Bursa NetHaber

Başköy Sanayi Bölgesi OSB olmak için hazır 

EKONOMİ

Kısa zamanda büyüyerek Bursa’nın önemli üretim üslerinden bir tanesi haline gelen Başköy Sanayi Bölgesi, Organize Sanayi Bölgesi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. “OSB’ler Konuşuyor” röportaj dizimizi, Bursa’nın OSB olmaya aday sanayi bölgesi durumundaki Başköy Sanayi Bölgesi ile sürdürüyoruz. 

Görükle Sanayi Bölgesi’ndeki sanayicilerin derneği olarak 2010 yılında kurulan ve Başköy ile İrfaniye Bölgeleri ile birlikte üç sanayi bölgesini kapsayacak şekilde çalışmalarına devam eden Görükle Sanayici ve İşadamları Derneği (GÖRSİAD) Başkanı Engin Çetiner, Başköy’de ıslah sürecinin sonuna geldiklerini ifade ederek “Ankara’dan onay gelir gelmez gerekli çalışmaları tamamlamış olacağız. OSB olmak için hazırız” dedi.

Sayın Başkan sizden öncelikle Görükle-Başköy Sanayi Bölgesi hakkında kuruluştan itibaren bugüne kadar geçen süreci özetlemenizi istirham edebilir miyiz? Görükle-Başköy Sanayi Bölgesi’ni diğer sanayi bölgelerinden ayıran özellikleri nelerdir? GÖRSİAD, 2010 yılında Görükle Sanayi Bölgesi, İrfaniye-Gökçeköy ve Başköy Bölgelerini kapsayarak kuruldu. Tüzüğümüzde de yer aldığı gibi Görükle ve civarında; Bursa-İzmir karayolu 12 ila 32.km yol güzergahında yer alan gerçek ve tüzel kişilerin ticari ve sinai faaliyetlerini desteklemekte. Böylece GÖRSİAD 3 kısımdan sanayicilerin üye olduğu bir dernek olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Biliyorsunuz buradaki en köklü bölge Görükle Sanayi Bölgesi. Üyelerimizin yüzde 35’i orada faaliyet gösteriyor. Başköy, en son dahil olan bölgemiz ve oldukça hızlı bir gelişime sahip.

Bugün itibariyle Görükle-Başköy Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren firma sayısından istihdama, ihracattan elektrik, doğalgaz su tüketimlerine kadar güncel verilerini alabilir miyiz? Bölgemizdeki fabrika sayısı ile üye sayımız aynı değil. Bizim amacımız bölgelerdeki tüm firmaları derneğimize üye yapmak. Şu an 57 üyemiz var ama bölgelerimizde toplam 106 firmamız bulunuyor. Başköy ve İrfaniye’de de hemen hemen her sene 5-10 firma daha faaliyete geçiyor. Bizim amacımız önümüzdeki 5 yıl içinde üye sayımızı 100’ün üzerine çıkarmak ve bölgedeki bütün firmaları üye yapmak. Birlikten güç doğar. Sıkıntılarımız çok fazla. Özellikle Görükle Bölgesi’nin ciddi altyapı sıkıntıları bulunuyor. En şanslı bölgemiz ise Başköy. Yeni bir oluşum oldukları için, altyapıları hep sıfırdan başlandı ve bölgenin bütün ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Alan büyüklüğü olarak da Başköy 1150 hektarlık büyüklüğü sahip. Görükle ve İrfaniye de 5 bin hektarlık bir alana yayılmış durumda. 3 bölge toplamda 6 bin hektarın üzerinde bir alanda sahip durumda. 5 500 civarında istihdamımız var. Bölgemizde ihracat konusunda çok iyi firmalarımız var. Marmarabirlik, Durmazlar, Matay, Demircioğlu, Medeks, Minteks, Bekamak gibi ihracat ağırlıklı firmalar faaliyet gösteriyor. Bursa’nın 250 büyük firması arasına giren 4 firmamız var.


Görükle-Başköy Sanayi Bölgesi faaliyet gösteren firmaların Bursa ve ülkemiz ekonomisine katkıları hakkında neler söylersiniz? Görükle-Başköy Sanayi Bölgesi Bursa için ne ifade ediyor? 
Bölgemizin en büyük özelliği içerisinde marka firmaları barındırıyor olması. Konusunda uzman, ar-ge çalışmaları yapan, sadece Türkiye’de değil, dünyada marka olmuş firmaların bulunması bizim en büyük avantajımız. Raylı sistem dünyada en popüler, en önemli üretim kollarından bir tanesi ve bu konuda en önemli firmalardan bir tanesi bizim bölgemizde üretim yapıyor. Durmazlar ihracata başladı ve iç piyasada da ciddi talep alan bir firma. Marmarabirlik aynı şekilde büyük bir ihracatçı ve ana üretim tesisi bölgemizde yer alıyor. Matay Egzoz firması da Görükle Sanayi Bölgemizde, Orhan Holding’e bağlı büyük bir firma. Bölgemiz çok önemli firmalara sahip ve konum bakımından da otobana yakın olması, şehir dışında ve limana yakın olması, ihracat bakımından çok kolaylıklar sağlıyor. Bu anlamda avantajımız çok büyük, şehir merkeziyle işimiz yok. Bursa sanayisi batıya doğru ilerliyor ve bizim bölgemiz de batıda yer aldığı için mükemmel konumdayız. Yeni yatırımcıların ilgisi çok yoğun. Araziler de çok değerlendi. Özellikle Başköy’de ıslah çalışmalarının başlamasının ardından ilginin arttığını görüyoruz. Şu anda neredeyse boş yer yok orada. Şu an Başköy’de 27 firmamız var ve hepsi derneğimize üye. Bu 27 firma 5 yıl içinde 100’e çıkacak. Firmalarımız otomotiv ağırlıklı ancak gıda, ambalaj paketleme, makine sektörleri de dahil olmak üzere birçok sektörde faaliyet gösteren firmalarımız var. Başköy’de yüzde 70 boş alan var. Kalan kısmı da beş yıl içinde dolduracağız. İrfaniye Bölgesi şu an için en boş olan bölgemiz. Görükle’de ise doluluk oranı yüzde 80 civarında. 


Başköy Sanayi Bölgesi OSB olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bu konuda sürdürdüğünüz çalışmalar hakkında bilgi rica edebilir miyiz?
Burada 2012’den beri devam eden bir süreç var. Başköy en sorunlu bölgemizdi. Tarımsal arazi olarak görünüyordu. Marmarabirlik öncülüğünde burada sanayileşme başladı. Biz burada sıfırdan başladık. Derneğimizin organizatörlüğünde tapularımız değişti, terklerimiz oldu. Yollarımız, kanalizasyonlarımız hepsi çizildi ve yapım aşamasında. Burada sıfırdan bir Organize Sanayi Bölgesi yaratmaya çalışıyoruz. Bütün evraklarımız tamamlandı. Gerekli şartlar yerine getirildi. Tapularımızı yeniledik, çalışma ruhsatlarımızı tekrar aldık. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na gittik dosyalarımızı sunduk artık olumlu haber bekliyoruz. Ankara onay verir vermez ıslah çalışmalarını tamamlayacağız. OSB olmak için hazırız. Biz bütün gerekli evrakları sunduk. Bir iki ay içinde gerekli yanıtın geleceğini düşünüyoruz. Biz bu süreçte ıslah değil de direkt OSB olacakmış gibi davrandık. Hazırlıklarımızı da ona göre yaptık. Bursa Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Nilüfer Belediyesi’nin bu 8 yıllık süreç boyunca bize çok yardımları oldu. Altyapı konusunda hemen başlamak üzere bütün hazırlıklar yapıldı. Hatta şu an yol çalışmaları başladı. İç yolları Nilüfer, ana yolları da Büyükşehir Belediyesi yapıyor. Biz her şeye hazırız hatta sanayicimiz de hazır. Sanayicimiz beklemiyor yatırımını yapıyor. İki yıl içinde 50, beş yıl içinde 100 firmaya ulaşacağız. Pandemi dönemine rağmen yeni yatırım oldu. Örneğin şu an bitmek üzere olan beş fabrikamız var.


Görükle-Başköy Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren firmalar pandemi sürecini nasıl geçirdiler? Genel olarak söylemek gerekirse; bölgenin üretim kapasitesi, pandemi öncesine göre nasıl bir değişim gösterdi? 
Mart ayındaki pandemi başlangıcı bizim için de yeni süreçti. Sanayicimiz de ilk anda ne yapacağını bilemedi. Siparişlerin kesilmesi, çalışma şartlarının zorlaşması, yeni düzene ayak uydurmak, sosyal mesafeyi sağlamak gibi etkenler sanayicilerimizin yaklaşık bir buçuk ayını götürdü. İnsanlar nasıl davranacağını bilemediği için bazı firmalar kısa süreliğine kapattı. Fakat Ramazan Bayramı sonrasında toparlanma başladı. Hem biz bu süreci yönetmeyi ve uygun tedbirler almayı öğrendik. Avrupa’nın da bu konuda hızlı ilerlemesi işlerin açılmasını sağladı. Şu an büyük oranda pandemi öncesine dönüş sağlandı diyebilirim. 


Peki, siz Görükle Sanayi Bölgesi yönetimi olarak ne yaptınız?
İlk önce hijyen ve tedbir konusunda bilgilendirmeler yaptık. Bizim en büyük özelliğimiz firmalarla yüz yüze görüşüp düzenli bilgi alışverişi yapmaktı. Bu dönemde bunları online ortama taşıdık. Firmalara gerekli Sahabet bilgileri tek tek ilettik. Bölgemizde ihracatçı firmalar çok fazla ve bunların çalışmaları gerekiyordu. Bunların çalışmalarının sürmesi için gerekli izinleri Valilik ve BTSO ile beraber çalışarak hallettik. Evde kaldığımız zamanlarda çalışmaları için tüm gerekli evrakları almalarına yardımcı olduk. Böylece ihracatımız kesilmemiş oldu ve firmalarımız da çalışmalarına devam edebildi. Valilik ve BTSO aracılığı ile bölgemizdeki firmalara verilecek olan maskeleri organize edip bütün firmalarımıza ulaştırdık.


Bu dönemde kamunun destek ve teşvikleri sizce yeterli miydi? Bundan sonra normalleşme ve pandemi öncesi performansa dönüş için neler yapılmalı? Sanayicilerin temsilcisi olarak hükümetten beklentileriniz nelerdir?
Hükümetten her zaman beklentilerimiz var çünkü biz sanayiciyiz, ihracatçıyız ve Türkiye ekonomisine katkıda bulunan firmalarız. Bu pandemi döneminde bizi en çok rahatlatan tedbirlerden biri de ithalata getirilen ek gümrük vergisiydi. En azından yurt dışından gelen ürünlere sınırlandırma getirilmesi bizi bir miktar rahatlattı. İç piyasada tekrar söz sahibi olmaya başladık. Döviz kurunun düşük olması bizim ihracatçı firmaların en büyük sıkıntısı. Bu dönemde yurt dışından çok fazla ürün giriyor. Ek vergi getirilmesi bunu engelledi. Galiba birkaç ay daha böyle gidecek ondan sonra da bunun uzatılacağını düşünüyorum. Temennimiz bunun sürekli hale getirilmesi. Yerli üreticinin koruma altına alınması en büyük beklentimiz. 


