banner1

banner6

banner13

Bursa sanayisi mesleki eğitimle şekillendi

Bursa’nın 1960’larda başlayan sanayileşme yolculuğunda, meslek lisesi mezunlarının önemli yeri var. O dönem meslek liselerinden mezun olup üniversite okuyan ya da direkt iş hayatına atılan sanayiciler, günümüze geldiğimizde on yıllardır Türkiye ve Bursa iş dünyasına yön veren şirketlerin sahibi konumuna geldiler.

EKONOMİ 12.01.2021, 12:31
Bursa sanayisi mesleki eğitimle şekillendi

Mesleki eğitimin önemi ve Bursa sanayisinin gelişmesindeki rolü hakkında değerlendirmelerde bulunan Bursa iş dünyasının duayen isimleri, geçmiş yıllarda meslek liselerindeki eğitimin yüksek niteliğine dikkat çekerek, nitelikli ara eleman yetişmesi için meslek liselerindeki eğitimin kalitesinin artırılması gerektiğini vurguladılar.

Mesleki eğitim, sanayinin gelişmesi için vazgeçilmez bir husus. Öyle ki geçmişte ve günümüzde Bursa iş dünyasının güçlü firmalarının sahiplerinin meslek lisesi kökenli olduğunu görebiliyoruz. Kemal Coşkunöz, Talat Diniz, Süleyman Beltan ve Fahrettin Gülener gibi isimlerin kurduğu firmalar on yıllara dayanan çınarlar olurken, günümüzde bu bayrağı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay, Karacabey Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Naci Güncü, Durmazlar Makina Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz gibi isimler taşıyor. Bu vesileyle Bursa sanayisinini gelişmesine katkı koyan iş insanlarımıza minnetlerimizi sunarken, araştırma haberimiz esnasında gözden kaçırdığımız meslek lisesi sanayicilerinden af diliyoruz.

İbrahim BURKAY – BTSO YK Başkanı
Ekonomik kalkınmanın temelini mesleki eğitim oluşturuyor. Yeni bir sıçrama hedefindeki Türkiye’miz, bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarına sahip; yüksek verimi gerçekleştirecek kalifiye insan gücüne her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Mesleki eğitim, genç insanlarımıza başarılı bir kariyer yolculuğu hazırlarken, sektörlerimizin de geleceğe sağlam adımlarla yürümesine imkan sağlamaktadır. Ezberlerin bozulduğu, artan rekabetle birlikte yeniliklerin artık yaşantımızın parçası olduğu yeni bir dönemden geçiyoruz. Mesleki eğitimin daha ileri noktaya taşınması için mutlaka dijital dönüşümüne odaklanmalıyız. Hızla gelişen bilgi ve iletişim teknolojilerinin sunduğu imkanları mesleki eğitimde en üst düzeyde kullanmak zorundayız.
Bu bakış açısıyla Bursa Ticaret ve Sanayi Odası çatısı altında mesleki eğitime yönelik çalışmalar da imza atıyoruz. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz bizim en büyük zenginliğimizdir. Çok daha güçlü bir gelecek hedefiyle gerek mesleki eğitim alanında gerekse de mesleklerimizde standartları yükseltmek adına çok önemli projeleri hayata geçirdik. Türkiye’de ilk olma niteliği taşıyan sektörel konsey yapılanması ile eğitim alanındaki tüm paydaşları Eğitim ile Mesleki Gelişim ve Entegrasyon Konseyi’mizle bir araya getirerek, sektörün yol haritasını belirledik. Şehrin dört bir yanında yaptığımız eğitim yatırımlarımız 600 milyon TL’yi aşmaktadır. Mesleki eğitime gönül vermiş sanayici ve iş insanlarımız tarafından kurularak Odamız çatısı altında faaliyetlerini sürdüren BUTGEM’de 1.100’ün üzerinde eğitim programından faydalanan 30 binden fazla gencimizi meslek sahibi yaptık. Milli Eğitim Bakanlığımız ile Şubat 2019’da yaptığımız protokol kapsamında Odamızın da yönetiminde söz sahibi olduğu 17 okulda eğitim alanlarını teknolojiyle uyumlu hale getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Oda olarak iş dünyasının en önemli sacayaklarından olan mesleki eğitim noktasında üzerimize düşen sorumluluğu layıkıyla yerine getirmeye devam edeceğiz.

Naci GÜNCÜ - Karacabey TSO
İlk ve ortaokulu Karacabey’de bitirdim. Demirtaş Endüstri Meslek Lisesi motor bölümünde (1975-1976) 1 yıl, Tophane Teknik Lisesi makine bölümünde (1976-1979) 3 yıl eğitim alarak mezun oldum.
Gazi Üniversitesi Makine Öğretmenliği bölümünden 1979-1983 yılları arasında okuyarak mezun oldum.
Meslek eğitim pratik eğitim ağırlıklı olduğu için hayatımın her döneminde ve iş hayatımda çok büyük katkıları olmuştur. Çözüm üretmeyi, iş takibini, personel çalıştırmanın inceliklerini ve disiplini, kullanılan makine ve teçhizatın kıymetini, bakımını makine eğitimi almış kişiler tasarlamadan başlayıp teknik resim, imalatın bütün aşamalarına hâkim biri olarak yetişir. Bütün iş hayatım ve yaşamım boyunca çok büyük katkılarını gördüm. Mesleki eğitim almış kişiler bence hayata 5-0 önde başlıyor.
Sanayi geliştikçe mesleki eğitim almış bireylere daha çok ihtiyacımız olacak. İşverenler, imalatçılar her zaman meslek lisesi, teknik lise mezunlarını öncelikle tercih ederler. Genç işsizliğin giderek büyük sorunlardan biri haline geldiği günümüzde mesleki eğitimin önemi aileler ve gençler tarafından çok daha iyi anlaşılmaya başlamıştır.
Hem iş sahibi hem oda başkanı olarak üniversite mezunu gençlerimize iş imkânı bulmakta son 10 yıldır çok zorlanıyoruz. Aileler çocuklarının üniversite mezunu olup masa başı beyaz yaka olarak iş hayatına atılacağını hayal ediyor. Üzülerek söylemeliyim ki üniversitelerimizin çoğu bölümünde pratik eğitim çok zayıf. Gençlerin de üniversite eğitimi boyunca buna çok önem vermediği gözlemindeyim. Eğitimleri bitince de iş bulmakta oldukça zorlanıyorlar. Yabancı dil bilmenin iş hayatındaki önemini de her vesileyle gençlerimize aktarıyoruz. Meslek lisesi- teknik lise ve ön lisans mezunlarına iş bulmakta zorlanmıyoruz.
Meslek liselerine gençleri yönlendirmek için önce aileleri de ikna etmemiz gerekiyor. Ailelere hem ekonomik olarak hem iş bulma imkânı olarak evlatlarının daha çabuk hayata adapte olabileceklerini anlatıyoruz. Gözlemim teknik elemanlarımız birçok üniversite mezunundan daha fazla maaş alıyorlar. Üniversite mezunu uzun süre iş bulamadığı için hem aileler hem de gençler büyük psikolojik yıkımlara maruz kalıyorlar. Meslek okullarımız maalesef 20 yıldır atölye, makine, teçhizat olarak güncelden uzak kaldılar. Milli eğitim sanayi iş birliği ile bu eksiklikleri güncellemeye, kurumlarımızı bu yeniliğe önder olmaya gayret ediyoruz. Bina ve atölye imkânları olarak geçlerimizi özendirecek imkânları sağlamaya gayret ediyoruz. El birliği ile gençlerimizi iş hayatına en kısa sürede kazandırmak dileklerimle.

Erol GÜLMEZ – NOSAB YK Başkanı
İlk ve orta öğrenimimi Bursa’da tamamladıktan sonra 1982 yılında Gazi Üniversitesi Erkek Yüksek Teknik Öğretmen Okulu Metal İşleri Öğretmenliği bölümünü kazanarak Ankara’ya gittim. Okulun ardından Erzurum’a atandım ve 2 yıl öğretmenlik yaptım. Görevi bırakıp sanayi kuruluşlarında uzun yıllar yöneticilik yaptım. Mesleki bilgimin olması yöneticilik yıllarımda üretim hakkında daha derin bir bakış açısına sahip olmamı sağladı. Kendi işimi de bu bakış açısının getirdiği güvenle kurduğumu söyleyebilirim. Ancak, ne yazık ki ülkemizde mesleki eğitim hak ettiği önemi göremiyor. Özellikle meslek liseleri, nitelikli okulları kazanamayan öğrencilerimizin tercih etmek zorunda bırakıldığı okullar halini aldı. Oysaki lise düzeyinde mesleki eğitim, üretimin temel yapıtaşlarından birini oluşturuyor. Mesleki eğitimin niteliği ve endüstrinin ihtiyaçlarına yönelik olması üretim kalitesini ve üretim hacmini etkiliyor. Bu da ülke ekonomisinin kalkınması, ihracatın genişlemesi anlamına gelir. Bu sebeple mesleki eğitim sanayi için hayati önemi haiz unsurlardan biri. Mesleki eğitimin öğrenciler ve aileler tarafından tercih edilebilir olması için hem devlet yetkililerine hem bize –yani organize sanayi bölgelerine- hem de sivil toplum örgütlerine büyük görev düşüyor. Organize sanayi bölgeleri ve meslek kuruluşları müfredatın belirlenmesinde etkin rol alırsa, sanayiyle uyumlu bir mesleki eğitim sağlanabilir. Öte yandan fiziki koşulları uygun olmayan meslek liselerinin çağın gereklerine cevap verebilen cihazlardan da yararlanabilmesi gerekiyor. Bu konuda da yine işbirliğinin önemli olduğunu düşünüyorum. Son olarak, öğrencilerin meslek liselerini tercih etmeleri için istihdam konusunun mutlaka gündemde tutulması gerektiğini belirtmek istiyorum. Bunun sağlanması için de sanayi ve okullar arasında doğrudan işbirliği sağlanabilir. Mesleki eğitimi ne kadar güçlendirip tercih edilir hale getirebilirsek, ülke ekonomimiz de o oranda gelişecektir. Bu sebeple, NOSAB olarak daima vurguladığımız gibi, mesleki eğitim tüm kurum ve kuruluşlar için ehemmiyetle üzerine gidilmesi gereken bir konudur.

Ramazan KAYA – MARSİFED YK Başkanı
1983 – 86 yılları arasında Bursa Hürriyet Endüstri Meslek Lisesi’nde elektrik bölümünde okudum. Lise eğitimimin ardından Yıldız Teknik Üniverstesi’ne bağlı MYO’da bir yıl eğitim aldıktan sonra Uludağ Üniversitesi İşletme bölümünden 1991 yılında mezun oldum. Devamında da Üretim Yönetimi ve Pazarlama bilim dalında yüksek lisansımı tamamladım.
Mesleki eğitim sayesinde teknik bakış açısı kazandım. İş disiplini kazandım. Yaptığım stajlar vasıtasıyla işletme ortamını tanıma fırsatı buldum. Sanayinin gelişmesinde mesleki eğitim olmazsa olmazdır. Üretimle büyümek isteyen bir ülke için, meslek lisesi, memleket meselesidir. Sanayinin ihtiyacı olan kalifiyeli eleman ihtiyacı ancak meslek liselerinden ve meslek yüksek okullarından karşılanabilmektedir. Aslında burada başka bir kanayan yara da meslek yüksek okullarıdır. Sanayimize ara eleman yetiştirmesi için düşünülen bu okullar, tam olarak yerini bulamamıştır. Meslek lisesi mezunlarımız, çok daha iyi şartlarda iş bulabilme imkanları vardır. Önemli olan seçtikleri branşa ilgi duymaları, o bölümü sevmeleri ve gelişime açık olmaları gerekir.
Meslek liselerinin ve meslek yüksek okullarının cazibesini artırmak için öncelikle başarılı öğrencilerin bu bölümleri tercih etmelerini sağlamak gerekir. Bizlerin meslek liselerine girdiğimiz dönemlerde öğrenciler sınavla bölümlere yerleştiriliyordu. Bu sayede başarılı öğrencilerin üniversiteye devam etme şansları vardı.
İyi bir eğitim için hem kalifiyeli hocalara, hem de donanımlı atölyelere ihtiyaç vardır. Sanayicilerimizin de burs ve iş garantisi gibi konularla, öğrencilerin meslek liselerini tercih etmelerini teşvik etmesi gerekiyor.
MYO’larda okuyan öğrencilere de askerlik gibi konular da üniversite mezunlarıyla aynı haklara sahip olması gerekir. Çünkü meslek liselerinden iki yıl daha fazla eğitim aldıkları halde ne kamu ne de özel sektörde bunun farkını görememektedir. Bu yüzden de bu tür okullara talep azalmaktadır. MYO’ları da aynı meslek liselerinde olduğu gibi, eğitim kadrolarında eksiklikler ve atölye donanımında sıkıntılar yaşamaktadır.
Son olarak, sanayicimizin ihtiyacı olan bölümler açılmalı ve sanayicilerimiz tarafından desteklenmelidir. Hatta bir seferberlik yapılarak, büyük sanayicilerimizin yeni meslek liselerinin açılmasına ön ayak olması ve desteklenmesi gerekir.

Fahrettin GÜLENER – Ermetal AŞ ve ERTEV YKB

1962 yılında Bursa Tophane Sanat Enstitüsü 1. sınıfında meslek eğitimi için başlangıç yaptım. 5 yıllık süresinde babam Sobacı Vehbi ustanın yanında her gün ortalama 3 saat çıraklık yapmış olmanın getirdiği avantajla Sanat Enstitüsünde çok çabuk öğrenen ve gelişen bir ”model öğrenci” oldum. O zaman ki müfredat gereği her sömestri bir meslek dalının atölye sahasında uygulamalı eğitim almamız bizleri daha çocuk yaşta iken açıkgöz tipi meslek adamları olmamıza temel sağlamıştır. İlk yılın birinci sömestr tesviye eğitimi aldık. İkinci sömestri marangoz eğitimi alarak iki farklı meslekten hangisine eğilimli olduğumuzu belirleyen hocalarımızın takdiri ile orta ikinci sınıfın birinci sömestri döneminde hafif makinelerde genel metal işleme yoluyla eğitim aldık. İkinci sömestrimde ahşap mobilya atölyesinde tehlikesiz makinelerde para kutusu, jeep oto yapıp tekerlekleriyle beraber çok ilgi çeken oyuncaklar yaptım. Orta üçüncü sınıfta ikişer aylık periyotlarla modelcilik, dökümcülük, elektrikçilik ve motorculuk atölyelerinde uygulamalı atölyelerde eğitim aldık. Bu kadar çeşitli meslekle tanıştırma sebebi lisedeki 3 yıl süreli esas meslek eğitimine karar verebilmeye dair geniş bir bilgi ve ilgi sınavından geçiyorduk. Lise eğitimine 164-65 döneminde başladığım anda öğretmenim Hakkı Işık ile atölye şefimiz Nurettin Hocam Türkiye’de ilk defa açılmakta olan makine-metal kalıpçılığı için bana yön verdiler. 3 yıllık lise öğretim ve eğitim sonucunda Türkiye’nin ilk konstrüktör kalıpçısı olarak mezun oldum. Kurucu girişimci Aydın Aycan hocamızın beni özellikle kalıp teknik resim eğitimde geliştirdi. Sonraki hayatımda oldukça hızlı yükselmemin yakıtı bu şansım olmuştur.

1968-69 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi’ne bağlı Gayrettepe Mühendislikte gündüz çalışarak başladım. Mekanik, dinamik ve cisimlerin dayanımı derslerini Yıldız’daki hocalarımızdan alıyorduk. Makine Mühendisliği ideallerimiz sebebiyle gündüz çalışıp gece okuma yorgunluğuna değerdi. Ayrıca gündüz çalıştığım atölyenin sahibi Necmettin Topdemir ustamız Sütlüce silah fabrikalarında kalıp-aparat bölümünde yetişmiş olduğundan benim teknik resim kabiliyetimle birleşince hayata çok daha çetin hazırlanmış oldum. O dönemde ülkemizin anarşi belâsı ile başı dertte idi. Üniversite son sınıfına başlarken yakın arkadaşım sağ-sol görüş ayrılığı sebebiyle gözlerimin önünde öldürülünce diplomamı alamadan Kıbrıs Türk Kuvvetleri alayında iyi bir silah bakımcısı ve komando olarak askerlik yaptım.

