanelerinden Küçük Bab-I Ali’ye destek]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/doruk-hastanelerinden-kucuk-bab-i-aliye-destek-h3528.html</link>
      <description><![CDATA[Doruk Hastaneleri, Bursa Gazeteciler Cemiyeti (BGC) ile yaptığı protokolle cemiyet üyesi gazetecilere genel tedavi, tetkik ve muayene hizmetlerini kapsayan sözleşme protokolü karşılıklı imzalandı. İmzalanan protokol ile gazeteciler, Doruk hastanelerinin tüm şubelerinde kendilerine sağlanan avantajlardan faydalanabilecekler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doruk Nilüfer Hastanesi’nde gerçekleştirilen protokol imza programına Doruk Nilüfer Hastanesi Genel Müdürü Uzman Doktor Ayhan Kalyoncu, Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Bahadır Öztabak, Bursa Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sinan Tunç ve genel sekreter yardımcısı Sedef Işıkkent katıldı. Toplantıda konuşan Doruk Nilüfer Hastanesi Genel Müdürü Uzm.Dr. Ayhan Kalyoncu, hizmetleri, doktor ve sağlık çalışanı kadrosuyla yalnızca Türkiye çapında değil dünyanın farklı coğrafyalarından ülkeler örnek gösterilen Doruk hastaneleri olarak Küçük Bab-ı Ali olarak anılan Bursa’nın gözü kulağı olan basın mensuplarına hizmet verecek olmanın gurur ve mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.</p>

<p>Bursa Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sinan Tunç ise Doruk hastanelerinin proje ve çalışmalarını takdirle ve yakından takip ettiklerini söyledi. Sinan Tunç, Türkiye’nin en geniş ve nitelikli medya yapılanmalarına sahip illerinden olan Bursa’da gazetecilere sağlayacakları avantajlardan dolayı Doruk hastaneleri yetkililerine teşekkür etti.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/DORUK-SAGLIK-GRUBU-BULTENI-4.jpg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/doruk-hastanelerinden-kucuk-bab-i-aliye-destek-h3528.html</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Aug 2023 16:03:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2023/08/doruk-hastanelerinden-kucuk-bab-i-aliye-destek_c580d.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamilelere sıcak hava uyarısı…]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/hamilelere-sicak-hava-uyarisi-h3527.html</link>
      <description><![CDATA[Son günlerde artan hava sıcaklıklarına karşı uzmanlar yaşlıları ve çocukları uyarırlarken bir hatırlatma da hamileler için geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin:0cm 0cm 0.0001pt; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-weight:400"><span style="letter-spacing:normal"><span style="orphans:2"><span style="text-transform:none"><span style="widows:2"><span style="word-spacing:0px"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Arial, &quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:Calibri, &quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “H</span></span><span style="font-family:Calibri, &quot;sans-serif&quot;">amile kadınlar sıcak havalarda daha fazla sıcaklık hissedebilir ve artan hormon seviyeleri, terleme üzerinde etkili olabilir. Sıcağa maruz kalmak, hamilelik döneminde daha yoğun etkiler göstermektedir” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0cm 0cm 0.0001pt; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-weight:400"><span style="letter-spacing:normal"><span style="orphans:2"><span style="text-transform:none"><span style="widows:2"><span style="word-spacing:0px"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Arial, &quot;sans-serif&quot;">&nbsp;</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0cm 0cm 0.0001pt; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-weight:400"><span style="letter-spacing:normal"><span style="orphans:2"><span style="text-transform:none"><span style="widows:2"><span style="word-spacing:0px"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Arial, &quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:Calibri, &quot;sans-serif&quot;">Hamilelik sırasında bazal vücut ısısının progesteron hormonunun etkisiyle genellikle arttığını söyleyen&nbsp;<span style="color:black">Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “</span>Hamilelik sırasında vücut ısısı artışı, genellikle hafif ve tolerans edilebilir düzeydedir.&nbsp; Aşırı sıcak ortamlarda uzun süre kalmak, yüksek fiziksel aktivite düzeyleri, yeterli sıvı alımının olmaması ve yüksek nem, sıcak çarpması riskini kolaylıkla artırabilir” şeklinde konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0cm 0cm 0.0001pt; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-weight:400"><span style="letter-spacing:normal"><span style="orphans:2"><span style="text-transform:none"><span style="widows:2"><span style="word-spacing:0px"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Arial, &quot;sans-serif&quot;">&nbsp;</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0cm 0cm 0.0001pt; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-weight:400"><span style="letter-spacing:normal"><span style="orphans:2"><span style="text-transform:none"><span style="widows:2"><span style="word-spacing:0px"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Arial, &quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:Calibri, &quot;sans-serif&quot;">Hamile bir kadında güneş çarpması belirtilerinin yüksek ateş, baş ağrısı ve baş dönmesi, hızlı kalp atışı, nefes darlığı ve bilinç kaybı ile bayılma olarak ortaya çıkabildiğini ifade eden&nbsp;<span style="color:black">Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran şunları söyledi;</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0cm 0cm 0.0001pt; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-weight:400"><span style="letter-spacing:normal"><span style="orphans:2"><span style="text-transform:none"><span style="widows:2"><span style="word-spacing:0px"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Arial, &quot;sans-serif&quot;">&nbsp;</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0cm 0cm 0.0001pt; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-weight:400"><span style="letter-spacing:normal"><span style="orphans:2"><span style="text-transform:none"><span style="widows:2"><span style="word-spacing:0px"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Arial, &quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:Calibri, &quot;sans-serif&quot;">“Hamile kadınların bazı önlemler alarak sıcak çarpmasından korunması mümkündür. Sıcak günlerde dışarda uzun süre kalmamaya dikkat edilmelidir. Bol ve hafif giysiler giyilmelidir. Serin ve klimatize edilmiş mekanlarda vakit geçirilmelidir. Bol miktarda su içilmeli ve susuz kalmamaya özen gösterilmelidir. Vücut ısısını artırabilecek fiziksel aktiviteler serin saatlerde yapılmalı, elektrolit içeren içecekler tüketilmelidir.”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0cm 0cm 0.0001pt; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-weight:400"><span style="letter-spacing:normal"><span style="orphans:2"><span style="text-transform:none"><span style="widows:2"><span style="word-spacing:0px"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Arial, &quot;sans-serif&quot;">&nbsp;</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0cm 0cm 0.0001pt; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-weight:400"><span style="letter-spacing:normal"><span style="orphans:2"><span style="text-transform:none"><span style="widows:2"><span style="word-spacing:0px"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Arial, &quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:Calibri, &quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Op. Dr. Nuray Kuzukıran açıklamasını, “</span></span><span style="font-family:Calibri, &quot;sans-serif&quot;">Unutmamalıdır ki her gebelik farklıdır ve bazı gebeler diğerlerinden daha hassas olabilir. Bu nedenle, gebelerin kendisini dinlemesi ve eğer herhangi bir endişe olması durumunda doktoru ile iletişime geçmesi önerilir. Sağlıklı bir gebelik için düzenli kontroller ve dikkatli davranışlar oldukça önemlidir” diyerek tamamladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/hamilelere-sicak-hava-uyarisi-h3527.html</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Aug 2023 15:35:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2023/08/hamilelere-sicak-hava-uyarisi_cb8d4.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özbekistan, sağlık hizmetlerinde Türkiye’yi örnek alıyor]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/ozbekistan-saglik-hizmetlerinde-turkiyeyi-ornek-aliyor-h3521.html</link>
      <description><![CDATA[Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye gelen Özbekistan Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Sosyal Koruma Milli Ajansı Başkanı ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in Başdanışmanı Mansurbek Olloyorov ile beraberindeki heyet, sağlık hizmetleri alanında Ankara ve İstanbul’un ardından Bursa’da da bazı incelemeler yaptılar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa’daki görüşmeleri sırasında ilk olarak Vali Yakup Canbolat ile görüşen Mansurbek Olloyorov, Özbekistan’daki sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi çalışmaları kapsamında Türkiye’deki uygulamaları örnek almak istediklerini söyledi.</p>

<p>AK Parti Bursa Milletvekili ve TBMM Türkiye-Özbekistan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Osman Mesten ve Özbekistan’ın İstanbul Başkonsolosu Amirsaid Agzamhodjaev ile Özbekistan’ın Bursa Fahri Konsolosu Ali Baklan’ın da iştirak ettiği ziyarette konuşan Bursa Valisi Yakup Canbolat da, Özbekistan Heyetini ağırlamaktan mutlu olduğunu söyledi.</p>

<p>Özbekistan Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Sosyal Koruma Milli Ajansı Başkanı ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in Başdanışmanı Mansurbek Olloyorov ile yardımcıları, daire başkanları ve bölüm müdürlerinde oluşan heyet daha sonra Romatem Bursa Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi ile Rommer International Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi’nde incelemelerde bulundular.</p>

