Ekonomide normalleşme hız kazandı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Sektörel Güven Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi ve Kapasite Kullanım Oranları’nda önemli bir artış yaşandı.

Ekonomide normalleşme hız kazandı

Verilere göre mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Temmuz ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe yüzde 20,2, perakende ticaret sektöründe yüzde 9,6 ve inşaat sektöründe yüzde 11, artış göstermiştir. Reel Kesim Güven Endeksi de yüzde 8,1 puan artarak 100,7 olmuş ve imalat sanayisi genelinde kapasite kullanım oranı bir önceki aya göre 4,7 puan artarak yüzde 70,7 yükseldi.

Açıklanan veriler iş dünyasının geleceğe daha umutla bakmasına sebep oldu. Bursa iş dünyasının önemli isimleri, Türk iş insanlarının esnek ve dinamizminin yüksek olduğunu söyleyerek, açıklanan verilerin normalleşmeyle birlikte Türkiye’nin pandeminin olumsuz etkilerini yavaş yavaş üzerinden attığını ifade ettiler.

RUMELİSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖMER KUMOVA

Tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkisi altına alan Covid-19 pandemisinden dolayı sosyal hayatın yanı sıra ekonomide de ciddi sorunlar yaşandı. Salgın, tüm güven endekslerini de bu dönemde doğal olarak aşağı çekti.

Bu süreçte, yaşanan durgunluğun etkisiyle hemen her sektörde üretim çarkları dururken, özellikle normalleşme ile birlikte yeniden hareketlenme yaşandığını görüyoruz.

TÜİK’in açıkladığı veriler de bunu destekliyor. Bu açıdan, Mevsim Etkilerinden Arındırılmış Sektörel Güven Endeksi’nde temmuz ayında yaşanan artış piyasaları memnun ederken, yılın ikinci yarısı için de son derece olumlu bir tablo ortaya koymuş durumda.

Aynı şekilde, kapasite kullanım oranın da her geçen ay artması ve pandemi öncesi döneme yaklaşması, gelecek adına umut verici. Kuşkusuz bu ülke üreterek büyüyecek ve bu noktada da biz sanayicilere çok önemli sorumluluklar düşüyor.

Hep birlikte taşın altına elimizi koyarak, katma değerli üretimle teknoloji geliştirmeye öncelik vererek, ülkemizi dünyadaki rekabette hak ettiği noktalara doğru taşımamız gerekiyor.

Dolayısıyla bu ülkenin geleceği katma değerli üretimde ve ihracatta. Üretim odaklı gelişmeye devam ederek, ekonomide yine büyüme trendine gireceğimize inanıyorum.

Bu süreçte, devletimizin de üreticilerimizin her koşulda yanında olması çok önemli. Üreticilere verilen destek ve teşviklerin sürdürülebilir hale gelmesi, üreticilerimizi de yeni yatırımlar için cesaretlendirecektir.

MÜSİAD BURSA ŞUBE BAŞKANI NİHAT ALPAY

Sektörel Güven Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi ve Kapasite Kullanım Oranları’ndaki bu önemli bir artış pandemi sürecinin başlamasından sonra hızlı bir toparlanmanın işareti gibi görünüyor. Özellikle hizmet, inşaat ve perakendeden aşağı yukarı yüzde 10-20 arasında bir büyüme çok önemli. Zira bunlar zincirleme bir şekilde bütün sektörleri olumlu etkileyecek unsurlardır. İnşallah devamında bu grupların dışındaki sektörlerde de hızlı bir düzelme bekliyoruz.

Tabi bütün dünyanın gözü kulağı ikinci bir dalga olup olmayacağı haberinde. İkinci dalganın gelmemesi en büyük temennimiz ama olası kötü senaryolara da hazırlıklı olmak gerektiğini öğrendik artık. Dolayısıyla ikinci dalga olsa bile devletimizin şalter indirmeyecek düzenlemeleri alacağını ümit ediyorum.

Yanı sıra her ayın son iş gününde MÜSİAD’ın Satın alma Müdürleri Bileşik Endeksi (SAMEKS) verileri açıklanır. SAMEKS'in Temmuz 2020 sonuçları temmuzda önceki aya göre 10,2 puan artarak 55,5 değerine yükseldi. Bu da oldukça olumlu bir veri.

Ekonomimiz 2020 yılının ilk çeyreğini yüzde 4.5 oranında büyümeyle kapatmıştık. İkinci çeyrek maalesef pandemiyle birlikte bir durağanlık oluşturmuştu ama temmuz ayının başında ve yılın ikinci yarısında çok hızlı bir toparlanma olacağını düşünüyorum. Veriler de bunu gösteriyor. Ayrıca Devletimizin gerek sağlık ve ekonomide aldığı doğru tedbirler, dinamik nüfusumuz, hedef ticaret pazarlarına olan yakınlığımız bizim bu yolda avantajlı yönlerimizi ortaya koyuyor. Ben bu özelliklerimizi en iyi şekilde değerlendirip 2020’yi bütün dünya ülkelerinin aksine küçük de olsa pozitif bir büyümeyle kapatacağımızı düşünüyorum.

BOSİAD YK BAŞKANI RASİM ÇAĞAN

Ekonomik güven endeksi; tüketici güveni, perakende ticareti, hizmet, inşaat ve reel kesim endekslerinin ağırlıklandırılarak hesaplandığı, üretici ve tüketici tarafından ekonomik duruma ilişkin beklentilerin gösteren bir endekstir.

Temmuz ayında tüketici güveni hariç, en belirgin iyileşme hizmet sektöründe olurken, reel kesim, inşaat ve perakende de artış eğilimi sürmüştür.

Ekonomi güven endeksindeki salgın öncesi %91 olan rakamına henüz ulaşılamamış olsak da, temmuz ayında %82,22 oranına ulaşılması, ekonomide belirgin bir toparlanma olduğuna işaret etmektedir.

Bunu destekler nitelikte, sanayi dalındaki genel gidişatla ilgili bilgi veren reel kesim endeksinde, geçen aya göre gidişatın kötü olduğunu söyleyenler gibi iyi olduğunu söyleyenler de azalmış ve geçen aya göre aynı olduğunu söyleyenlerde artış görülmüştür. Bu genel gidişat, endekste bir anlamda tepe noktasına erişilmek üzerine olduğunu gösteriyor.

En büyük ihracat pazarımız olan Avrupa pazarındaki toparlanma, Türkiye’ye verilecek siparişlere Çin’e göre pozitif ayrımcılık yapılacağı düşüncesi ile yılın kalan beş ayında çarkların tam kapasite döneceğini düşünüyorum.

GESİAD YK BAŞKANI MURAT KAYA

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Sektörel Güven Endeksi, Reel Kesin Güven Endeksi ve Kapasite Kullanım Oranları ile ilgili veriler ekonomideki toparlanmanın göstergesidir. Global anlamda yaşanan koronavirüs pandemisinin etkisiyle Nisan ayında adeta dip yapan bazı endekslerin Mayıs ayı ile birlikte yeniden yükselmesi kapasite kullanım oranlarına da yansımıştır.

Haziran ve Temmuz aylarına ilişkin endekslere de yansıyan bu durum alınan önlemler ve yapılan desteklemelerin de etkisiyle ülkemiz ekonomisinin dinamizmini, sanayicimizin ve işadamımızın kabiliyetlerini ortaya koymaktadır.

Nitekim, yeniden ortalama yüzde 70’ler seviyesini aşan imalat sanayi kapasite kullanım oranları kimya sanayiinde yüzde 76, ana metal sanayiinde yüzde 78 ve ağaç orman ürünlerinde yüzde 80’leri aşmıştır.

Bu durum yılın ikinci yarısı için bizleri daha da umutlandırmaktadır. Zaten sıkıntılı dönemden çıkış trendine girdiğimiz bu süreçte çalışıp üretmekten başka da çaremiz yoktur. İşte bu aşamada verilecek yeni destekler ve küçük dokunuşlar ile önümüzdeki süreci de takılmadın hızlı bir şekilde atlatacağımızı ve bu verilerin daha da üzerine çıkabileceğimizi temenni ediyorum.

Sonuç itibariyle bilhassa Bursa ölçeğinde belirtmek ve şunu söylemek isterim ki, üretimden istihdama ve ihracata kadar Bursa’mız ülkemiz ekonomisinin önemli bir merkezidir. Sanayiciler ve işadamları olarak biz asli işimiz olan üretime, istihdama, ihracata devam etme azim ve kararlılığındayız.

TÜGİAD BURSA ŞUBESİ YK BAŞKANI ERSOY TABAKLAR

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksinin Temmuz ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe yüzde 20.2, perakende ticaret sektöründe yüzde 9.6 ve inşaat sektöründe yüzde 11.6 artmış olması, pandeminin olumsuz ekonomik etkilerini üzerimizden yavaş yavaş attığımızın bir göstergesidir. Dolayısıyla bu veriler, ülkemizin salgından geri dönüş süreci “V” şeklinde hızlı bir toparlanmaya işaret ediyor. Olumlu veya olumsuz ekonomik gelişmeler domino taşı misali birbirini tetikler. Özellikle hizmet, inşaat ve perakende sektörlerinde yaşanan bu artışın, hem moral açısından hem de diğer sektörleri tetiklemesi açısından mutlaka katkısı olacaktır diye düşünüyorum.

Hem sağlık, hem ekonomik hem de toplumsal anlamda zor bir dönem geçirdik. Yeni normale geçsek de pandeminin etkilerini üzerimizden atmak kolay olmayacak. Yılın ilk yarısı neredeyse pandemi atmosferiyle geçti. Dolayısıyla bu atmosferin yarattığı olumsuzluklar geleceğe dair umudumuzu epey zedeledi. Özellikle turizm başta olmak üzere bazı sektörle çok ciddi etkilendi. Ancak yeni normalle birlikte yaşanan hareketlilik verilere olumlu yansımaya başladı ve açıklanan veriler umutlarımızı tekrardan yeşertti. TÜİK’in son olarak açıkladığı sektörel güven endeksi, reel kesim güven endeksi ve kapasite kullanım oranındaki artışlar da bunun pekişmesine vesile oldu. Pandemi öncesi performansımıza dönmek kolay değil elbette, bu uzun bir zaman da alabilir. Ancak yine de olabildiğince zararları minimize etmek ve eski rakamlara yaklaşmak önemli. Yeni stratejiler, yeni pazarlar ve dayanışma ruhumuzla bunu başarabiliriz.

Pandemi nedeniyle tüm dünya ekonomisi zor dönemler yaşadı, hala da yaşıyor. Üretimdeki daralma ülke ekonomilerini ve ticareti de derinden etkiledi. Her ülke, kendi gücüne ve konjonktürüne uygun çıkış yolları arıyor. Biz toplum olarak çalışkan bir milletiz. Önceliğimiz çalışmayı bırakmadan üretim ve ihracat odaklı modelde devam etmemiz olacaktır. Ondan sonra dünyadaki gelişmeleri iyi takip edip, yeni strateji ve yeni pazarlarla bunu devam ettirmeliyiz. Her kriz içerisinde fırsatlar da barındırır. Ekonomik anlamda dünyanın önde gelen ülkelerinin pandemiden en çok etkilenen ülkeler olduğunu düşünürsek, bizim gibi süreci iyi yöneten, jeostratejik konumuyla fark yaratan ve genç nüfusu ile öne çıkan ülkeler fırsat yakalayabilir. Bu potansiyelimizle gelecek dönem hedeflerimizi belirlemeli ve ona göre hareket etmeliyiz.

GÖRSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI ENGİN ÇETİNER

Normalleşme döneminde ülkemiz ekonomisinin hızlı bir şekilde göstermiş olduğu iyileşme emareleri iş dünyası için mutluluk verici oldu. Normalleşmeyle birlikte, kapasite kullanım oranının her ay daha da artması bunun önemli göstergelerinden birisidir. Üretimin artması beraberinde sektörel güven endekslerine ve reel kesim güven endeksine de olumlu bir şekilde yansıdı.

Hizmet, perakende ve inşaat sektöründe yaşanan hareketlenmenin karşılığını verilerde yüzde 20’lere yaklaşan artışlarda görmek mümkün. Bu Türkiye ekonomisinin ve iş dünyasının ne kadar dinamik ve sıkıntılar karşısında hızlı aksiyon alabiliyor olmasının bir sonucudur. Çünkü Türk iş insanı geçmiş dönemde yaşadığı krizlerden tecrübeler çıkarmış ve pratik zekasıyla pandemideki sıkıntılı süreçten kolayca çıkış yolu bulmuştur.

Avrupa’da yaşanan toparlanma, bazı ürünlere getirilen ek gümrük vergileri ve ülkemizin lojistik avantajları üretimimizde, normalleşmeyle birlikte toparlanma yaşanmasına olanak sağlamıştır. Bunu her ay artarak, yüzde 70’lere yaklaşan kapasite kullanım oranlarında da gözlemlemek mümkündür.

Bu anlamda yılın ikinci yarısından elbette daha da umutluyuz.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER