Otomotiv sektörü yeni yol haritasını arıyor

Otomotiv sektörünün başkenti olan Bursa, pandeminin ardından yeni yol haritasını arıyor. Pandemi döneminde üretimden, ihracata düşüşün yaşandığı sektörde, normalleşmeyle birlikte toparlanma sinyalleri alınmaya başladı. 

Otomotiv sektörü yeni yol haritasını arıyor

Üretimin tekrardan artış göstermesiyle birlikte, sektörün ihracat performansı da pandemi öncesi döneme yavaş yavaş yaklaşıyor. Sektör, en büyük pazarı olan Avrupa Birliği ülkelerinin yanı sıra, yeni pazar arayışlarını da sürdürüyor. 

Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Başkanı Baran ÇELİK
Otomotiv ihracatı Nisan ayında %77 gerilemişti. Bu daha önce görülmemiş oranda bir düşüştü. Sektörel üretim neredeyse tamamen durdu ve AB’nin kapılarını büyük ölçüde kapatması ile ihracatımız 596 milyon USD’ye kadar geriledi. Mayıs’ta üretimin başlaması ile ihracat rakamımız 1.2 milyar USD oldu, Haziran’da ise işgünü fazlasının da katkısıyla tekrar 2 milyar USD’nin üzerinde bir ihracata ulaştık. Temmuz ayında da 2 milyar USD civarında bir rakama ulaşabiliriz diye öngörüyoruz. Ancak tam kapasite üretim ve ihracat henüz yapılamıyor. Dolayısıyla Temmuz ayında da ihracat düşüşü devam edecek. Yılın geri kalanı için hem ülkemizde hem de Avrupa’da ciddi bir ikinci dalga salgın ile karşılaşmazsak Eylül ayından itibaren son dört ayda daha iyi rakamlar bekliyoruz. Yılın geri kalanında her şey yolunda gittiği taktirde yılı 25 milyar USD civarında bir ihracat rakamı ile kapatacağımızı öngörüyoruz. 
Mart’ın ikinci yarısı ve Nisan ayında AB pazarı tamamen durdu. Pazarda ülke bazında %99’a varan düşüşler yaşandı. Yine de yılın ilk yarısında Batı Avrupa binek otomobiller pazarı %40 daraldı. Bu durum da bizim ihracat rakamlarımıza olumsuz yansıdı. Haziran ayında AB’ye yönelik ihracat düşüşü %17 olurken, toplamda %8 ihracat düşüşü yaşadık. AB ülkelerinin ihracatımızdaki payı %72’ye geriledi. 
Haziran ayında Ortadoğu ülkelerine %62, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi'ne %21, Sırbistan, Norveç, İsviçre, Kuzey Makedonya gibi AB dışı ülkelerin yer aldığı  diğer Avrupa ülkelerine %56 ihracat artışı yaşadık. Özellikle belirli bölgeleri yoğun etkileyen kriz dönemlerinde alternatif pazarların önemi daha çok ortaya çıkıyor. 
Ayrıca dijital ticaret heyetlerini başlattık. Bu konudaki ilk faaliyetimizi 25 Haziran – 2 Temmuz tarihleri arasında Meksika’ya yönelik gerçekleşirdik.  Heyete Türkiye’den 21,  Meksika’dan 31 firma katılım sağladı. Toplam 133 B2B görüşme yapıldı.
Ciro olarak değil ama biz otomotiv endüstrisinde 2020 yılı üretiminde %25 civarında bir düşüş ile 1 milyon adedin üzerinde bir rakam bekliyoruz. İhracatta %20-%25 civarında bir düşüş öngörüyoruz ki bu da yıllık ihracatımızı 23-25 milyar USD aralığına indirecek. İç pazarda ise Nisan –Mayıs döneminde ertelenen talep ve yerli üretime yönelik kredi finansman desteğinin de etkisi ile daha iyi rakamlar görüyoruz. Destekler yılsonuna kadar devam ettiği taktirde iç pazarı geçen yılın üzerinde bir rakam ile kapatacağız. 
Otomotiv endüstrisinde pek çok firma kısa çalışma ödeneğinden faydalandı. Kısa Çalışma Ödeneği ihracatçılarımızın bu zorlu süreci atlatabilmeleri için ciddi katkı sağladı.  Bir ay daha uzatılması son derece olumlu. 