<p>Özbekistan’ın Bursa Fahri Konsolosluğunu da ziyaret eden Mansurbek Olloyorov, Bursa ve çevre illerdeki çalışmaları hakkında Fahri Konsolos Ali Baklan’dan bilgi aldı ve konsolosluk şeref defterini imzaladı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/8_2.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/9_4.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/4_9.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/3_7.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/1_11.jpg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/ozbekistan-saglik-hizmetlerinde-turkiyeyi-ornek-aliyor-h3521.html</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Jul 2023 08:08:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2023/07/ozbekistan_saglik_hizmetlerinde_turkiyeyi_ornek_aliyor_h3521_2bed3.JPG" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hepatit B çocuğunuzun kâbusu olmasın]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/hepatit-b-cocugunuzun-kbusu-olmasin-h3514.html</link>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, ciddi bir halk sağlığı sorunu olan hepatite karşı anneleri ve anne adaylarını uyardı. Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “Hepatit B (HBV) enfeksiyonu, enfekte anneden doğan bebekte gelişebilecek karaciğer hasarı ve siroz riski açısından önemli bir sağlık sorunudur” dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl 28 Temmuz'da hepatit hastalıkları hakkında farkındalık oluşturmak yanı sıra tedaviye yönelik bilgilendirmeler yapıldığını söyleyen Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “Dünya genelinde her yıl hepatit B ve hepatit C nedeniyle yaklaşık 1,5 milyon kişi ölümle sonuçlanan karaciğer hastalıkları yaşamaktadır. Hepatit hastalıklarının önlenmesi ve tedavisi için erken teşhis, aşılar, sağlık eğitimi ve uygun tedavi yöntemleri gibi stratejiler önemlidir” şeklinde konuştu.</p>

<p>Gebelikte Hepatit B enfeksiyonu ile ilgili bilgiler veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, hepatit B enfeksiyonuna sahip annelerin, doğum sırasında enfeksiyonu bebeğe geçirebileceğini, yenidoğan hepatitin bebeğin karaciğerinde ciddi hasara ve komplikasyonlara neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Kronik hepatit B taşıyıcısı olan annenin bebeğine doğumdan sonraki ilk 12 saat içerisinde HBV aşısının yanı sıra, HBV immünoglobulin verilmesi çok önemlidir. Bu sayede bebeğin kronik HBV hastası olması, yani uzun vadede karaciğer hasarı ve siroz gelişmesi riskinden korunmuş olması sağlanılır. Gebelik sırasında yapılan rutin taramalar arasında HBV taraması da yer almalıdır. Bu, enfekte olan annelerin erken teşhis edilmesini sağlar ve uygun önlemlerin alınmasını mümkün kılar.”</p>

<p>Kronik hepatit B taşıyıcısı olan annenin çocuğunu emzirebileceğini söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “HBV taşıyıcısı olan annelerin emzirmesi genellikle güvenlidir ancak, bebeğin ağzında yara ve anne meme uçlarında yara veya çatlak varsa, enfeksiyonun bebeğe bulaş riski artar” dedi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/hepatit-b-cocugunuzun-kbusu-olmasin-h3514.html</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Jul 2023 12:00:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2023/07/hepatit-b-cocugunuzun-kbusu-olmasin_15143.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEDICABIL sağlık grubu yönetimi çalışmalarını anlattı]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/medicabil-saglik-grubu-yonetimi-calismalarini-anlatti-h3512.html</link>
      <description><![CDATA[Medicabil Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. Ömer Faruk Bilgen, gerçekleştirdiği toplantı ile Özel Medicabil Hastaneleri bünyesindeki çalışmalarını basın mensupları ile paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel Medicabil Hastanesi toplantı salonunda gerçekleştirilen basın toplantısına Özel Medicabil Nilüfer Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Aysun Yılmazlar ile Mesul Müdürü Dr. Coşkun Hayırlıoğlu ve Özel Medicabil Yıldırım Hastanesi Başhekimi Dr. Feza Şen katıldı.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“KALİTE ANLAYIŞIMIZI ARTTIRARAK SÜRDÜRÜYORUZ”</strong></span></p>

<p>Toplantıda konuşan Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, sözlerine tüm basın mensuplarının 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı kutlayarak başladı. Özel Medicabil Hastanesi bünyesinde hizmet verdikleri 13 yıldır her alanda kalite anlayışlarını arttırarak yollarına devam ettiklerini belirtti. Medicabil Hastaneleri’nin kuruluşundan bu yana üç kural temelinde yoluna devam ettiğini anlatan Prof.Dr. Ömer Faruk Bilgen, “Son yıllarda bu kurallarımıza dünyadaki dijitalleşme sürecine ayak uydurma çalışmalarımız da eklendi” dedi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/MEDICABIL-SAGLIK-GRUBU-BULTEN-5.jpg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“ÜÇ ANA KURALIMIZLA BÜYÜYORUZ”</strong></span></p>

<p>En önemli hedeflerinden birinin hastanelerinde enfeksiyon oranını her zaman sıfıra indirmek olduğunu belirten Prof. Dr. Bilgen, “Bu hastanemizin altyapısının çok sağlam ve uluslararası standartlarda olması demektir. Hastalarımız evlerine gittiğinde dahi takiplerimizin devam etmesi ile bu süreç gerçekleşiyor. İkinci olarak hastalarımızın mümkün olduğunca erken taburcu olabilmesi için uğraşıyoruz. Erken taburcu ile hastalarımızın kendi ortamları olan evlerinde iyileşme sürecinin daha hızlı olması gerçeğinden yola çıkarak bu sürece destek olmaya çalışıyoruz. Yine erken taburcu ciddi bir maliyet artışının önüne geçiyor. Hastalarımızın saatlik şartlarda tedavilerini gerçekleştirerek, ameliyat olan hastalarımızı dahi sabah hastanemizde ağırlayıp, o günün akşamında evlerine uğurlayarak takiplerini evlerinde sağlayabiliyoruz. Bu konuda Türkiye’de öncü hastanelerden biriyiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/MEDICABIL-SAGLIK-GRUBU-BULTEN-9.jpg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“DİJİTALLEŞME SÜRECİNE AYAK UYDURDUK”</strong></span></p>

<p>Tüm dünyada yaygınlaşan ve pandemi süreci ile birlikte ivme kazanan dijitalleşme sürecine de ayak uydurduklarını anlatan Prof. Dr. Bilgen, “Uyguladığımız bu kurallar zinciri ile yalın sağlık hizmetleri alanında Sağlık Bakanlığımız tarafından örnek gösterildik ve bu durum gurur nişanelerimizden biri oldu. İnsan ve toplum sağlığına katkı koymak adına çalışmaya, kendimizi geliştirmeye devam ediyoruz. Yine ilk günlerden itibaren hastanemizde risk analizi yönetimini çalışma sistemimizin her kademesinde kullanmaya gayret gösteriyoruz. Bu konuda da öncülük ediyoruz. Sağlık Bakanlığımızın insan ve toplum sağlığının iyileştirilmesi çabalarına katkı koymaya çalışıyoruz” dedi.</p>

<p>Nilüfer Hastaneleri bünyesinde 103 hasta yatağı ve 34 yoğun bakım yatağı ile hizmet verdiklerini aktaran Prof. Dr. Bilgen, “Türkiye’de insanlarımızın ortalama yüzde 75 oranında kamu hastanelerinde, yüzde 25 oranında da özel hastanelerde tedavi görmeyi tercih ediyorlar. Bursamızda ise özel hastane tercih oranı yüzde 17 civarında. Fiyat ve kalite politikalarımızla tercih edilen bir hastaneyiz. Bu oranı yükseltmek için çabalıyoruz” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“KAYAPA’YA HASTANE KURMAK İÇİN ÇALIŞMALARIMIZI BAŞLATTIK”</strong></span></p>

<p>Medicabil Sağlık Grubu olarak hedeflerini anlatan Prof.Dr. Ömer Faruk Bilgen, şunları söyledi:</p>

<p>“Uzun süredir Bursa’ya bir yaşlı bakım merkezi kazandırma hedefimiz var, bu konuda gerekli adımları atıyoruz. Yine kuruluşumuzdan bu yana bir üniversite kurma hedefimiz vardı. İlk adım olarak bir yüksek okul hayata geçirmeyi istiyoruz. Adım adım kendi üniversitemizi Bursamıza kazandıracağız. Bunun yanı sıra Kayapa bölgesinde bir arazimiz mevcut, buraya bir hastane kurmak istiyoruz. Başvuru aşamasında olan bu projemiz için de gerekli tüm adımları atıyoruz.”</p>

<p>Özel Medicabil Nilüfer Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Aysun Yılmazlar’da hastaneleri bünyesinde çalışma sistemlerinin her aşamasını yalın yaklaşımla sürdürerek dijitalleştirdiklerini anlatarak, “Hastalarımızın ve çalışanlarımın işlerini bu şekilde kolaylaştırıyoruz. Pandemi ile hızlana bu süreçle birlikte artık dünyada evlerinde ve işyerlerinde hasta takibi süreci başladı. Yakında ülkemize de gelecek. Tüm bu gelişmelerde de öncü çalışmalar yürüteceğiz” dedi.</p>