1960’lı yıllarda ülkemizin kitlesel bir üretim kabiliyeti hiç olmadı. Sonraki 70’li yıllarda Renault ve Tofaş otomobil fabrikaları ile Traktör ve bazı iş/atölye makinaların üretimleri başlamıştı. MKE Makine Kimya Endüstri savunma sanayi alanında çalışmalar yapıyordu. Tek kitlesel hızlı üretim sobacılık-kuzinecilik mesleğindeki girişimlerde sürekli yol aldı. Bilindiği gibi, her zaman seri ve standart üretimin mutlak gereği kalıpçılıktır. Önce sobacıların uyduruk modelleri için uyduruk ve ucuz kalıplar yaptım. Çok kısa zamanda otomotiv alanındaki basit parçalar ve aparatlar üretmeye başladım. KAV Kibrit Fabrikası İsveç kuruluşu idi ve en çok ve makine parçalarını bu kuruma yaparak hem para kazandım hem de kendimi geliştirdim.

Tofaş fabrikalarının özel takım ve aparatlarını beş yılda çok çok geliştirip ülke genelinde birincilik aldım. Hatta rahmetli Vehbi Koç’un Perşembe Toplantıları yemeğinde yanında buldum kendimi. Aynı yemek sonucunda 1 SACİA freze ile 1 dekupaj testere tezgâhını bana iş yaparak ödeyebilmem sağlandı. Ülke genelinde atölyelerde varlık gösteren YILDIZ kökenli saha mühendisleriyle hayli gelişkin işler yaptım. Sonrasında Renault fabrikası ve traktör fabrikalarına çok amaçlı aparatlar ve iş aygıtları yaptım.

Meslek Liselerinin temel modeli Alman ekolünde gelmekte idi. Yani ortaokul 1-2-3 sınıfta mesleklerin tanıtımına ait uygulamalı atölyelerde iş üretimi deneniyordu. Lise 1-2-3 yıllarında ise seçtiği mesleğin makine başında üretim eğitimi, teknik resim, tamir bakım ve tasarım/konstrüksiyon eğitimleri olurdu. Bu tür bir Avrupa/Alman modelinden sonraki üniversite eğitimlerin birleşmesiyle çok becerikli teknik adamlar ordusu oluşuyordu. Ne yazık ki 1960’lı yılların sonunda meslek liselerinin orta okuldan başlatılması son buldu!! Ülkemizin en verimli “üzüm bağı” kurutulmuş oldu. YAP ve HATA YAP! HATA YAP ve ÖĞREN! ÖĞREN VE BAŞARILI OL!! Bu sözle büyüdük bu sözle yaşıyorum. Çokça tavsiye ediyorum.

Meslek liselerinin güçlü olabilmesinin temelinde çok güçlü TEKNİK ÖĞRETMEN kadrosuna ihtiyaç vardır. Şimdi ki zamanda ağlayası bir dönem içindeyiz! Niçin Gazi Teknik Öğretmen ile başlayan kapanmaların sonunda ülkemizde teknik öğretmen eğitimi yok derece duruma indirgenmiştir. “Liberal Ekonomi” sloganı baştan ilgi çekiyor ama; üretimi olmayan ekonominin yaşama şansı olabilir mi?

Yetmiş yaşında çaresiz bir sanayici olarak lokalize anlamda teknik adam eğitimine yön verenlerden biriyim. MEB yapısında çok meslek okulu var, çok sayıda takım tezgâhı var, çok isimler altında meslek dalı var. Ama fabrikalara en gerekli olan “Uzman Atölye İş Gücü” yok denecek kadar az!! TAIWAN Bursa büyüklükte bir şehir devlet olup geçen yılki makine alanı ihracatı 446 milyar dolardır. Bu ada ülkesinde 26.5 milyon insan haftada 60 saat çalışıyor!! “Abi bunlar Müslüman mı?” deyiveren bir misafirime bakıp pankreasım kopacaktı sandım!

Hüseyin DURMAZ – Durmazlar Makina YK Başkanı
Tophane Endüstri Meslek Lisesi’nden 1984 yılında torna ve tesviye bölümünden mezun oldum.
Meslek Lisesi’nde bir makine parçasının veya herhangi bir parçanın teknik resmini okumasının öğreniyorsun, malzemeyi tanıyorsun, malzemeyi nasıl işleneceğini pratikte ve stajda öğreniyorsunuz. Makinaları, demiri tanıyorsunuz. Bir testere makinasının ne işe yaradığını görüyorsunuz, tornada bir malzemeyi nasıl işleneceğini sonra o malzemeyi hangi fonksiyonlarını gerçekleştireceğini öğreniyor, özel proje yapabilme yeteneğini zaman içerisinde kazanıyorsunuz. Dolayısıyla bir makine ihtiyacının giderilmesinde o işe göre makine dizayn edebilme deneyimini tecrübe ediyorsun. Bir altyapınız olmasa müşteri ihtiyacına göre makine dizayn edemezsiniz.
Ülkemizde ve bilhassa Bursa’da sanayinin gelişmesinde meslek liseleri büyük rol oynamıştır. Şimdi sadece meslek lisesinden çıkıp da işveren olan insanımız yetmiyor ki, o iş verenin yapmış olduğu iş yapacak eğitimli meslek lisesi mezunu gençlere ihtiyaç var, o gençlerde meslek lisesinden geldikleri zaman hele bir de 2 senelik meslek yüksek okulu okurlarsa çok faydalı oluyorlar. Benim fabrikadaki tecrübem şu ki, meslek yüksek okulu okuyan arkadaşlar fabrikaya geldikleri zaman 2 ay gibi kısa bir sürede çok çabuk adapte oluyorlar. Mekatronik meslek yüksek okulunda okunabilir neden çünkü hem elektrikten anlıyorsun hem de mekanikten anlıyorsun, eğitimini almış oluyorsun.
Meslek liselerinde okuyan veya okuyacak kardeşlerimize derslerini sıkı tutmalarını tavsiye ediyorum. Yani işin ucundan değil tamamından tutmak lazım. Okuldayken sıkı tutmaları lazım almış olduğu dersleri iş yerlerine staja gittikleri zamanda mutlaka usta başlarıyla beraber hareket etsinler, eğitim alsınlar pratikte de eğitim aldıkları için eğitim hayatından sonraki çalışma hayatında çok daha kısa sürede adapte olurlar. Gelirleri de ona göre olur, hatta işleri hazır bile.
Meslek liselerinin cazibesini artırmak için kampanyalar yapılmalı, bunu STK’lar gerçekleştirebilir.

Yusuf MERİÇ – YU-NE-KA Metal Kurucularından
1952 – 57 yılları arasında Antalya’da endüstri meslek lisesinde, metal işleri bölümüde eğitim aldım. 1966 yılında da Yüksek Teknik Öğretmen Okulu’ndan mezun oldum. İlk görev yerim olan Rize’nin ardından 1970 yılında önce İnegöl’e sonra da Tophane Endüstri Meslek Lisesi’nde öğretmenlik yaptım ve 1986 yılında emekli oldum.
Ama emekli olmadan önce Yusuf Meriç olarak ben, Yüksek Teknik Öğretmen Okulu’ndan arkadaşlarım olan Necati Çelikçapa ve Kadir Gümüş ile birlikte Yu-Ne-Ka’yı kurmuştuk. Zaman içinde Bursa sanayisi adına başarılı çalışmalar gerçekleştirdik.
Mesleki eğitim benim iş hayatıma çok şey kazandırdı. Her şeyden önce ufkumu genişletti. Bu arada mesleki eğitim de sanayinin gelişmesine çok önemli katkı sağladı. Meslek lisesi mezunu çalışanlar bilinçli bir şekilde çalıştı. Meslek liseleri sanayinin ihtiyacı olan nitelikli elemanları yetiştirdi. Ayrıca bizim gibi kendi işyerini kuranlar da oldu.
Bugün itibariyle meslek liselerinde okuyan gençlerden önce Milli Eğitim Bakanlığına tavsiyelerde bulunmak lazım. Bilhassa yüksek teknik öğretmen okulundan mezun olan öğrenciler tam yetkin öğretmen olamıyorlar. Haliyle onların yetiştirdiği öğrenciler de zayıf kalıyorlar. Eskiden yüksek teknik öğretmen okullarına öncelikli olarak meslek lisesi mezunları gidebiliyorlardı, şimdi düz lise mezunları da girebiliyor ve düz lise mezunları temelden yetişmedikleri için faydalı olamıyorlar. Yine eskiden atölye dersleri ağırlıklı olurdu, şimdi sosyal dersleri de aldıkları için uygulamalın eğitime zaman az kalıyor. Sanayiye yetişecek bir meslek lisesi öğrencisinin öncelikle branşında atölye dersleri görmesi lazım.
Öğrencilerde de öğrenme hevesi olmalı. Ayrıca okulların teknolojik altyapıları da geri kaldı.
Meslek liselerinin cazibesini artırmak için de özel çalışmalara yapılmalı. Herkes üniversiteye gidip mühendis olmak istiyor, ama bizim meslek lisesi mezunu ara elemana ihtiyacımız var. Bunun için de mesleki teknik liselere ayrıcalıklar tanınmalı, yoksa sanayimiz daha da ileriye gidemez.