Görükle-Başköy Sanayi Bölgesi’nin çevre hassasiyetini biliyoruz. Bu konuda bilgi rica edebilir miyiz?
Firmaların bu konuda dikkatli olması gerektiğini biz defalarca bildirdik. Gerekli bildirimlerimizi de yapmaya devam ediyoruz. Bu konuda Nilüfer Belediyesi ile birlikte çalışıyoruz. Çevreyi temiz tutmak gerekiyor. Biz sanayiciyiz sonuçta atığımız oluyor maalesef ancak bu atıkların arıtmasını yetkili kuruluşlarla birlikte çalışarak hallediyoruz. Bu konuyu oldukça dikkate alıyoruz. 
2020 sonu itibarıyla büyüme tahmininizi alabilir miyiz? Ekonomi, pandemi öncesi performansına ne zaman ulaşır?
Bizim geçen seneki hedefimiz yüzde 20 civarındaydı ve bölgedeki firmaların hedefi de bu doğrultudaydı. Pandemi hesapta yoktu ve mart ayından itibaren bütün firmalar politikalarını gözden geçirdiler. Bizim için geçen seneki seviyede kalmak büyük başarı olacaktır ancak genele bakarsak bir miktar artış bekleyebiliriz

.
Bursa ekonomisi nasıl bir dönüşüm geçirmeli? Gelecekte hangi sektörler ön planda olmalı? 
Firmaların bir arada olması, sanayi bölgelerinin oluşması ve dağınıklığın kalkmasının Bursa ve Türkiye ekonomisine çok büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum. Bursa’da sanayi bölgeleri il yüzölçümünün binde 5’i oranında bir alan kaplamasına rağmen Bursa ekonomisinin yüzde 50’sini karşılıyor. Her taraf fabrika oldu deniyor ancak bu fabrikaların toplam alanı Bursa’nın yüzde 1’i bile değil. Bursa’da sanayileşme batıya kayıyor. Çevre yolunun yapılması, İzmir’den İstanbul’a kadar bir otoban oluşması gibi gelişmeler var. TEKNOSAB yapılıyor ki Bursa ekonomisine büyük katkı sunacak burası. Ayrıca biliyorsunuz yerli otomobil fabrikası yapılıyor bu da ekonomimiz için çok önemli yatırım olacak. Bizim buradaki amacımız üreticilerin kendi markalarını oluşturup dünyada isim yapması. Ancak sanayi bölgelerinin gelişmesi ile bu sağlanır. Sanayi bölgelerinin sunduğu avantajlarla, bireysel yapılacak çalışmaların aynı olması mümkün değil. Başköy’de sanayi bölgesi oluşmadan firmalarımız ar-ge merkezlerini kurdular. Bu ar-ge merkezlerinin sayesinde kendi ürünlerini geliştirmek, patent alabilmek, dünyadaki gelişmelere ayak uydurmak ve batının ürünleriyle rekabet edebilmek en büyük hedefimiz. Bu bölgelerin bunu sağlayacağına inanıyorum ama bu noktada devletimizin de teşvikleri gerekiyor. Önümüzdeki on yılda otomotivin gelişmeye devam edeceğini düşünüyorum. Dünyada söz sahibi olmaya devam edeceğiz. Tekstilde çok büyük markalarımız var. Bursa, tekstilin başkenti durumunda bir şehir. Makine sektöründe marka olmuş firmalarımız var ki bunlardan birkaç tanesi de bölgemizde yer alıyor. Otomotiv yan sanayi çok gelişti. 


Biraz da sizden bahsedelim, kendi firmanızın çalışmaları hakkında özet bilgi alalım. Faaliyet alanınız nedir? Ticari hayatınızda neler yapıyorsunuz?
Firmamız 1984 yılında kuruldu. 1987 yılından itibaren şu anki ana iş kolumuza geçtik, çelik kesme makineleri üretmeye başladık. 3 yıl içinde de ilk ihracatımızı gerçekleştirdik. Şu anda da 84 ülkeye ihracat yapıyoruz. Alanımızda marka olduk. Dünyada firmamızın ismi bilinir hale geldi. Rekabet ettiğimiz ülkeler; Uzakdoğu’da Tayvan, Avrupa’da İtalya, Almanya ve Çek Cumhuriyeti, Amerika kıtasında da Amerika Birleşik Devletleri. Buna rağmen dünya satışlarında bir pay sahibiyiz. Kurduğumuz ar-ge merkeziyle yüksek teknolojili makineler üretebiliyoruz. Hedefimiz bu sene yüzde 20 büyümekti ama pandemi nedeniyle bunu yüzde 10’a düşürdük. Önümüzdeki yıl içinse yüzde 30 büyüme hedefliyoruz. 


Bir iş insanının başarı formülü nedir size göre? Başarılı olmak isteyenlere önerileriniz? Size pahalıya patlayan, ama çok şey öğreten tecrübeleriniz nelerdir? Sizden sonraki nesillere bırakacağınız bazı nasihatleriniz var mı? Bu anlamda bazı notlar alıyor musunuz? Nasihatlerinizi tek cümleye sığdırmanız istenirse mesajınız ne olurdu?
Ben kendi sektörümüzden örnek vereyim. Bizim sektörümüzde gönül vermek, işimize inanmamız gerekiyor. Ben önce teknik okula başladım. Altyapımı o zamandan beri geliştirdim, makine mühendisi oldum. Çocukluğumdan beri bir şeyler üretmek hayalim vardı. Onu da gerçekleştirdim. Sıfırdan bir makine üretmek, onu geliştirmek ve dünya pazarına sunmak insanı mutlu ediyor. Biz bu başarıyı nasıl elde ettik? Bizim sektörde başarılı olmanın birinci yolu müşteriyi dinlemek, onunla beraber çalışmaktır. Biz üretiriz, kullanıcı bize geri dönüş yapar. Biz o geri dönüşü değerlendirir ve makineyi geliştiririz. 37 yıldır üretim, 30 yıldır da ihracat yapıyoruz. Bu yıl 30 yıl boyunca yurtdışındaki firmalarla ortak çalışmalar yaptık. Onların taleplerini, bize sundukları fikirleri değerlendirip ürünlerimize kattık. Her ülkenin değişik kuralları var. Biz de buralardan topladığımız verileri firmamızda ortak bir noktada buluşturup, tüm ürünlerimizi geliştirdik. 


Rekabetin acımasız olduğu günümüzde; iş hayatı ve etik ilkelerle ilgili neler söylemek istersiniz? 
Rekabet deyince herkes bölgesel düşünüyor. Aslında dünya genelinde rekabet var. Biz dostluk içerisinde rekabet etmeye çalışan bir firmayız. Bizimle aynı işi yapan firmalarla biz düşman gibi değil de arkadaş gibi olmayı hedefliyoruz. Bunun yanında da bazı firmalara engel olamıyorsunuz. Sizin geliştirdiğiniz, emek verdiğiniz bir ürünü alıp aynen kopyalayabiliyorlar. Biz bunu hem kanuni olarak hem de kişisel olarak ulaşmak yoluyla önlemeye çalışıyoruz. Dünyada büyük bir potansiyel var. Biz ülkeye gidip orada bir distribütör bulduğumuzda, diğer distribütörleri de araştırıyoruz. Biz kendimize bulduğumuz zaman, diğer dağıtıcıları da rakiplerimize pas ediyoruz. Onlara bilgi veriyoruz “Bakın bu ülkede böyle bir potansiyel var. Bir İtalyan, Tayvanlı vs… satacağına bir Türk satsın. Ülke ekonomisine katkı olsun. Siz de buraya gelin” diyoruz. Biz bu konuda rakiplerimize yardımcı olmaya çalışıyoruz. 


Eklemek istedikleriniz?

Türk insanı çok yaratıcı karaktere ve kıvrak bir zekaya sahip. Bizim ekonomimizin gelişmesi üretimden geçiyor. Üretime ağırlık vermemiz lazım. Bu çivi de olabilir, çok gelişmiş bir makine de olabilir veya uçak, araba da olabilir. Ne üretebiliyorsak üretmemiz gerekiyor. Ürettiğimizi de yurtdışına pazarlamamız gerekiyor. Ancak bu şekilde ekonomimiz gelişebilir ve dünyada söz sahibi olabiliriz. Şu an G-20’deyiz ama gelişmiş 10 ülke arasına girebiliriz. Hatta çalışarak, fedakarlık göstererek en gelişmiş 5 ülke arasına da girebiliriz diye düşünüyorum.

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.