<p>Özel Medicabil Yıldırım Hastanesi Başhekimi ve Mesul Müdürü, Dr. Feza Şen ile Özel Medicabil Hastanesi Mesul Müdürü Dr. Coşkun Hayırlıoğlu’da çalışmaları hakkında bilgiler verdi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/medicabil-saglik-grubu-yonetimi-calismalarini-anlatti-h3512.html</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Jul 2023 17:30:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2023/07/medicabil_saglik_grubu_yonetimi_calismalarini_anlatti_h3512_38ec7.JPG" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Tunç: “Kızamık aşısı ihmal edilmemelidir”]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/dr-tunc-kizamik-asisi-ihmal-edilmemelidir-h3508.html</link>
      <description><![CDATA[Özel Medicabil Hastanesi Enfeksiyon ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Necmi Tunç son günlerde artış gösteren kızamık vakalarıyla ilgili alınması gereken önlemleri açıkladı. Dr. Necmi Tunç, “Kızamık, kırmızı döküntü, öksürük ve kırmızı gözlere neden olan bulaşıcı bir hastalıktır. İşitme kaybına neden olabilen ensefalit gibi ciddi komplikasyonlara sahip olabilir. Aşı yaptırarak kızamıktan korunmak mümkündür” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da dikkat çektiği ve aşı konusuna hatırlatmada bulunduğu kızamık hastalığına virüsün neden olduğunu, kızamığın hava yoluyla bulaştığını, semptomların virüse maruz kaldıktan yaklaşık 8 ila 12 gün sonra gelişebildiğini ve 10 ila 14 gün boyunca devam edebildiğini söyleyen Özel Medicabil Hastanesi Enfeksiyon ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Necmi Tunç, “Kızamığın en yaygın belirtileri, yüksek ateş, kuvvetli öksürük, kırmızı veya kanlı gözler, burun akıntısı ve baş bölgesinde başlayan ve daha sonra aşağı doğru yayılan kırmızı bir döküntüdür. Diğer kızamık belirtileri de boğaz ağrısı, ağızda beyaz noktalar, kas ağrısı ile ışığa duyarlılık olarak görülebilir” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>KIZAMIK NASIL BULAŞIR?</strong></span></p>

<p>Kızamığın öksürükle, hapşırıkla veya konuşurken havaya yayılan kirli damlacıklar, kızamık olan birini öpmek, kızamık olan biriyle içecek veya yiyecek paylaşmak, el sıkışmak, el ele tutuşmak veya kızamık olan birine sarılmak ve hamile insanlardan bebeklerine hamilelik sırasında, doğum sırasında veya emzirirken bulaşabildiğini ifade eden Dr. Necmi Tunç, hızla yayılma gösteren kızamığın tedavisiyle ilgili şunları söyledi: “Kızamığın tedavisi yoktur. Virüs, genellikle yaklaşık 10 ila 14 gün süren seyrini tamamlamalıdır. Yine de kendini daha iyi hissetmeyi sağlayacak bazı şeyler yapılabilir. Örnek vermek gerekirse: ağrılar veya ateş için asetaminofen veya ibuprofen almak, bol bol dinlenmek, yeterince sıvı içmek, tuzlu su ile gargara yapmak, gözlerde ağrı ya da hassasiyet varsa kuvvetli ışıktan kaçınmak. Reye sendromu riski nedeniyle, doktor özellikle belirtmediği sürece çocuklara veya gençlere asla aspirin verilmemelidir.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>KIZAMIK AŞISI OLUNMALI MIDIR?</strong></span></p>

<p>Kızamık aşısı ile ilgili de bilgilendirmelerde bulunan Özel Medicabil Hastanesi Enfeksiyon ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Necmi Tunç, “Kızamık hastalığına karşı koruma sağlayan iki tür aşı vardır. Bunlar; kızamık, kabakulak, kızamıkçık (MMR) aşısı ve kızamık, kabakulak, kızamıkçık, suçiçeği (MMRV) aşısıdır. Çocuklar için MMR aşısı genellikle iki seferde verilir. İlk doz 12-15 aylıkken, ikincisi ise 4-5 yaşlarında yapılır. Bir çocuk aşılanmamışsa, virüse maruz kaldıktan sonraki üç gün içinde aşı yapılarak kızamık önlenebilir. Kişi yetişkinse ve aşı olup olmadığından emin değilse, aşı yaptırmak için bir doktorla görüşülmelidir. Uluslararası bir seyahat planlanıyorsa bu özellikle önemlidir. MMRV aşısı ise sadece 12 aylıktan 12 yaşına kadar olan çocuklar için mevcuttur. Çocuk, 12 ila 15 ay arasında ilk dozu olmalı, 4 ila 6 yaşları arasında ikinci dozu yaptırmalıdır ancak ikinci doz, ilk dozdan 3 ay sonra da yapılabilir. Çocuk için en iyi zamanlamanın ne olduğu konusunda bir çocuk doktoruyla görüşülmelidir” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>KIZAMIKA MARUZ KALAN HAMİLELER NE YAPMALIDIR?</strong></span></p>

<p>Dr. Necmi Tunç kızamık bulaşan hamilelerin yapmaları gerekenlerle ilgili de şunları söyledi: “Kişi hamileyse ve kızamığa maruz kaldığını düşünüyorsa, hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.</p>

<p>Kızamığa maruz kalınırsa derhal bir sağlık uzmanı ile iletişime geçmek gerekir. Çoğu kızamık vakası rahatsız edici olsa da semptomları tedavi etmek mümkündür. Bununla birlikte, bazı kızamık vakaları ise ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Kızamık, yetişkinler ve çocuklar için mevcut olan güvenli aşıları kullanarak önlenebilen bir hastalıktır.”</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/dr-tunc-kizamik-asisi-ihmal-edilmemelidir-h3508.html</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Jul 2023 13:00:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2023/07/dr-tunc-kizamik-asisi-ihmal-edilmemelidir_60d2a.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rus Hastalar, Doruk Nilüfer Hastanesi’nde şifa bulacak]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/rus-hastalar-doruk-nilufer-hastanesinde-sifa-bulacak-h3481.html</link>
      <description><![CDATA[Doruk Hastaneleri bünyesinde yer alan Doruk Nilüfer Hastanesi ve Moskova merkezli Medica Tour  firması ile yaptığı işbirliği çerçevesinde ilk hastasını kabul ederek tedavi etti.  İşbirliği kapsamında Medica Tour’un CEO’su  Tatiana Sokolov ve İş Geliştirme Direktörü Oleg Ponimatro da hastaneyi ziyaret ederek incelemelerde bulundular.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya’da sağlık turizm alanında ilk on arasında bulunan ve dünyanın çeşitli ülkelerine tedavi amaçlı hasta gönderen Medica Tour’le yapılan anlaşmayla sağlık turizmine katkı yapılması hedefleniyor.</p>

<p>Konuyla ilgili açıklamada bulunan Doruk Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Namlı, Bursa’nın sağlık turizminden istenilen payı almadığına dikkat çekti ve Doruk Nilüfer Hastanesi olarak Rusya ile yapacakları anlaşmalarla Bursa’nın sağlık turizminden aldığı payı büyütmeyi planladıklarını ifade etti. Bursa’nın aynı zamanda bir kaplıca kenti olduğunun da altını çizen Namlı, gelen misafirlere bunu anlattıklarını belirtti.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/1-DORUK-HASTANELERİ-YONETİM-KURULU-BAŞKANI-OMER-NAMLI.jpg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“RUSYA İLE İLİŞKİLERİMİZİ DAHA DA ARTTIRACAĞIZ”</strong></span></p>

<p>Media Tour ile yaptıkları işbirliği çerçevesinde ilk hastalarını ağırladıklarını belirten Namlı, Türkiye’nin Rusya ile içinde bulunduğu dostluk sürecinde ilişkilerimizi daha arttırarak devam ettirmek kararlılığında olduklarını dile getirdiği açıklaması şöyle, “Rusya’dan Moskova’dan sağlık turizm firmasının Medica Tour’un CEO’su Tatiana Sokolov ve İş Geliştirme Direktörü Oleg Ponimatro misafirlerimiz olarak Bursa’ya ve hastanemize geldiler. Kendileriyle birtakım görüşmeler yaptık oldukça önemli girişimlerde bulunduk ve Medica Tour firması Moskova’da yaklaşık 25 yıldır sağlık turizmi yapan ve dünyanın değişik ülkelerine hastalarını gönderen bir ciddi bir sağlık turizmi firması. Özellikle de zor vakaları, daha ağır vakaları bu anlamda dünyanın değişik ülkelerde tedavi ettirme fırsatı bulmuş ve yerinde değerlendirmelerde bulunmuş bir firma. Rusya’da rehabilitasyon hastalarına hizmet vermek üzere termal turizmde çok önemli bir yer olması sebebiyle hastanemizin bu alanını altını çizerek gezdiler. Bu konudaki işbirliğimizi karşılıklı gündeme aldık çünkü termal olarak hem hastane olup hem termal olarak hizmet verilebilecek bir başka kuruluşun dünyada olmadığını ifade ettiler. Bizde hem rehabilitasyon, fizik tedavi, ileri onkoloji hastaları, plastik, estetik cerrahi, özellikle pediatrik kardiyoloji konusunda, inme hastalıklarının tedavisi gibi önemli konuları ele aldık. Bir takım işbirliği protokolleri imzaladık. Rusya’nın da özellikle bir ambargoya karşı karşıya olmasından dolayı ülkemizle içinde bulunduğu bu dostluk süreci içerisinde ilişkilerimizi daha da arttırarak devam ettirmek kararlılığı içerisindeyiz. Zaten bu esnada bir hastaları vardı hastanemizde ameliyat oldu bu hastayı da bu vesileyle ziyaret ettiler. Ben kendilerine teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/2-MEDİCA-TOUR-UN-CEO-SU-TATİANA-SOKOLOV.jpg" /></p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“GÖRDÜĞÜM İYİ HASTANE”</strong></span></p>

<p>Türkiye’ye daha önce geldiğini fakat daha önce bu kalitede iyi bir bir hastane görmediğini ve işbirliği yapmaktan memnun olduklarının altını çizen Medica Tour’un CEO’su Tatiana Sokolov da, “ İlk defa Bursa’ya geldim ve çok memnun kaldım. Aynı zamanda özelikle hastanenin hem termal suların olması hem de doktorun olması hastaları çok memnun ediyor. Daha önce buraya bir tane hasta gönderdik şu an çok memnun zaten onu da ziyaret ettik. Belki bir ay sonra buraya gelip termal terapiyi görmek için tekrar gelebilir. Özellikle çocuk bölümü çok merak ediliyor şu an Rusya’da çocuk hastalıklarında çok vakaları var. Bu nedenle ilk fırsatta çocuk hastaları göndermeyi planlıyoruz. Bu zamana kadar en iyi hastaneyi Türkiye’de gördük diyebilirim. Doruk Nilüfer Hastanesi kurucularına ve çalışanlarına teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/5_5.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/9_3.jpg" /><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/15.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/16-Toplantı.jpg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/rus-hastalar-doruk-nilufer-hastanesinde-sifa-bulacak-h3481.html</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Jul 2023 23:58:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2023/07/rus_hastalar_doruk_nilufer_hastanesinde_sifa_bulacak_h3481_a5898.JPG" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayat Hastanesi hemşireleri yorgunluk attı]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/hayat-hastanesi-hemsireleri-yorgunluk-atti-h3465.html</link>
      <description><![CDATA[Özel Hayat Hastanesi hemşireleri, 12 – 18 Mayıs Hemşireler Haftası kapsamında Altın Ceylan&#039;da düzenlenen gecede bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geceye Özel Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul, Başhekim Dr. Fatih Özkul çok sayıda sağlık çalışanı katıldı.</p>

<p>Gecenin açılış konuşmasını yapan Özel Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul, hemşirelerin sağlık sektörünün temel taşlarından biri olduğunu ve her fırsatta hemşirelerle buluşmaya önem verdiklerini ifade ederek, tüm hemşirelerin ve sağlık çalışanlarının Hemşireler Haftasını kutladı.</p>

<p>Hayat Hastanesi'nin 45 yıllık başarısının temelinde personeline önem vererek ilerlemek olduğunu söyleyen Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul, sözlerinin devamında, “Her yıl bünyesine yeni ekip arkadaşları katarak büyüyen bir Hayat ailesi var. Bu akşam da hep birlikte buradayız, birlikteyiz. Birlikte mutlu olmanın paylaşmanın güzelliğine her zaman inandık. Tabi sadece hemşirelerimiz değil, aynı zamanda diğer birimlerdeki çalışma arkadaşlarımız da bu geceye katıldılar. Ekibimizle birlikte başarıları yakalamanın mutluluğu içindeyiz. Bu vesileyle hastanemize başvuran her hastaya kendi ailesinden biri gibi ilgi gösteren tüm ekibimize teşekkür ediyor, hemşireler haftalarını kutluyorum” dedi.</p>

<p>Özel Hayat Hastanesi Başhekim Dr. Fatih Özkul da gecede yaptığı konuşmada, “Hayat Hastanesi çok güzel işlere imza atıyor. Bu güzel ve başarılı işlerin altında beraber çalıştığımız ekip arkadaşlarımızın imzası var. Bir başhekim olarak kendimi şanslı addediyorum çünkü sunduğumuz hizmetin ana belirleyici unsurlardan en önemlisi hemşirelik ve diğer bölümlerde özverili arkadaşlarımızın işlerini en iyi şekilde yapmaları var. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hemşireler haftanızı kutluyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özel Hayat Hastanesi Başhemşiresi Gülşen Tutarlı da mesleklerini severek yaptıklarını belirttiği konuşmasında, hastane yönetiminin desteklerini daima arkalarında hissettiklerini ve teşekkür ettiklerini söyledi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/1.2-1.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/hayat-hastanesi-hemsireleri-yorgunluk-atti-h3465.html</guid>
      <pubDate>Sat, 20 May 2023 12:09:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2023/05/hayat-hastanesi-hemsireleri-yorgunluk-atti_cb418.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göz sağlığı için sahur ile iftar arası bol su tüketilmeli]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/goz-sagligi-icin-sahur-ile-iftar-arasi-bol-su-tuketilmeli-h3445.html</link>
      <description><![CDATA[Ramazan ayında beslenme düzeninin değişmesiyle bazı göz problemlerinin ortaya çıkabileceğini ifade eden Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Zeynep Alkın, bu durumun gerekli tedbirlerin alınması ve doktor tavsiyesine uyulmasıyla büyük oranda önlenebileceğini; en önemli faktörlerden birinin de iftar ve sahur arasında doğru beslenme ve bol su tüketilmesi olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan&nbsp;ayında, glokom hastalığı olanların bazı noktaları bilmeleri ve daha dikkatli olmaları gerektiğini ifade eden Doruk Nilüfer Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Zeynep Alkın, “Glokom hastalığı olanlarda,&nbsp;su&nbsp;içme düzeninin değişmesiyle birlikte bazı sıkıntılar yaşanabilir. En basit tanımla glokom; göz tansiyonu yüksekliğine bağlı olarak görme siniri hasarına ve kalıcı görme kaybına neden olabilen sinsi bir hastalıktır. Ramazan ayında su içme düzeninin değişmesi, normal bireylerde bir sıkıntıya sebep olmazken, glokom hastalarında bu durum göz tansiyonunda oynamalara yol açabilir. Ramazan ayı dışındaki zamanlarda da glokom hastalığı olanların, ilaçlarını düzenli bir şekilde kullanmaları önemlidir. Ancak özellikle Ramazan ayında; glokom hastalarının kullanmakta oldukları glokom ilaçlarını doz atlamadan ve zamanında kullanmaya ekstra dikkat etmeleri şarttır. Hastalarımız bu dönemde, göz doktoruna başvurarak ek kontrollerle göz tansiyonu ölçümü ve tetkiklerini yaptırmalı ve görme sinirinde herhangi bir hasar yaşamamak için mutlaka doktorlarının tavsiyelerine uymalıdırlar” diye konuştu.</p>

<p>Göz kuruluğu ve buna bağlı rahatsızlığı olan hastaların da, Ramazan ayında hastalıklarında kötüleşme yaşayabileceklerini ifade eden Alkın, “Göz kuruluğu kendini gözlerde batma, yanma, kuruluk hissi, bulanık görme; bazen de ağrı ve sulanma gibi şikayetlerle belli eder. Bu şikayetlerin artmasını önleyebilmek için göz kuruluğu hastaları; bulundukları ortamları nemlendirmek, gözlerini daha sık kırpmak ve arada bir de olsa birkaç saniye süreyle gözlerini kapalı tutarak göz yüzeylerinin ıslanmasına izin vermek gibi basit önlemler alabilirler. İlaç kullanmakta olan hastalar ise, ilaçlarını düzenli bir şekilde kullanmaya devam etmeye özen göstermeliler. Göz doktoru tavsiye ettiği taktirde; ilaç dozlarını artırmaları ya da ilaç değişikliğine gitmeleri gerekebilir. Ek olarak iftar ve sahur arasında mümkün olduğu kadar çok sıvı tüketmeleri önemlidir” şeklinde konuştu.</p>

<p>Bu dönemde göz rahatsızlığında kötüleşme riski olanlardan biri de diyabet hastalarıdır. Diyabet hastalarının aç kaldıklarında kan şekerlerinde düşme, iftardan sonra ise anormal yükselmeler yaşayabileceklerini belirten Alkın, “Kan şekerindeki dalgalanmalar bu hastalarda, gözün sinir tabakası olan retinada ödem ve göz içi kanama oluşumunu tetikleyebilir. Görmeyi azaltan bu durumlara sebebiyet vermemek için; kan şekeri kontrolünü doğru ve düzgün bir şekilde devam ettirmeye özen göstermek, iftardan sonra kan şekerini yükseltecek besinlerden uzak durmak ve doktorunuz izin vermiyorsa oruç tutmamak çözüm olabilir” dedi.</p>

<p>Bunların dışında damar tıkanıklığı yaşama riski olan bireylerin de dikkat etmesi gereken önemli noktalar olduğuna dikkat çeken Alkın, “Ramazan ayında vücut susuz kaldığından, damar içi pıhtı oluşumu görülebilir. Pıhtılaşma gözü besleyen damarlarda olursa; bu damar tıkanıklıkları görmede azalmaya sebep olabilir. Bu hastaların iftar ve sahur arasında, bol su içmeye özen göstermeleri kadar, gün boyu su kaybına yol açan aktivitelerden de kaçınmaları gerekir” diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/goz-sagligi-icin-sahur-ile-iftar-arasi-bol-su-tuketilmeli-h3445.html</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Apr 2023 13:14:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2023/04/goz-sagligi-icin-sahur-ile-iftar-arasi-bol-su-tuketilmeli_524c1.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda deprem travmasına dikkat]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/cocuklarda-deprem-travmasina-dikkat-h3413.html</link>
      <description><![CDATA[Hayat Hastanesi Klinik Psikoloğu Nida Biçen çocuklarda deprem travması ile ilgili ebeveynlere uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle ebeveynlerin kendi duygu regülasyonlarına dikkat etmeleri gerektiğini belirten Klinik Psikolog Nida Biçen, “Ailelerin çocuğun yanında ağlayarak yüksek tepkiler vermesi çocuğun da duygularını çok daha yüksek bir şekilde yaşamalarını sağlayacaktır. Bu demek değildir ki duygularımızı hiç göstermeyelim bunu daha normal ve doğal tepkilerle belli etmek, çocuğun bunu öğrenmesini ve rol model almasını sağlayacak” dedi.</p>

<p>Çocukları sosyal medya ve görsel içeriklerdeki deprem görüntülerine tekrar maruz kalmamasını sağlamak gerektiğini de belirten Klinik Psikolog Nida Biçen, “İzledikçe tekrar tekrar bu tramvatik durumlara maruz kalmak çocukların kaygısını artırabilir. Bir diğeri enkaz altında kaldı, çıkarılamadı, öldü, başına bir şey geldi, çok kötü oldu gibi daha büyük söylemlerde bulunmamak çocuklar için oldukça önemli. Bunları daha basitleştirilmiş daha çocukların yaşına uygun bir şekilde ifade etmeliyiz” şeklinde konuştu.</p>

<p>Açıklamasında, ebeveynlerin çocuklarıyla kaygıları hakkında konuşmanın da önemli olduğuna dikkat çeken Hayat Hastanesi Klinik Psikoloğu Nida Biçen şunları söyledi:</p>

<p>“Bu olay hiç yaşanmamış gibi davranmak yerine kaygıları konuşmak, bu depremin nasıl olduğunu, ölenlerin neyden kaynaklı öldüğünü, çocuğun yaşına ve çocuğun doğasına göre anlatmak oldukça önemli. Bazı çocuklar yaşları gereği sözel olarak anlayabilirler, fakat yaşları daha küçük olanlar için, bunu oyunlarla, masallarla yada legolarla bir deprem düzeneği kurarak yaşına uygun basit ve net bir dille anlatmak önemli. Ayrıca, çocuğun duygularını ifade etmesine izin vermek, kaygılarını, korkularını ve konuyla ilgili ne kadar bilgisi olduğunu dinlemek gerekmektedir. Bu dinlemeyi şefkatle ve sabırla yapmalıyız. İlk önce şefkatle dinlemek önemli. Burada endişelenme, korkacak hiçbir şey yok, üzülme demek yerine, bu duygularını ona yansıtmak, şuan üzülüyorsun, kaygılanıyorsun bu beni de kaygılandırıyor haklısın gibi ona yansıtma yapmak veya bu konuyla ilgili daha küçük çocuklarda oyunlar oynamak masal anlatmak, bu konuyla ilgili resim çizmek ve duygu aktarımını sağlamaya çalışmak çocukların duygu ifadesinde rahatlatıcı bir özelliğe sahip. Burada çocuklar şefkate, sıcaklığa ve güvene ihtiyaç duyacaklardır. Sözel olarak yada dokunsal olarak çocuğun izin verdiği şekilde çocuğun üzerine gitmeden çocuğa destek olmak, sevgimizi daha fazla dile getirmek, çocuğun kaygısını, korkularını azaltacaktır.”</p>

<p>Deprem travmasına karşı ebeveynlere önerilerde de bulunan Klinik Psikolog Nida Biçen, “Ailecek sevdiğiniz etkinliklere yer verebilirsiniz. Bu hem iyileştirici bir etkiye hem de beraber vakit geçirmenize sebep olacaktır. Bu yüzden bol bol aktivite yapmak, belki dışarıya çıkmak, gezmek, temiz hava almak, doğa yürüyüşleri yapmakta aslında sadece çocukların değil ebeveynlerin de kaygısını, korkusunu ve gerginlik hissini azaltacaktır Çocuk bu dönemde her zamankinden daha fazla güvene ihtiyaç duyacaktır. Daha sık bir şekilde ben hep senleyim, seninle beraber vakit geçirmeye devam ediyorum ve güvendesin hissine çocuklara sözel olarak yada davranışsal olarak belli etmekte onların o güven hisleriyle beraber daha rahat bir şekilde günlerine devam etmesini sağlayacaktır” dedi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/cocuklarda-deprem-travmasina-dikkat-h3413.html</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Feb 2023 17:07:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2023/02/cocuklarda-deprem-travmasina-dikkat_a0cd9.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rahim ağzı kanseri her iki dakikada bir can alıyor]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/rahim-agzi-kanseri-her-iki-dakikada-bir-can-aliyor-h3401.html</link>
      <description><![CDATA[Özel Hayat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nazmiye Şentürk, dünyada her yıl 274 bin kadının hayatını kaybettiği rahim ağzı kanseri hakkında Otoyol Yatırım ve İşletme’nin kadın çalışanlarını bilgilendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gerçekleştirdiği sunumda, rahim ağzı kanserinin tedavisinin başarıya ulaşmasında erken tanı konulmasının çok katkısı olduğunu dile getiren Hayat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nazmiye Şentürk, dünyada her iki dakikada bir kadının rahim ağzı kanserinden hayatını kaybettiğini kaydetti.</p>

<p>Rahim ağzı kanserinde her yıl dünyada 493 bin yeni vaka oluştuğunu ve 274 bin kadının hayatını kaybettiğini belirten Op. Dr. Nazmiye Şentürk, erken tanının önemine işaret ederek, “Türkiye ve dünyadaki kadınlarda rahim ağzı kanserinde kanser öncüsü lezyonların ortaya çıkmasından kanser oluşumuna kadar geçen süre 5-10 yıl arasındadır. Kanser öncüsü lezyon aşamasında veya çok erken evre kanser aşamasında yakalandığında şifa ile sonuçlanma olasılığı oldukça yüksek bir hastalıktır, İleri evre kanserin tedavisinin şifa ile sonuçlanma olasılığı düşüktür” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“RAHİM AĞZI KANSERİNİN BELİRTİLERİ”</strong></span></p>

<p>Rahim ağzı kanserinin belirtilerine de değinen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nazmiye Şentürk, “Bazı belirtileri kadınlar fark edebilir düzeyde. Bu belirtileri şöyle sıralayabiliriz : Adet dışı kanama, bel ve kasık ağrıları, kötü kokulu akıntı, cinsel birleşme sırasında ağrı/kanama ve kilo kaybı gibi durumlarla karşılaşan kadınlarımızın rahim ağzı kanserinden şüphelenmesinde ve gidip test yaptırmasında fayda vardır. Test konusuna gelmişken onu da size ifade edeyim. Öncelikle ağrısız ve 15 – 30 saniye gibi kısa bir sürede yapılabiliyor. Pap smear ya da kısaca smear testi, serviks (rahim ağzı) kanseri taramasında kullanılan, henüz oluşum aşamasındaki kanseröz lezyonların teşhisini sağlayabildiği için, tedavinin başarılı bir şekilde sonuçlanmasına büyük katkı sağlamaktadır. Düzenli olarak gidip yaptırmanız size büyük oranda korur. Bize de erken müdahale şansı verir. Cinsel yaşantının başladığı ve 18 yaş üstü tüm evli kadınlar taramadan geçmelidir” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>KANSER RİSKİNİ ARTIRAN DURUMLAR</strong></span></p>

<p>Kanser riskini artıran durumlar hakkında bilgi vererek uyarılarda bulunan Op. Dr. Nazmiye Şentürk şöyle konuştu :</p>

<p>“Sinsi bir kanser türünden bahsediyoruz genellikle ciddiye alınmayan belirtiler gösteriyor. Bunu tetikleyen bazı durumlar var. Bazı cinsel yolla bulaşan hastalıklar (HPV), 20 yaşından önce aktif cinsel yaşamınız varsa, birden fazla eşle cinsel ilişki ve tedavi edilmeyen yaralar. Bunlara ek olarak dikkat etmemiz gereken ve kanseri tetikleyen ki sadece kanseri değil birçok hastalığa neden oluyor. Şöyle, yanlış beslenme, sigara kullanımı ve kişisel temizlik kurallarına uyulmaması da rahim ağzı kanserine yol açıyor. Mutlaka bu hususlara dikkat etmeliyiz” dedi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/2_5.jpeg" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/rahim-agzi-kanseri-her-iki-dakikada-bir-can-aliyor-h3401.html</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Jan 2023 22:26:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2023/01/rahim_agzi_kanseri_her_iki_dakikada_bir_can_aliyor_h3401_189ce.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Türkiye obez bir ülke olmaya doğru ilerliyor”]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/turkiye-obez-bir-ulke-olmaya-dogru-ilerliyor-h3392.html</link>
      <description><![CDATA[Özel Medicabil Hastanesi Obezite hakkında bilgilendirme toplantısının birincisi gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel Medicabil Hastanesi ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya, Özel Medicabil Hastanesi’nin doktorları, obezite ile mücadele eden hastalar, psikolojik danışma ve rehberlik ile beslenme uzmanları katıldı.</p>