Ünver Group YKB Ayhan KORGAVUŞ
Türkiye'nin haziran ayında gerçekleştirdiği otomotiv ihracatındaki artış önümüzdeki negatif tablonun pozitif eğilime dönmesine katkı sağlayacaktır. Yılın kalan döneminde ise bu ivmenin yükselerek devam edeceğine inancım tamdır. Otomotiv sektörü, sanayicisi ve çalışanıyla sahip olduğu bilgi birikimi ve tecrübesiyle, üreterek ülkemizin ihracatına katkı sağlamaya devam edecektir.
Otomotiv sektörünün ana pazarını Avrupa Birliği ülkeleri oluşturmakta. Pandemiyle birlikte daralan pazar hacmine alternatif pazarlar oluşturmak önem arz etmekte. Her ne kadar Avrupa Birliği ülkeleri otomotiv ihracatında ana payını koruyacak olsa da ülke olarak yeni pazar arayışları içerisinde olmalıyız. Bu kapsamda önümüzdeki dönemde özellikle Afrika, Orta Doğu ve Güney Amerika ülkelerine açılarak yeni pazarlar oluşturmalıyız.
Pandemi döneminde ana sanayi üreticilerinin duruşları nedeniyle birçok firma gibi biz de üretimimize yaklaşık olarak iki ay süreyle ara vermek durumunda kaldık. Bu duruma paralel olarak ciromuzda bir düşüş gerçekleşti. Haziran ayının verilerini dikkate alarak yılın kalanında benzer bir tabloyu göz önünde bulundurursak ciromuzdaki düşüşün yıllık bazda yüzde 10-12 seviyelerinde olacağını düşünüyorum.
Pandemi sürecinde çalışamadığımız dönem için kısa çalışma ödeneğinden kurum olarak yararlandık.  Bu kapsamda ödeneğin bir ay daha uzatılıyor olması memnuniyet verici. Ancak şirket olarak normal çalışma seviyesine ulaştığımız için bu desteği kullanmayacağız. Üretimimizin azaldığı dönemde ise bu desteklerden faydalandığımız için kadromuzu aynı seviyelerde koruduk.