Vehbi VARLIK – İnoksan YK Başkanı
Tophane Sanat Enstitüsünde 1967-1969 yılları arasında Makina Ressamlığı bölümünde eğitim aldım. Yıldız Üniversitesi’nde Makine Mühendisliği bölümü ile eğitimime devam ettim.
O yılların sanat okulu eğitimi, mühendislik eğitimi kadar kaliteli değerliydi. Özellikle üretim işletmesinde çok faydalı oldu. Özgüven vardı. Üretim alt yapısı bilgisiyle üretip satma ve büyüme başarısını getirdi.
Türkiye üretim ve ihracat yapması gereken bir ülkedir. Üreten Türkiye’de sanat okulu mezunları üretim yatırımlarını yaparak, istihdam ve üretime değer yarattılar. Sanayi girişimcilerinin çoğu bu okullardan mezun olmuşlardır.
Meslek lisesi mezunları altın bilezikli gençlerdir. İşsiz kalmazlar, yaşam boyu çalışabilirler, işletme kurabilirler, yöneticilik yapabilirler. Gelecek Türkiye’sinde onlara hep ihtiyaç olacaktır. Gençler okulda iyi yetişsinler, kendilerini hep geliştirsinler, çalışkan olsunlar, dürüst olsunlar.
Meslek liselerinin önemi hep kamuoyuna, sanayiye pazarlanmalı iyi anlatılmalıdır. Okul – sanayi işbirliğine önem verilmelidir. Meslek lisesi mezunlarının başarıları örnek gösterilmeli hak ettikleri değer, ücret verilmelidir. Okullarda güncel teknoloji ile eğitim arttırılmalıdır. Teknik öğretmenlere önem verilmelidir.
Güçlü Türkiye için kaliteli meslek eğitimine önem verilmelidir, yatırım yapılmalıdır.

Abdullah BAYRAK – Elsisan YK Başkanı
Dünyada ve ülkemizde teknoloji, bilim ve sanayi devamlı gelişim göstermekte. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, kalifiye eleman ihtiyacı duymakta. İşte bu eğitimi verecek olan kurumlar da meslek liseleri.
Ben, Tophane Endüstri Meslek Lisesi’nin elektronik bölümünden mezun olan biri olarak, lise eğitimimi bu kurumdan almış olmaktan dolayı gurur duyuyorum. O yıllarda, öğrencilerin ilk tercihi bu okullar olurdu. Meslek lisesine girmek imtihan ile olurdu ve üniversitede yapılan tercih gibi, girmek istediğiniz bölümleri tercih sırasına göre yazarsınız, şayet puanınız tutmaz ise normal liseye devam ederdiniz. Yüksekokul tercihiniz varsa, şansınız da vardı. Maalesef, alınan bir karar neticesinde, meslek liselerinin önü tıkandı ve gençler yüksekokul arzularını, düz liselere giderek arttırmak istediler. Sonuç, yüksek tahsil yapamayan gençler, işsiz ve mesleksiz olarak hayata tutunmaya çalıştı.
17-18 yaşına gelmiş, lise mezunu mesleksiz gençler ordusu, ne yazık ki bugün bir sorun. Meslek edindirme kursları da o yaşlarda ne yazık ki istenen sonucu vermedi. BOSİAD, meslek liseleri ile ilgili pek çok çalışma gerçekleştiriyor. ‘’İş alımlarında Meslek Liseleri tercihimizdir.’’ gibi.
Ayrıca öğrencilerin staj yaptığı işletmeler, mezun olduktan sonra bu öğrencilere iş yerlerinde istihdam yaratmaktadır. Yüksekokul bitirmenin de iş bulma konusunda çare olmadığı son yıllarda fark edildi.
Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nin duayen sanayicilerinin meslek okulu mezunu olduğunu unutmamalıyız. Öncelikle ailelerin, şunu bilmesi gerekmektedir: Meslek Liselerinde, eğitim ve öğretim programları sayesinde, belli bir alanda uzmanlaşan öğrenciler, iş bulma noktasında, normal liselere göre daha şanslı olduklarını bilmelidirler. Bütün meslekler kutsaldır. Meslek, yaşamı anlamlı kılar, meslek, bir statü sembolüdür, meslek, size bir sorumluluk yükler, meslek, ekonomik özgürlük sağlar. O nedenle gençlerimizin tercihi ülkenin ihtiyacı olan mesleki eğitimdir.
Öğrencilerimizin dikkatini çekmek amacıyla, BOSİAD’ın ‘’Gel hadi gel’’ meslek lisesi çağrısı rap müziğine sanayici dostlarımız katılarak farkındalık yaratmak istemişlerdir. ‘’Meslek Lisesi memleket meselesi’’. O nedenle geleceğimiz gençlerimiz için bu eğitim kurumlarına destek vermeliyiz.

Ayhan KORGAVUŞ – Ünver Group YK Başkanı
Tophane Meslek Lisesi girişliyim ama torna tesviye bölümünü kazandığım için bizi sonradan Demirtaş Endüstri Meslek ve Teknik Lisesi’ne taşıdılar ve 1977-1978 döneminde mezun oldum.
Mezuniyetimden bir yıl sonra babam vefat edince kendimi hemen iş hayatının içinde buldum. Meslek lisesi mezunu olmam teknik bilgi açısından ve iş hayatında bana inanılmaz faydası oldu. Eğer meslek lisesi, teknik lise mezunu olmasaydım bugün Ünver Group olmazdı, bizim işimiz tamamen teknik iş ve her yerde bunu dile getiriyorum.
Biliyorsunuz bir dönem çeşitli sebeplerle meslek liselerinin önü tıkandı, meslek lisesinin önemi çok azaldı gibi bir ortam oluştu. Bizim zamanımızda meslek liseleri sınavlarına girip de kazanamayanlar oturup ağlardı. Şimdi bakıyorum başka okulları kazanamayanlar meslek liselerine gidiyor.
Meslek liselerini cezbedici, önünü açıcı düzenlemeler lazım. Onlara artı puanlar verilmeli. Ben meslek lisesi mezunu olup da iş dünyasına atılmış sanayicilik yapan birisi olarak gerek meslek liselerinden gelen stajyerleri gerekse okullara makine tezgah ve teçhizat yardımını çok önemsiyorum. Biz Ünver Group olarak, meslek lisesinde okuyanlar daha öğrenciyken makinaları, tezgahları tanıyıp çalışabilsinler diye laboratuvarlar kurup pek çok bağışta bulunduk. Bunun da örnek alınmasını dileriz.
Ayrıca ben zaman zaman okullara gidip sanayici meslek lisesi öğrencisi kardeşlerime abileri olarak örnek bilgi paylaşımları yapıyorum. Ama bazı öğrenci kardeşlerimiz fabrikada çalışmak yerine AVM’de çalışmayı tercih edebiliyor. Halbuki fabrikada çalıştığı zaman daha çok maaş alacağını gözardı edebiliyor.
Meslek liseleri meslek edinmenin ötesinde işyeri sahibi olma açısından da daha yüksek kariyer yapma yönüyle önemli. Tanıdığım öyle meslek lisesi mezunu isimler var ki, çok iyi mühendisten bile iyi iş yapıyor, haliyle daha yüksek maaş alıyor. Bu nedenle halen öğrenci olan meslek liselerinde okuyan kardeşlerimizin biraz sebat etmesi lazım.
Ve meslek liselerinde okuyanlar sebat edip başarılı olurlarsa derslerine önem verirlerse kendi branşlarında kendilerini yetiştirirlerse mezun olur olmaz işleri hazırdır.

Bülent ALTINTAŞ - Bursa İl Milli Eğitim Şube Müdürü
Küreselleşme ve buna paralel olarak bilgi toplumuna geçiş süreci ile birlikte meslekler hızla değişmekte… Bu değişim; işgücünden beklenen becerilerin farklılaşmasını da beraberinde getiriyor. Bu çerçevede; bireylere öğrenmenin öğretilmesi ve bilginin sentezlenmesi hususları, tüm eğitim kademeleri için öne çıkan başlıklar arasında yerini almış durumda... “Muhakeme yapabilen, temel becerilere sahip, bilgiyi günlük hayatında kullanarak gözlem yapabilen bireyler yetiştirme” hedefi doğrultusunda yapılandırılmakta olan mesleki ve teknik eğitim sistemi; insan odaklı kalkınmanın sağlanması, işsizliğin azaltılması ve küreselleşmeye bağlı üretime adaptasyon için özel bir öneme sahip. Öğrenimini gördükleri meslek alanlarında sektöre giriş yapan mezunlar/çalışanlar; bilgilerini, öğrenim süreleri içinde yaptıkları staj çalışmalarıyla da pekiştirdikleri için aynı zamanda temel düzeyde deneyim sahibi olarak iş hayatına başlıyorlar. Bu da doğrudan iş verimini etkilemekte; kurumların, kendi sektörleri içindeki gelişimine olumlu şekilde katkı sağlamakta. Perspektifimizi daha da genişlettiğimizde görüyoruz ki; ulusal üretim süreçlerine etki etmekte, kalkınma stratejilerini tetiklemekte.
Tarihi konumu ve geleneksel kültürü ile ülkemiz için çok özel bir yere sahip olan Bursa; yüksek üretim gücü ve geniş ihracat kapasitesine sahip köklü sanayi kuruluşlarıyla, dünya endüstrisi için de “model” olarak nitelendirilebilecek bir konumdadır. Bunda; mesleki eğitim kökenli sanayicilerin çok büyük payının olduğunu ifade edebilirim.
Bursa’da mesleki eğitim; gerek yetiştirdiği öğrenciler, gerekse bünyesinde görev alan teknik öğretmenler aracılığıyla sanayi ile irtibatını hiçbir zaman kesmemiştir. Özellikle sanayileşmenin yeni başladığı dönemlerde etkin şekilde yürütülen bu işbirliği; “kazan-kazan” modeline dönüşmüş, sanayinin gelişimini doğrudan etkilemiştir. Bugün de aynı modelin hayata geçirilmesi için ciddi bir isteğin ve heyecanın olduğunu söyleyebilirim.
Meslek liselerini; üretim veya hizmet odaklı tüm sektörler için “mutfak” olarak düşünebiliriz. Yapılan son değişikliklerle birlikte, öğrencilerimizin 9. sınıftan itibaren mesleki eğitimlere başlamaları ve sonrasında mesleki donanımları ile iş hayatına atılmaları; meslek liselerinin en önemli avantajlarından biri olarak ifade edilebilir. Verilen eğitim; sadece mesleki eğitim uygulamalarıyla sınırlı kalmamakta, iş hayatı ve meslek ahlâkını da içermektedir. Tüm bunlar; öğrencilerimizin iş hayatına erkenden adapte olmalarını sağlamakta, aynı zamanda kendilerine toplum içinde yer bulmalarını da kolaylaşmakta
Öğrencilerimize; mezuniyetleriyle birlikte diplomanın yanında “iş yeri açma belgesi” de veriliyor. Bu sayede; mezunlarımızın meslek alanlarında kendi işlerini kurmalarının önü açılmakta, sürdürülebilir kalkınma için temel unsur olacak genç girişimciler desteklenmiş olmakta.
Meslek liselerinde öğrenim gören öğrencilerimizin; mesleki gelişimlerini güçlendirmeleri adına meslek alanlarıyla ilgili sektörel gelişmeleri takip etmeleri, okullarında bu çerçevede gerçekleştirilen programları, organizasyonları takip etmeleri önemli katma değerler sağlayacaktır. Bu süreçleri, içinde yer alacakları kişisel ve sosyal gelişim odaklı etkinliklerle desteklemeleri “kalifiye” niteliklerini geliştirecek, mesleki hazır bulunuşluklarını da artıracaktır.
Mesleki ve teknik eğitime atfedilen değerin artırılması, eğitim ortamları ve insan kaynaklarının geliştirilmesi, eğitim-istihdam-üretim ilişkisinin güçlendirilmesi ve nitelikli işgücünün yetiştirilmesi; meslek liseleri için cazibe artışını beraberinde getirecektir. 2023 Eğitim Vizyonu içinde geniş ve önemli yer bulan mesleki eğitim; tüm yönetim kademelerimiz ve toplumun her kesimi için öncelikli konuma gelmiştir. Bu doğrultuda belirlediğimiz yol haritası ve Bursa’nın mesleki eğitimdeki potansiyelini dikkate alarak oluşturduğumuz strateji çerçevesinde; tüm alanlarda, ilgili sektör ve STK’lar ile işbirliği seferberliği başlatılmıştır.
Sayın Bakanımız ve Sayın Valimizin himayelerinde imzalamış olduğumuz işbirliği protokolleri ile yerel ve ulusal paydaşlarımızla planlayarak hayata geçirmeye başladığımız çalışmalar; belirlediğimiz hedeflere ulaşmamızı kolaylaştırmakta, yapılan çalışmaların sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlamaktadır.
Mesleki ve Teknik Eğitim alanında Bursa’da yakalanan ve hepimizi heyecanlandıran bu rüzgârda; tüm paydaşlarımızın çok değerli destekleriyle, büyük bir özveri içinde ve gönülden gerçekleştirilen çalışmalar; sadece şehrimiz için değil ülkemiz için de “model” haline gelmektedir.
Güçlü Türkiye’nin yolu, güçlü mesleki eğitimden geçmekte… Tüm kurumlarımızın bu bilinçle hareket etmesi, daha fazla gencimizin üretime dahil olmalarının önünü açacaktır.
Öğrencilerin meslek alanlarına yönlendirilmesi ve sanayinin özendirilmesi amacıyla; kurmuş olduğumuz işbirlikleri aracılığıyla etkili çalışmalar yaptığımızı ve sonuçlarını almaya başladığımızı ifade edebilirim. Salgın süreci sebebiyle ara vermiş veya farklı planlamalar üzerinden sürdürüyor olsak da; erken sınıflarda işletmede meslek eğitimi, burs desteği, sosyal ve kültürel organizasyonlar; birçok okulumuzda, paydaşlarımız aracılığıyla gerçekleştirdiğimiz uygulamalar arasında… Bu organizasyonlar; hayata geçirdiğimiz işbirlikleri ile sürekli hale gelmeye başladı. Bu çalışmaların artması ve genele yayılması için sektörlerle ve ilgili STK’larla yoğun bir işbirliği içinde olduğumuzu ifade edebilirim.
Umut ediyorum ki; mesleki eğitim Bursa’dan başlayarak ülkemiz genelinde hakettiği değeri alacak, sürdürülebilir kalkınmanın temeli olan nitelikli işgücü ihtiyacı, geliştireceğimiz işbirlikleriyle karşılanacaktır.

Necmettin PINAR – Tophane Vakfı YK Başkanı
1948 yılında Karacabey Harmanlı köyünde doğdum. İlkokulumu bu köyde okudum. Orta ve lise eğitimimi Tophane Sanat Okulu döküm bölümünde bitirdim. Üniversite eğitimimi ise Ankara Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu Döküm bölümünde tamamladım.
On yıl çeşitli okullarda öğretmenlik yaptım. Bir taraftan da piyasada bir iş yeri açarak imalatçılık yaptım. Firmamın ismi Pınar Hafif Alaşımlı Metal Plastik İmalatı Gıda ve İthalat İhracat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti’dir. Gerek öğrenciliğimde gerekse de öğretmenliğimde hiç boş durmadım. Hem mesleğimde ilerledim hem de harçlık çıkartmak için çalıştım. Eğer meslek lisesine girmeseydim şimdi bir iş yerinde vasıfsız işçi olarak kalırdım.
Meslek lisesi demek adı üstünde meslek öğrenilen yer demektir. İş hayatında mesleklerin inceliklerini çok zor öğrenirsin, okulda ise kısa zamanda öğrenebilirsin. Mesleki okullarda sadece meslek değil, iyi insan olma değerlerini de öğrenirsin. İş hayatında yalan, sahtelik gibi kavramlarda uzak, iyi ahlaklı olursun. Meslek liselerine cazibeyi artırmak için çocukları fabrika gibi iş yerlerine götürüp ufuklarını açmalıyız. Mesleki eğitim gören öğrencileri hem sevmeli hem de maddi destek olmalıyız. Mesleki eğitime ilkokuldan hemen sonra başlamalıyız. Öğrencinin ellerinin cazibesinin artması ve teknik bilgilerin akılda kalması daha kolay oluyor. Mesleki eğitimi sınıflara ayırmamız gerek. Biz teknik mesleki eğitimden bahsediyoruz. Diğer mesleki eğitimler konumuz dışındadır. Bunları aynı kaba koymak büyük bir hatadır.

Erdoğan İLKBAHAR – Üçler Kelepçe Yedek Parça
1960-61 döneminde Tophane Endüstri Meslek Lisesi’nden mezunum. O zaman Demirtaş Endüstri Meslek Lisesi ile biz okuduk. Motor bölümünden mezun olduktan sonra, Ankara Yüksek Teknik Öğretmen Okulu’nu 1966 yılında bitirdim. Mezun olduktan sonra Tofaş’ta iş hayatına başladım. Burada 10 yıl çalıştıktan sonra, 1973’te Üçler Kelepçe Yedek Parça’yı kurdum. Kuruluşunda, 10 kişinin çalıştığı 40 metrekarelik bir atölyeyken, bugüne geldiğimizde 8 bin metrekarelik 250’nin üzerinde kişinin çalıştığı bir fabrikanın sahibiyim. Burada ürettiklerimiz ABD’ye kadar ihraç ediyoruz.
Yaklaşık yıldır Tofaş’a üretim yapıyoruz. Bunun haricinde Ford, Toyota ve diğer firmalara yönelik imalatlarımız da bulunuyor.
Mesleki eğitim alanında da aktif çalışmalarda bulundum. Coşkunöz Eğitim Vakfı’nın Yönetim Kurulu’nda görev aldım. Halen vakfın asil üyesiyim.
Meslek lisesi mezunları her zaman ekonomiye katkıda bulunan veya bulunacak teknik, ara elemanların bu okullarda yetişmesini arzu ederim.
Meslek liseleri konusunun üzerine düşülmesi gerekiyor ki, bugün teknik eleman sıkıntısı çekmekteyiz. Biz fabrikamızda kendi çapımızda eğitim vermeye çalışıyoruz. Meslek lisesi mezunu arıyoruz, çağırıyoruz hiçbiri gelmiyor, hepsi mühendis olmak istiyor. Bu anlamda ara elemana çok büyük derece ihtiyaç var. Gençleri meslek lisesine çekmek öğrencilere, mezun olduğunuzda kendinizi yetiştirdiğinizde işiniz hazır, buna göre okuyun ve göre kendinizi yetiştirin diyebiliriz.

Çetin ÖZTUNALI – Çetin Elektrik Sahibi

1974 yılı Bursa Demirtaşpaşa Endüstri Meslek Lisesi, elektronik bölümü mezunuyum. Meslek lisesi eğitiminin bana mesleğimde teorik bilgileri edinmemde katkıları oldu. Sanayinin gelişmesinde mesleki eğitim payı çok büyüktür. Çıraklığını yapmadığınız işin ustalığında da başarılı olamazsınız. Bunda yaz stajlarının yeri de çok önemlidir. Meslek liselerinde okuyan genç arkadaşlara tavsiyelerim; okul süresince yaz tatillerini eğitimleriyle ilgili iş yerlerinde, aldığı ücrete bakmadan, kaytarmadan çok çalışmalarıdır. Okul bittikten sonra, pratik ve uygulama yapabilecekleri yerlerde çalışmalılar. Sebat ve sabırla mesleklerini geliştirmeliler. Kendilerini iyi bir şekilde eğitirler ise gelecekleri daha huzurlu ve maddi kazançları bol olur. Meslek liseleri teknik, teknolojik açıdan günün şartlarına göre yenilenmeli. Öğretmenlerimiz de günün şartlarına göre eğitilmeli ve aldıkları ücretler tatmin edici olmalı. Özel meslek liseleri sanayi bölgelerinde yapılmalı ve sanayiciyle işbirliği içerisinde olmalı. Devletimiz teşvik edici şartlar sağlamalı. Almanya’daki meslek liseleri ziyaret edilerek, çalışmaları takip edilmeli. Meslek liselerine gitmesi gereken öğrenciler, ortaokuldayken, okul öğretmenleri tarafından seçilmeli. Meslek liselerinde okuyan öğrenciler, okul bittiği zaman meslekleri ile ilgili işler yapmalı.

Fikret KURTULDU – Çağla Elektrik Firma Sahibi
Eğitim aldığım dönemde Tophane ve Demirtaş Meslek Liseleri birbirine bağlıydı. Eğitim süresinde ağaç işlerinden, tesviyeye ve motora kadar birçok konuyu gördüm. Liseden sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Elektik Mühendisliği bölümünden mezun oldum.
Mesleki eğitim ufkumu açtı. Genel olarak sanayide neyin ne olduğunu, malzemeyi tanıdım.
Bugünün öğrencilerine, özellikle boş zamanlarını iyi değerlendirmelerini tavsiye ederim. Beklemesinler. Okudukları bölümle ilgili harekete geçsinler. İş öğrensinler, sonrasında işleri hazır olur.
Bence meslek liselerinin cazibesi daha da artırılmalı. Bunun için de meslek lisesi öğrencilerine ve mezunlarına bazı avantajlar sağlanmalı. Çünkü bugün herkes mühendis oluyor. Böyle olunca da ara eleman sıkıntısı yaşanıyor.

Osman GÜLER – Elektroteks YK Başkanı
Meslek lisesini 1978 yılında Bulgaristan’da tamamladım. Yüksek gerilim elektrik okudum. Sonrasında Sofya’da Teknik Üniversite’de sanayi elektronik mühendisliği bitirdim.
Gerek üniversitede gerekse de üniversite öncesi eğitimimi yurt dışında almış bir iş adamı olarak oranın, o dönemdeki eğitim seviyesinin çok ileride olduğunu söyleyebilirim. Her teknik lisede, lisenin kendi üretimi olan fabrikası vardı. Örneğin biz elektrik okulunda, apartmanlara elektrik panoları üretiyorduk. Bunlar inşaatlarda kullanıyordu. Yani öğrenciyken direk üretim yapıyordunuz ve üreterek öğreniyorduk. Bu okullarda ciddi laboratuvarlar vardı. Her konuyu, ürünü ne okuduysak, görüp ona dokunup ve onu deneme imkanına sahip olduk.
O dönemde, şu an lise, üniversite okuyan gençlerin hayal edemeyeceği şekilde bir eğitim aldım. Hem teorik hem de pratik olarak ciddi bir bilgi birikimim oldu. Meslek lisesinde okuyup, üniversiteyi de bitirmiş olmam iş dünyasındaki bakış açımı değiştirdi.
Bulgaristan’da normal liseler sınavsızdı ama teknik liseler sınavlıydı. Bunu teknik liselere verdikleri önemi belirtmek için söylüyorum. Yani, liseyi kazanamayan teknik liseye gitmiyor, meslek lisesini kazanamayan normal liseye gidiyordu.
Fabrikamızda meslek liselerinden gelen arkadaşlarımız var, neredeyse hiçbir şey görmemiş, hiçbir şeye dokunmamış.
Meslek liselerinin kalitesinin artırılmasında, öğrencilerin burayı tercih etmesi için öncelikle ailelere öğretmenlere, öğrencilerin staj sürdürdüğü firmaların yöneticilerine görev düşüyor. Doğru yönlendirmek, mesleği sevdirmek, onları teşvik etmek gerekiyor. Öğretmenlerin eğitim gördüğü yerlerde de yeterince iyi bir eğitim görerek onlar da o mesleği severek, onlar da çocuklara bir şey göstererek daha iyi katkılarda bulunmalı. Ama öğretmenleri okuduğu okullarda da iyi bir altyapı olması gerekiyor.
Endüstri meslek lisesi bir ülkenin kalkınmasında sanayileşmesinde gelişmesinde çok önemli rol oynamaktadır. Meslek liselerinden üniversiteye geçişleri desteklemek amacıyla teşvikler, ek katsayılar verilmeli.
Sonuç olarak şunu söyleyebilirim, ben bugün bir sanayici olarak başarımı geçmişte aldığınız mesleki eğitime borçluyum.

Mehmet TOPAK – Capri Soğutma YK Başkanı
1976-1978 yılları arasında Demirtaş Endüstri Meslek Lisesi’nde elektrik bölümünde okudum. Soğutma sektörüne en yakın bölüm elektrik. Meslek liselerinde, meslek ile ilgili eğitiliyorsunuz. Eskiden çıraklık eğitimleri vardı, bu önemli bir konuydu. Bu tarz eğitimler hala Almanya’da devam ediyor ama ülkemizde bitirdiler. Maalesef 1980 askeri ihtilali sonrasında meslek liselerinin önü kapandı. Koç Grubu, 15 sene önce meslek lisesi memleket meselesi dedi. Biz on yıllardır Bursa’da bu konuyu çeşitli platformlarda konuşuyoruz. Bana göre her organize sanayi bölgesinde bir meslek lisesi olmalı. Bunun için devletin de çeşitli destek ve teşvik vermesi gerekiyor.
Mesleğimde başarılı olmamda mesleki eğitimin yeri olsa da gerçek başarım girişimcilik ruhumdan kaynaklanıyor. Öğretmenlerimiz, “Siz şeyi yapıyorsanız en iyisini yapın” derdi. Biz öğretmenlerimize saygılı bir nesildik. Bugün liselere gittiğimde, öğrencilerin bunun tam tersinde bir profil çizdiğini görüyorum.
Meslek liselerine girişin, yeniden sınavla olması gerekiyor. Her meslekte matematik vardır. Matematik bilmeyen çocukların da bu liselere girememesi gerekiyor. Bir de bana göre meslek liselerinin kitap fuarlarında stant açarak, çocuklara ve velilere kendilerini tanıtmaları lazım.
Meslek lisesi mezunları daha çabuk iş bulabiliyor. Sanayiciler ellerindeki makineleri işin ehline teslim etmek istiyorlar. Biz öğrencilerin staj yapmalarını istiyoruz. Ancak sanayicilerimizin de bu noktada hatası oluyor. Stajyer çocukları meslek alanlarının dışında da kullanıyorlar.
Sanayi bölgelerinde dolaşırsanız, birçok firmanın kapısında vasıfsız işçi aranıyor ilanını görürsünüz. Fabrikalar arasında çok fazla işçi sirkülasyonu oluyor. Bir fabrikada çalışan işçi, 100 lira daha fazla ücret aldığı için bölgedeki başka fabrikaya geçebiliyor. Bu anlamda sanayicimiz de kendi ayağına sıkıyor.

Ali KAREN – Polteks YK Başkanı
1981 yılında Samsun Teknik Lisesi’nde makine bölümünden mezun oldum. O dönem atölyemiz vardı. Hem çıraklık yapıyordum hem de okuyordum. Üniversite hayatımın ardından 2 yıl daha ustalık yaparak, mühendisliğe başladım. Ben meslek lisesi eğitiminin ve aynı zamanda çalışmanın üniversite eğitimime büyük faydası olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’nin ihtiyacı olan ihracatı yapabilmemiz için, üretmeye ihtiyacımız var. Bunun için de iyi yetişmiş, mesleki eğitim almış gençler şart. Bu yüzden meslek liselerinin şartları bir an önce iyileştirilmeli, hatta daha fazla meslek liselerinin sayısında artışa gidilmeli.
Her sektörde ara eleman sorunu devam ediyor. Bu yüzden meslek liselerindeki çocukları iyi yetiştirerek, sanayiye kazandırmamız gerekiyor. Bu bizim olmazsa olmazlarımızdan biri olmalı. Diğer türlü istediğimiz üretimi yapamayız.
Meslek lisesi mezunlarının en büyük avantajı uygulamadan kaçmamasıdır. Meslek liseleri teorik bilginin haricinde size uygulama yapma imkanı sağlıyor. Bu da size hem üniversite hem de iş hayatınızda katkı sağlıyor. Bu yüzden meslek lisesi mezunu mühendislerin çok daha şanslı ve başarılı olduğunu düşünüyorum. Ben üçüncü oğlumu meslek lisesine verdim. Bunu bir davaya inandığım için yaptım. Gençlerimizi meslek lisesi eğitimine yönlendirmeliyiz.
Bana göre meslek liselerinde okuyan öğrencilerimim, yeteneklerine ve ilgilerine göre hangi sektöre daha yatkın olduğu tespit edilerek, sanayinin içine sokmamız gerekiyor. Eskiden meslek liseleri çok popülerdi. Herkesin girebileceği okullar değildi. Son yıllarda bu durum tersine döndü. Tekrardan meslek liselerini daha cazip, gençler tarafından tercih edilebilir okullar haline getirmemiz lazım.

Fatih Can Bozkurt - FCB Interiors Yönetim Kurulu Başkanı
Tophane Anadolu Teknik Lisesi Elektrik Bölümü Endüstriyel Bakım Onarım alanında 2005-2009 yılları arasında eğitim aldım. Üniversite tahsilimi ise 2009-2013 yılları arasında Sakarya Üniversitesi Yapı Öğretmenliği bölümünde yaptım.
Mesleki eğitim insana çok güçlü bir özgüven katıyor. Çünkü sadece teorik bilgiler ile sınırlı kalmıyorsunuz. Atölye önlüğünü giyerek yaptığınız işe dâhil oluyorsunuz. En başta el becerileriniz ve problemlere karşı bakış açınız gelişiyor. Çünkü öğrendiğiniz şeyi aynı zamanda uygulamak konuyu daha iyi kavramanızı sağlıyor. Şu an iş hayatımda sorunlar ile karşılaştığımda aklıma o gün giydiğim atölye önlüğü geliyor. Sahada olmak o yüzden zor gelmiyor. Tam tersine gerektiğinde sahada olmamın aslında çok büyük bir öneme sahip olduğunu biz okul yıllarımızda çok iyi öğrendik.
Sanayinin temel taşları meslek liseleridir. Meslek liseleri sanayinin gelişmesinde anayasanın değişmez üç maddesi gibidir. Çünkü hem teorik hem uygulama bilgisini almış meslek lisesi öğrencisi sahaya hazır geliyor. Bu da iş süreçlerini hızlandırıyor. Personel yetiştirmek ile zaman kaybetmek yerine sadece oryantasyon süreci ile bu dönemi daha hızlı bir şekilde atlatıyorsunuz.
Meslek lisesi mezunu olarak hayata bir adım önde başlıyorsunuz. Mesleki olarak bir adım atacağınız zaman bundan çekinmiyorsunuz. Almış olduğunuz eğitim bunu size sağlıyor. Belki çok klişe olacak ama gençlere en önemli tavsiyem okul yıllarını çok iyi değerlendirsinler. Bize de bu tavsiye çok yapıldı. Fakat altı doldurulmadığından bizim için sadece bir cümle olarak kaldı. Mesleki bilgisayar programlarını çok iyi öğrensinler. Meslekleri ile ilgili herhangi bir yerde sadece staj döneminde değil müsait oldukları her zaman gidip çalışsınlar. Bu onlara okul bitmeden piyasada yer edinmelerini sağlayacak. Profesyonel iş hayatına devam etmek isteyenler daha genç yaşlarda yönetici olma imkânı elde edecek. Kendi işine kurmak isteyenler de piyasada yeterli tecrübeyi daha erken yaşta kazandığı için belirli bir süre gerekli yatırımı bulabilirse daha erken yaşlarda kendi işini kurma imkânı bulacaktır.
Meslek liselerin cazibesinin artırılması adına ilk olarak buraların itibarının artırılması gerekiyor. Bizim dönemimizde kat sayı sorunu ile itibarsızlaşan bir yapı vardı. Şimdi geçmiş döneme göre daha iyi. Sanayide dönemsel sürekli olmak kaydı ile meslek liseleri iş birliği toplantıları yapılmalı. Bu sürece mutlaka meslek lisesi öğretmenleri ve öğrencileri dâhil edilmelidir. Öğrencilerin bu sürece dâhil olması kendilerine verilen önemi gösterecek ve okudukları okulun daha değerli olduğunu düşünmelerini sağlayacaktır. Bununla birlikte toplumu da bilinçlendirmek amacı ile meslek liseleri ile ilgili TV programları ve sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirilebilir.
Meslek liseleri üzerine çok konuşulması ve hassasiyet gösterilmesi gereken çok önemli bir konu. Ülkece meslek liselerimize sahip çıkmamız ve gelişmesi için mücadele etmemiz gerekiyor. Gençlerimizin iş hayatlarına daha donanımlı başlamaları için meslek liseleri değişmez bir kural.

Meslek lisesi mezunu iş insanları
Mezun olunan okul Ad - Soyad Firmasının Adı

Atatürk MTAL Ali Sinan Duran Durkim Kimya
Atatürk MTAL Filiz Çelik Prodes
Atatürk MTAL Hüseyin Kızılelma Elde Kalıp
Atatürk MTAL Kamuran Kalenci Silber Kimya
Atatürk MTAL Murat Öztürk Arel Kimya
Atatürk MTAL Özcan Çatak Teksukim
Demirtaşpaşa MTAL Ayhan Korgavuş Ünver Group
Demirtaşpaşa MTAL Çetin Öztunalı Çetin Elektrik
Demirtaşpaşa MTAL Hamdi Arıkan Arıkanlar Tekstil
Demirtaşpaşa MTAL İbrahim Burkay BTSO Başkanı
Demirtaşpaşa MTAL Mehmet Topak Capri Soğutma
Demirtaşpaşa MTAL Naci Güncü Karacabey TSO Başkanı
Dörtçelik MTAL Ahmet Özbek Saloni Mobilya
Dörtçelik MTAL Erhan Çiftçi Hizmethim Makine
Dörtçelik MTAL Mustafa Gültekin Vardi Mobilya
Dörtçelik MTAL Oktay Can Canmaksan Makine
Dörtçelik MTAL Serkan Serdar Yiğit Metal-Aks
Hacı Sevim Yıldız-2 MTAL Cantürk Öztürk Öztürk Yapı
Hacı Sevim Yıldız-2 MTAL Ömer Türker İnegöl Teknik Metal
Hacı Sevim Yıldız-2 MTAL Rasim Taşan Kardeşler Metal
Hacı Sevim Yıldız-2 MTAL Serdar Yiğit Metalax
Hürriyet MTAL Ramazan Kaya Akademika Ambalaj
Kırcaali Teknik Lisesi Osman Güler Elektroteks
M. Kemal Coşkunöz MTAL Duru Şahin Yaykursan
M. Kemal Coşkunöz MTAL Eren Çakmak Soylu Kalıp Otomotiv
M. Kemal Coşkunöz MTAL Ömer Zambak Derinset Makine
Mimar Sinan MTAL Fatih Toptanış Şanlıtürk Makine
Mimar Sinan MTAL Murat Ertunç Modelist Mobilya
Muradiye MTAL Yusuf Akkaş Köfteci Yusuf
Mustafakemalpaşa MTAL Mehmet Çalışkan Rani Mobilya
Mustafakemalpaşa MTAL Mehmet Şahin Şahin Mutfak
Mustafakemalpaşa MTAL Özhan Erdoğan Fen İş Makine
Necatibey MTAL Dilek Kocakuşak Kuşak Modaevi
Necatibey MTAL Şehnaz Akıncı Şehnaz Modaevi
Orhangazi MTAL Doğan Camcı Orhangazi Makina Sanayi
Orhangazi MTAL Erol Hatırlı Orhangazi TSO
Samsun MTAL Ali Karen Polteks
Tophane MTAL Abdullah Bayrak Elsisan Makina
Tophane MTAL Adnan Sözeri Sözteks
Tophane MTAL Ahmet Resul Köse Multi Robot Sistemleri
Tophane MTAL Ahmet Yavaş Yavaş Elektrik
Tophane MTAL Ali Acar Acar Makina Kalıp
Tophane MTAL Ayhan Demirkol Modsan Kalıp
Tophane MTAL Ender Narin Narin Model
Tophane MTAL Fahrettin Gülener Ermetal AŞ
Tophane MTAL Faruk Çayhan Çayhan Tekstil
Tophane MTAL Fatih Can Bozkurt FCB Interiors
Tophane MTAL Ferruh Mesnizli FRM Mühendislik
Tophane MTAL Fikret Kurtuldu Çağla Elektrik
Tophane MTAL Halil Bağlan Akdemir Metal
Tophane MTAL Halit Günlemeç Ünis Makina
Tophane MTAL Hüseyin Durmaz Durmazlar Holding
Tophane MTAL Hüseyin Şahinkul Şahinkul Makina
Tophane MTAL İbrahim Dal Asmon Asansör
Tophane MTAL İlhami Özdemir Aydın Model
Tophane MTAL İsmail Rodoplu Ermosan
Tophane MTAL Kemal Coşkunöz Coşkunöz Holding
Tophane MTAL Mehmet Drama Drama Mühendislik
Tophane MTAL Mehmet Kartoğlu Tel Erezyon
Tophane MTAL Mustafa Ağırman Ağırman Makina
Tophane MTAL Mümin Karapınarlar Altın Kalıp
Tophane MTAL Münir Cengiz Cengiz Model
Tophane MTAL Necmettin Pınar Pınar Metal
Tophane MTAL Nejdet Öz Özbağ Model
Tophane MTAL Nihat Beşkardeşler 5D Oto Kalıp
Tophane MTAL Recep Sevgi RS Vinç
Tophane MTAL Sedat Hasıl Berk-Ertema
Tophane MTAL Serkan Güney B.M.K Kalıp
Tophane MTAL Sezer Çağıran Bursa Sünger
Tophane MTAL Süleyman Beltan Beltan Vibracoustic
Tophane MTAL Talat Diniz SKT
Tophane MTAL Tevfik Tuğral Tuğral Döküm
Tophane MTAL Tuncay İzer Merpa Elektrik
Tophane MTAL Turgay Şenel A.T.S Modsan
Tophane MTAL Vehbi Varlık İnoksan AŞ
Tophane MTAL Yalçın Ay Yalçınay Elektrik
Tophane MTAL Yusuf Meriç YUNEKA

Bu liste Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ nden temin edilmiştir

Vefat eden meslek lisesi mezunu sanayiciler

Süleyman Beltan – Beltan Vibracoustic Kurucusu
Kemal Coşkunöz – Coşkunöz Holding Kurucusu
Talat Diniz – Diniz Adient Kurucusu
Kadir Gümüş – Yu-Ne-Ka Metal Kurucularından
Necati Çelikçapa – Yu-Ne-Ka Metal Kurucularından
Orhan Şahin – Şahinler Makine Kurucusu

Ve diğer hayatını kaybeden duayen sanayicilerimize Bursa ve Türkiye iş dünyasına kazandırdıkları için minnetlerimizi sunar, bir kez daha Allah’tan rahmet dileriz.

KAYNAK:EKOHABER GAZETESİ

banner9
Yorumlar (0)
19
açık
banner5
Namaz Vakti 04 Ağustos 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 0 0
2. Alanyaspor 0 0
3. Altay 0 0
4. Antalyaspor 0 0
5. Beşiktaş 0 0
6. Karagümrük 0 0
7. Fenerbahçe 0 0
8. Galatasaray 0 0
9. Gaziantep FK 0 0
10. Giresunspor 0 0
11. Göztepe 0 0
12. Hatayspor 0 0
13. Başakşehir 0 0
14. Kasımpaşa 0 0
15. Kayserispor 0 0
16. Konyaspor 0 0
17. Rizespor 0 0
18. Sivasspor 0 0
19. Trabzonspor 0 0
20. Malatyaspor 0 0
Takımlar O P
1. Adanaspor 0 0
2. Altınordu 0 0
3. Ankara Keçiörengücü 0 0
4. Ankaragücü 0 0
5. Erzurumspor 0 0
6. Balıkesirspor 0 0
7. Bandırmaspor 0 0
8. Boluspor 0 0
9. Bursaspor 0 0
10. Denizlispor 0 0
11. Eyüpspor 0 0
12. Gençlerbirliği 0 0
13. Kocaelispor 0 0
14. Manisa FK 0 0
15. Menemenspor 0 0
16. Samsunspor 0 0
17. Tuzlaspor 0 0
18. Ümraniye 0 0
19. İstanbulspor 0 0
Takımlar O P
1. Arsenal 0 0
2. Aston Villa 0 0
3. Brentford 0 0
4. Brighton 0 0
5. Burnley 0 0
6. Chelsea 0 0
7. Crystal Palace 0 0
8. Everton 0 0
9. Leeds United 0 0
10. Leicester City 0 0
11. Liverpool 0 0
12. Man City 0 0
13. M. United 0 0
14. Newcastle 0 0
15. Norwich City 0 0
16. Southampton 0 0
17. Tottenham 0 0
18. Watford 0 0
19. West Ham 0 0
20. Wolverhampton 0 0
Takımlar O P
1. Deportivo Alaves 0 0
2. Athletic Bilbao 0 0
3. Atletico Madrid 0 0
4. Barcelona 0 0
5. Cádiz 0 0
6. Celta de Vigo 0 0
7. Elche 0 0
8. Espanyol 0 0
9. Getafe 0 0
10. Granada 0 0
11. Levante 0 0
12. Mallorca 0 0
13. Osasuna 0 0
14. Rayo Vallecano 0 0
15. Real Betis 0 0
16. Real Madrid 0 0
17. Real Sociedad 0 0
18. Sevilla 0 0
19. Valencia 0 0
20. Villarreal 0 0