<p>Gerçekleştirilen obezite söyleşisinde, obezite tedavi yöntemleri, yeme bozukluğu, duygu durumuna bağlı gelişen obeziteler, ideal kilonun kişiye göre düzenlenmesindeki kıstaslar ve kilo korumak için yapılması gerekenler hakkında bilgi verildi.</p>

<p>Obezite hastalarının duygu ve düşüncelerinin alındığı söyleşide konuşan Özel Medicabil Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Vedat Ofluoğlu, “Her 3 kişiden biri obez ve ilerleyen yıllarda bu sayı artacaktır. Obez bir ülke olmaya doğru ilerliyoruz. Burada önemli nokta verilen kiloların geri alınmasını engellemek. Kilo bizim tüm hayatımızın kalitesini düşürüyor. Bizim önceliğimiz enerjiyi yakan kas birimi ve kas kütlesi. Kas kütlesini artıracak çalışmalar yapmalıyız" dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>"SAĞLIK BİR BÜTÜNDÜR"</strong></span></p>

<p>Sağlığın bir bütün olarak ele alınması gereken bir konu olduğunu belirten Uzm. Diyetisyen Merve Bahtiyar, "Sadece bedensel ve fizyolojik olarak değil, psikolojik olarak da sağlıklı olmalıyız. Sağlığı bir bütün olarak düşünmeliyiz. Tek düze bir beslenmeyle hareket etmemeliyiz. Her şeyden az az ama sık sık yemeliyiz. Yemeği bedeninin bir ihtiyacı olarak görmeliyiz. Sadece gereken düzeyde tüketmeliyiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“DUYGU DÜZENLEME KİLO KORUMADA ÖNEMLİ BİR ETKEN”</strong></span></p>

<p>Duygu düzenleme ve kendini yatıştırma becerisi yöntemleri hakkında Aile Danışmanı ve Psikolojik Danışma Uzmanı Gökçe Ağaoğlu da, "Değişken kontrol edilemeyen duygular yemek yeme alışkanlığını tetikleyebiliyor. Ebeveynler çocuklarının alanlarına çok müdahil olduğunda ya da işgal ettiğinde, çocuklar kendini korumak ve tepki göstermek amacıyla fazla yiyebilir. Bunun tam tersi de yemeyebilir. Düzensiz yeme alışkanlıkların altında travmalar, cinsel taciz gibi olaylar olabilir. Duygusal tetiklemeler sırasında daha sakinleşmeli ve yavaşlamalıyız. Hangi duyguyla yemek yediğimizi tespit etmeliyiz" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/turkiye-obez-bir-ulke-olmaya-dogru-ilerliyor-h3392.html</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Jan 2023 11:44:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2023/01/turkiye-obez-bir-ulke-olmaya-dogru-ilerliyor_b5698.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doruk Akademi’de gündem kurum kültürü]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/doruk-akademide-gundem-kurum-kulturu-h3383.html</link>
      <description><![CDATA[Doruk Hastaneleri’nde çalışanların kişisel gelişimini desteklemek ve çalışan-hasta iletişimini güçlendirmek amacıyla kurulan Doruk Akademi’nin yeni dönem çalışmaları, Doruk Nilüfer Hastanesi’nde yapılan ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ömer Yavuz Namlı’nın katıldığı toplantıda gözden geçirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 1,5 sene önce faaliyetlerine başlayan ve bugüne kadar 120 eğitim semineri düzenleyen Doruk Akademi’nin, yeni eğitim konusu olarak kurum kültürünün çalışanlara aktarılması olarak belirlendi.</p>

<p>Toplantıda konuşan Doruk Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr.&nbsp;<strong>Ömer Yavuz Namlı</strong>, “Doruk isminin Bursa’da büyük bir marka haline gelmesinin en önemli sebebi hasta odaklı ve kaliteli sağlık hizmeti sunmaya gösterdiğimiz özendir” dedi.</p>

<p>Doruk Hastaneleri olarak çalışanlarının eğitimini önemsediklerini ve bu nedenle Doruk Akademi’nin büyük bir görev üstlendiğini belirten Doruk Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ömer Yavuz Namlı, Kısa süre içerisinde açılacak olan Doruk&nbsp;<strong>Nilüfer</strong>&nbsp;Hastanesinde birisi ameliyathanelerden canlı görüntü ve ses aktarımı özelliğine sahip konferans salonu olmak üzere 5 adet eğitim ve toplantı salonu yer aldığını ve açılışla birlikte tüm çalışanların hizmet içi eğitimlerini bu salonlarda gerçekleştireceklerini söyledi.</p>

<p>Doruk Akademi bünyesinde eğitimci olarak görev alan Uzm. Dr.&nbsp;<strong>Seval Özdemir</strong>, Uzm. Dr.&nbsp;<strong>Meltem Öner</strong>, Uzm. Dr.&nbsp;<strong>Sabahattin Karakaya</strong>, Dyt.&nbsp;<strong>Gülnihal Topal</strong>, Dyt.&nbsp;<strong>Zülal Mutlu</strong>, Psk.&nbsp;<strong>Irmak Aygül</strong>, Psk.&nbsp;<strong>Merve Mutluç</strong>, Başheşire Yardımcısı&nbsp;<strong>Merve Nur Özgel</strong>, Hastane Yöneticisi&nbsp;<strong>Merve Aydın</strong>&nbsp;ile Nilüfer Hastanesi Genel Müdürü Uzm. Dr.&nbsp;<strong>Ayhan Kalyoncu</strong>&nbsp;ve Doruk Yıldırım Hastanesi Başhekimi Dr.&nbsp;<strong>Cemal Turhan</strong>’ın katılımları ile gerçekleştirilen toplantıda Doruk çalışanı olmanın ayrıcalıkları ve kurum kültürünün yaygınlaştırılmasının önemi ele alındı.</p>

<p>Toplantıdan sonra Doruk Akademi üyeleri inşaatı tamamlanan ve açılmak için gün sayılan Güney Marmara’nın en büyük özel hastanesi olan Doruk Nilüfer Hastanesinde bir tanıtım turu gerçekleştirdi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/doruk-akademide-gundem-kurum-kulturu-h3383.html</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Dec 2022 17:37:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2022/12/doruk-akademide-gundem-kurum-kulturu_4607b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doruk Nilüfer Bursa’da fark yaratmaya hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/doruk-nilufer-bursada-fark-yaratmaya-hazirlaniyor-h3377.html</link>
      <description><![CDATA[Doruk Hastaneleri bünyesinde Güney Marmara’nın en büyük özel hastanesi olacak olan Doruk Nilüfer Hastanesi hizmet vermek için gün sayıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa sağlık sektöründe sunacağı hizmet ve imkanlarıyla fark yaratmaya hazırlanan Doruk Nilüfer Hastanesi Bursa’nın sağlık sektöründeki eksikliklerini karşılamaya hazırlanıyor.</p>

<p>Doruk Hastanelerinin doktorları tarafından ziyaret edilerek, incelemelerde bulunulan Güney Marmara’nın en büyük özel hastanesi özelliğini taşıyacak olan Doruk Nilüfer Hastanesi, doktor ve uzmanlardan tam not aldı.</p>

<p>Doruk Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ömer Yavuz Namlı, “25 yıllık tecrübelerimizle&nbsp; Bursa'ya sağlık alanında yeni bir hastane kazandırdık. Bunu biz tek başımıza yapmadık doktorlarımız, hemşirelerimiz ve diğer tüm çalışma arkadaşlarımızın üstün gayret ve çalışmalarıyla yapabildik.&nbsp; Doruk Nilüfer Hastanemizde 13 ameliyathanemiz var. Her türlü ameliyatı yapabileceğimiz bir imkana kavuştuk. 11 adet hidroklimatoloji termal havuz oluşturduk. 120-160 metrekare büyüklüğünde sağlıklı yaşam merkezi için kullanılabilecek havuzlar bulunuyor. Tıbbi teknolojik olarak Bursa'da kamu ve özel hastaneler dahil hiçbirinde olmayan intraoperatif 3 Tesla MR'ına sahibiz. Hastanemizin inşaatı yaklaşık 4 yıl sürdü. Hastanenin çatısında 6,5 ton ağırlığında bir helikopterin inip kalkmasına müsait bir heliport alanı hazırlandı. Bursa'nın ihtiyacı olan ne ise bunların hepsini yapmaya çalıştık. Bursa ve ülkemize hayırlı olmasını dilerim” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/4-1.jpeg" style="width: 414px; height: 276px;" /></p>

<p></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/doruk-nilufer-bursada-fark-yaratmaya-hazirlaniyor-h3377.html</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Dec 2022 17:39:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2022/12/doruk-nilufer-bursada-fark-yaratmaya-hazirlaniyor_125b3.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yalın sağlık sistemi israfın önüne geçiyor]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/yalin-saglik-sistemi-israfin-onune-geciyor-h3375.html</link>
      <description><![CDATA[Medicabil Yalın Sağlık Enstitüsü Koordinatörü Prof. Dr. Aysun Yılmazlar, Bursa Tabip Odası (BTO) üyelerine yalın sağlık ve kalite yönetim sistemi hakkında sunum yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:115%"><span style="color:black">Yalın sağlık sistemini ve sağlıkta kalite yönetimi hakkında bilgi paylaşımının yapıldığı seminerde, BTO Başkanı Dr. Levent Tufan Kumaş ve oda üyeleri hazır bulundu. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:115%"><span style="color:black">Aynı zamanda BTO sosyal medya hesaplarından canlı olarak paylaşılan seminerde yalın sağlık ile beraber gelen tasarruf anlayışı hakkında bilgilendirmede bulunan Prof. Dr. Aysun Yılmazlar, “Yalın sağlık, sağlık süreçlerinde hastane içerisinde sağlıkla ilgili olmayan kısımlarda dahi (çamaşırhane, idari birimler, yemekhane vs.) gerek zamansal gerek de ekonomik israfın önüne geçmektir. Bu israfın önüne geçme sürecinde bize yardımcı olacak araçlar da yalın araçlardır. Peki, sağlıktaki israfın boyutları nelerdir? Hastanın tedavi sürecinde tedavi ile alakası olmayan gereksiz iş ve işlemler, gereksiz beklemeler, stok hataları (aşırı stok, sıfır stok) ve en önemlisi de önlenebilir tıbbi hataları ve iletişim hataları. Yani doktor-hemşire, doktor-hasta ya da hemşire-hasta arasında meydana gelen iletişim problemleri. İşte bu hataların tamamı bir bütün olarak hastalara olumsuz dönüş yapıyor. Bu israf kalemlerine şunu da ekleyelim; &nbsp;kullanılmayan yeteneklerimizin de bir israf olarak görülmesi lazım” dedi. </span></span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:115%"><span style="color:red">“TÜRKİYE’DE YALIN SAĞLIK BİLİNMİYOR”</span></span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span style="line-height:115%"><span style="color:black">Yalın sağlık sisteminin Türkiye’de henüz bilinmeyen ve genel olarak uygulanmayan bir sistem olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yılmazlar, &nbsp;sistemin ilk olarak Japonya’daki üretim ekonomisinde uygulanmaya başlandığını daha sonra da ABD’de sağlık sistemine taşındığını söyledi. </span></span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="color:red">YALIN SAĞLIK ÇAĞRISI </span></span></span></b></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%">Hastaların, hastanelerle ilgili şikayetlerinin önüne geçebilmek için yalın sağlık sisteminin kullanılması önemine vurgu yapan Yılmazlar, hastane yöneticilerine ve sağlık sektörüne yalın sağlık anlayışına geçme çağrısında bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%">BTO Başkanı <span style="background:white"><span style="color:black">Dr. Levent Tufan Kumaş da, “Yalın sağlık anlayışı hakkında Prof. Dr. Aysun Yılmazlar’dan çok değerli bilgiler aldık. Faydalı bir seminer oldu.&nbsp; Kendisine teşekkür ediyoruz”&nbsp; dedi. </span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/yalin-saglik-sistemi-israfin-onune-geciyor-h3375.html</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Dec 2022 16:58:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2022/12/yalin_saglik_sistemi_israfin_onune_geciyor_h3375_68d51.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Mustafa Konur; “Sağlıklı bir neslin ilk adımı emzirmeyle başlıyor”]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/uzm-dr-mustafa-konur-saglikli-bir-neslin-ilk-adimi-emzirmeyle-h3338.html</link>
      <description><![CDATA[Doruk Yıldırım Hastanesi, 1- 7 Ekim Emzirme Haftası dolayısıyla organize ettiği etkinlikler kapsamında hastaneye gelen anneleri ve kadınları anne sütünün faydaları hakkında bilgilendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin:0cm 0cm 10pt; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-weight:400"><span style="letter-spacing:normal"><span style="orphans:2"><span style="text-transform:none"><span style="white-space:normal"><span style="widows:2"><span style="word-spacing:0px"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, &quot;sans-serif&quot;">Emzirmenin faydaları ve anne sütünün bebeklerin gelişimindeki rolüne dikkat çeken etkinlikler düzenleyen Doruk Hastaneleri ve Doruk Yıldırım Hastanesi yönetimi, kurduğu stantta hastaneye gelen anne ve kadınlara çeşitli hediyeler vererek, anne sütünün faydaları hakkında bilgilendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0cm 0cm 10pt; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-weight:400"><span style="letter-spacing:normal"><span style="orphans:2"><span style="text-transform:none"><span style="white-space:normal"><span style="widows:2"><span style="word-spacing:0px"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, &quot;sans-serif&quot;">Stantta bilgilendirmede bulunan ve anne sütünün önemine dikkat çeken Özel Bursa Yıldırım Doruk Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Mustafa Konur, “Anne sütü bebekler için hayati önemde, özellikle ilk 6 ay hem bebekler hem de annelerin sağlığı faydalıdır. Bebekleri gelecekteki hastalıklardan, kanserlerden, diş çürüklerinden ve alerjik hastalıklardan korunmasını sağlıyor. Bebeklerin tüm ihtiyaçlarını karşılayan anne sütünün ilk 6 ay sonrasında da 2 yaşına kadar devam etmesini öneriyoruz. Bunun yanında emzirme anne ve bebekler arasında güvenli bağların oluşmasına katkı yapıyor. Emzirme aynı zamanda kadınların da bazı kanser türlerine karşı korunmasını da sağlıyor. Doruk Hastaneleri ve Doruk Yıldırım Hastanesi olarak anne sütünün önemine dikkat çekecek birçok etkinliği organize etmeyi önemsiyoruz. Çünkü sağlıklı bir neslin yetişmesindeki ilk adımın annelerden başladığını biliyoruz. İlerde de bizim karşımıza çıkabilecek birçok hastalığa karşı koruma sağlayarak işimizi kolaylaştıran anne sütünden çocuklarımızın yeterince beslenmesi gerektiği inancındayız. Lütfen bebeklerimizi bu mucizeden mahrum bırakmayalım” dedi. &nbsp;&nbsp;</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0cm 0cm 10pt; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-weight:400"><span style="letter-spacing:normal"><span style="orphans:2"><span style="text-transform:none"><span style="white-space:normal"><span style="widows:2"><span style="word-spacing:0px"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, &quot;sans-serif&quot;"><img class="detayFoto" src="https://www.bursanethaber.com/images/upload/3-2.jpeg" /></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/uzm-dr-mustafa-konur-saglikli-bir-neslin-ilk-adimi-emzirmeyle-h3338.html</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:36:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2022/10/uzm-dr-mustafa-konur-saglikli-bir-neslin-ilk-adimi-emzirmeyle-basliyor_540e6.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yanlış duruş postür bozukluğu iskelet ağrıların başlıca sebebi]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/yanlis-durus-postur-bozuklugu-iskelet-agrilarin-baslica-sebebi-h3337.html</link>
      <description><![CDATA[Özel Aktif Hayat Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Nihan Abidin ile Ergoterapist Ferit Can Kiremitçi,  İnoksan yöneticilerine duruş bozuklukları hakkında sunum yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa’daki fabrika ve firma çalışanlarını ve yöneticilerini çeşitli konularda düzenledikleri etkinliklerde doktorlarıyla buluşturan Özel Aktif Hayat Tıp Merkezi, uzun süreli kullanılan bilgisayar, telefon gibi cihazların neden olduğu duruş bozukluklarını ve buna bağlı gelişen hastalıkları gündemine aldı.</p>

<p>Özel Aktif Hayat Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Nihan Abidin’in yaptığı sunumda, birçok ağrılı kas iskelet sistemi problemlerinin, organ ve ruhsal bozuklukların sebebinin yanlış duruş olabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Uzm. Dr. Nihan Abidin, ofislerde uzun süreli ve yanlış bilgisayar, telefon kullanımının başın öne doğru eğilerek postür (duruş) bozukluğuna neden olduğunu ve bunun da sık karşılaşılan ve tedavisi zor bozuklukların başında geldiğini belirterek, “Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle insanlar iş yerlerinde daha çok bilgisayar, evde ise uzun süreli telefon kullanıyor. Bu teknolojik aletlerin insanların fiziksel yapısına uygun kullanılması önem arz ediyor. Boyun, sırt ve omuz problemleri uzun süre masa başında çalışanlarda, bilgisayar ve daktilo gibi klavyeli cihaz kullananlar ve çok fazla el işi yapanlarda sıklıkla görülüyor. Bu hastalar genellikle sırtta kamburluk, omuzlarda çökme ve boynun öne doğru eğim yapması şeklindeki duruş bozukluklarıyla bize başvuruyorlar. Uzun süreli kötü ve aynı pozisyonda ders çalışan öğrenci ve akademisyenlerde de benzer tablolar görülebiliyor. Uzun süre masa başında çalışanlarda sık görülen bir bozukluk bu. İnsanlar bu yüzden hayatlarını etkileyen ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalıyorlar” diye konuştu.</p>

<p>Doğru yürümenin ve oturmanın önemine de değinen ve doğru duruşu anlatan Uzm. Dr. Abidin, “Baş, göğüs ve omuzlar dik olmalı, çökmüş gibi olmamalıdır. Yatak uygun sertlikte ve düz olmalı, vücut ağırlığını ve kıvrımları desteklemelidir. Baş ve gövde uyum içinde olmalıdır. Yastık çok alçak veya çok yüksek olmamalı, boyundaki çukurluğu destekleyecek kadar olmalıdır” dedi.</p>

<p>Ergoterapist Ferit Can Kiremitçi’de ergonominin bir bilim dalı olduğunu ve insanların fiziksel özelliklerini incelerken, bireylerin makine ile eşyalarla olan uyumunu araştırarak tedavi yöntemlerini geliştirme çalışmaları yaptığını dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/yanlis-durus-postur-bozuklugu-iskelet-agrilarin-baslica-sebebi-h3337.html</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Oct 2022 17:17:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2022/10/yanlis_durus_postur_bozuklugu_iskelet_agrilarin_baslica_sebebi_h3337_714fe.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eyrice Diş Orhaneli’de yüzleri güldürdü]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/eyrice-dis-orhanelide-yuzleri-guldurdu-h3318.html</link>
      <description><![CDATA[Uzman ekibi, ağız ve diş sağlığı alanlarında A’dan Z’ye tüm branş ve aşamaları tek çatı altında buluşturan Özel Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi 2022 – 2023 eğitim ve öğretim yılının başlamasıyla anlamlı bir etkinliğe imza etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tam kapsamlı ve kaliteli çözümleriyle kısa sürede Bursalıların gözdesi haline gelen Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (ADSM), yüzleri gülümsetmeye devam ediyor. Yeni eğitim ve öğretim yılının başlamasıyla birlikte anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine imza atan Eyrice ADSM, Bursa’nın Orhaneli ilçesindeki Demirci Şehir Himmet Aydın İlk ve Ortaokulu’ndaki öğrencilerine ücretsiz diş muayenesi yaparak, diş sağlığı eğitimi verdi.&nbsp;</p>

<p>Gerçekleştirdikleri sosyal sorumluluk projesiyle ilgili açıklamalarda bulunan Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Genel Müdürü Kürşad Behman Eyrice, “Gençlerimiz bizim geleceğimiz. Onların geleceğe güler yüzlerle bakmasını istiyoruz. Bunun içinde onların sağlıklı dişlere sahip olmaları için üzerimize düşen görevi yerine getirmek istedik. Orhaneli’deki öğrencilerimizle bir araya gelerek onların diş muayenelerini yaptık ve ağız ve diş sağlığı konusunda öğrencilerimize eğitimler verdik. İlerleyen süreçte bu tip sosyal sorumluluk projelerimize devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>2022 – 2023 eğitim öğretim yılının tüm öğrencilere hayırlar ve başarılar getirmesini dileyen Kürşad Eyrice sözlerini şöyle tamamladı: “Bu etkinliğe imza atmamızı sağlayan Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, Orhaneli İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Tayır’a ve Okul Müdürümüzü Mustafa Arslan Aygün’e teşekkür ederiz.”</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/eyrice-dis-orhanelide-yuzleri-guldurdu-h3318.html</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Sep 2022 10:48:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2022/09/eyrice-dis-orhanelide-yuzleri-guldurdu_c4c89.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mevsimsel duygudurum bozukluğuna karşı ışık tedavisi]]></title>
      <link>https://www.bursanethaber.com/saglik/mevsimsel-duygudurum-bozukluguna-karsi-isik-tedavisi-h3311.html</link>
      <description><![CDATA[Özel Hayat Hastanesi Klinik Psikolog Nida Biçen mevsimsel geçişlerin insan psikolojisi üzerinde yadsınamayacak bir etkisi olduğunu belirterek, “Özellikle yazın bitmesiyle sonbahar, kış mevsimlerine geçişte duygudurumda dalgalanmalar gözlemlenebilir. Mevsimsel duygudurum bozukluğu sonbahar, kış aylarına geçişte güneşin yerini bulutlara bıraktığı günlerde yaşanan depresyon alt tipidir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mevsimsel duygudurum bozukluğunun genellikle kasım ayında güneş ışınlarındaki azalmayla başlayıp aralık-şubat ayları arasında şiddetlendiğini söyleyen Klinik Psikolog Nida Biçen, “Mevsimsel depresyonu diğer depresyon çeşitlerinden ayıran en temel belirti kişinin semptomları sadece mevsim geçişlerinde ve hep aynı mevsim döneminde yaşamasıdır” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“KALITIMSAL ETKENLER VE STRESE DİKKAT”</strong></span></p>

<p>Açıklamasında, İskandinav ülkeleri gibi kuzey ülkelere gidildikçe mevsimsel duygudurum bozukluğunun görülme oranı arttığını dile getiren Klinik Psikolog Nida Biçen şunları söyledi:</p>

<p>“Kış aylarında gündüzlerin daha kısa gecelerin daha uzun olması melatonin hormonunun karanlığa bağlı olarak daha fazla salgılanmasına sebep olur. Melatonin hormonu verimli bir uyku için de önemli bir hormondur. Karanlıkla beraber bu hormon artışı uyku haliyle doğal bir sakinleştirici özelliği taşır. Fakat kış aylarında gün içindeki karanlık, puslu havalar da melatonin salgılanımını arttırdığından kişiler kendilerini daha uykulu ve bitkin hissedebilirler. Bu durum gün içinde psikolojik durumumuzu etkileyebilmektedir. Yaz aylarında ise günler daha uzun olduğundan melatonin miktarı azalır ve serotonin artışı gözlemlenir. Bundan kaynaklı kendimizi daha keyifli ve enerjik hissederiz. Mevsimsel duygudurum bozukluğunda kalıtımsal etkenler ve stres diğer meydana getirici faktörlerdir.”</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“ODAKLANMA PROBLEMİ, ÖFKE SORUNLARI OLABİLİR”</strong></span></p>

<p>Özel Hayat Hastanesi Klinik Psikolog Nida Biçen, mevsimsel duygudurum bozukluğunun bireylerde uyku bozuklukları, iştah değişimleri, kilo alımı, odaklanma problemi, öfke sorunları, çabuk yorulma, enerji kaybı, değersizlik hissi, isteksizlik, kaygı, intihar düşünceleri gibi semptomlarının görülebildiğini de açıklamalarına ekledi.</p>

<p>Klinik Psikolog Nida Biçen, “Bu duygudurum bozukluğu majör depresyon belirtileri ile benzerlik göstermektedir. Mevsimsel duygudurum bozukluğu, majör depresyondan yaşanan mevsimin bitmesiyle beraber problemin son bulması açısından ayrışmaktadır. Bu durumla mücadele eden bireylerde işlevsellik kaybı başladığı, yaşam kalitesinin bozulduğu noktada profesyonel yardım almak önemlidir. Psikoterapi veya ilaç desteği bu durumun çözümünde en etkili ve kolay ulaşılabilir tedavi seçenekleridir. Yapılan araştırmalar fototerapinin de (ışık tedavisi) mevsimsel duygudurum bozukluğunun tedavisinde başarılı olduğunu göstermektedir. Fototerapinin uzman eşliğinde, tamamen bireye uygun olacak şekilde uygulanması önemlidir” dedi.</p>

<p><strong>DUYGUDURUM BOZUKLUĞUNA KARŞI NELER YAPMALIYIZ?</strong></p>

<p>Kış döneminde mevsimsel duygudurum bozukluğundan korunmak için önerilerde de bulunan Özel Hayat Hastanesi Klinik Psikolog Nida Biçen, “-Gün ışığında hafif tempolu, kişinin fizyolojik sağlığına uygun egzersizler yapmak, -Gün ışığının daha fazla olduğu saatlerde kişinin işlerini dış bir alanda yapması. -Evde olunması gereken durumlarda özellikle sabah ve öğle saatlerinde perdeler açık, eve güneş girecek şekilde camları açmak. -Daha çok protein, vitamin ağırlıklı beslenme düzeni oluşturma. -Evde ya da günlük yaşantıda baharı anımsatan renklere, çiçeklere yer vermek. -Sevdiğimiz kişilerle daha fazla vakit geçirmek, keyifli aktiviteler oluşturmak.-Boş vakitlerde keyif veren bir hobi edinmek bireylere iyi gelmektedir” şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.bursanethaber.com/saglik/mevsimsel-duygudurum-bozukluguna-karsi-isik-tedavisi-h3311.html</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Sep 2022 13:36:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.bursanethaber.com/images/haberler/2022/09/mevsimsel-duygudurum-bozukluguna-karsi-isik-tedavisi_7d631.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Bursa NetHaber</author>
    </item>
  </channel>
</rss>