Aktaş Holding İcra Kurulu Başkanı İskender ULUSAY
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkisi süren korona virüs pandemisi, her sektörü olduğu gibi otomotivi de yakından etkiledi.
Pandemi döneminin başladığı tarihten bu yana ciddi bir düşüş yaşayan sektörümüz, özellikle normalleşmenin başlamasıyla birlikte yavaş yavaş toparlanma sürecine girdi. Haziran ayıyla birlikte ihracatta yaşanan artış da bunun bir göstergesi ve durum, gelecek adına son derece umut verici. Otomotiv sektöründe en önemli konuların başında ‘istikrar’ geliyor. Makroekonomik durumdaki belirsizlik ve istikrarın olmadığı bir süreçte, yatırım planlaması ve bütçe yapmak zor olduğu için öngörüleri yapmak da güçleşebiliyor. Dolayısıyla sektör olarak, geçtiğimiz yıllardaki tarihi rekorları 2020 sonuna kadar görmemiz zor gözükse de haziran ayında başlayan artışın ivmelenerek, yıl sonuna dek devam edeceğini düşünüyorum. Pandemi sürecinde Çin ürünlerinin imajında yaşanan bozulma ve Çin’e karşı oluşan güvensizlik ortamı, Türkiye gibi potansiyel ülkeler açısından bir fırsat oluşturdu. Baktığımızda korona virüs kriziyle pek çok firma, Çin’den üretimi kaydırma çalışmalarına da başladı. Ülkemizin bu konuda önemli avantajlara sahip olduğunu düşünüyorum.Tabii pandemi süreci, hemen her sektörü olduğu gibi bizleri de etkilese de Aktaş Holding olarak, 2020 hedeflerimizde ciddi bir sapma yaşanmadı.  Önümüzdeki 5 yıllık dönemi düşündüğümüzde, yeni ürünlerimizin de katkısı ile hedefimiz, mevcut ciromuzu 3 katına çıkarmaktır. Aktaş Holding olarak, bu süreçte küresel ölçekteki uzun vadeli büyüme hedeflerimizde herhangi bir aksama söz konusu değil. Pandemi sürecinde üretim ve ciro anlamında olumsuz etkilensek de yeni normale hazırlıklı başladık ve değişken müşteri taleplerine karşı en hızlı şekilde aksiyon olarak, yılı olabilecek en iyi şekilde kapatma hedefindeyiz. Şirket olarak 2019 yılını %30’luk ciro artışı ile tamamladık. 2020 yılı hedefimiz de benzer oranları gerçekleştirebilmektir. Baktığımızda 2020 yılı tüm dünya açısından zorlu geçiyor. Bu bağlamda bazı tedbirler alarak yeni ve inovatif ürün yatırımlarımız oldu. Piyasadaki bazı açık noktalara bu ürünlerle girip, geçtiğimiz yılın da üzerine ekleyerek, büyüme ivmemizi sürdüreceğimizi düşünüyoruz. İhracat rotamız her zaman olduğu gibi öncelikle ABD ve Avrupa olacak, Rusya – Hindistan ve Kuzey Afrika da iş geliştirme çalışmalarımızın odağında olmaya devam edecektir. Sektör paydaşları açısından da özellikle gelişmekte olan pazarlara yönelimin artacağını düşünüyorum. Şirket olarak kısa çalışma ödeneğinden faydalandık. Zorlu bir dönemde, devletimizin firmalara sağladığı bu desteğin, tüm sektörler açısından adeta ‘can suyu’ olduğunu söyleyebiliriz. 

Maysan Mando Genel MüdürüTülay Hacıoğlu ŞENGÜL
Ülkemiz ekonomisinin uzun yıllardır lokomotifi rolünü üstlenen sektörümüzde, pek çok firma mart ayının ikinci yarısından itibaren nisan ayı sonuna dek üretime ara vermek durumunda kaldı. Haziran ayıyla birlikte başlayan normalleşme sürecinde otomotiv sektörünün de kıpırdadığını, 2 milyar doların üzerinde ihracat rakamlarına ulaşılmasıyla net şekilde görüyoruz. Bu durum, sektörümüzün geleceği açısından son derece sevindirici. Tabii sektörümüz geçtiğimiz yıllara kıyasla, 2020’de beklediği rakamlara ulaşamasa da yılı yine en iyi şekilde kapatacaktır. Dolayısıyla önümüzdeki aylarda da ihracat rakamlarının pozitif bir ivmede seyredeceğini düşünüyorum.Geçmişte Çin üzerinde yoğunlaşmış olan endüstriyel üretimin, salgınının ardından küresel imalat zinciri üzerinde önemli değişikliklere yol açması muhtemel gözüküyor. Çin ağırlıklı seyreden parça üretiminin, pandeminin ardından başta Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere doğru kayacağı öngörülüyor. Burada ülkemizin zengin üretim altyapısı ve yetkin işgücü potansiyeliyle, çok önemli avantajları bulunuyor. Sektörün yeni pazar arayışları açısından ise Rusya, Türki Cumhuriyetler ve Afrika gibi ülkeleri potansiyel olarak gösterebiliriz. Pek çok firma bu süreçten üretim ve ciro anlamında olumsuz etkilendi. Biz de Maysan Mando olarak, sürecin olumsuz etkilerini ister istemez yaşadık. Ancak her şeye rağmen gerekli tedbirleri ivedilikle alıp üretime ara vermeden devam ettik.  Bu anlamda şirketimizin 2020 hedeflerinde ciddi bir sapma olmadan yolumuza devam ediyoruz. Amacımız, yılı en az kayıpla kapatarak, Maysan Mando’yu en iyi şekilde geleceğe taşıyabilmek ve ülkemiz için en yüksek düzeyde katma değer üretebilmektir. Sonuçta bu ülke üreterek büyümeye devam edecek. Özellikle de katma değerli üretim, ülkemizin geleceği için en büyük anahtar. Sanayiciler olarak üretmeye devam etmek ve üretim çarklarının dönmesini sağlamak durumundayız.Şirket olarak, devletimizin pandemi sürecinde ekonomiyi ayakta tutmak adına firmalara verdiği kısa çalışma ödeneğinden faydalandık. Bu desteğin, zorlu süreçte firmalarımız için çok önemli bir katkısı olduğunu düşünüyorum.

Destek Otomotiv ve Yan Sanayi AŞ Yürütme Kurulu Üyesi Aysun ÖZTÜRK İNCE
Öncelikle şunu bir kez daha vurgulamak gerekiyor ki, 2020 yılına dair yapılan beklentiler, analizler ve planlar Covid-19 salgını ile birlikte anlamını yitirdi. Bu yıl Türkiye otomotiv sektöründe 250-300 bin adet arası bir üretim kaybı olacağı ve ana ve yan sanayide kaybın parasal karşılığının 5 milyar doları bulacağı hesaplanıyor. Buna karşın otomotivin pandemi sonrası hızlı şekilde toparlanacak sektörlerden biri olacağını düşünüyorum. Zira, sektörde özellikle ülkemizde son iki yıldır ertelenen, yurt dışı pazarlarda da biriken talebin temmuz sonrası satışa dönmesi ve pazarın yükselmesini bekliyorum. Otomotivde yeni bir pazara giriş yapmak ve orada etkili bir aktör haline gelmek kısa sürede ve kolay olacak bir şey değildir. Dolayısıyla kısa vadede geleneksel pazarlar ağırlığını sürdürecektir. Önümüzdeki süreçte, iç pazarda düşen faizler ve biriken talep satışlar üzerinde doğrudan pozitif rol oynayacak. Dünyada toplu taşıma kullanımının giderecek azalacağını, kişisel hijyen ve sağlık gibi konuların öncelik kazandığını, bu sebeple insanların toplu taşıma kullanmak yerine kendilerine ait bir otomobil satın alacağını öngörüyorum. Bu durum, satışlarda kendisini kısa sürede pozitif olarak hissettirecektir. Pandemi döneminde gördük ki, tedarik zinciri kırıldığında üretimde büyük sorunlar yaşanıyor. Gelecekte bunun olmaması için Avrupalı otomotiv üreticilerinin, lojistik alanındaki sıkıntılarını çözecek Türkiye gibi yakın coğrafyadaki tedarik sanayisine daha fazla yöneleceklerini öngörüyorum. Çin’e alternatif bir tedarik sanayisi yaratmak için en elverişli ülkelerden biriyiz. Dünyayı durma noktasına getiren bir salgın dönemi bizlere uğramadı diyemeyiz. Üretim olarak yavaşlamak zorunda kalmadık ancak sektör bazlı olarak otomotiv ve endüstriyel alanda siparişlerimizde azalmalar oldu. Kısa çalışma ödeneğinde bir ay uzatma yetmeyebilir. Dünya ticareti ve hareketliliği pandemi öncesi dönemine ulaşmadan devletimizin şirketlere her tür kolaylık sağlamasında çok büyük fayda görüyorum.

Şahince Otomotiv Genel Müdürü Özgür ŞAHİN
Haziran ayıyla hem otomotiv ihracat rakamlarında hem de iç pazar taleplerinde önemli oranlarda iyileşmeler gözlemliyoruz. Altıncı ay itibarı ile pandemi öncesi üretim rakamlarının yüzde 70’i gibi rakamlara ulaşmış bulunmaktayız. Bu artış önümüzdeki aylarda da sürecek gibi görünüyor. Dünya genelinde bir ikinci dalganın olumsuz etkilerini görmez isek sonbahar aylarında eski rakamları yakalamış oluruz. Avrupa Birliği gerek pazar büyüklüğü açısından gerekse lojistik yakınlık ve Gümrük Birliği avantajları nedeni ile sanayimizin en önemli pazarı olmaya devam edecektir. Onun yanı sıra Orta ve Güney Amerika ülkelerinden ve Uzak Doğu’dan gelen yeni talepler bizleri heyecanlandırmakta.  Otomotiv sektörü iş hacminin büyüklüğü ve iş sürekliliği özellikleri ile pozitif ayrışan bir sektör. Bununla beraber kârlılık oranlarında maalesef tam ters bir durum söz konusu. Bunun sonucu bu süreçte karşılaştığımız olumsuzların telafi edilmesi uzun zaman alıyor. O yüzden bizler için bu yıl kayıp bir yıldır ve gelecek yıl da yaraların sarılacağı bir yıl olmaya devam edecektir.  Pandemi sürecinde en önemli destekçimiz kısa çalışma ödeneği oldu. Üretimin durma noktasına kadar gerilediği bir dönemde, en önemli sabit giderimiz olan işçilik giderlerini başka türlü karşılamamız çok zor olacaktı. Ayrıca süreç içerisinde gerek çalışanların sağlıklarını korumak gerekse üretim verimliliği arttırabilmek için minimum sayıda çalışanla üretim gerçekleştirdik. Bu dönemde normal zamanda fark edemediğimiz yeni verimlilik imkânları karşımıza çıktı. Benzer durumların diğer firmalarda da gözlendiğini düşünüyorum. Bu durumun istihdam rakamlarında olumsuz bir sonuç doğurmaması adına, desteklerin çok önemli bir rolü düşünüyorum.

İnsu Teknik Genel Müdürü Ali Hakan SÜALP
Otomotiv endüstrisinde haziran ayı itibariyle toparlanma sinyalleri gelmeye başladı. Finansman kaynaklarının açılmasına bağlı olarak iç pazarda da bir hareketlilik olacağı görüşündeyim. 
Bu durumun yılın kalan döneminde ve hatta 2021’de de yükseliş olarak geri döneceğini umuyoruz. Çalışma kapasiteleri gün geçtikçe artıyor. Bu durum rakamlara da olumlu bir şekilde yansıyacaktır. Otomotiv koronavirüs salgınından en çok etkilenen sektörlerden biri oldu. Dünyada birçok ülkede satışlar bıçak gibi kesilirken, Avrupa’da otomotiv sektörü oldukça kötü günler geçirdi. Yeni alışkanlıklar, değişen ezberler ve yeni normaller ön planda. Teknolojinin daha çok öne çıkacağı yeni modellerin yanında yeni stratejik ortaklıklar ve arayışlar gündeme gelecektir. Örneğin Afrika bölgesi de bu pazarlar arasında önemli bir konumda yer alıyor ve ihracatçılar için umut ışığı oluyor. Afrika bölgesi yatırım ve ihracat açısından çok büyük fırsatları bünyesinde barındırıyor. Pandemi nedeniyle ülkemizde ve tüm dünyada bazı ana ve yan sanayi firmaları üretimi bir süre durmak zorunda kaldı. Süreç doğal olarak bizi de etkiledi. Ancak gelecek senaryomuzda her türlü durumu göz önüne alarak hareket ediyoruz. 

Arısan Vakum Mali ve İdari İşler Yöneticisi Gökmen ŞEN
Pandemi sürecinde hızlı yayılım olmaz ise ihracat rakamlarının daha yukarıda olacağını düşünüyoruz.
Dünyada pek çok ülke ile çalışılabilir ama bazı sektörlerde dünyanın merkezi olan ülkeler bulunmaktadır. Bu ülkelerden uzaklaşmak doğru olmayacaktır.
2020 ilk 6 aylık ciromuz maalesef geçen sene 2019 aynı dönem toplam cirolarından %60 aşağıda kalmıştır. Masraflar ciromuzdan daha fazla olmuştur.
Nisan 2020 ve Mayıs 2020 dönemlerinde Kısa Çalışma Ödeneği yapıldı. 1 ay daha uzamasının bazı fırsatçıların önünü açtığını düşünüyoruz. İstihdamda bir değişiklik yapılmadı. Herhangi bir işçi çıkarılması yapılmadı. İşten çıkarma yasağı kararı olmasa dahi işten çıkarma düşünülmedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER